13.11.2019 Tarihinde Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliğinde Yapılan Değişikliklerle Getirilen Yenilikler
Yönetmeliğin 16. Maddesinde yapılan değişiklikle ihale ve ön yeterlik dokümanlarının EKAP üzerinden indirilmesinde e-imza şartı kaldırılarak ihale sürecinin kolaylaştırılması amaçlandı.
Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde eklenen 4. Fıkrayla ihale sürecinde teknik sorunlar sebebiyle EKAP üzerinden işlem yapılamaması durumunda işlemlerin yürütülebilmesi ve hak kaybının önlenebilmesi için Kamu İhale Kurumunun gerekli tedbirleri almaya yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK022.B/EKAP numaralı Elektronik Eksiltmeye Davet Formunda yer alan 14 numaralı madde değiştirilerek bir önceki madde uyarınca Kamu İhale Kurumunun işlemler yapmaya yetkili olduğu ibaresi getirilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 4.1 inci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisi ile” ibaresi eklenmiş, 4.2 nci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 22.5 inci maddesi değiştirilerek elektronik ihale sürecinde aksaklık olması durumunda Kamu İhale Kurumunun müdahale yetkisi olduğu belirtilmiştir.
Sonuç olarak yapılan değişikliklerle idare tarafından ihale dokümanının indirilmesinde e-imza zorunluluğunu kaldırarak ihale sürecini yalınlaştırma çabasının yanı sıra elektronik ihale sisteminde meydana gelebilecek aksaklıklara ve olası hak kayıplarına anında müdahale etme yetkisinin Kamu İhale Kurumunda olduğu vurgulanmış bulunmaktadır.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
ELEKTRONİK İHALE UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 25/2/2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ve idarenin ilanda belirtilen adresinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, ikinci cümlesinde yer alan “e-imza” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisi” ibaresi, üçüncü cümlesinde yer alan “dokümanı e-imza” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisini” ibaresi eklenmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “e-imza kullanılarak” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(4) İhale sürecinde idareler ve/veya kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerce, teknik sorunlar nedeniyle EKAP üzerinde işlem yapılamaması halinde, ihale sürecine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacına yönelik olarak alternatif sistemleri ve uygulamaları devreye almaya, gerekli hallerde bu ve ilgili işlemleri durdurmaya, ertelemeye, yenilemeye veyahut iptal etmeye yönelik tedbirleri almaya Kurum yetkilidir. Bu durumda EKAP üzerinden gerekli bildirimler yapılır.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK022.B/EKAP numaralı Elektronik Eksiltmeye Davet Formunda yer alan 14 numaralı madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“14) İhale sürecinde idareler ve/veya kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerce, teknik sorunlar nedeniyle EKAP üzerinde işlem yapılamaması halinde, ihale sürecine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacına yönelik olarak alternatif sistemleri ve uygulamaları devreye almaya, gerekli hallerde bu ve ilgili işlemleri durdurmaya, ertelemeye, yenilemeye veyahut iptal etmeye yönelik tedbirleri almaya Kurum yetkilidir. Bu durumda ilgisine göre verilen en son teklifler dikkate alınarak EKAP üzerinden gerekli bildirimler yapılır.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 4.1 inci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisi ile” ibaresi eklenmiş, 4.2 nci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 22.5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“22.5. İhale sürecinde idareler ve/veya kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerce, teknik sorunlar nedeniyle EKAP üzerinde işlem yapılamaması halinde, ihale sürecine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacına yönelik olarak alternatif sistemleri ve uygulamaları devreye almaya, gerekli hallerde bu ve ilgili işlemleri durdurmaya, ertelemeye, yenilemeye veyahut iptal etmeye yönelik tedbirleri almaya Kurum yetkilidir. Bu durumda EKAP üzerinden gerekli bildirimler yapılır.”
MADDE 6 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
VERGİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Bakanlığa vergi politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere kurulan Vergi Konseyinin oluşumu, üyelerin seçimi, görevlendirilmesi ve görev süreleri ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 238 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakan: Hazine ve Maliye Bakanını,
b) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını,
c) Başkan: Vergi Konseyi Başkanını,
ç) Genel Kurul: Vergi Konseyi Genel Kurulunu,
d) Genel Sekreter: Vergi Konseyi Genel Sekreterini,
e) Genel Sekreter Yardımcısı: Vergi Konseyi Genel Sekreter Yardımcısını,
f) İcra Kurulu: Vergi Konseyi İcra Kurulunu,
g) Konsey: Vergi Konseyini,
ğ) Onursal Başkan: Hazine ve Maliye Bakanını,
h) Üye: Vergi Konseyi Üyesini,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Konseyin Oluşumu ve Görevleri
İlkeler
MADDE 4 – (1) Konsey, tarafsız bir yaklaşımla ve objektif esaslara göre görüş ve önerilerini oluşturan bir danışma organı olup, uluslararası gelişmeleri ve ülkemiz koşullarını gözeten, katılımcılığa ve ortak akla dayanan uzlaşmayı esas alan, değişimi ve yenilikleri önceden fark ederek, sonuç odaklı çalışma kültürünü benimseyen ve sistemin tüm paydaşlarının güvendiği saygın bir kurum olmayı hedefler.
Konseyin oluşumu
MADDE 5 – (1) Konseyin Onursal Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanıdır. Konsey Başkanı, Bakan tarafından üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir. Doğal üyeler dışındaki üyelerin görev süresi üç yıldır.
(2) Konsey, aşağıda belirtilen üyelerden oluşur:
a) Doğal üyeler: Bakanın görevlendireceği Bakan Yardımcısı, Gelir İdaresi Başkanı, Vergi Denetim Kurulu Başkanı ile Genel Sekreter.
b) Temsilci üyeler: Kurumlarınca seçilen veya görevlendirilen vergi, ekonomi, finans, hukuk veya maliye alanlarında birikim ve deneyim sahibi kişilerden oluşmak üzere;
1) Sivil toplum grubu: Bakan tarafından belirlenecek kamu kurumu niteliğindeki meslek birlikleri, esnaf ve sanatkarlar konfederasyonu, işçi ve işveren konfederasyonları, dernek, vakıf ve diğer sivil toplum kuruluşlarınca görevlendirilecek birer temsilci üye,
2) Kamu kesimi grubu: Bakan tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarını temsilen en az genel müdür yardımcısı düzeyinde birer üye.
c) Seçilmiş üyeler: Başkanın önerisi üzerine Bakan tarafından seçilen; vergi, ekonomi, finans, hukuk veya maliye ile ilgili alanlarda uzmanlık ve kariyere sahip kişilerden veya sanayi, işletme, ticaret, finans veya hizmetler alanında temayüz etmiş müteşebbislerden (en az üçte biri üniversitelerden olmak üzere) yeterli sayıda üye.
(3) Temsilci üyeler birden fazla kurum veya kuruluşu temsil edemez. Konsey çalışmalarında bütün üyeler eşit oya sahiptir.
Konseyin görevleri
MADDE 6 – (1) Konseyin, vergi ve diğer mali yükümlülüklerle ilgili konulardaki araştırma ve çalışmalarını, toplumun çeşitli kesimleri ve gelir politikalarını belirleyen kurumlarla paylaşmak, uluslararası gelişmelerin ışığında ekonomi ile uyumlu, adil, etkin, hukukun üstünlüğüne ve toplumsal uzlaşmaya dayalı çağdaş bir vergi sisteminin oluşturulmasına katkı yapmak üzere, başlıca görevleri şunlardır:
a) Türk vergi sisteminin, vergi idaresinin ve vergi denetim işlevinin geliştirilmesi ile ilgili görüş ve önerilerde bulunmak ve gerektiğinde bu öneriler doğrultusunda mevzuatla ilgili çeşitli taslaklar hazırlamak, sistemde aksayan ve uygulamada sorun yaratan konularda toplumun çeşitli kesimlerinin beklentilerini de tespit etmek suretiyle, çözüm önerileri getirmek ve bunları ilgili birimlere aktarmak.
b) Vergi hukuku, vergi politikası ve vergi teorisine ilişkin çağdaş ve uluslararası gelişmelerle ve yargı kararlarını izleyerek bu maddede belirlenen amaçlara uygun bir vergi sistemi oluşturulması için önerilerde bulunmak, bu amaçla ulusal ve uluslararası panel ve benzeri toplantılar ve yarışmalar düzenlemek, üniversitelerle işbirliği içinde ortak projeler geliştirmek, ilgili kuruluşlar ile işbirliği yapmak suretiyle vergi araştırmaları ile ilgili organizasyonlar oluşturmak.
c) Bakan tarafından incelenmesi istenilen kanun teklifleri ile diğer düzenleyici işlemlere ilişkin çalışma, araştırma ve incelemelerde bulunarak görüş bildirmek.
ç) Talep edildiği takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilgili komisyonlarında görüş bildirmek.
d) Yukarıdaki hususlarda belirlenen görüş ve önerileriyle ilgili olarak yapılan çalışmaları izlemek, sonuçlarını değerlendirmek, kamuoyunu bilgilendirmek ve gerektiğinde yaptığı çalışmaları yayımlamak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Konseyin Organları ve Çalışma Usulü
Konseyin organları ve görevleri
MADDE 7 – (1) Konseyin organları ve görevleri şunlardır:
a) Genel Kurul: Genel Kurul, Vergi Konseyi üyelerinden oluşur. Genel Kurul, 6 ncı maddede belirtilen görevleri doğrultusunda;
1) Yıllık çalışma programını görüşür ve Bakanın onayına sunulmak üzere kabul eder.
2) Toplantı gündeminde belirlenen konularda veya hazırlanan raporlarla ilgili görüş bildirir.
3) Gündeme alınması gereken konularda önerilerde bulunur.
b) Konsey Başkanı: Başkan, Konseyi yönetir ve temsil eder. Başkan, Konseyin etkin ve verimli çalışmasını sağlar ve toplantılara başkanlık eder. Başkanın yokluğunda Konseye Genel Sekreter başkanlık eder. Başkanın görevleri şunlardır:
1) Konseyi temsil sıfatıyla, gerektiğinde konsey faaliyetleri ile ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmek ve gerekli açıklamaları yapmak.
2) Konsey çalışmalarının gündeme uygun olarak verimli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak.
3) Genel Kurul toplantılarına başkanlık etmek.
4) Konseyin toplanma gündemi, tarihi ve yerini gerektiğinde üyelerin de görüşünü alarak tespit etmek ve üyeleri toplantıya davet etmek.
5) İhtiyaç halinde çeşitli konularda çalışma grupları ve komisyonları oluşturmak ve bunların çalışmalarını sağlamak.
6) Konsey Genel Kurulu gündeminde bulunan konuların hangi komisyonlarda görüşüleceğini tespit etmek.
7) İcra Kuruluna başkanlık etmek.
8) İcra Kurulunun ve komisyonların faaliyetlerini izlemek.
9) Genel Kurul tarafından kabul edilen yıllık çalışma programını Bakanın onayına sunmak.
10) 11 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılacak ödemeler için görevlendirme yapmak.
c) İcra Kurulu: İcra Kurulu, Konseyin yürütme organıdır. Bakan tarafından, bir yıl süre için Konsey amaçlarını gerçekleştirmek, çalışmalarını yönetmek, koordine etmek, Bakanlık ve diğer kuruluşlarla ilişkileri yürütmek, çalışma programları hazırlamak üzere, ihtiyaca göre en fazla 11 kişilik bir İcra Kurulu oluşturulur. Konsey Başkanı, İcra Kurulunun da başkanıdır. Başkanın yokluğunda İcra Kuruluna Genel Sekreter başkanlık eder. Başkan, İcra Kurulu üyeleri arasında görev bölümü yapar. Genel Sekreter de Kurulun üyesidir. İcra Kurulunun görevleri şunlardır:
1) Konseyin yıllık çalışma programını hazırlamak ve Bakan onayından sonra uygulamaya koymak.
2) Komisyon raporlarını incelemek, görüşmek ve gerektiğinde Genel Kurula sunmak.
3) Konsey çalışmaları ve görev konusuyla ilgili olarak Bakanlık ve diğer kuruluşlarla ilişkileri yürütmek ve bilgi akışını sağlamak.
4) İcra Kurulunun görüş ve önerilerini Başkan vasıtasıyla Genel Kurula sunmak.
5) Yapılan çalışmaları yıl sonunda raporlayarak kamuoyuna sunmak.
