İhalede Mağdur
Kelime olarak “haksızlığa uğramış kişi” anlamına gelen mağdur, kural olarak suçla korunan hukuki değerin sahibidir. İhaleye fesat karıştırma suçunun mağduru toplumdur. Suçla ilk önce toplumun iktisadi yararı korunmaktadır. Ancak bu suç zaten özellikle topluma karşı suçlar içinde düzenlenmiştir. Yani mağdur öncelikle toplumu oluşturan herkestir. Korunan hukuki değer konusunda bahsedildiği gibi bireyin iktisadi yararı korunmaktadır. Gerçekten bazı durumlarda toplumun yanında belirli kişi veya kişiler de, bu suçun işlenmesi ile mağdur edilmiş olabilir. Örneğin ihaleye katılma yeterliliğine veya koşullarına sahip olduğu halde ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmaları hileli davranışlarla, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla engellenen kişiler bu suçun mağdurudur. Gene teklif ettiği malları şartnamede belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakılan kişiler de böyledir.
- Published in ihale
İhale Kavramlar
B. Korunan Hukuki Değer
Hukuki değer, suçun işlenmesiyle ihlal edilen ve suçun hukuki konusunu oluşturan varlık veya menfaattir. Her suç ile ihlal edilen bir hukuki değer mevcuttur. İhaleye fesat karıştırma suçu da birden fazla hukuki değer koruyan bir suç tipidir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 235. Maddesinin gerekçesinde, bu hükümle korunmak istenen hukuki değerin, özellikle, kamu adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımı gibi ihale işlemlerinin yapılmasıyla ilgili olarak, kamusal faaliyetlerin dürüstlük ilkesine uygun yürütüldüğüne dair kamu görevlilerine duyulan güven olduğuna işaret edilmiştir.
Madde gerekçesine göre idarenin güvenilirliği ve işleyişine ilişkin değer ve bu kapsamda kamu görevlilerine duyulan güven ve itimat ile dürüstlük ilkesi suçun hukuki konusunu oluşturmaktadır. Bir sıraya koymak gerekirse, ilk önce toplumun iktisadi yararı korunmakta ve daha sonra bireyin de iktisadi yararı korunmaktadır. Bunun yanında, bu suçla korunan hukuki menfaat; serbest rekabet mekanizması, ekonomik faaliyetlerin belli bir düzen içinde, olağan şekilde işlemesi, kamu kurum veya kuruluşları adına veya bunlar tarafından yapılan ihalelerde kamu görevlilerine duyulması gereken güvendir.
C. Fail
Suçun unsurlarından olan fiili gerçekleştiren kimse faildir. Her suç en azından bir fail tarafından işlenmektedir. İhaleye fesat karıştırma suçunun faili, kural olarak, herkes olabilir. Bu suçun faili olabilmek için herhangi bir özel nitelik aranmamaktadır. Suçun faili bir kamu görevlisi olabileceği gibi, kamu görevlisi olmayan herhangi bir kimse de olabilir. Örneğin herhangi bir kişi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 235/2-c kapsamında ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılımın engellemek için cebir veya tehdit kullanmış ya da hukuka aykırı diğer davranışlarda bulunmuş olabilir.
Herkes tarafından işlenemeyen suçlara özgü suç denilmektedir. Özgü suçların faili belli özelliklere sahip olmalıdır. Failde belli özellikler aranıyorsa özgü suç meydana gelmektedir. Kanunda “fesat karıştıran kişi” denildiğinden özel bir şart aranmadığı görülmektedir. Suçun basit halinin gerçekleşmesi için belli özellikler aranması, gerçek özgü suça vücut verir. Dolayısıyla, bu suç, “gerçek özgü suçlar” kategorisinde bir suç tipi değildir. Ama fail genelde ihale mevzuatınca yetkili kişiler veya ihaleye katılan veya katılmak isteyenlerden olmaktadır. Bununla birlikte bu kişiler adına ya da bağımsız olarak hareket eden kişiler de fail olabilir.