ç) Genel Sekreterlik: Konseyin çalışmalarının sürekli ve düzenli olarak yürütülebilmesi amacıyla, Konsey bünyesinde Genel Sekreterlik oluşturulur. Genel Sekreter vergi hukuku uygulamaları alanında bilgi, birikim ve tecrübe sahibi kişiler arasından Başkanın önerisi ile Bakan tarafından görevlendirilir. Görevlerin yürütülmesinde Genel Sekretere yardımcı olmak üzere yeterli sayıda genel sekreter yardımcısı Bakan onayıyla görevlendirilebilir. Genel sekreter yardımcıları, Başkan ve Genel Sekreter tarafından verilen görevleri yerine getirirler. Genel Sekreterin görevleri şunlardır:
1) Konseyin çalışmalarına esas olacak ön hazırlıkları yapmak.
2) Konseyin raportörlük, dosyalama, evrak giriş-çıkış işlemlerini ve arşiv faaliyetlerini yürütmek.
3) Genel Kurul ve İcra Kurulu toplantılarının organizasyonlarını yapmak, Konseyin toplanma tarihi ile yer ve gündemini Konsey Başkanının onayıyla üyelere bildirmek, çalışma grupları ile komisyon üyelerine gerekli çağrıda bulunmak ve bunların çalışmalarıyla ilgili gündemlerini takip etmek.
4) Başkan adına Konsey çalışmalarına ait tutanak, rapor ve diğer dokümantasyonun düzenlenmesi, üyeler ile ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmesini veya dağıtımını, dosyalanmasını ve arşivlenmesini sağlamak.
5) İlgili kurum ve kuruluşlarla iletişimi sağlamak.
6) Konseyin görevleri arasında sayılan organizasyonları, Başkanın onayı ve bilgisi dahilinde yapmak.
7) İcra Kurulu ile çalışma grupları ve komisyonların çalışmalarıyla ilgili diğer işleri yapmak.
8) Başkanın yetkisini devrettiği görevleri veya uygun göreceği diğer görevleri yapmak.
d) Çalışma grupları ve komisyonlar: Konsey, kendi üyeleri arasından veya dışarıdan belirleyeceği kişilerden oluşmak üzere çalışma grupları ve komisyonlar kurabilir. Bunlar, Konsey tarafından kendilerine verilecek olan görev kapsamında, görüş ve önerileri ile gerektiğinde bu öneriler doğrultusunda mevzuat taslakları hazırlar, çalışmaları yürütür ve sonuçlandırarak raporlarını İcra Kuruluna sunar. Çalışma grupları veya komisyonlara, Başkanın belirleyeceği çalışma grubu veya komisyon üyesi başkanlık eder. Bu kişilerin görev süreleri, çalışma grupları ve komisyonlarının çalışma süresi ile sınırlıdır. Bunlar, belirlenen sürede görevlerini tamamlayarak hazırlayacakları raporları değerlendirilmek üzere Başkana sunarlar. Çalışma grupları ve komisyon üyeleri, konularının Konseyde görüşüldüğü toplantılara çağrılabilirler. Çalışma grupları ve komisyonların çalışmalarında, oylama yerine uzlaşma esası geçerli olmakla birlikte, bunların başkanları gerektiğinde oylama yapabilir. Oylama sırasında çalışma grupları ve komisyonda bulunanların salt çoğunluğuyla karar alınır.
Genel Kurulun çalışma usulü
MADDE 8 – (1) Genel Kurulun toplantı ve çalışma usulü aşağıdaki gibidir:
a) Genel Kurul yılda en az dört defa olağan toplantısını yapar. Genel Kurul, ayrıca Başkanın çağrısı üzerine her zaman olağanüstü toplanabilir. Olağanüstü toplantıların yeri ve tarihleri ile gündeme ilişkin bilgi dosyaları üyelere toplantı gününden en az beş gün önce Genel Sekreterlik tarafından bildirilir.
b) Toplantı yeri ve gerekli ihtiyaçlar Bakanlıkça sağlanır. Toplantıların gündemi, İcra Kurulu ile çalışma grubu ve komisyon başkanlarından gelen bilgi ve görüşler değerlendirilerek, Başkan tarafından belirlenir.
c) Toplantı nisabı, üye tam sayısının salt çoğunluğudur. Üyeler, haklı bir mazeretleri olmadıkça bütün toplantılara katılmakla yükümlüdürler. Ayrıca, toplantılara gündeme göre Bakanlık birimlerinden belirlenecek yetkililer de katılabilir. Genel Kurul toplantılarına Başkan veya Genel Sekreter tarafından kamu veya özel sektörden kişiler de davet edilebilir.
ç) Konsey Genel Kurulunun kararlarında, ortak akıl ve uzlaşma esastır. Konsey, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla karar alır. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Konsey çalışmaları ve tartışmalarında ileri sürülen görüşler, toplantı tutanağıyla tespit olunur. Çoğunluk görüşüne katılmayan üyeler, kendi görüşlerini tutanağa yazdırabilirler veya talepleri halinde, toplantıyı izleyen iki gün içerisinde yazılı olarak görüşlerini Başkana gönderebilirler. Toplantı tutanaklarının birer örneği, ayrıca tüm üyelere Genel Sekreter tarafından gönderilir. Toplantı tutanakları ve raporları, Başkanın onayı ile Genel Sekreter tarafından Bakanlığa gönderilir ve gerekli görülenler Konseyin resmi web sayfasında yayımlanır. Konsey raporları, gerektiğinde üyelerin temsil ettikleri kurum ve kuruluşlara da Başkanın onayıyla Genel Sekreterlik tarafından gönderilebilir.
İcra Kurulunun çalışma usulü
MADDE 9 – (1) İcra Kurulu toplantı ve çalışma usulü aşağıdaki gibidir:
a) İcra Kurulu toplantıları, ayda iki defa yapılır. Başkan gerekli gördüğü hallerde İcra Kurulunu ayrıca toplantıya çağırabilir. İcra Kurulunun gündemi, Genel Kurul gündemi esas alınarak belirlenir. Kurul üyelerinden gündeme eklenmesi istenen maddeler de, Başkan tarafından öncelikleri değerlendirilerek dahil edilebilir.
b) İcra Kurulu toplantı nisabı, üye tam sayısının salt çoğunluğudur. İcra Kurulu, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla karar alır. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Kurul üyeleri bütün toplantılara katılmakla yükümlüdürler. Mazeretsiz olarak üst üste üç toplantıya katılmayan üyeler, Başkan tarafından görev sürelerinin bitimi beklenmeden değiştirilebilir.
Çalışma grubu ve komisyonların çalışma usulü
MADDE 10 – (1) Çalışma grubu ve komisyonların çalışmasıyla ilgili usuller, İcra Kurulu ile çalışma grubu ve komisyon başkanları tarafından belirlenir. Bunların çalışmalarıyla ilgili toplantıların sonuçları bir tutanakla tespit edilir, bu tutanaklar ve düzenlenen raporlar İcra Kuruluna sunulur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Huzur hakkı ve giderler
MADDE 11 – (1) Konsey Başkanı ve üyelerine bu görevleri sebebiyle, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 238 inci maddesi hükmü uyarınca; uhdesinde kamu görevi bulunanlara (2000), bulunmayanlara (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ve ayda dört toplantıyı geçmemek üzere, her toplantı için damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın Bakanlık bütçesinden huzur hakkı ödenir. Konsey üyelerinden temsilcisi bulundukları kurum ve kuruluşlarca yol ve konaklama giderleri karşılanmayanların bu giderleri, Harcırah Kanunu hükümlerine göre Bakanlık bütçesinden karşılanır.
(2) Konseyin çalışmalarıyla ilgili personel, araç gereç ve donanım ile her türlü cari giderleri Bakanlık bütçesinden karşılanır.
(3) Ayrıca, Konsey çalışmaları çerçevesinde yapılacak ulusal ve uluslararası alandaki etkinliklere, İcra Kurulu kararıyla Konseyde temsilcisi bulunan kurum veya kuruluşlardan yardım ve destek alınabilir.
Konsey üyeliğinin sona ermesi
MADDE 12 – (1) Vergi Konseyi üyeliği aşağıdaki durumlarda sona erer:
a) Doğal üyeliklerde, bağlı bulunulan makam ve görevlerden ayrılma.
b) Temsilci üyeliklerde, üyenin temsil ettiği kurumdan ayrılması veya temsil edilen kurumun üyesini değiştirmesi veya görev süresinin dolması veya temsil edilen kurumun Konseye üye görevlendirme hakkının sona ermesi.
c) Temsilci veya seçilmiş üyeliklerde;
1) Konsey toplantılarına yazılı olarak bildirilecek haklı mazeretler dışında bir yıl içerisinde beş kez veya peş peşe üç defa katılmama halinde kendiliğinden,
2) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerince ve diğer mali kanunlardan herhangi birine aykırı davranış dolayısıyla hapis cezası ile cezalandırılmış olma veya 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre Devlet memuru olmaya engel suçlardan biri ile mahkum olma hallerinde kendiliğinden (Bu hallerde, dava açılmasından sonuçlanmasına kadar Konsey üyeliği, Konsey kararı ile askıya alınabilir),
3) İcra Kurulunca belirlenen ve Genel Kurulca onaylanan etik kurallara uyulmaması hâlinde Başkanın önerisi ve Bakanın onayıyla,
sona erer.
(2) Başkanın ve üyelerin seçimlerinde izlenen usullerle her zaman görevleri sona erdirilebilir. Başkanlığın, temsilci veya seçilmiş üyeliklerden birinin boşalması halinde aynı usulle seçim yapılır.
(3) Görev süresi sona eren Başkanın ve üyenin yeniden seçilmesi mümkündür.
(4) Çalışma dinamiğinin temini ve yeni fikirlerin Konseyde temsili amacıyla, her yıl üye sayısının en fazla 1/3’üne kadar üye değişimi yapılabilir.
Bilgi ve yardım isteme
MADDE 13 – (1) Başkan, Konsey çalışmaları ile ilgili olarak, gerektiğinde kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi ve yardım alabilir. Kamu kurum ve kuruluşları bu çerçevede talep edilen bilgi ve yardımı sağlarlar.
Yetki
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerinin yürütülmesinde oluşacak tereddütlerin giderilmesi bakımından uygulanacak usul ve esasları belirlemeye Bakan yetkilidir.
Yürürlükten kaldırma
MADDE 15 – (1) 22/3/2005 tarihli ve 25763 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Konseyi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
GÜMRÜK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 7190 Kabul Tarihi: 24/10/2019
MADDE 1 – 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 52 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52 – Türkiye Gümrük Bölgesinde bir yerden diğer bir yere transit rejimi kapsamında taşınarak varış gümrük idaresine sunulan serbest dolaşımda olmayan eşyaya 41 ila 50 nci madde hükümleri uygulanır.”
MADDE 2 – 4458 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“3. 183 ve 184 üncü maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlu, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumludur. 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususu dikkate alınır.”
MADDE 3 – 4458 sayılı Kanunun 167 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine “Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Savunma Sanayii Başkanlığı,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 4 – 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“l) 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen eşya ile 237 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen eşya,”
MADDE 5 – 4458 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü paragrafı ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, yukarıdaki taleplerin kabulü, söz konusu eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %1’i, bu uygulamadan ikinci kez yararlanmak istenmesi hâlinde ise CIF değerinin %3’ü oranında bir tutarın ödenmesine bağlıdır. Başvurunun, eşyanın ihale ilanı yayımlandıktan veya perakende satış kararı alındıktan sonra ve satışının gerçekleşmesinden önce yapılması hâlinde bu taleplerin kabulü söz konusu eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %10’u oranında bir tutarın ödenmesine bağlıdır. Bunun dışındaki başvurular kabul edilmez.
2. 177 nci maddenin birinci fıkrasının (c), (d), (ı), (l) ve (m) bentleri ile ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen eşya için birinci fıkra hükmü uygulanmaz.”
MADDE 6 – 4458 sayılı Kanunun 180 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“6. Bu madde kapsamında emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvurular kabul edilir.”
MADDE 7 – 4458 sayılı Kanunun 202 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük vergilerinin ve diğer amme alacaklarının ödenmesini sağlamak üzere bir teminat verilmesi gereken hâllerde, bu teminat söz konusu vergiler ve diğer amme alacakları tutarı kadar yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verilir.”
MADDE 8 – 4458 sayılı Kanunun 216 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 216 – 1. Gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ödenir.
2. Geri verme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde idarece söz konusu kararın uygulanmaması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine, tebliğ tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ödenir.”
MADDE 9 – 4458 sayılı Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; affa uğramış olsalar dahi, ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis ya da kaçakçılık, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, dolanlı iflas, yalan yere şahadet, suç tasnii, iftira gibi yüz kızartıcı suçlar ile resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörün finansmanı, Devlet sırlarını açığa vurma, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçları ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamı suçlar ile örgütlü suçlardan hüküm giymemiş olmak,”
MADDE 10 – 4458 sayılı Kanunun 231 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“3. Gümrük vergilerine ilişkin idari yaptırım kararları ve bu kararlara yönelik itirazlar hakkında bu Kısım ve Onikinci Kısım hükümleri uygulanır.
4. Mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilen eşyanın bulunamaması hâlinde kaim değer olarak eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. Gümrük idaresi tarafından yükümlüye yazı ile yanlış izahat verilmiş olması hâlinde bu Kısım hükümlerine göre idari para cezası ve faiz uygulanmaz.”
MADDE 11 – 4458 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onbeş” ibaresi “on” şeklinde değiştirilmiştir.
“2. Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda vergi farkının yarısı tutarında idari para cezası verilir.”
MADDE 12 – 4458 sayılı Kanunun 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (e) bendi eklenmiş, ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (c) bendi eklenmiş, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“a) Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı idari para cezası verilir.”
“c) Eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.”
“e) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.”
“b) Eşyanın ihracı, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin onda biri kadar idari para cezası verilir.”
“c) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b) bendinde belirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.”
“4. Cezai hükümler saklı kalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuz gün içinde mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan üçüncü ülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veya üçüncü ülkeye transit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
b) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d) bentleri uyarınca işlem yapılır. Bu fıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamında değerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile bu durumların tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.
c) Beyana göre eksik olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) Beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazla çıkan eşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.”
“6. Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.”
MADDE 13 – 4458 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“5. Eşyanın gümrük antrepo rejimine tabi tutulmasına ilişkin beyanının kontrolü veya muayenesi neticesinde antrepo beyannamesinde beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde;
a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.”
MADDE 14 – 4458 sayılı Kanunun 238 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
“1. 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç;
a) Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı,
b) Tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri,
c) Dahilde işleme rejimi ve gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin hükümler ihlal edilmekle birlikte, rejim kapsamı ithal eşyasının işleme faaliyetindeki hâli veya işlem görmüş ürün hâli de dahil olmak üzere, gümrük gözetiminden mevzuata aykırı olarak çıkarılmamış olduğunun tespiti hâlinde, ithal eşyasının gümrük vergileri ile ilgili rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar,
d) (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar,
idari para cezası verilir.”
“2. Birinci fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verilir.”
MADDE 15 – 4458 sayılı Kanunun 241 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendi yürürlükten kaldırılmış ve altıncı fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) 11 inci madde hükmüne göre yazılı olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile 13 üncü madde hükmü uyarınca beş yıl süreyle saklanması gereken belgelerin gümrük kontrolü sırasında ibraz edilmemesi.”
MADDE 16 – 4458 sayılı Kanunun 244 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Gümrük idarelerince düzenlenen ek tahakkuk ve ceza kararı muhteviyatı alacaklar için yükümlü veya ceza muhatabı tarafından uzlaşma başvurusu yapılabilir. Uzlaşmanın kapsamına;
a) Beyan ile gümrük idaresi tarafından yapılan tespit sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları,
b) Gümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları,
c) Bu Kanun ve ilgili diğer kanunlar uyarınca gümrük idaresi tarafından düzenlenen idari para cezaları,
girer. Uzlaşma talebi, henüz itiraz başvurusu yapılmamış veya itiraz edilmiş olmakla birlikte itirazı henüz sonuçlandırılmamış gümrük vergileri ve idari para cezaları için, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde yapılır. Uzlaşma talebinde bulunulması hâlinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hâlinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar, ancak sürenin bitimine beş günden az kalmış olması hâlinde süre beş güne tamamlanır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hâlinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
2. Gümrük vergileri ve cezalarına ilişkin fiilin, 5607 sayılı Kanunda yer alan kaçakçılık suçları ile ilişkili olması hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.
3. Bu madde kapsamında yapılan uzlaşma talepleri, gümrük uzlaşma komisyonları tarafından değerlendirilir. Gümrük uzlaşma komisyonlarının kurulması, çalışması ile bu madde kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
4. Gümrük uzlaşma komisyonlarının çalışmaları gizlidir. Uzlaşma tutanakları kesin olup gereği idarece derhal yerine getirilir. Vergi yükümlüsü veya ceza muhatabı, üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz.
5. Uzlaşılan gümrük vergileri ve cezalar, uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Uzlaşılan vergilere ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hâlinde, genel hükümlere göre işlem yapılır.”
MADDE 17 – 4458 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“9. Bu Kanuna ve gümrüklerde uygulanan mevzuat hükümlerine aykırı hareketleri görülen gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcılarının izin belgeleri Bakanlık müfettişleri ve gümrük ve dış ticaret bölge müdürleri tarafından gerek görülmesi hâlinde tedbir mahiyetinde en fazla altı ay süre ile geçici olarak alınır ve gümrüklerde iş takip etmelerine izin verilmez. Bu durum, gerekçesiyle birlikte izin belgesinin alınmasını izleyen günde Bakanlığa bildirilir. Bu şekilde izin belgeleri alınanlar hakkında geçici mesleki faaliyetten alıkoyma cezası verilmesi hâlinde, tedbir mahiyetinde izin belgelerinin alındığı süre verilen cezadan mahsup edilir. 3713 sayılı Kanun kapsamında haklarında kovuşturma başlatılanların izin belgeleri kovuşturma sonuçlanıncaya kadar tedbiren geri alınır.”
MADDE 18 – 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7 – Ateşli silahları ancak;
1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,
2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,
3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,
4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,
B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,
a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,
b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,
c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,
d) MİT hizmetleri mensuplarından,
e) Büyükelçi unvanlarından,
f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,
g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,
ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,
h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden,
emekli olanlar.
5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,
6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,
7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,
taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.
Birinci fıkranın (4) numaralı bendinin (A) alt bendinden istifade edenler ilgili Kuvvet Komutanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen belgelere işlenmek şartıyla ateşli silah taşıyabilirler veya bulundurabilirler. Bu şekilde düzenlenen belgeler, taşıma veya bulundurma izin belgesi yerine geçer.
Birinci fıkranın (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılan kişilere ait silahların, (6) ve (7) numaralı bentlerde sayılan kişilerin edinecekleri en fazla bir adet silahın, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna, 23/4/1981 tarihli ve 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna, 18/12/1981 tarihli ve 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanununa, 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklâl Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatanî Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanuna ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre aylık bağlananlara ait silahların, barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanmasına yönelik her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında veya bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileri ile hayatlarını kaybedenler ve silah ruhsatı alamayacak derecede malul olanların ana, baba, eş ve çocuklarına bu kişilerden intikal eden ateşli silahlar ile yukarıda sayılan kanunlara göre aylık bağlanmamış olsa bile bu şekilde yaralananlara ait ateşli silahların taşınmasına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla yürütülen her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle vefat edenlerden (şehit, er, erbaş ve malûl gaziler dahil) intikal eden silah bulunmaması durumunda; bunların ana, baba, eş ve çocuklarından sadece birinin, bir ateşli silahla sınırlı olmak kaydıyla, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.
8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir kararı süresince ateşli silahları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların ruhsata bağlanmış silahları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır.”
MADDE 19 – 6136 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Cumhurbaşkanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğündeki koruma personeline ve bunların amirlerine; Milli Savunma Bakanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subay, astsubay ve uzman erbaşlara; Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler, kendi bünyelerindeki subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara; Emniyet Genel Müdürlüğünce temin edilen tabanca ve mermiler, emniyet hizmetleri sınıfı personeline; Ticaret Bakanlığınca satın alınan tabanca ve mermiler, Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında silah taşıma yetkisini haiz personele, görevlerinde kullanmak üzere bedeli mukabili zati demirbaş silah olarak satılır.”
MADDE 20 – 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDDE 1 – 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere, tedbir kararı süresince bu Kanun kapsamındaki yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfek ve tabancaları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların bu Kanun kapsamında ellerinde bulunan yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfek ve tabancaları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır.”
MADDE 21 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 22 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
YAPIM İŞLERİ İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 45 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Kamu kurum ve kuruluşlarınca verilen üretim, işletme, dağıtım ve benzeri lisanslar ile kamu özel işbirliği projeleri kapsamında gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim belgesi düzenlenmesi için yapılacak başvurularda, sunulacak sözleşmenin noter onaylı olması şartı aranmaz.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“İstanbul Atatürk Kültür Merkezi ile ilgili ihaleler
GEÇİCİ MADDE 24 – (1) İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin yeniden inşası kapsamında yapılacak sahne mekaniği ve profesyonel sistemleri ile ilgili ihaleler, bu Yönetmeliğin ek 2 nci maddesindeki esaslar çerçevesinde yapılabilir.”
MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Kişinin DSİ Bölge Müdürlüğünden Ayrıldıktan Sonra Başka Bir DSİ Bölge Müdürlüğünün Düzenlediği İhaleye Girebileceği
Karar No : 2017/MK-487
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2016/230487 İhale Kayıt Numaralı “Hatay – Antakya Asi Nehri Yan Dereleri (Hanna Deresi Islahı) 2 Kısım İkmali” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Devlet Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü Proje ve İnşaat Şube Müdürlüğü tarafından yapılan 2016/230487 İhale Kayıt Numaralı “Hatay – Antakya Asi Nehri Yan Dereleri (Hanna Deresi Islahı) 2 Kısım İkmali” ihalesine ilişkin olarak Ahmet Atalar itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 25.08.2017 tarihli ve 2017/UY.III-2390 sayılı karar ile “Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Mustafa Çontar tarafından açılan davada, Ankara 12’nci İdare Mahkemesi’nin 01.11.2017 tarih ve E:2017/2894, K:2017/3053 sayılı kararında “… Uyuşmazlıkta; 2531 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 1. maddesinde sayılan kişilerden bu maddede sayılan yerlerdeki görevlerinden herhangi bir nedenle ayrılanlar, ayrıldıkları tarihten önceki iki yıl içinde hizmetinde bulundukları idare, kurum ve kuruluşlara karşı ayrıldıkları tarihten başlayarak üç yıl süreyle, o idare, kurum ve kuruluştaki görev ve faaliyet alanlarıyla ilgili konularda doğrudan doğruya veya dolaylı olarak görev ve iş alamayacaklar, taahhüt altına giremeyeceklerdir. Bu düzenlemenin amacı kişilerin ayrıldıkları idare, kurum ve kuruluşlardaki nüfuz ve bağlarını kullanarak haksız menfaatler elde etmelerinin önüne geçmektir.