Bu suç gerçek kişiler tarafından işlenebilir. Tüzel kişiler suçun faili olamaz. Tüzel kişilerin temsilcileri ise suçun faili olabilecektir. TCK. m. 20/2’de tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamayacağı hüküm altına alındığından dolayı, suçun faili tüzel kişinin temsilcisi sıfatı ile bir gerçek kişi olabilecektir. Ancak kanunda öngörülen bir güvenlik tedbiri varsa, tüzel kişi hakkında uygulanabilecektir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 242. Maddesinde ihaleye fesat karıştırma suçunun da yer aldığı “Ekonomi, Sanayi ve Ticaret İlişkin Suçlar” başlıklı bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında, bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 60. Maddesinde düzenlenen yaptırımlar uygulanabilecektir.
Tek başına bir kişinin işleyebileceği suçlar tek failli suçlardır. İhaleye fesat karıştırma suçu, kural olarak, tek failli bir suç tipidir. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 235. Maddesinin ikinci fıkrasının d bendinde düzenlenen açık veya gizli anlaşma yapma şeklinde işlenen suç biçimi bakımından birden fazla failin bulunmasının zorunlu olması dolayısıyla çok failli bir suçtur. Çok failli bir suç olmasının yanında ikinci fıkranın d bendinde düzenlenen bir seçimlik hareket bakımından failin özel bir şarta sahip olması beklenmiştir. Bu da failin, ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişi olmasıdır. Bu yüzden burada özgü suç söz konusudur. Anlaşma yapmak fiiline ihaleye katılmak isteyen veya katılanlar dışındaki kişiler de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 40/2 gereğince, azmettiren ve yardım eden olarak iştirak edebilecektirler.
İkinci fıkranın a bendinin 3. ve 4. Alt bentleri bakımından da failin, ihalenin tabi olduğu mevzuat gereğince yetkili kişiler olması gerektiğinden, burada da özgü suç söz konusu olacaktır. Burada gene yetkili kişiler kamu görevlisi olabileceği gibi bir şirket, vakıf, kamu yararına çalışan dernek yöneticisi de olabilir. Yani özgü suç niteliği, faillik için aranan özel şartın kamu görevlisi olmasından değil yetkili kişi olmasından kaynaklanmaktadır. Şirket, vakıf, kamu yararına çalışan dernek yöneticisinin de bu bentler bakımından fail olabileceğinin dayanağı ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 235/5’tir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi de bir kararında “ TCK’nın 235. Maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan yasanın 2. Maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. Fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 40/2 maddesine göre özgü suç niteliğinde olan, bu sebeple dolaylı failliğe elverişli bulunmayan ve TCK’nın 235/2-a maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif veren sanık tarafından işlenemeyeceği ve bu suçun faili olamayacağı dikkate alındığında, suça konu sahte TSE belgesinin ihale evraklarının içinde verilmesi eylemiyle ilgili olarak sahtecilik suçundan ayrıca bir soruşturma yapıldığı da gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği…” belirtilerek fail açısından özgü suç olduğu vurgulanmıştır.
- Published in ihale
İhaleye Fesat
Fesat kavramı, hukuk sözlüğünde, “ yapılan bir muamelenin istenilen hukuki neticeyi tevlid edemeyecek bir sakatlığı ihtiva etmesi hali” olarak tanımlanmıştır. Kavram olarak ihaleye fesat karıştırma, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda bulunsa da ceza hukuku bağlamında ele alındığında yalnızca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki ilgili normun ihlali halinde suç oluşacaktır.
İhaleye fesat karıştırma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “ Topluma Karşı Suçlar” başlıklı Üçüncü Kısmının “Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde, 235. Maddede düzenlenmiştir.
Buna göre;
“ (1) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırma sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.
d)İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.