Bu durumda, şikâyete konu yapım işi ihalesinin DSİ 6. Bölge Müdürlüğü görev ve yetkisi dahilinde gerçekleştirildiği, iş deneyim belgesi kullanılan davacının kamu görevinden ayrıldığı tarihten önceki iki yıl içinde DSİ Genel Müdürlüğü 20. Bölge Müdürlüğünde görev yaptığı, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda, Bölge Müdürlüklerinin birbirleri üzerinde denetim ve koordinasyon sorumluğuna ilişkin bir düzenleme ve herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı göz önüne alındığında, ihale üzerinde kalan davacının teklifinin 2531 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen yasak kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, …” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Kamu İhale Kurulunun 25.08.2017 tarihli ve 2017/UY.III-2390 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
YAPI SAHİPLERİ İLE YAPI DENETİMİ HİZMET SÖZLEŞMESİ İMZALAYACAK YAPI DENETİM KURULUŞLARININ ELEKTRONİK ORTAMDA BELİRLENMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
YAPI SAHİPLERİ İLE YAPI DENETİMİ HİZMET SÖZLEŞMESİ İMZALAYACAK
YAPI DENETİM KURULUŞLARININ ELEKTRONİK ORTAMDA
BELİRLENMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR
TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR TEBLİĞ
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
AĞAÇLANDIRMA YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, mera ıslahı, ağaç ıslahı, orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohum ve fidan üretimi, fidanlık ve imar-ihya çalışmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik;
a) Ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, mera ıslahı, ağaç ıslahı, orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohum ve fidan üretimi, fidanlık ve imar-ihya çalışmalarına,
b) Asli ve odun dışı orman ürünlerinin üretileceği ormanların kurulması amacıyla, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak ağaçlandırma, imar-ihya ve orman fidanlığı kurma çalışmalarına,
ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik; 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 57 nci, 59 uncu, 60 ıncı, 63 üncü, ek 5 inci ve ek 12 nci maddesi ile 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 334 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan;
a) Ağaç: Ormanlarda tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen, en az 5 metre boy yapabilen, yaşı ve çapı ne olursa olsun kökü, gövdesi ve tepesi olan yerli veya egzotik orijinli odunsu bitkileri,
b) Ağaççık: Ormanlarda tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen, boyu 5 metreyi bulmayan, yaşı ve çapı ne olursa olsun yerli veya egzotik orijinli odunsu bitkileri,
c) Ağaçlandırma: Saha etüdünden başlayarak proje, tohum temini, fidan üretimi, arazi hazırlığı, dikim, ekim ve bakım faaliyetlerinin tümünü,
ç) Arazi kullanım bedeli: Devlet ormanlarından özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya amacıyla izin verilen sahalardan, alan ve tür çeşidine göre alınacak Genel Müdürlük tarafından her yıl belirlenen bedeli,
d) Asli orman ürünü: Her çeşit ağaç, ağaççık ve çalılardan elde edilen tomruk, direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, çubuk, yakacak odun gibi odun emvalini,
e) B tipi tali orman yolu: Trafiğe uygun platform genişliği 3-5 metre ve hendek genişliği 0,5-1 metre olup, toplam genişliği 3,5-6 metre olan dere ve yamaç yollarını,
f) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,
g) Başvuru bedeli: Devlet ormanlarında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya amacıyla, bu mevzuat hükümlerine göre başvuru sırasında alınacak olan ve Genel Müdürlük tarafından her yıl belirlenen bedeli,
ğ) Bölge Müdürlüğü: Orman Bölge Müdürlüğünü,
h) Erozyon kontrolü: Yeryüzünde anakaya üzerindeki toprağın çeşitli etkenlerle aşınıp, taşınmasına karşı alınan tedbirleri,
ı) Fidanlık: Ağaç, ağaççık ve orman florasına ait tohum ve fidanların üretildiği fidanlıkları,
i) Flora: Ağaç ve ağaççıklarla birlikte orman alt tabakasında yetişen, toprak muhafaza fonksiyonunu icra eden, ormanların müşir bitkisi özelliğini taşıyan, gerektiğinde süs bitkileri olarak da kullanılabilen, orman ekosisteminin canlı unsuru, odunsu ve otsu orman bitkilerini,
j) Genel Müdürlük: Orman Genel Müdürlüğünü,
k) Hangar-depo: Ağaçlandırma sahalarında elde edilen ürünlerin işlendiği ve muhafaza edildiği, her türlü hava hallerinde çalışanların sığınabileceği, malzemelerin saklandığı toprak veya beton zemin üzerine temelsiz yapılan geçici yapıları,
l) Hızlı gelişen tür: En uygun yetişme ortamlarında, uygun kültür yöntemlerinin kullanılması ile idare süresi sonunda yıllık ortalama kabuksuz gövde odunu hacim artımı en az 10 m3/ha olan ağaç türünü,
m) İmar-ihya: Ekonomiye katkı sağlanması ve biyolojik çeşitliliğin devamı amacıyla; mevcut kök sistemi itibarıyla yeterli yoğunluk ve dağılış aranmaksızın bozuk orman alanlarının koruma ile birlikte canlandırma kesimi, aşılama ve boşlukların uygun türlerle, ekim veya dikim yoluyla doldurularak verimli hale dönüştürülmesini,
n) İşletme müdürlüğü: Orman işletme müdürlüğünü,
o) İşletme şefliği: Orman işletme şefliğini,
ö) Kıyı kenar çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde, su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların tabii sınırlarını,
p) Mera ıslahı: Çayır ve otlakların yem verimini kalite ve kantite yönünden yükseltmek için; sulama, gübreleme, zararlı ot mücadelesi, tohumlama, bitkilendirme, fidan dikimi ve benzeri biyolojik tekniklerle birlikte, otlatmayı kolaylaştırıcı tesislerin yapılması, toprak muhafaza gayesiyle çeşitli fiziksel, teknik ve idari tedbirlerin uygulanmasını,
r) Mücbir sebep: Yetkili merciler tarafından tanzim edilen belge ile belgelendirilen tabii afetler, genel salgın hastalık, tutukluluk, mahkûmiyet, kısmi veya genel seferberlik ilanı, Bakanlık, orman idaresi veya kamu kurum ve kuruluşlarından kaynaklanan gecikmeler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait fidanlıklar ile özel fidanlıklardan uygun orijinde yeterli fidan bulunamaması, arazi çalışmalarının gerçekleştirilmesini teknik yönden imkânsız kılan ve toprağın tav halini bozan aşırı don ve kuraklık ile çalışmayı engelleyecek şiddet ve miktarda yağmur ve kar yağışını,
s) Odun dışı orman ürünü: Her türlü orman ağaç, ağaççık, çalı ve otsu bitkilerinden elde edilen balzami yağlar ile bunların kabuk, meyve, sürgün, yaprak, çiçek, tohum, kök, soğan, yumru ve rizomları ile mantar ve benzeri ürünleri,
ş) Orman idaresi: Orman Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatını,
t) Ormancılık büroları: 8/4/2009 tarihli ve 27194 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ormancılık ve Orman Ürünleri Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre kurulan serbest ormancılık veya serbest yeminli ormancılık büroları ile şirketlerini,
u) Orman köyü: Mülki hudutları içerisinde Devlet ormanı bulunan orman içi veya orman bitişiği köyler ile 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile orman köyü iken mahalleye dönüşen yerleşim birimlerini,
ü) Rehabilitasyon: Bozuk veya verimsiz orman alanlarında mevcut türlerden gerekenlerin korunması, aşılanması, canlandırma kesimi, boşluk alanlara ormanlarda tabii olarak yetişen türlerin ekimi ve bu türlerin aşılı veya aşısız fidanlarının dikimini,
v) Tarife bedeli: 6831 sayılı Orman Kanununun 29 uncu maddesi gereğince; Devlet ormanlarından elde edilecek orman ürünlerinin piyasa şartlarına göre her yıl Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen üretim öncesi bedelini,
y) Uygulama projesi: Özel ağaçlandırma, özel imar-ihya projelerini,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Genel Müdürlük Tarafından Yapılacak Çalışmalar
Devlet ormanlarında yapılacak çalışmalar
MADDE 5 – (1) Bozuk orman alanlarında, orman içi açıklıklarda, gerektiğinde verimli ormanlarda ve ilgili kurumların uygun görmesi halinde de; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri kapsamında bulunan alanlarda, doğal tarihi ve arkeolojik sit alanlarında, 6831 sayılı Orman Kanununun 23 ve 24 üncü maddeleri kapsamında muhafazaya ayrılan ve ilan edilen yerlerde, yaban hayatı geliştirme sahalarında, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamındaki yerlerde, 2872 sayılı Çevre Kanununa göre özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen yerlerde, Bakanlıkça tescil ve ilan edilen örnek avlaklar ile endemik ağaç, ağaççıklar ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, mera ıslahı, ağaç ıslahı, orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohum ve fidan üretimi, fidanlık, rehabilitasyon ve imar-ihya çalışmaları Genel Müdürlükçe yapılır veya yaptırılır.
(2) Genel Müdürlükçe yapılacak veya yaptırılacak ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, imar-ihya, rehabilitasyon ve suni gençleştirme çalışmalarında ihtiyaç duyulan orman ağaç, ağaççık ve florasına ait fidanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarının, gerçek ve tüzel kişilerin yapacağı ağaçlandırmalarda ve kent ağaçlandırmalarında, park bahçe tanziminde ihtiyaç duyulan, boylu, formlu orman ağaç, ağaççık ve florasına ait fidanları ve orman bitkileri orijinli süs bitkisi fidanlarını üretmek amacıyla Genel Müdürlükçe fidanlık kurulur veya kurdurulur. Bu fidanlıkların kurulma esaslarını ve üretilen fidanların değerlendirme usulleri Genel Müdürlükçe belirlenir.
(3) Orman idaresi tarafından köy tüzel kişiliği adına ağaçlandırma, imar-ihya veya erozyon kontrolü çalışmaları yapılabilir. Bu çalışmaların yapılacağı sahalar öncelikli olarak köy yerleşim yerlerine yakın yerlerden seçilir. Çalışmalarda, yetişme muhiti şartlarının uygun olması halinde öncelikli olarak, odunundan ziyade meyvesinden yararlanılan odun dışı orman ürünü veren türler kullanılır. Orman idaresi tarafından köy tüzel kişiliği adına tesis edilen ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve imar-ihya sahalarının bakımları köy tüzel kişilikleri tarafından yapılabileceği gibi o köyde ikamet eden hane sahiplerinin nüfus sayıları dikkate alınarak talep eden hanelere kura usulü ile paylaştırılmak suretiyle de yaptırılabilir. Sahanın bakımını yapanlara, bu sahalardan elde edilen odun dışı orman ürünleri tarife bedeli ile verilir.
Hazine arazilerinde yapılacak çalışmalar
MADDE 6 – (1) Orman alanını arttırmak amacı ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık tarafından Genel Müdürlük adına tahsis olunan arazilerde ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, ağaç ıslahı, orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohum ve fidan üretimi, fidanlık, rehabilitasyon ve imar-ihya çalışmaları Genel Müdürlükçe yapılır veya yaptırılır.
Gerçek ve tüzel kişilere ait arazilerde yapılacak çalışmalar
MADDE 7 – (1) Genel Müdürlükçe uygun görülmesi halinde;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait arazilerde, talep etmeleri halinde ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, rehabilitasyon ve imar-ihya çalışması yapılabilir veya yaptırılabilir.
b) Gerçek kişiler ile diğer tüzel kişilere ait arazilerde malikinden muvafakat alınmak kaydıyla erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesine yönelik çalışmalar yapılabilir veya yaptırılabilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Gerçek ve
Tüzel Kişilerce Yapılacak Çalışmalar
Devlet ormanlarında çalışmalara izin verilebilecek yerlerin tespiti
MADDE 8 – (1) Devlet ormanlarında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarına izin verilebilecek yerler aşağıda belirtilmiştir:
a) Amenajman planında ve aktüelde verimli orman olmayan yerler,
b) Maden ruhsatı kapsamında bulunmasına rağmen Bakanlıkça muvafakat veya izne konu edilmemiş alanlar.
(2) Devlet ormanlarında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarına izin verilemeyecek yerler aşağıda belirtilmiştir:
a) Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri kapsamında bulunan alanlar, doğal tarihi ve arkeolojik sit alanları, 6831 sayılı Orman Kanununun 23 ve 24 üncü maddeleri kapsamında muhafazaya ayrılan ve ilan edilen yerler, yaban hayatı geliştirme sahaları, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamındaki yerler, 2872 sayılı Çevre Kanununa göre özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen yerler, otlatma planı ile ayrılan sahalar, kadimden beri kullanılan yaylak ve kışlaklara geçiş yolları, madencilik faaliyeti sonucu tabii yapısı bozulmuş sahalar, Bakanlıkça tescil ve ilan edilen örnek avlaklar,
b) Amenajman planlarında; bozuk orman, orman toprağı, orman içi açıklık olarak görünmesine rağmen verimli orman niteliğini kazanmış alanlar,
c) Sakız ile yapılacak özel ağaçlandırma çalışmaları hariç olmak üzere, deniz kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak 2.000 metrelik mesafe içinde bulunan yerler ile tabii göl kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak 500 metrelik mesafe içinde bulunan yerler.
Hazine arazilerinde özel ağaçlandırma
MADDE 9 – (1) Mülkiyeti Hazineye ait olan arazilerde, gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak özel ağaçlandırma, özel imar-ihya ve özel orman fidanlığı çalışmalarına ait müracaat, saha tespit ve izin işlemleri, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce bu maksatla çıkarılan mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülür.
Sahipli yerlerde özel ağaçlandırma
MADDE 10 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler bu Yönetmelik kapsamında, kendilerine ait taşınmazlarda özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya yapabilirler. Özel orman fidanlığı kurabilirler.
(2) Gerçek ve tüzel kişilerin bu Yönetmelik kapsamında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya yapmak istemeleri halinde, söz konusu sahanın tek parsel veya bitişik parseller toplamının en az 0,5 hektar büyüklüğünde olması gerekir.
Müracaat ve hak sahipliliğinin tespiti
MADDE 11 – (1) Devlet ormanlarında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya müracaatları, Nisan ve Eylül aylarında olmak üzere 2 dönem halinde alınır.
(2) Özel ağaçlandırma veya özel imar-ihya çalışması yapmak üzere saha izni talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu sahaya ait harita, koordinat özet çizelgesi ile birlikte, ikametgâh belgesi ve nüfus cüzdanı suretini dilekçelerine ekleyerek işletme müdürlüklerine müracaat ederler. İşletmesince müracaatın alındığı tarih ve saat kaydedilerek müracaatçılara sıra numarası verilir.
(3) İşletme Müdürlüğünce müracaatlar değerlendirilerek; söz konusu sahaya tek müracaatın olması durumunda müracaatçı adına, birden fazla müracaatın olması durumunda ise ilk müracaatçı adına, ilk müracaatçıya verilen sahanın bir kısmını kapsayan başka bir müracaatın olması durumunda ise ilk müracaatçının müracaatı dışında kalan kısım için o sahaya müracaat eden ilk müracaatçı adına, başvuru bedelini yatırmaları koşulu ile işlemler devam ettirilir. Diğer müracaatlar işlemden kaldırılarak ilgililere tebliğ edilir.
(4) Özel ağaçlandırma veya özel imar-ihyaya konu sahanın;
a) Orman köyü mülki hudutları içerisinde kalmaması durumunda ilana gerek duyulmadan ilk müracaatçı adına hak sahipliği tutanağı tanzim edilir.
b) Orman köyü mülki hudutları içerisinde kalması ve müracaatçının da söz konusu sahanın bulunduğu orman köyü nüfusuna kayıtlı olup da en az bir yıl süreyle o köyde ikamet eden kişi olması halinde ilk müracaatçı adına hak sahipliği tutanağı tanzim edilir.
(5) Müracaata konu edilen orman alanının orman köyü mülki hudutları içerisinde kalması ve müracaatçının da o köy nüfusuna kayıtlı ve o köyde ikamet eden kişi olmaması durumunda ise söz konusu sahanın bulunduğu köyde ilan yapılır.
(6) İlan; müracaata ait bilgilerin yer aldığı ilan tutanağının işletme müdürlüğünce 7 gün süre ile ilgili orman köyünün uygun yerlerine asılması suretiyle yapılır.
(7) İlan süresi içerisinde söz konusu sahaya ilgili orman köyü nüfusuna kayıtlı olup en az bir yıl süreyle ikamet eden tek bir kişi müracaat ederse bu kişi, bu şartları taşıyan birden fazla kişinin müracaat etmesi halinde ise müracaat eden kişiler arasında çekilen kura sonucunda belirlenen kişi hak sahibi olarak tespit edilir.
(8) Kura çekilişi, ilanın bitiş tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yapılır. İşletme müdürlüğünce, kura çekilişinin yapılacağı yer, tarih ve saat ile birlikte yatırmaları gereken başvuru bedeli müracaatçılara yazılı olarak tebliğ edilir.
(9) Müracaatçıların kuraya katılabilmeleri için başvuru bedelini yatırdıklarına dair belge ile birlikte bildirilen yer ve saatte kendilerinin veya noter onaylı özel yetki belgesine sahip temsilcilerinin bulunmaları zorunludur.
(10) Kura çekilişi için bölge müdürlüğünce; ağaçlandırma şube müdürü başkanlığında, işletme müdür yardımcısı ve ilgili orman işletme şefi/ağaçlandırma ve toprak muhafaza şefinden oluşacak en az 3 kişilik komisyon kurulur. Kura çekilişi müracaatçıların huzurunda komisyon marifetiyle yapılarak hak sahipliği tespit edilir.
(11) Hak sahibi olarak belirlenen müracaatçının izin raporu tanzimi için istenilen belgeleri 15 günlük süre içerisinde idareye teslim etmemesi durumunda ilk müracaatçı adına hak sahipliği tutanağı tanzim edilir ve ilgilisine bildirilir.
(12) Müracaata konu sahanın idari, teknik ve hukuki yönden özel ağaçlandırmaya uygun olması durumunda, bölge müdürlüğünce kurulan bölge müdür yardımcısı başkanlığında, ağaçlandırma/silvikültür şube müdürü, işletme müdür yardımcısı, işletme şefi, ağaçlandırma ve toprak muhafaza şefi ve kadastro ve mülkiyet şefinden oluşan değerlendirme komisyonu tarafından tanzim edilen izin raporu, uygun görülmesi halinde bölge müdürlüğünce onaylanır. İzin raporu hak sahipliği tespit tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde düzenlenir.
(13) Değerlendirme komisyonu tarafından, müracaat sahasının idari, teknik ve hukuki yönden özel ağaçlandırmaya engel bir durumunun tespiti halinde, bu husus işletme müdürlüğünce müracaat sahibine gerekçeleri ile birlikte tespit tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde yazılı olarak bildirilir.
(14) Bölge müdürlüğünce hazırlanan izin raporu, Genel Müdürlüğe gönderilir ve Genel Müdürlükçe değerlendirilir. Uygun görülmesi halinde uygulama projesi yapılması istenir.
(15) Proje sahibinden özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahası için, saha büyüklüğü dikkate alınarak Genel Müdürlükçe belirlenen yıllık arazi kullanım bedeli tahsil edilir. Bu bedel her yıl güncellenir.
(16) Hızlı gelişen türlerle, asgari 10 hektar sahada yapılacak özel ağaçlandırma müracaatları ilan edilmeksizin ilk müracaatçı adına hak sahipliği tutanağı tanzim edilir. Diğer iş ve işlemler bu maddede belirtildiği şekilde yürütülür.
(17) Sahipli arazilerde özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya müracaatları; müracaat sahasına ait tapu belgesi ve tapu sınırlarının gösterildiği koordinatlı harita dilekçeye eklenerek fiziki veya e-devlet üzerinden orman idaresine yapılır.
(18) Başvuru bedeli maktu olup her yıl Genel Müdürlük tarafından belirlenir. Orman köyü nüfusuna kayıtlı olup o köyde ikamet edenlerden bu bedelin yarısı alınır. Alınan başvuru bedelleri iade edilmez.
(19) Devlet ormanlarında Bakanlık personeline, eşine ve üçüncü dereceye kadar olan kan ve kayın hısımlarına özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya gayesiyle saha izni verilmez.
(20) Gerçek veya tüzel kişilerce iş bu Yönetmelik kapsamındaki özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarının mümkün olduğu sahalarla ilgili bilgi veya belge talebinde bulunulması durumunda, özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya yapılabilecek sahalara ait bilgi ve belgeler talep tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde orman idaresince ilgililerle paylaşılır.
Devlet ormanlarında saha izni, projelendirme ve saha teslimi
MADDE 12 – (1) İşletme müdürlüğü, hak sahibinden izin raporuna uygun olarak en geç 60 gün içerisinde Genel Müdürlükçe belirlenen proje dispozisyonuna uygun uygulama projesini ormancılık bürolarına tanzim ettirerek teslimini ister. Uygulama projesinin verilen sürede teslim edilmemesi durumunda, talep halinde 30 gün ek süre verilebilir. Uygulama projesinin verilen ek süre içerisinde de teslim edilmemesi halinde izin raporu bölge müdürlüğünce iptal edilir.
(2) İşletme müdürlüğü, uygulama projesini en geç 30 gün içinde arazide ve büroda inceleyerek onay için bölge müdürlüğüne gönderir. Uygulama projesi uygun bulunması halinde bölge müdürü tarafından onaylanır. Uygulama projesinin bir nüshası arşivlenmek üzere, izin raporu ve ekleri ise Bakanlıkça verilecek saha izni için Genel Müdürlüğe gönderilir. İzin raporu ve eklerinin Genel Müdürlükçe de uygun görülmesi halinde onaylı uygulama projesinde belirtilen tür/türlerin idare süresi boyunca Bakanlıkça saha izni verilir.
(3) Bölge müdürlüğünce saha izin oluru, onaylı uygulama projesi ile birlikte işletme müdürlüğüne gönderilir. İşletme müdürlüğünce ilgiliye projenin onaylandığı ve 30 gün içerisinde taahhüt senedinin verilmesi gerektiği hususu yazılı olarak tebliğ edilir. Taahhüt senedinin verilmesine müteakip, saha üzerinde boşaltılması gereken orman emvali yok ise 15 gün içinde, boşaltılması gereken orman emvali var ise 60 gün içinde ilgili orman işletme müdürlüğünce boşaltılarak saha teslimi yapılır. Saha tesliminden itibaren 90 gün içerisinde işe başlanması istenir.
Hazine arazilerinde projelendirme ve saha teslimi
MADDE 13 – (1) Müracaata konu saha hazine arazisi ise; işletme müdürlüğü, ön izin sahibinden Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlıkça verilen ön izne göre Genel Müdürlükçe belirlenen proje dispozisyonuna uygun olarak, uygulama projesini ormancılık bürolarına tanzim ettirerek teslimini ister.
(2) İşletme müdürlüğü, uygulama projesini en geç 30 gün içinde arazide ve büroda inceler ve onay için bölge müdürlüğüne gönderir. Uygulama projesi, uygun bulunması halinde bölge müdürü tarafından onaylanarak işletme müdürlüğüne gönderilir. İşletme müdürlüğünce onaylı uygulama projesinin bir nüshası, ön tahsis veya kiralama işlemi için Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimine gönderilerek ilgiliden taahhüt senedinin ve saha teslim tutanağının işletme müdürlüğüne teslimi istenir.
(3) İkinci fıkrada belirtilen işlemler Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık tarafından verilen ön izin süresi içerisinde yapılır.
(4) Uygulama projesinin ön izin süresi içerisinde teslim edilmemesi halinde işletme müdürlüğü tarafından bu durum ilgili Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimine bildirilir.
(5) Kira sözleşmesi ve saha tahsisi Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlıkça, onaylı uygulama projesine dayanılarak yapılır.
(6) Saha teslimi, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimince yapılır.
Sahipli arazilerde projelendirme
MADDE 14 – (1) Müracaata konu saha sahipli arazi ise; işletme müdürlüğü müracaatçıdan Genel Müdürlükçe belirlenen proje dispozisyonuna uygun olarak en geç 60 gün içerisinde uygulama projesini ormancılık bürolarına tanzim ettirerek teslimini ister. Uygulama projesinin verilen sürede teslim edilmemesi durumunda, talep halinde 30 gün ek süre verilebilir. Uygulama projesinin verilen ek süre içerisinde de teslim edilmemesi halinde işletme müdürlüğü tarafından ilgilinin dilekçesi işlemden kaldırılır.
(2) İşletme müdürlüğü, uygulama projesini en geç 30 gün içinde arazide ve büroda inceler ve onay için bölge müdürlüğüne gönderir. Uygulama projesi, uygun bulunması halinde bölge müdürü tarafından onaylanarak işletme müdürlüğüne gönderilir. İşletme müdürlüğünce uygulama projesinin onaylandığı ilgiliye yazılı olarak tebliğ edilerek 30 gün içerisinde taahhüt senedinin işletme müdürlüğüne verilmesi istenir. Taahhüt senedinin verilmesini müteakip 90 gün içerisinde işe başlanır.
(3) Özel ormanlarda yapılacak özel ağaçlandırma müracaatları için aynı sahipli arazilerde olduğu gibi işlem yapılır.
Projelendirmeye ait diğer esaslar
MADDE 15 – (1) Uygulama projesinin tanzimi aşamasında hak sahibinin talep ettiği tür veya türlerin yetişme muhiti şartları nedeniyle söz konusu sahada kullanılmasına imkan bulunmaması halinde; ormancılık büroları, hak sahibi ile irtibata geçerek sahada kullanılabilecek türler hakkında bilgi verir. Hak sahibinin, ormancılık bürolarınca kendisine bildirilen sahaya uygun türlerden bir veya birkaçının kullanılmasına rıza göstermesi halinde uygulama projesi tanzim edilir. Aksi takdirde uygulama projesi düzenlenmeden izin raporu bölge müdürlüğünce iptal edilir. Bu şekilde yapılan iptal işleminden dolayı orman idaresi sorumlu değildir.