İhaleye fesat karıştırma suçunun;
a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen haller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkra hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.
Görüldüğü üzere maddenin ilk fıkrasında ihaleye fesat karıştırma suçunun temel cezası belirlenmiş, ikinci fıkrasında ise hangi fiillerin bu suça vücut vereceği tahdidi bir şekilde sayılmıştır. İkinci fıkranın a bendinde hileli davranışlardan hangilerinin bu suça vücut vereceği tahdidi olarak belirtilmiş; b bendinde gizli tutulması gereken bilgilere ulaşımın sağlanması suç olarak tayin edilmiş; c bendinde suçun cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir fiille gerçekleştirilebileceği; d bendinde ise yasak anlaşmalarla da bu suça vücut verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasında nitelikli haller düzenlenmiştir. Dördüncü fıkrada ise gerçek içtimaın uygulanacağı hal belirtilmiş ve son fıkrada mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması durumları için diğer fıkraların kapsamı genişletilmiştir.
- Published in ihale
Kamu İhale Hakkında Bilgiler
İhale, artırma ve eksiltme suretiyle yapılan sözleşmelerden en çok arttıranın veya eksiltenin icabını kabul niteliğinde olmak üzere artırma veya eksiltmeye çıkaranın meydana gelmiş irade beyanıdır.
Bir işin bir başkası üzerine bırakılması, ihalenin kelime anlamını oluşturmaktadır.
İdare, görevlerini yerine getirirken tek taraflı işlemler yaptığı gibi, yeri geldiğinde sözleşmeler de yapmaktadır. İdarenin sözleşmeleri her daim idari sözleşmeler şeklinde meydana gelmemektedir. Bazı sözleşmeler, sözleşmeci taraflardan biri idare olduğundan idare sözleşmesi olmasına rağmen, idari sözleşme olmayabilir. Bu sözleşmeler; bazen idari sözleşmeler, bazen ise özel hukuk sözleşmeleri olmaktadır. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde idarenin yaptığı alım, satım, taşıma, kiralama, bayındırlık işlerine ilişkin sözleşmeler, özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olabilmektedir. Özel hukuk sözleşmelerinde taraflar arası eşitlik ilkesi geçerlidir ve bu noktada özel hukuk sözleşmeleri, idari sözleşmelerinden ayrılmaktadır. Özel hukuk sözleşmeleri Borçlar Kanunu hükümlerine ve bu sözleşmelerdeki uyuşmazlıklar da adli yargıya tabi olmaktadır. Ancak idarenin sözleşmeleri nitelik olarak özel hukuk sözleşmesi de olsa, özel hukuk kişilerinin yaptığı, alım-satım, kiralamalardan farklılık göstermektedir. Kamu tüzel kişileri ile kamu yararının korunmasının gerekli olduğu kişilerce yapılan alım-satım ve kiralamalar, önceden kamu hukuku kuralları ile belirlenen emredici kurallara bağlı kılınarak gerçekleştirilmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 4. Maddesinin 3. Fıkrasında bu kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin taraflarının, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğu, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddeler eyer verilemeyeceği, kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensibin göz önünde bulundurulacağı belirtilmiştir.
İhaleye fesat karıştırma suçu, genellikle, kanunlarda belirtilen ihale süreci ve yöntemlerine aykırı hareket edilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. İhale süreci ise ihale ihtiyacının ortaya çıkmasıyla birlikte, idarenin ihtiyacını karşılamak için özel hukuk kişisine yönelmesi ile başlamaktadır.
Sözleşmenin yapılması anına kadar olan ihale süreci beş aşamada gerçekleşmektedir. Bunlar;
– Hazırlık
– İlan
– İhale dokümanının alınması ve tekliflerin sunulması
– Tekliflerin değerlendirilmesi
– İhalenin karar bağlanması, onaylanması ve sözleşmeye davet aşamalarıdır.
- Published in ihale