(2) Uygulama projeleri izin sahipleri tarafından ormancılık bürolarına tanzim ettirilir.
(3) Orman Bölge Müdürlüklerince onaylanan uygulama projelerinin bir sureti arşivlenmek üzere bilgi amaçlı Genel Müdürlüğe gönderilir.
(4) Tüm uygulama projelerinin yatırım giderleri Bakanlık birim fiyatları veya ilgili diğer Bakanlıklar tarafından yayımlanan birim fiyatların kullanılması suretiyle düzenlenir.
(5) Talep edilmesi ve orman idaresinin uygun görmesi halinde idari, hukuki ve teknik nedenlerle saha izinlerinde veya uygulama projelerinde revizyona gidilebilir. Revizyon projeleri ormancılık büroları tarafından tanzim edilir. Köy tüzel kişiliklerine ait revizyon projeleri, talep etmeleri halinde bedelsiz olarak orman idaresi tarafından da tanzim edilebilir.
(6) Özel ağaçlandırma sahalarının tamamı veya bir bölümü, 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre izne konu edilebilir. Bu durumda özel ağaçlandırma sahibinin orman idaresi tarafından hesaplanan bütün giderleri, adına izin verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından özel ağaçlandırma sahibine defaten ödenir. 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre izin verilen alana tekabül eden kısım için kullandırılan hibe veya kredi faizsiz olarak geri alınır. Bedel hesabında geri alındığı yılın birim fiyatları esas alınır.
(7) Devlet ormanlarındaki özel ağaçlandırma ve özel imar ihya çalışmalarında verilen süre içerisinde taahhüt senedinin verilmemesi ve işe başlanmaması veya vazgeçilmesi halinde saha izinleri iptal edilir.
(8) Teslim edilmeyen sahada projelendirme çalışmaları dışında herhangi bir faaliyette bulunulamaz.
Saha büyüklüğü
MADDE 16 – (1) Devlet ormanlarında ve sahipli arazilerde en küçük parçası 0,5 hektardan, hazine arazilerinde ise 2 hektardan küçük olan yerler özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarına konu edilemez. Ancak, hazine arazilerinde imar planı içinde kalan ve ağaçlandırılacak alan olarak ayrılan sahalarda 2 hektar saha büyüklüğü aranmaz.
(2) Hazine ve sahipli arazilerde gerçek ve tüzel kişilere bir defada en fazla 300 hektar saha için özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya izni verilebilir.
(3) Devlet ormanlarında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarında saha ile ilgili üst sınır Genel Müdürlükçe belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Özel Ağaçlandırma, Özel İmar-İhya ve
Özel Fidanlık Tesisinde Uyulacak Esaslar
Özel ağaçlandırma tesisinde uyulacak esaslar
MADDE 17 – (1) Odun veya odun dışı orman ürünü veren türler ile yapılacak ağaçlandırmalarda uyulacak esaslar aşağıda belirtilmiştir:
a) Devlet ormanı sayılan yerlerde; odun ürünü veren orman ağaç, ağaççık ve flora türleri ile saf veya karışık olarak özel ağaçlandırma çalışmalarına izin verilebilir.
b) Devlet ormanı sayılan yerlerde; odun dışı orman ürünü veren orman ağaç, ağaççık ve flora türleri ile saf veya karışık olarak özel ağaçlandırma çalışmalarına izin verilebilir.
c) Devlet ormanı sayılan yerlerde; (a) ve (b) bentlerinde belirtilen türlerin karışımı ile özel ağaçlandırma çalışmalarına izin verilebilir.
ç) Devlet ormanı sayılan yerlerde; odun dışı orman ürünü veren ve ormanlarda tabii olarak yetişen ağaç, ağaççık ve floraların tohumu, fidanı ve aşılı fidanlarının veya aynı türlerin aşı kalemlerinin kullanımı ile özel ağaçlandırma çalışmalarına izin verilebilir.
d) Devlet ormanı sayılan yerlerde yapılacak özel ağaçlandırma çalışmalarında projesinde belirtilmesi kaydıyla odun veya odun dışı orman ürünü veren ağaç ve ağaççık türlerinin altında alt tür olarak; tıbbi, aromatik, yumrulu ve soğanlı bitkilerin yetiştirilmesine izin verilebilir.
e) Devlet ormanı sayılan yerlerde; projesinde belirtilmesi kaydıyla izin alanının % 5’ini geçmemesi şartıyla özel ağaçlandırma çalışmalarında açık alanlarda, biyolojik çeşitliliği korumak maksadıyla ekolojisine uygun tıbbi, aromatik, soğanlı ve yumrulu bitkilerin yetiştirilmesine izin verilebilir.
f) Devlet ormanı sayılan yerlerde; projesinde belirtilmesi kaydıyla izin alanının % 10’unu geçmemesi şartıyla teknik olarak özel ağaçlandırmaya uygun olmayan yerlerde saha bütünlüğünü sağlamak ve biyolojik çeşitliliği korumak maksadıyla tıbbi, aromatik, soğanlı ve yumrulu bitkilerin yetiştirilmesine izin verilebilir.
g) Devlet ormanı sayılan yerlerde; tesis edilen özel ağaçlandırma sahalarında erozyonun önlenmesi, toprağın korunması ve ıslah edilmesi, toprağın bitki besin elementleri bakımından zenginleştirilerek verim gücünün arttırılması gayesi ile fidan aralarında kapalılık teşekkül edinceye kadar otsu bitkilerin yetiştirilmesine izin verilebilir.
ğ) Hazine arazilerinde ve sahipli arazilerde odun ve odun dışı orman ürünü veren orman ağaç, ağaççık ve flora türleri ile saf veya karışık yapılacak özel ağaçlandırma çalışmalarına izin verilebileceği gibi, bu türlerle yapılan ağaçlandırmaların altında projesinde belirtilmesi kaydıyla; tıbbi, aromatik, yumrulu ve soğanlı bitkiler ile her türlü tarım ürünlerinin yetiştirilmesine izin verilebilir.
Özel imar-ihya tesisinde uyulacak esaslar
MADDE 18 – (1) İmar-ihya amacıyla talepte bulunan gerçek ve tüzel kişilere; bozuk orman alanlarında, hazine arazilerinde ve sahipli arazilerde canlandırma kesimi, aşılama, boşlukların uygun türlerle ekim veya dikim yoluyla doldurularak verimli hale dönüştürülmesine izin verilebilir.
(2) Bozuk veya verimsiz orman alanlarında mevcut türlerden gerekenler korunur, aşılanır, orman içi boşluk alanlar, bölgede tabii olarak yetişen türlerle ekim, dikim ve aşılama suretiyle imar-ihya edilerek doldurulabilir.
Özel orman fidanlığı tesisinde uyulacak esaslar
MADDE 19 – (1) Özel orman fidanlığı kurmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler; 31/7/2016 tarihli ve 29787 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Bitkisi Tohumlukları Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliğine göre kayıt sertifikası almak ve diğer koşulları sağlamak suretiyle;
a) Hazine arazilerinde, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün mevzuatına göre,
b) Sahipli arazilerde, tapu kayıt belgesi, tapu sınırlarının gösterildiği koordinatlı belge ve saha kiralanmış ise noter onaylı kira sözleşmesi dilekçeye eklenerek fiziki veya e-devlet üzerinden fidanlık müdürlüğüne, fidanlık müdürlüğünün olmadığı yerlerde işletme müdürlüğüne,
müracaat yaparlar.
(2) Hazine ve sahipli arazilerde müracaattan sonra, özel fidanlık uygulama projesi Genel Müdürlükçe belirlenen proje dispozisyonuna uygun olarak ormancılık büroları tarafından düzenlenir. Fidanlık müdürlüğünce, fidanlık müdürlüğünün olmadığı yerlerde işletme müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda uygun görülmesi halinde, uygulama projesi bölge müdürlüğünce onaylanır. Onaylanan projenin bir nüshası bilgi için Genel Müdürlüğe gönderilir.
(3) Özel orman fidanlıklarının kurulacağı alan büyüklükleri Genel Müdürlükçe belirlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İnşa Edilebilecek Tesisler ile İzleme ve Denetim
Özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahalarında inşa edilebilecek tesisler
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre tesis edilen sahalarda uygulama projesinde belirtilmesi şartıyla;
a) Mülkiyeti Hazineye ait olan özel ağaçlandırma ve özel imar ihya sahalarında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce bu maksatla çıkarılan mevzuat hükümleri çerçevesinde tesis yapılabilir.
b) Sahipli arazilerde 30 dekar ve üzeri büyüklükteki özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahalarında proje sahası yatay alanının % 6’sına kadar yapılaşma izni verilebilir. Sahipli arazilerde 30 dekarın altındaki özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahalarında 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen alt sınıra kadar yapılaşma izni verilebilir. Söz konusu sahanın kredi ödemesi yapılmış sahalardan olması durumunda, yapılaşmaya konu edilen alan miktarına tekabül eden kredi bedeli yasal faiziyle birlikte geri alınır.
c) Devlet ormanlarında tesis edilen özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahalarında; üretim, işleme, bakım ve koruma amaçlı konteyner, karavan, prefabrik bekçi evi, taşınabilir tuvalet, hangar-depo, su deposu, sulama ve yangın havuzu, su isale hattı, su kuyusu, don kırıcı tesisler, elektrik tesisleri ve B tipi tali orman yolu yapılmasına izin verilebilir.
Uygulama, izleme ve denetim
MADDE 21 – (1) Devlet ormanlarında ve sahipli arazilerde, işletme müdürlüğü tarafından, projenin onaylanmasından sonra ilgiliye tebligat yapılarak tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde, taahhüt senedinin işletme müdürlüğüne verilmesi istenir. Devlet ormanlarında ve hazine arazilerinde saha tesliminden sonra, sahipli arazilerde de taahhüt senedinin işletme müdürlüğüne tesliminden sonra 90 gün içerisinde işe başlanır.
(2) Özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarında onaylı uygulama projesindeki iş programına uyulması esastır. İş programı revizyonu; mücbir sebeplerden ve sahanın geç teslim edilmesi nedeniyle işin yetişme imkânının olmadığı hallerde yapılır.
(3) İşletme müdürlüğü tarafından kurulan ve en az 3 teknik elemandan oluşan denetim komisyonu veya serbest ormancılık bürolarınca oluşturulan 3 orman mühendisi tarafından tüm sahalar yılda en az bir defa kontrol edilerek, Genel Müdürlükçe belirlenen örnek dispozisyona göre düzenlenecek uygulama izleme cetveli her yılın sonunda bölge müdürlüğüne gönderilir.
(4) Bu Yönetmelik hükümlerine veya taahhüt senedine veya onaylı uygulama projesinde belirtilen teknik esaslara ve iş programına uygun hareket etmediği tespit edilenler, işletme müdürlüğünce uygun görülen süre sonuna kadar eksikliklerin giderilmesi hususunda yazılı olarak ikaz edilir. İkazın gereğinin, mücbir sebepler dışında verilen süre içinde yerine getirilmesi zorunludur. Bu süre amaç dışı kullanımlarda 30 günü, diğer durumlarda 6 ayı geçemez.
(5) Özel ağaçlandırma, özel fidanlık ve özel imar-ihya tesisi çalışmalarına ilişkin teknik esaslar ilgili mevzuata aykırı olamaz.
İzin ve proje iptali
MADDE 22 – (1) Devlet ormanı ve sahipli arazilerde uygulama projesinin onaylandığının ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde taahhütnameyi işletme müdürlüğüne teslim etmeyen gerçek ve tüzel kişilerin saha izni/kira sözleşmesi ve uygulama projesi iptal edilir.
(2) Devlet ormanlarında ve hazine arazilerinde saha tesliminden sonra, sahipli arazilerde de taahhüt senedinin işletme müdürlüğüne tesliminden sonra, 90 gün içerisinde işe başlamayan, gerçek ve tüzel kişilerin saha izni/kira sözleşmesi ve uygulama projesi iptal edilir.
(3) Uygulama esnasında onaylı uygulama projesinde belirtilen teknik esaslara uygun hareket etmediği tespit edilenler, işletme müdürlüğünce uygun görülen süre sonuna kadar eksikliklerin giderilmesi hususunda yazılı olarak ikaz edilir. Bu süre 6 ayı geçemez. İkazın gereğini mücbir sebepler dışında verilen süre içinde yerine getirmeyenlerin, saha izni/kira sözleşmesi ve uygulama projesi iptal edilir.
(4) Amaç dışı kullanımın tespit edildiği durumlarda idarece verilen 30 günlük süre sonunda ikazın gereğini yerine getirmeyenlerin, saha izni/kira sözleşmesi ve uygulama projesi iptal edilir.
(5) Devlet ormanlarındaki özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahaları için yatırılması gereken yıllık arazi kullanım bedeli her yıl ekim ayı sonuna kadar proje sahibince defaten ödenir. Yıllık arazi kullanım bedelini iki yıl üst üste yatırmayan proje sahiplerinin uygulama proje ve saha izni iptal edilir.
ALTINCI BÖLÜM
Planlama, Faydalanma, Hibe ve Kredilendirme Esasları ile Suçların Takibi
Planlama ve faydalanma esasları
MADDE 23 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre odun üretimi maksadıyla tesis edilen özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahaları, Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Orman Amenajman Planlarının Düzenlenmesine Ait Usul ve Esaslara uygun olarak ormancılık bürolarının tanzim edeceği faydalanmayı esas alan amenajman planlarına göre işletilir. Özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahalarında amenajman planları, kapalılığın teşekkülünden sonra sahipleri tarafından ormancılık bürolarına tanzim ettirilir.
(2) Özel orman fidanlıklarında üretilen fidanlar ile özel ağaçlandırma ve özel imar ihya sahalarından elde edilen her türlü orman ürünü hak sahibi tarafından değerlendirilir.
(3) Odun üretimi maksadı dışındaki özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya sahalarına ait planlama ve faydalanma esasları uygulama projesinde belirtilir.
Hibe ve kredilendirme esasları
MADDE 24 – (1) Özel ağaçlandırma, özel imar-ihya ve özel orman fidanlıkları için talep halinde, 11/1/2017 tarihli ve 29945 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik esaslarına göre hibe ve kredi verilebilir.
Özel ağaçlandırma sahalarının devredilmesi, sahaya ortak alınması ve mirasçılara intikali
MADDE 25 – (1) Özel ağaçlandırma, özel imar-ihya ve özel fidanlık kurulması gayesiyle verilen izinler devredilebilir veya ortak alınabilir.
(2) İznin devredilmesi veya ortak alınması aşağıda belirtilen şartlara göre yapılır.
a) İzin sahibi birden fazla gerçek ve/veya tüzel kişi ise; saha tesliminden sonra ortaklar birbirlerine devir yapabilirler.
b) İzin sahibi, saha teslimi yapıldıktan sonra ortak alabilir. Alınan bu ortağa sahanın devredilebilmesi için ilk saha tesliminden itibaren 2 yıl geçmesi ve sahanın başarılı olması şartı aranır.
c) İzin sahibi tarafından iznin üçüncü şahıslara devredilebilmesi için ilk saha tesliminden itibaren 3 yıl geçmesi ve sahanın başarılı olması şartı aranır.
(3) İzin sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından devir talebinde veya ortak alınması talebinde bulunulması halinde;
a) Devir almak isteyen veya ortak olmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin noter onaylı dilekçeleri ile devretmek isteyen veya ortak almak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin noter onaylı dilekçeleri,
b) Devir almak isteyen veya ortak olmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerden alınacak noter onaylı taahhüt senedi ile hibe veya kredi kullanılmış ise kullanılan kredi miktarı kadar borç senedi veya hibe taahhüt senedi ya da gayrimenkul ipoteği,
ile işletme müdürlüğüne müracaat edilir.
(4) İşletme müdürlüğünce devir veya ortaklık talebinin uygun görülmesi halinde ormanlık alanlardaki devir veya ortaklık talepleri bölge müdürlüğüne, hazine arazilerindeki devir veya ortaklık talepleri Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimine belgeleriyle birlikte gönderilir.
(5) Ormanlık alanlardaki devir talepleri Genel Müdürlükçe, hazine arazilerindeki devir talepleri de Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlıkça değerlendirilir. Değerlendirme neticesinde Genel Müdürlük tarafından uygun görülen devir oluru ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimi tarafından uygun görülen devire göre düzenlenen kira sözleşmesi ilgili işletme müdürlüğüne gönderilir.
(6) İşletme müdürlüğü tarafından devir veya ortaklık olurlarına göre projelerin ilgili sahifeleri revize edilerek, revize edilen kısımların birer sureti sahanın mülkiyetine göre bölge müdürlüğüne veya Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimine gönderilir.
(7) Kamu kurum ve kuruluşlarına, özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya maksadıyla izin verilen sahalar orman idaresi haricindeki gerçek ve tüzel kişilere devredilemez ve bu sahalara ortak alınamaz. Orman idaresine devri yapılacak sahanın Hazine arazisi olması halinde Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlığın ilgili mevzuatına göre işlem yapılır.
(8) Bu Yönetmelik veya mülga ağaçlandırma yönetmelikleri kapsamında özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya gayesi ile köy ve belde tüzel kişiliklerine izin verilen sahalar, bu maddenin ikinci fıkrasındaki (a), (b) ve (c) bentlerine bağlı kalınmaksızın gerçek veya tüzel kişilere devredilebilir, bu sahalara ortak alınabilir. Ayrıca bu sahalar, köy ve belde tüzel kişiliklerinin talepleri ve idarenin uygun görmesi halinde orman idaresine de devredilebilir. Ancak bu sahalardan köy ve belde tüzel kişiliklerine Hazineden tahsis edilmiş olanlar Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlığın uygun görüşlerini müteakip Orman Genel Müdürlüğü adına tahsis edilir.
(9) Özel ağaçlandırma sahaları bölünerek ortaklara veya üçüncü şahıslara devredilemez. Ortaklar tüm sahadan müştereken sorumludurlar.
(10) Devlet ormanlarında izin, hazine arazilerinde kira sözleşmesi ve sahipli arazilerde proje sahibinin ölümü halinde saha izni/kira sözleşmesi/proje sahibinin hakları ve yükümlülükleri, mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılara devredilebilir.
(11) İşletme müdürlüğüne ölüm halinin resmi belgelerle bildirilmesinden sonra işletme müdürlüğünce mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılara yapılacak tebligatlarda;
a) Özel ağaçlandırma, özel imar-ihya ve özel fidanlık saha izni/kira sözleşmesi/projesinin tüm mirasçılarca ya da diğer mirasçıların noter onaylı vekâletini alan bir ya da birden fazla mirasçı tarafından devam ettirilebileceği,
b) Bir veya birden fazla mirasçının bu hakkından feragat ederek talipli olan diğer mirasçılara bu hakkını devretmesinin mümkün olabileceği,
c) Mirasçılardan hiçbirinin özel ağaçlandırma, özel imar-ihya ve özel fidanlık saha izni/kira sözleşmesi/projesini devam ettirmeye talipli olmaması halinde saha izni/kira sözleşmesi/projesi ve yapılmışsa kredi tahsisi iptal edilerek, verilen kredinin yasal faizi ile birlikte mirasçılardan tahsil edileceği,
hususları belirtilir.
(12) Devir almayı talep eden mirasçı veya mirasçılar;
a) Devir ile ilgili talep dilekçesi,
b) Noter onaylı taahhüt senedi,
c) Kredi kullandırılmış ise kullandırılan krediye karşılık borç senedi veya gayrimenkul ipoteği,
ile işletme müdürlüğüne müracaat ederler.
(13) Devir talebinin uygun görülmesi halinde işletme müdürlüğünce bu maddede belirtilen belgeler, ilgisine göre bölge müdürlüğüne, defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gönderilir. Ormanlık alanlardaki devir talepleri Genel Müdürlükçe, hazine arazilerindeki devir talepleri de Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlıkça değerlendirilir. Değerlendirilme neticesinde Genel Müdürlük tarafından uygun görülen devir oluru ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık taşra birimi tarafından uygun görülen devire göre düzenlenen kira sözleşmesi ilgili işletme müdürlüğüne gönderilir. Sahipli arazilerde ise mirasçılara devir işlemleri yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde işletme müdürlüğünce değerlendirilip sonuçlandırılır.
(14) Bu Yönetmelik hükümlerine göre, orman köyü nüfusuna kayıtlı olup da o köyde ikamet eden gerçek kişiler, bulunduğu köy mülki hudutları içerisindeki Devlet ormanlarında yapmış oldukları özel ağaçlandırma veya özel imar ihya sahalarını sadece ilgili orman köyü nüfusuna kayıtlı olup en az bir yıl süreyle o köyde ikamet eden kişilere devredebileceği gibi aynı şartları taşıyan kişileri bu sahalara ortak alabilir.
Suçların takibi
MADDE 26 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre ağaçlandırılan, imar-ihya, rehabilitasyon, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, mera ve tohum ıslahı çalışması yapılan sahalarda işlenen orman suçlarının takibi 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
MADDE 27 – (1) 23/8/2012 tarihli ve 28390 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ağaçlandırma Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Müracaatlar
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 23/8/2012 tarihli ve 28390 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ağaçlandırma Yönetmeliği hükümlerine göre hak sahipliği tespit edilen müracaatların iş ve işlemleri bu Yönetmelik hükümlerine göre devam ettirilir.
Yürürlük
MADDE 28 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 29 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Orman Genel Müdürü yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 240)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 510)
MADDE 1 – 28/6/1995 tarihli ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nin “B-İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.
Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.
Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.
İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.
Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim yeni vergi dairesine verilecektir.
Mükelleflerin adres değişikliğine ilişkin dilekçeyi yeni vergi dairesine vermesi üzerine, vergi dairesi tarafından mükellefin bildirdiği yeni iş yeri adresinde yoklama yapılacaktır.
Yeni vergi dairesi tarafından yapılan yoklama sonucunda mükellefin yeni adresinde faaliyete başladığının tespit edilmesi hâlinde yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesinde bulunan mükellefiyet kaydı nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin edilecektir.
Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler dilekçelerini yeni vergi dairesine verebilecekleri gibi başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda da yapabileceklerdir.
Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için vergi dairesine dilekçe vermesi hâlinde vergi dairesi tarafından bu belgeler nev’i ve sayı itibarıyla tespit edilerek tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalandıktan sonra tutanağın bir örneği mükellefe verilecektir. Mükelleflerin bu başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi sistemi üzerinden elektronik ortamda yapmaları hâlinde ise kullanılmamış belgelere ilişkin tutanak düzenlenmeyecektir.
Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacaktır.
Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecektir.
İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 1/4/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacaktır.”
MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Kamu İhale Kurulu Kararının Danıştay Tarafından Farklı Gerekçeyle Onaylanması
Karar No : 2019/MK-261
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2009/169417 İhale Kayıt Numaralı “2009 İski Güngören Şb.Md. Mes Sah. İçer.Bozuk,Çökük,Hasarlı Ve Hiz.Dışı Kal. Mev.Atk.İçsu.Hat.Yen.Re” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından 23.06.2010 tarihinde Belli İstekliler Arasında İhale Usulü ile yapılan “2009 İSKİ Güngören Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde bozuk, çökük, hasarlı ve hizmet dışı kalmış atıksu ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon işi” ihalesine ilişkin olarak Zitaş Zülfikarlar İnş. Tic. ve San. A.Ş. – Gintaş İnş. Taah. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusuna ilişkin olarak alınan 24.10.2011 tarihli ve 2011/UY.II-3513 sayılı Kamu İhale Kurulu kararıyla “başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Zitaş Zülfikarlar İnş. Tic. ve San. A.Ş. ve Gintaş İnş. Taah. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli ve E:2012/95 sayılı kararında; “Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 23.06.2010 tarihinde Belli İstekliler Arasında İhale Usulü ile yapılan “2009 İSKİ Güngören Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde bozuk, çökük, hasarlı ve hizmet dışı kalmış atıksu ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon işi” ihalesine katılan davacı ortak girişimin ihale dışı bırakılarak geçici teminatının irat kaydedildiği, aynı ihaleye ilişkin olarak bir başka istekli tarafından yapılan şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularının reddi üzerine açılan davada Ankara 12. İdare Mahkemesinin 22.04.2011 tarih ve E:2010/1208 sayılı Yürütmenin Durdurulmasına ilişkin kararı üzerine Kamu İhale Kurulunun 06.06.2011 tarih ve 2011/MK-117 sayılı kararı ile anılan mahkeme kararının uygulanmasını teminen 04.05.2010 tarih ve 2010/UY.I-1258 sayılı kararın iptaline karar verildiği, davacı tarafından söz konusu 06.06.2011 tarih ve 2011/MK-117 sayılı karar ile ihalenin son başvuru tarihi itibariyle yenilenmesine karar verildiği gerekçesiyle irat kaydedilen 800,00 TL geçici teminatın iadesi istemiyle 12.09.2011 tarihli dilekçe ile şikâyet başvurusunda bulunulduğu, şikâyet başvurusunun reddi üzerine 14.10.2011 tarihinde kayda giren dilekçe ile Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu, başvurunun süre yönünden reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile PTT evraklarının incelenmesinden, anılan ihaleye istekli olarak katılan Atlı İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından açılan dava sonucunda verilen Ankara 12. İdare Mahkemesinin 22.04.2011 tarih ve E:2011/1208 sayılı kararı üzerine alınan Kamu İhale Kurulunun 06.06.2011 tarih ve 2011/MK-117 sayılı kararının davacıya tebliğ edilmediği, davacı ortak girişimin söz konusu davada ve kurul kararında taraf olmadığı, bu nedenle kararın verildiği tarih olan 06.06.2011 tarihinde anılan karardan haberdar olmasının mümkün olmadığı, davalı idarece de bunun aksini ispat edecek bilgi ve belge sunulmadığı, dolayısıyla şikâyet başvurusu süresi için 06.06.2011 tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığı, öte yandan davacı ortak girişim tarafından yapılan şikâyet başvurusunun reddine ilişkin kararın 05.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içerisinde 14.10.2011 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin yürütmesinin, 2577 sayılı Kanun’un 27/5. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın durdurulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 22.02.2012 gün ve E:2012/95 sayılı söz konusu kararının icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesini teminen alınan 12.03.2012 tarihli ve 2012/MK-70 sayılı kararda, “1) Kamu İhale Kurulu’nun 24.10.2011 tarihli ve 2011/UY.II-3513 sayılı kararının iptaline,
2) Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvurunun, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yeniden incelenmesine,” karar verilmiştir.
Kamu İhale Kurulu’nun 12.03.2012 tarihli ve 2012/MK-70 sayılı kararı üzerine başvurunun esasının incelenmesine geçilmiş, bu inceleme neticesinde alınan 09.04.2012 tarihli ve 2012/UY.I-1672 sayılı Kurul kararında, “İdarenin, işlemiş olan bir ihale süreci içerisinde mevzuata uygun olarak Gintaş İnşaat Taah. ve Tic. A.Ş – Zitaş Zülfikarlar İnş. Tic. ve San. A.Ş İş Ortaklığı’nın geçici teminatını gelir kaydettiği anlaşıldığından, anılan iş ortaklığının geçici teminatının iade edilmemesi işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” değerlendirmesine yer verilerek itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bu arada, Kamu İhale Kurumunca Ankara 10. İdare Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli ve E:2012/95 sayılı söz konusu kararının kaldırılarak yürütmenin durdurulması kararına karşı Ankara Bölge İdaresi Mahkemesi nezdinde itirazda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen 21.03.2012 tarihli ve Y.D. İtiraz No:2012/1300 sayılı kararda, “Olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile PTT evraklarının incelenmesinden, anılan ihaleye istekli olarak katılan Atlı İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından açılan dava sonucunda Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 22.04.2011 tarihli ve E:2010/1208 sayılı karar üzerine alınan Kamu İhale Kurulunun 06.06.2011 tarihli ve 2011/MK-117 sayılı kararının davacıya tebliğ edilmediği, davacı ortak girişimin söz konusu davada ve kurul kararında taraf olmadığı görülmekle beraber; davacı ortak girişim tarafından Kamu İhale Kurumuna yapılan itirazen şikâyet başvurusunda “ idareye şikâyet edilen işlemin/durumun farkına varıldığı tarih” olarak 06.06.2011 tarihinin gösterildiği, yukarıda yazılı yasa hükümlerine göre, davacının kendi beyanına göre, idareye şikâyet edilen işlem veya durumun farkına varıldığı tarih olan 06.06.2011 tarihini izleyen günden itibaren 10 gün içinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 12.09.2011 tarihinde yapılan şikâyet başvurusu süresinde olmadığından şikâyet başvurusunun reddi üzerine yapılan itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek Ankara 10. İdare Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli ve E:2012/95 sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 27. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen 21.03.2012 tarihli ve Y.D. İtiraz No:2012/1300 sayılı söz konusu kararının icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesini teminen alınan 19.04.2012 tarihli ve 2012/MK-121 sayılı kararda,
“1) Kamu İhale Kurulu’nun 12.03.2012 tarihli ve 2012/MK-70 sayılı Kararının iptaline,
2) Kamu İhale Kurulu’nun 09.04.2012 tarihli ve 2012/UY.I-1672 sayılı Kararının iptaline,
3) Ankara Bölge İdare Mahkeme’sinin anılan kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulu’nun 24.10.2011 tarihli ve 2011/UY.II-3513 sayılı kararı gereğince başvurunun süre yönünden reddine,” karar verilmiştir.
Daha sonra, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve E:2012/95, K:2012/890 sayılı kararında, “Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 23.06.2011 tarihinde belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan “2009 İSKİ Güngören Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde bozuk, çökük, hasarlı ve hizmet dışı kalmış atıksu ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon işi” ihalesine katılan davacı ortak girişimin ihale dışı bırakılarak geçici teminatının irat kaydedildiği, aynı ihaleye ilişkin olarak bir başka istekli tarafından yapılan şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularının reddi üzerine açılan davada; Ankara 12. İdare Mahkemesinin 22.04.2011 tarih ve E:2010/1208 sayılı Yürütmenin Durdurulmasına ilişkin kararı üzerine Kamu İhale Kurulunun 06.06.2011 tarih ve 2011/MK-117 sayılı kararı ile anılan mahkeme kararının uygulanmasını teminen 04.05.2010 tarih ve 2010/UY.I-1258 sayılı kararın iptaline karar verildiği, davacı tarafından söz konusu 06.06.2011 tarih ve 2011/MK-117 sayılı karar ile ihalenin son başvuru tarihi itibariyle yenilenmesine karar verildiği gerekçesiyle irat kaydedilen 800,00 TL geçici teminatın iadesi istemiyle 12.09.2011 tarihli dilekçe ile şikâyet başvurusunda bulunulduğu, şikâyet başvurusunun reddi üzerine 14.10.2011 tarihinde kayda giren dilekçe ile Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu, başvurunun süre yönünden reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile PTT evraklarının incelenmesinden, anılan ihaleye istekli olarak katılan Atlı İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından açılan dava sonucunda verilen Ankara 12. İdare Mahkemesinin 22.04.2011 tarih ve E: 2010/1208 sayılı karar üzerine alınan Kamu İhale Kurulunun 06.06.2011 tarih ve 2011/MK-117 sayılı kararının davacıya tebliğ edilmediği, davacı ortak girişimin söz konusu davada ve kurul kararında taraf olmadığı, bu nedenle kararın verildiği tarih olan 06.06.2011 tarihinde anılan karardan haberdar olmasının mümkün olmadığı, davalı idarece de bunun aksini ispat edecek bilgi ve belge sunulmadığı, öte yandan davacı ortak girişim tarafından yapılan şikâyet başvurusunun reddine ilişkin kararın 05.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içersinde 14.10.2011 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddine ilişkin Kamu İhale Kurumu kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve E:2012/95, K:2012/890 sayılı söz konusu kararının icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesini teminen alınan 20.06.2012 tarihli ve 2012/MK-193 sayılı kararında, “1) Kamu İhale Kurulu’nun 19.04.2012 tarihli ve 2012/MK-121 sayılı Kararının iptaline,
2) Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin anılan kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulu’nun 09.04.2012 tarihli ve 2012/UY.I-1672 sayılı kararı gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,” karar verilmiştir.
Bu arada, Kamu İhale Kurumunca Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve E:2012/95, K:2012/890 sayılı kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş, temyiz incelemesi sonunda Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce alınan 01.06.2017 tarihli ve E:2012/2434, K:2017/1741 sayılı kararda Ankara 10. İdare Mahkemesinin anılan kararının onanmasına karar verilmiştir.
Diğer taraftan, davacılar, bu defa, Kamu İhale Kurulu’nun 20.06.2012 tarihli ve 2012/MK-193 sayılı kararına karşı anılan Kurul kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştır. Ankara 1. İdare Mahkemesinin söz konusu davaya ilişkin 06.06.2013 tarihli ve E:2012/1274, K:2013/908 sayılı kararında “davanın reddine” karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacılar tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay Onüçüncü Dairesince alınan 12.06.2019 tarihli ve E:2013/3611, K:2019/2006 sayılı kararda, özetle;
“Mahkeme kararında, dava konusu 20.06.2012 tarih ve 2012/MK-193 sayılı Kurul kararının, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 23.05.2012 tarih ve E:2012/95, K:2012/890 sayılı kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla alındığı belirtilmişse de, anılan Kurul kararının mahkeme kararının uygulanması neticesinde itirazen şikâyet başvurusunun reddedildiği, bu sebeple uyuşmazlığın itirazen şikâyet başvurusunun reddi olduğu kabul edilerek yargısal denetiminin bu kapsamda yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen kuralların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, ihalenin belli istekliler arasında ihale usulüyle gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, ön yeterlik değerlendirmesi sonucu belirlenen adayların, hem ön yeterlik değerlendirmesi için belirlenen son başvuru tarihi itibarıyla hem de teklif fiyatlarının sunulduğu ihale tarihi itibarıyla 4734 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin 4. Fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (g) ve (i) bentlerinde belirtilen durumlarda olmamaları gerektiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu ihalede ön yeterlik başvurusu için son başvuru tarihinin 16.12.2009; ön yeterlik değerlendirmesi sonucu yeterli görülen adayların teklif fiyatlarını sunduğu ihale tarihinin 23.06.2010 olduğu, ön yeterlik değerlendirmesinde yeterli görülerek aday olarak belirlenen davacı şirketlerden Gintaş İnşaat Taah. ve Tic. A.Ş.’nin ön yeterlik son başvuru tarihi olarak 16.12.2009 tarihi itibarıyla vergi borcunun olduğu, başvuru mektubunda son başvuru tarihi itibarıyla 4734 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinde belirtilen durumda olmadığını (vergi borcu olmadığını) taahhüt eden davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının ortaklarından Gintaş İnşaat Taah. ve Tic. A.Ş.’nin anılan tarihi itibarıyla vergi borcu olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle, gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunduğu anlaşıldığından, 4734 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin 6. Fıkrası hükmü uyarınca ihale dışı bırakılarak geçici teminatının gelir kaydedilmesi işleminde ve itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.6.1. maddesinde ve 17.6.2.1. maddesinde yer alan “…son başvuru ve/veya …” ibarelerinin ve 04.03.2009 tarih ve 27159 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin eki olan KİK.015.1/Y no’lu Standart Form’un (Başvuru Mektubu’nun) 2. Maddesindeki “son başvuru ve…” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemiz tarafından, 12.06.2019 tarih ve E:2017/2589, K:2019/2007 sayılı kararla davanın kısmen esastan reddine, kısmen süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek, temyiz isteminin reddine; Ankara 1. İdare Mahkemesinin temyize konu 06.06.2013 tarihli ve E:2012/1274, K:2013/908 sayılı sayılı kararında 2577 Kanun’un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmiş olup; gelinen aşamada, Kamu İhale Kurulu’nun 20.06.2012 tarihli ve 2012/MK-193 sayılı kararının Danıştay tarafından farklı gerekçeyle onaylandığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 138 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında; mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulu’nun 20.06.2012 tarihli ve 2012/MK-193 sayılı kararının sonucu itibariyle hukuken geçerliliğini koruduğuna,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in Danıştay Kararı, İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara








