İdarelerin Aşırı Düşük Teklif Açıklamaları İsterken Belli Bir Oranda Takdir Hakkı Bulunsa Da Bunun Sınırsız Olmadığı
Karar No : 2017/MK-507
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2015/183774 İhale Kayıt Numaralı “Eskişehir Merkez Gündüzler Göleti” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Devlet Su İşleri 3. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2015/183774 ihale kayıt numaralı “Eskişehir Merkez Gündüzler Göleti” ihalesine ilişkin olarak, Arsi Yapı Mühendislik İnşaat Turizm Makina Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, 17.05.2017 tarihli ve 2017/UY.I-1414 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Arsi Yapı Müh. İnş. Tur. Mak. Taah. Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 18/10/2017 tarihli ve E:2017/1639 K:2017/3409 sayılı kararında, “…Öte yandan, aynı ihale süreci içinde davacı şirketin benzer iddialarla yaptığı önceki itirazen şikayet başvurusuna ilişkin davalı idarece alınan 08.02.2017 tarihli ve 2017/UY.I-512 sayılı kurul kararında özetle; “…idare tarafından aşırı düşük teklif sorgulaması kapsamında, sorgulanacak iş kalemlerine ilişkin hazırlanan bazı analizlerin birden fazla iş kaleminden oluşturulmak suretiyle paçal analiz olarak hazırlandığı, yaklaşık maliyet ekinde maliyet tutarlarının da belirtildiği sıralı iş kalemleri/grupları listesine yer verilmediği, yine Kamu İhale Genel Tebliği’nin 38.1’inci maddesi gereği sıralı analiz girdileri tablosunun oluşturulmadığı, bunun yerine sadece sorgulanacak iş kalemlerine ilişkin analizlerin, aşırı düşük teklif sorgulaması kapsamında isteklilere verildiği, aşırı düşük teklif sorgulamasına tabi tutulan isteklilere gönderilen açıklama istenilecek paçal iş kalemlerine ait analiz formatlarının bu iş kalemlerinin temel girdileri (malzeme, işçilik ve makine vb.) üzerinden tam ve doğru olarak hazırlanmadığı, dolayısıyla açıklama istenilmeyecek analiz girdilerinin doğru bir şekilde belirlenmediği ve açıklama istenilmeyen analiz girdilerinin tüm iş kalemlerini kapsayacak şekilde bir liste halinde verilmediği hususları bir arada değerlendirildiğinde idarenin 18.11.2016 tarihli aşırı düşük teklif sorgulamasının anılan Tebliğ’in 45.1.2’nci maddesine uygun olmadığı…” şeklinde tespitlerde bulunulduktan sonra “Açıklama istenilecek tüm paçal iş kalemlerine ait birim fiyat analizlerinin temel girdilere (işçilik, makine amortismanı, mazot, makine ve diğer malzeme girdileri vb.) kadar ayrıştırılması, b) Paçal iş kalemlerine ait analizlerde aynı poz numarasına sahip girdilerin miktar ve tutarlarının anılan poz miktarları dikkate alınarak toplanması, farklı poz numarasına sahip girdilerinin ise ayrı ayrı gösterilmesi, c) Yukarıdaki işlemlerden sonra anılan Tebliğ’in 45.1.2.2’inci maddesine göre açıklama istenilmeyecek analiz girdilerinin belirlenmesi ve açıklama istenilecek paçal iş kalemlerinin tümüne ilişkin olarak tek bir açıklama istenilmeyecek analiz girdileri listesinin hazırlanması, d) Anılan Tebliğ’in 45.1.2.2’nci maddesine göre aynı girdinin birden fazla paçal iş kalemi analizinde yer alması halinde bu girdinin oranı her analiz için ayrı ayrı değerlendirilerek, herhangi bir analizdeki oranı %3’ün üstünde olan analiz girdisi için açıklama istenilmesi gerekmektedir.” denilerek sınır değerin altında geçerli teklif sahibi isteklilere aşırı düşük teklif sorgulamasının mevzuata uygun olarak yenilenmesi ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi yönünde düzeltici işlem belirlendiği görülmektedir.
Davacı şirket dava dilekçesinde özellikle; 03.501 ve 03.511 poz numaralı analiz girdilerinin açıklama istenilmeyen girdi olarak belirlenmesinin, analizi bulunan girdiler için öngörülen maliyetlerin yine analizlerle açıklanması gerekirken tamamına fiyat teklifi alınarak açıklama yapılmasının ve resmi rayiçlerde formülü yayınlanan nakliye maliyeti için fiyat teklifi ile açıklama yapılmasının uygun olmadığı iddialarında bulunduğu görülmüş, bu itibarla uyuşmazlığın ihale sürecindeki kazı ve nakil süreçlerine ilişkin istenen analizler ve verilen aşırı düşük teklif açıklamaları olduğu anlaşılmıştır.
…
Bu itibarla;
1- GGB-01 poz numaralı “Gövde ve batardo kazı yapılması” iş kalemine yönelik davacının iddialarına ilişkin olarak dava konusu kurul kararında özetle; … aşırı düşük teklif açıklamaların mevzuata uygun olduğu ifade edilmiştir.
Olayda; aşırı düşük teklif açıklamalarında davalı idarenin yukarıda özetlenen 08.02.2017 tarihli ve 2017/UY.I-512 sayılı kurul kararında da vurgulandığı üzere açıklama istenilecek tüm paçal iş kalemlerine ait birim fiyat analizlerinin temel girdilere (işçilik, makine amortismanı, mazot, makine ve diğer malzeme girdileri vb.) kadar ayrıştırılması gerektiği, anılan iş kalemine ilişkin olarak belirlenen analiz ve alt analiz girdilerinde 03.517 kompresörün 1 saatlik ücretinin açıklanması gerekli analiz girdisi olarak belirlenmesine karşın aynı kapsamdaki 03.501 Ekskavatör’ün bir saatlik ücretinin ve 03.511 traktör buldozerin bir saatlik ücretinin açıklanması gerekli olmayan analiz girdisi olarak belirlenmesinin çelişkili olduğu, diğer taraftan anılan iş kaleminin önemli bileşenlerinden birinin nakliye olduğu, aşırı düşük teklif açıklamalarında nakliyeye ilişkin kısımların açıklanması gerekli analiz olarak ayrıştırılması gerekirken bunun yapılmadığı, kazı ve nakliye süreçlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı analizlere konu edilebileceği, bu durumun aşırı düşük teklif açıklamalarının daha gerçekçi yapılmasına imkan tanıyacağı, nakliyenin rutin olarak gerçekleştirilen bir faaliyet olmayıp nakliyeye ilişkin maliyetlerin fiyat teklifi almak suretiyle teklif veren firmaların defter, kayıt ve belgelerinden çıkarılmasının güç olduğu ve sağlıklı sonuçlar vermeyebileceği, idarelerin aşırı düşük teklif açıklamaları isterken belli bir oranda takdir hakkı bulunsa da bunun sınırsız olmadığı, ihale konusu işe ilişkin olarak nakliye formülleri belirlenerek aşırı düşük teklif açıklanması istenmesinin daha gerçekçi açıklamalara imkan tanıyacağı hususları dikkate alındığında dava konusu kurul kararında anılan iş kalemi yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Karar No : 2018/MK-431
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2017/17044 İhale Kayıt Numaralı “Tki Kurumu Gli Müessesesi Müdürlüğü Tunçbilek D-1/A Pano 38000000 M3 Dekapaj Ve 1900000 Ton Kömür Kazı Yükleme Nakliye” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2017/17044 ihale kayıt numaralı “TKİ Kurumu Gli Müessesesi Müdürlüğü Tunçbilek D-1/A Pano 38000000 M3 Dekapaj ve 1900000 Ton Kömür Kazı Yükleme Nakliye” ihalesine ilişkin olarak Öz-Eser İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 30.11.2017 tarihli ve 2017/UY.I-3229 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Yılmazlar Mad. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli E:2018/122, K:2018/1087 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararının uygulanmasını teminen alınan Kamu İhale Kurulunun 21.06.2018 tarihli ve 2018/MK-222 sayılı karar ile; “1- Kamu İhale Kurulunun 30.11.2017 tarihli ve 2017/UY.I-3229 sayılı kararının (A) bölümünde 4’üncü iddia ile ilgili yapılan değerlendirmenin iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.
Bu arada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin Kurumca temyiz edilen 16.05.2018 tarihli ve E:2018/122, K:2018/1087 sayılı kararına ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesi’nce alınan 20.09.2018 tarihli ve E:2018/2577, K:2018/2571 sayılı kararı ile, “…İhaleye katılanların tüzel kişi olması hâlinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir belgelerin sunulmasının istenildiği; bu kapsamda şirketler, dernekler ve vakıflar arasında ayrıma gidilerek, bunlar arasındaki farkın ortaya konulabilmesi amacıyla “ilgili” kelimesinin vurgulandığı; dolayısıyla, mevcut düzenlemeye göre, ihaleye katılan tüzel kişi “şirket” olduğunda ortaklarının, “dernek” olduğunda üyelerinin, “vakıf” olması durumunda ise üyelerinin ve kurucularının kimler olduğunu gösterir belgeler ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunun kabulü gerektiği; kaldı ki, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicili Gazetesi’nde bulunmaması hâlinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicili Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirkülerinin istenilmesine ilişkin düzenlemeyle anılan belgelerin tek seferde teklif dosyası kapsamında sunulmasına önem verildiği; bu hususun ihalelere katılım ve yasak fiil veya davranışlarda bulunulması hâlinde yaptırım uygulanacak kişilerin tespiti açısından önem arz ettiği görülmektedir.
Bununla birlikte Yapım İşleri ihaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31’inci maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen düzenlemenin ihaleye katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin sunulması istenen belgeleri teklif ekinde sunma zorunluluğundan isteklileri vareste tutmadığı, söz konusu düzenlemede de açıkça ifade edildiği üzere belgenin sunuluş şekline ilişkin şartların aranmamasına yönelik olduğu, bir başka anlatımla 31’inci maddede düzenlenen belgelerin sunuluş şekline ilişkin olarak belgenin aslının yahut noter onaylı suretinin sunulması veya “aslı idarece görülmüştür” gibi ibarelere ilişkin şekli şartları ilgilendiren bir düzenleme olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirket tarafından teklif ekinde 15 Mart 2017 tarih ve 9284 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nin sunulduğu, şirketin 07.03.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağının ilan edildiği Gazetede, şirket müdürlüğünde yapılan değişiklik ile yeni belirlenen şirket müdürlerine ilişkin bilgilerin yer aldığı, ancak şirketin toplam 32.000.000 TL’lik sermayesine tekabül eden 320.000 adet hissenin ait olduğu ortaklarının ad, soyad, TC kimlik numarası/vergi kimlik numarası ile ortaklık oranlarına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle “Mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 21.06.2018 tarihli ve 2018/MK-222 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Yılmazlar Mad. San. Tic. Ltd. Şti. açısından Kamu İhale Kurulunun 30.11.2017 tarihli ve 2017/UY.I-3229 sayılı kararının geçerliliğini koruduğuna,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
Vekaletname Sorgulama hizmeti ile vekalet verilen kişiye ait vekil, azil ve istifa bilgileri EKAP üzerinden sorgulanabilecektir.
Vekaletname Sorgulama hizmeti ile vekalet verilen kişiye ait vekil, azil ve istifa bilgileri EKAP üzerinden sorgulanabilecektir. Böylece, ihaleye vekaleten katılma halinde; vekil adına düzenlenmiş noter onaylı vekaletnamesine ilişkin bilgilere EKAP üzerinden hızlı bir şekilde ulaşılması sağlanmaktadır. Sunulmayacak belgeler ve Katılım ve Yeterlik bilgileri tabloları ile verilen bu bilgilerin ayrıca belge olarak sunulması gerekmeyecektir.
Yardım Sayfaları
Vekaletname, Azilname ve İstifaname Sorgulama İşlemleri Kullanım Kılavuzu (İdare)
Vekaletname, Azilname ve İstifaname Sorgulama İşlemleri Kullanım Kılavuzu (İstekli)
- Published in EKAP, İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
TEHLİKELİ MADDELERİN KARAYOLUYLA TAŞINMASI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 24/4/2019 tarihli ve 30754 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (ff) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Boşaltan: Tehlikeli madde yüklü konteyneri, çok elemanlı gaz konteynerini, tank-konteynerini, portatif tankı bir araçtan çıkartan; paketli tehlikeli maddeleri, küçük konteynerleri ve portatif tankları bir araç veya konteynerden indiren; tehlikeli maddeleri bir tanktan (tanker, sökülebilir tank, portatif tank veya tank konteyner) bir tüplü gaz tankerinden, MEMU veya çok elemanlı gaz konteynerinden, bir araçtan veya dökme yük taşıyan konteynerden boşaltan işletmeyi,”
“ff) Ulaştırma Elektronik Taşıma Evrakı Sistemi (U-ETES): Bu Yönetmeliğe göre faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin, faaliyetlerine ilişkin Bakanlıkça belirlenen verilerin tutulduğu, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla veri paylaşımına açık olduğu/olabileceği sistemi,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(7) Bu Yönetmelik kapsamındaki gönderen, taşımacı, paketleyen, dolduran, yükleyen ve boşaltan olarak Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesine sahip işletmelerin TMGD istihdam etmesi veya TMGDK’dan TMGD hizmeti alması, TMGD eğitimi, sınavı, yetki, görev ve sorumlulukları ile TMGDK’ların yetki, görev ve sorumlulukları ile para cezaları da dâhil olmak üzere idari yaptırımlara ilişkin hususlar Bakanlıkça belirlenir.”
“(12) Kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere TMGDK’larda ve işletmelerde 2263.06 SGK meslek kodu ile istihdam edilen TMGD’ler 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında tam süreli (aylık 30 gün üzerinden) 2263.06 SGK meslek kodu ile istihdam edilmesi zorunludur. Bu TMGD’ler herhangi başka bir işte çalışamaz veya çalıştırılamazlar. Bu hususlar iş sözleşmelerinde belirtilir.
(13) TMGDK şirketinin yönetim kurulunda görev alanlar veya şirketin müdürlük görevini yürüten ve aynı zamanda TMGD hizmeti verenler 5510 sayılı Kanunun sadece 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında tam süreli (aylık 30 gün üzerinden) 2263.06 SGK meslek kodu sigortalı ile olarak çalışması zorunludur. Bu fıkrada belirtilen şekilde hizmet veren TMGD’ler herhangi başka bir işte çalışamaz veya çalıştırılamazlar.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Tehlikeli maddelerin taşınmasının, Bakanlıktan tehlikeli madde faaliyet belgesi almış olanlarca yapılmasını sağlamak,
b) ADR Bölüm 5.4.1’de belirtilen mahiyette taşıma evrakını eksiksiz hazırlamak ve taşımacıya vermek (ayrıca, taşıma işlemi başlamadan önce taşıma evrakını Bakanlık tarafından oluşturulacak U-ETES sistemine işlemek/iletmek zorundadır.),”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“j) Tehlikeli maddelerin dolumunu, Bakanlıktan tehlikeli madde faaliyet belgesi almış taşımacılara ait araçlara yapmak,”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“n) Taşıma işlemine başlamadan önce gönderen tarafından ADR 5.4.1’e göre hazırlanacak taşıma evrakının bir suretinin araçta bulundurulmasını sağlamak.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıda şekilde değiştirilmiştir.
“(2) Yetkili kılınan kurum ve kuruluşlar, bu maddenin birinci fıkrasında zikredilen KHK kapsamında bu Yönetmeliğin kendilerine yüklediği görev ve yetkileri yerine getirir ve kullanırlar.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Tehlikeli Madde ve Kombine Taşımacılık Şube Müdürlüğünde/Biriminde görevlendirilecek tehlikeli madde denetçisi unvanına sahip” ibaresi “çalışan” olarak değiştirilmiş ve yedinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin beşinci fıkrasının başına “Taşımacı, dolduran ve gönderen hariç olmak üzere,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (d), (ı) ve (j) bentleri aşağıda şekilde değiştirilmiştir.
“d) 8 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden gönderene; (b) bendi için beşyüz Türk Lirası, (a), (c), (ç), (d), (e), (f) ve (g) bentlerine ise her bir bent için bin Türk Lirası,”
“ı) 11 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden doldurana; (a), (b), (c) ve (j) bentleri için her bir bende bin Türk Lirası, (d), (e), (f), (g), (ğ), (h), (ı) ve (i) bentlerine ise her bir bent için beşyüz Türk Lirası,”
“j) 12 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden taşımacıya; (a), (b), (c), (i) ve (l) bentleri için her bir bende bin Türk Lirası, (ç), (d), (g), (ğ), (h), (j), (k), (m) ve (n) bentlerine her bir bent için beşyüz Türk Lirası, (e) bendi için her bir teçhizata elli Türk Lirası, (f) bendi için ise ikiyüz Türk Lirası,”
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2019” ibaresi “1/7/2020” olarak değiştirilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(2) Bakanlığın yetkilendirdiği kurum/kuruluşa başvuruda bulunarak Taşıt Durum Tespit Belgesi almayan taşımacıya, 25 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendine göre idari para cezası uygulanır. Araçlara düzenlenen Taşıt Durum Tespit Belgesi, ADR/Taşıt Uygunluk Belgesi yerine geçmez.”
MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesinde yer alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2020” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 33 – (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları bu maddenin yayımı tarihinden 3 ay sonra, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”
MADDE 13 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 14 – Bu Yönetmelik hükümlerini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Sanıkların Tamamlanan İşin Gayri Resmi Nitelikteki Bu Projeye Göre Yapıldığını Bildiklerine Dair Dosyada Delil Bulunmaması Nedeniyle Beraat – İhaleye Fesat Karıştırma – Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2015/11674 E. , 2019/7654 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Eylemlerin edimin ifasına fesat karıştırma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarını oluşturduğunun kabulüyle ayrı ayrı mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların eylemleri neticesinde oluşan bir kamu zararı bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmasından ve bu konuda bilirkişi raporu alınmasından sonra atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan dolayı 6459 sayılı Yasayla değişik TCK’nın 235/2-a, 235/3-b maddelerindeki düzenlemeler ve zarar olmadığı kanaatine varılması halinde ise zamanaşımı hükümleri de gözetilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
… Kaymakamlığı … Hizmet Götürme Birliği tarafından 07/07/2006 tarihinde düzenlenen ve sanıkların ihale komisyonu üyesi oldukları kanalizasyon yapımı ihalesinin 469.000 TL bedel üzerinden … Tic. Ltd. Şti. lehine sonuçlanması sonrasında 26/07/2006 tarihinde imzalanan sözleşmeye ilişkin edimin ifası sırasında yükleniciye ihale bedelinin tamamı ödenmesine rağmen yapılan gerçek işin karşılığının 333.965 TL olması nedeniyle yükleniciye fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasında; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda yapılan işlerin revize projeye göre yapıldığı yönünde görüş bildirilmiş ise de sanıkların tamamlanan işin gayri resmi nitelikteki bu projeye göre yapıldığını bildiklerine dair dosyada delil bulunmadığı, ayrıca yüklenici tarafından bitirilen işe ilişkin geçici ve kesin kabul tutanağında sanıkların imzalarının yer almadığı, söz konusu raporun kanaate dayalı değerlendirmeler esas alınarak düzenlendiği nazara alındığında, tüm dosya kapsamına göre sanıkların yüklenen edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezaların hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Sanıkların yüklenen suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilmesine rağmen haklarında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması gerekliliği,
3-Sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Sanık …’ın hükümden sonra 09/11/2015 tarihinde vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 09/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
Karar No : 2019/MK-363
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2013/28382 İhale Kayıt Numaralı “Mutfak Demirbaş Malzemeleri” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği tarafından yapılan 2013/28382 ihale kayıt numaralı “Mutfak Demirbaş Malzemeleri” ihalesine ilişkin olarak Kayalar Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 05.08.2013 tarihli ve 2013/UM.II-3201 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Kayalar Çelik Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli E: 2013/1508, K: 2014/876 sayılı kararında “davanın reddine” karar verilmiştir.
Ankara 8. İdare Mahkemesinin yukarıda yer alan kararı üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından alınan 10.10.2019 tarih ve E:2014/4189, K:2019/2975 sayılı karar ile;
“1- İhale komisyonu kararına yönelik davanın reddine ilişkin kısmı ile dava konusu Kurul kararının davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından bu kısımlar yönünden ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemlerin başlatılmasına ilişkin kısmının incelenmesi;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İkinci Kısım” başlığı altında yer alan ve 18. maddeden 53. maddeye kadar olan bölümü “İhale Süreci”, “Üçüncü Kısım” başlığı altında yer alan 53. maddeden 58. maddeye kadar olan bölümü “Kamu İhale Kurumu, Şikâyetlerin İncelenmesi ve Anlaşmazlıkların Çözümü”, “Dördüncü Kısım” başlığı altında yer alan ve 58. maddeden 62. maddeye kadar olan bölümü “Yasaklar ve Ceza Sorumluluğu” şeklinde düzenlenmiştir.
4734 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “idare”, ihaleyi yapan bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar; “ihale”, bu Kanun’da yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım islerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemler seklinde tanımlanmış; 53. maddesinde, bu Kanun’la verilen görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Kamu İhale Kurumu’nun kurulduğu, Kurum’un bu Kanun’da belirtilen esas, usul ve işlemlerin doğru olarak uygulanması konusunda görevli ve yetkili olduğu, (b) bendinin 1. alt bendinde, ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece yapılan işlemlerde bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığına ilişkin şikâyetleri inceleyerek sonuçlandırmanın Kurum’un görev ve yetkilerinden olduğu; 58. maddesinin 1. fıkrasında ise, 17. Maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar, üzerine ihale yapıldığı hâlde mücbir sebep hâlleri dışında usulüne göre sözleşme yapmayanlar hakkında ise altı aydan az olmamak üzere bir yıla kadar, 2. ve 3. maddeler ile istisna edilenler dâhil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verileceği; katılma yasaklarının, ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili veya bağlı bulunulan bakanlık, herhangi bir bakanlığın ilgili veya bağlı kurulusu sayılmayan idarelerde bu idarelerin ihale yetkilileri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde ise İçişleri Bakanlığı tarafından verileceği kurala bağlanmıştır.
Kanun maddelerinde yer alan kuralların tek basına değil, Kanun’un tümü göz önünde bulundurularak yorumlanması gerekir. Çünkü, bir kuralın anlamı, kuralın kanunda yer aldığı kısım ve bölümler, diğer kurallarla ilişkisi, kanunun sistematiği içerisindeki konumu dikkate alınarak belirlenmelidir. Ayrıca, amaçsal yorum yöntemi de, kuralın anlamına, düzenlemenin amacına ya da temel gerekçesine, kanunun çıkarılış nedenine göre yorumlanmasını gerekli kılar.
4734 sayılı Kanun sistematik olarak incelendiğinde, Kamu İhale Kurulu’nun görev ve yetkilerinin Kanun’un üçüncü kısmında düzenlendiği görülmektedir. Kanun’un üçüncü kısmında yer alan 53. maddesinde, “ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece (ihaleyi yapan bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlarca) yapılan işlemlerde Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığına ilişkin şikâyetleri sonuçlandırmak” ve “haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilenlerin sicillerini tutmak” Kurum’un görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. İhalelere katılmaktan yasaklama ise, Kanun’un dördüncü kısmında yer alan 58. maddede ayrıca düzenlenmiş, yasaklama kararlarının ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili veya bağlı bulunulan bakanlık, herhangi bir bakanlığın ilgili veya bağlı kurulusu sayılmayan idarelerde bu idarelerin ihale yetkilileri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde ise İçişleri Bakanlığı tarafından verileceği belirtilerek yasaklamaya yetkili makamlar açıklığa kavuşturulmuştur. Bu maddenin gerekçesinde, ihaleye katılmaktan yasaklama kararlarını vermeye yetkili merciler açıkça belirlenerek bu konuda doğabilecek tereddütlerin giderildiği belirtilmiştir.
Kamu İhale Kurumu’na haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilenlerin sicillerini tutmak dışında yasaklama kararlarının bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığına ilişkin şikâyetleri inceleyerek sonuçlandırmak gibi bir görev ve yetki verilmediği, yasaklama kararlarının ihale sürecinde tesis edilen işlemlerden bağımsız olarak tesis edildiği, ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece yapılan işlemlerden kastedilenin ihaleyi yapan idarece yapılan işlemler olduğu, ihaleden yasaklama kararları ise mutlaka ihaleyi yapan idarece alınmadığından ve ihaleyi yapan eğer bir bakanlık değilse ihaleyi yapan idarenin ilgili veya bağlı bulunduğu bakanlıkça, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelere ilişkin olarak ise İçişleri Bakanlığı tarafından ihaleden yasaklama kararı verildiğinden, ihaleden yasaklama işlemlerinin başlatılmasına ilişkin işlemlerin ve ihaleden yasaklama kararlarının hukuka uygunluğunu değerlendirme konusunda Kamu İhale Kurulu’nun herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının, ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından, davacı şirket hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca yasaklama işlemlerinin başlatılmasında aykırılık bulunmadığına ilişkin kısmında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle 05.08.2013 tarihli ve 2013/UM.II-3201 sayılı Kamu İhale Kurulu kararı ile 29.05.2014 tarihli E: 2013/1508, K: 2014/876 sayılı Ankara 8. İdare Mahkemesi kararının kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 05.08.2013 tarihli ve 2013/UM.II-3201 sayılı kararında yer alan “yasaklama işlemine başlanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı” ile ilgili kısmının iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
İstekli Tarafından Motorin Girdisine İlişkin Olarak Çevre Ve Şehircilik Bakanlığının Birim Fiyatları Kullanılmak Suretiyle Açıklama
Karar No : 2019/MK-348
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/545293 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 7(Samsun) Bölge Müdürlüğü Hudutları Dahilinde 75(Samsun), 78(Sinop) Ve 79(Boyabat) Şube Şefliği Yollarında Agrega Temini Ve Üstyapı İşlerinin Yapılması İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/545293 ihale kayıt numaralı “Karayolları 7.(Samsun) Bölge Müdürlüğü Hudutları Dahilinde 75(Samsun), 78(Sinop) ve 79(Boyabat) Şube Şefliği Yollarında Agrega Temini ve Üstyapı İşlerinin Yapılması İşi” ihalesine ilişkin olarak Çağlar Yol Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 06.03.2019 tarihli ve 2019/UY.II-337 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Çağlar Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 01.07.2019 tarihli E:2019/612, K: 2019/1505 sayılı kararı ile anılan Kurul kararının (c) iddiası ile ilgili kısmının iptaline karar verilmiş, bunun üzerine 18.07.2019 tarihli ve 2019/MK-218 sayılı karar ile başvuru sahibinin (c) bendinde yer alan iddiasının esasının yeniden incelenmesine geçilmiş, 24.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-846 sayılı karar ile anılan iddiaya ilişkin olarak “itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Çağlar Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından 24.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-846 sayılı Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli E:2019/1585, K:2019/1575 sayılı kararı ile anılan Kurul kararının iptaline karar verilmiş, 04.12.2019 tarihli ve 2019/MK-332 sayılı karar ile başvuru sahibinin anılan iddiasının esasının yeniden incelenmesine geçilmiştir.
Ankara 18. İdare Mahkemesinin 01.07.2019 tarihli E:2019/612, K: 2019/1505 sayılı kararına karşı (06.03.2019 tarihli ve 2019/UY.II-337 sayılı karar) Kurum tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27.09.2019 tarihli, E.2019/2815, K.2019/2766 sayılı kararında “Aşırı düşük teklif sorgulamasının amacı, ihtiyacın uygun şartlarla karşılanmasından ziyade, teklif edilen ihale konusu işin gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğinin ortaya konulmasıdır. Başka bir anlatımla, aşırı düşük teklif açıklaması, teklif edilen fiyatla ihale konusu işin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ve isteklilerce gerçekçi fiyat teklifi hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti açısından önem taşımaktadır. Aşırı düşük teklif sorgulanmasına yönelik ilke ve kuralların önceden belirlenerek tüm istekliler tüm istekliler açısından aleniyetin sağlanması gerekmekte olup, ihale mevzuatının uygulanmasında karşılaşılan tereddütlere açıklık getirilmesi ve bu hususlarda uyulması gerekli esasların belirlenmesine ilişkin olarak çıkartılan Kamu İhale Genel Tebliği’nde yer alan açıklamaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, aşırı düşük açıklamaları kabul edilen 3 istekli tarafından da 04,109 poz numaralı mazot (motorin) girdisine İlişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan 2018 yılı rayiç fiyatının (5.01) kullanıldığı, davacı tarafından, “akaryakıt (mazot) girdisinin açıklanmasında Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.13.14. maddesi uyarınca EPDK tarafından il bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarının baz alınması gerektiği, aşırı düşük açıklamaları kabul edilen istekliler tarafından akaryakıt girdisinin açıklanmasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın birim fiyatının kullanıldığı, bu durumun mevzuata aykırılık teşkil ettiği” ileri sürülerek itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, davacının itirazen şikâyet başvurusunun, Kurul’un dava konusu kararıyla, “aşırı düşük açıklaması yapan istekliler tarafından, akaryakıt girdisine ilişkin olarak Tebliğ’in 45.1.13.14. maddesi uyarınca EPDK fiyatları ile açıklama yapılması mümkün olduğu gibi, Tebliğ’in 45.1.6. maddesi gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının yayımladığı rayiç fiyatlar baz alınarak da açıklama yapılmasının mümkün olduğu” gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, istekliler tarafından akaryakıt girdisinin açıklanmasında, kamu kurum ve kuruluşlarının yayımladığı rayiç fiyatların mı kullanılacağı, yoksa Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından il bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarıyla mı açıklamanın yapılacağı ya da herhangi birisiyle açıklama yapmalarının yeterli olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümü için, öncelikle Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.6., 45.1.13. maddeleri ile 45.1.13.14. maddesinin nasıl yorumlanacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.
Kamu ihale Genel Tebliği’nde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun uygulanmasında karşılaşılan tereddütlere açıklık getirilmesi ve bu hususlarda uyulması gerekli esasların belirlenmesi amaçlandığından, Tebliğ’de yer alan kuralların tek başına değil, Tebliğ’in tümü göz önünde bulundurularak ve Tebliğ’in kendine özgü sistematiği içerisinde yorumlanması gerekir. Çünkü bir kuralın anlamı, kuralın Tebliğ’de yer aldığı kısım ve bölümler, diğer kurallarla ilişkisi, Tebliğ’in sistematiği içerisindeki konumu dikkate alınarak belirlenmelidir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin uyuşmazlığa konu kısmı sistematik olarak incelendiğinde, Tebliğ’in 45.1.5. maddesinde, isteklilerin iş kalemleri/iş grupları için kamu kurum ve kuruluşlarınca yayımlanmış cari yıl birim fiyatları veya bu fiyatlardan daha yüksek fiyatları teklif etmeleri ve söz konusu iş kalemleri/grupları için hangi kamu kurum ve kuruluşunun birim fiyatını kullandıklarını, birim fiyat poz numarasını da yazmak suretiyle liste hâlinde belirterek açıklamaları kapsamında sunmaları durumunda analiz düzenlemelerinin zorunlu olmadığı, bu kapsamda, isteklilerin analiz düzenlemeleri zorunlu olmayan söz konusu iş kalemleri/grupları için 45.1.13. maddesinde belirtilen belgeleri sunmalarına da gerek bulunmadığı; 45.1.6. maddesinde, analizler ile yardımcı ve/veya alt analizlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenerek yayımlanmış rayiçleri kullanan ve bu rayiçleri poz numaralarını da belirtmek suretiyle liste hâlinde sunan isteklilerin, söz konusu rayiçlere ilişkin olarak Tebliğ’in 45.1.13. maddesinde belirtilen belgeleri sunmalarına gerek bulunmadığı; 45.1.13. maddesinde ise, teklifi aşırı düşük bulunan isteklilerin, tekliflerinde önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili olarak 4734 sayılı Kanun’un 38. maddesi uyarınca yapacakları açıklamada, sorgulamaya konu iş kalemlerine/gruplarına ilişkin analizler ile bu analizlere dayanak teşkil eden bilgi ve belgeleri sunmaları gerektiği belirtildikten sonra, maddenin devamında, isteklilerin analizlerine dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin ise, “üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri, çimento ve demir ürünleri için ilan edilmiş üretici fiyat tarifeleri, kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan mal ve hizmetlere ilişkin ilan edilmiş fiyat tarifeleri veya bunlardan alınmış fiyat teklifleri, maliyet/satış tutarı tespit tutanakları, stok tespit tutanakları, idarece istenmesi durumunda yardımcı analizler” olarak sayıldığı; Tebliğ’in 45.1.13.1 ile 45.1.13.14. maddeleri arasında ise, 45.1.13. maddede sayılan belgelerin şekil şartlarına, hangi hususları içermesi ve nerelerden alınması gerektiğine, belgeleri düzenleyenlerin sorumluluğuna ve hangi hâllerde aşırı düşük açıklamasında kabul edileceğine yönelik kurallara yer verildiği görülmektedir.
Bu bağlamda, isteklilerin aşırı düşük açıklamalarında, Tebliğ’in 45.1.5. ve 45.1.6. maddeleri uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarınca yayımlanmış birim fiyatları kullanmaları durumunda bu açıklamanın yeterli kabul edileceği; ayrıca Tebliğ’in 45.1.13. maddesinde belirtilen fiyat teklifleri, fiyat tarifeleri, maliyet/satış tutarı tespit tutanakları, stok tespit tutanakları gibi belgelerin istenmeyeceği; ancak isteklilerin Tebliğ’in 45.1.13. maddesinde belirtilen belgelerle açıklama yapmaları durumunda, bu belgeleri Tebliğ’in 45.1.13.1. ile 45.1.13.14. maddeleri arasında yer alan kurallara göre hazırlamaları gerekeceği sonucuna varılmaktadır.
Böylece, aşırı düşük sorgulamasına tabi tutulan isteklilere, kamu kurum ve kuruluşlarınca yayımlanmış birim fiyatlarla açıklama yapma imkânı verildiği gibi, Tebliğ’in 45.1.13. maddesinde belirtilen belgelerle de açıklama yapma imkânı verilmek suretiyle “seçimlik hak” tanınmıştır. ‘
Öte yandan, Kurum, isteklilerin aşırı düşük açıklamalarında akaryakıt girdisine ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarının birim fiyatlarıyla değil, yalnızca EPDK tarafından İl bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarıyla açıklama yapmalarını murâd etmiş olsaydı, bu maddeyi Tebliğ’in 45.1.13. maddesinin devamı şeklinde değil, müstakil bir madde olarak düzenleyebilirdi. Bu durum da Kurum’un böyle bir iradesinin olmadığını göstermektedir.
Bu itibarla, isteklilerin, aşırı düşük açıklamalarını, kamu kurum ve kuruluşlarınca yayımlanmış birim fiyatları kullanmak suretiyle yapabilecekleri gibi Tebliğ’in 45.1.13. maddesinde belirtilen belgelerle de yapabilecekleri, bu hususta isteklilere “seçimlik hak” tanındığı anlaşıldığından, aşırı düşük açıklamaları kabul edilen 3 istekli tarafından motorin girdisine ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının birim fiyatları kullanılmak suretiyle açıklama yapıldığı görüldüğünden, davacının itirazen şikâyet başvurusunun (c) bendinde yer alan iddiasının reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu Kurul kararının bu kısmının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 18.07.2019 tarihli ve 2019/MK-218 sayılı Kurul kararı ile bu karara dayanılarak alınan 24.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-846 sayılı Kurul kararının iptaline,
2- Kamu İhale Kurulunun 04.12.2019 tarihli ve 2019/MK-332 sayılı Kurul kararının iptaline,
3- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 06.03.2019 tarihli ve 2019/UY.II-337 sayılı kararının (c) alt başlığındaki iddiaya ilişkin değerlendirmelerin hukuken geçerliliğini koruduğuna,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
İtiraz Niteliği Taşımayan Başvurunun Süre Gerekçesiyle Reddedilemeyeceği
Karar No : 2017/MK-492
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2016/205589 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 9, Bölge Müdürlüğü Yol Ağındaki Orta Refüj, Kavşak İle Köprülü Kavşaklarda Bulunan Mevcut Fidan, Çalılar İle Çim Sahaların Sulama Ve Her Türlü Bakımlarının Yapılması Hizmet Alım İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2016/205589 ihale kayıt numaralı “Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü Yol Ağındaki Orta Refüj, Kavşak İle Köprülü Kavşaklarda Bulunan Mevcut Fidan, Çalılar İle Çim Sahaların Sulama ve Her Türlü Bakımlarının Yapılması Hizmet Alım İşi” ihalesine ilişkin olarak Has Emlak Müşavirlik Orm. Paz. Kom. San. ve Tic. Ltd. Şti.nce itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş olup Kurulca alınan 26.07.2017 tarihli ve 2017/UH.III-2025 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Has Emlak Müşavirlik Orm. Paz. Kom. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve E: 2017/2577, K: 2017/2335 sayılı kararı ile “… 2017/MK-276 sayılı Kurul kararı ile Bar-Den İnş. Tem. Nak. Gıda Pet. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ihale üzerinde bırakılan davacı şirket ile ilgili iddialarının esastan incelenmesine karar verildiği, bu aşamada davacı tarafından verilen 18.07.2017 tarihli başvuru dilekçesinde; Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünce 14.07.2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü Yol Ağındaki Orta Refüj, Kavşak ile Köprülü Kavşaklarda Bulunan Mevcut Fidan, Çalılar ile Çim Sahalar Sulama ve Her Türlü Bakımlarının Yapılması Hizmet Alım İşi” ihalesinin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olarak değerlendirilmesi gereken teklifini sunmuştur. İnternet sayfasından Bar-Den İnş. Tem. Nak. Gıda Pet San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından şikayet başvurusunda bulunduğu başvuru 29.03.2017 tarih ve 2017/UH.III-929 sayılı kararı ile reddedildi. Söz konusu karar akabinde Sayın Kurumunuzun 06.07.2017 tarih ve 2017/MK-276 sayılı kararı uyarınca başvurunun esasının incelenmesine karar verildiği anlaşılmış olup, esas incelenmesi müvekkil firmanın haklarını etkileyebileceğinden iş bu beyan dilekçesini Anayasa m. 36 kapsamında sunma zarureti hâsıl olmuştur. İtirazen şikâyet başvurusunda bulunan Bar-Den İnş. Tem. Nak. Gıda Pet. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından birinci ihale kararına karşı şikayet ve itirazen şikayet başvurusunda bulunulması gerekli iken 2. ihale kararında var olan nedenlere istinaden başvuruda bulunulması Kamu İhale Kanununun 55. maddesinde ’’Şikayet başvurusu …. İşlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen 10 gün içinde ihale ile paraya yapılır” düzenlemesine aykırıdır” ifadelerine yer verildiği, anılan dilekçede 29.03.2017 tarih ve 2017/UH.III-929 sayılı Kurul kararına itiraz niteliğinde bir beyanın bulunmadığı, mevzuatta Kamu İhale Kurul kararlarına karşı itiraz yolunun öngörülmediği, 29.03.2017 tarih ve 2017/UH.III-929 sayılı Kurul kararının davacı lehine olduğu, bu sebeple bu karara bir itirazda bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, anılan dilekçede açıkça Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında bir başvuru olduğunun belirtildiği, bunun ise her gerçek ve tüzel kişinin Anayasal hakkı olduğu kanaatine varılmakla, davacının 18.07.2017 tarihli dilekçesinin 29.03.2017 tarih ve 2017/UH.III-929 sayılı Kurul kararına itirazen şikayet başvurusu olarak değerlendirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu Kurul kararıyla her ne kadar itirazen şikâyet başvuru harcının yatırılmadığı ve baro pulunun eksik olduğu bu nedenlerle başvurunun şekil yönünden de reddine karar verilmiş ise de, itirazen şikâyet başvurusu niteliğinde olmayan dilekçeler için itirazen şikâyet başvuru harcının yatırılması gerekmediği gibi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 27/3. maddesine göre pul eksikliği nedeniyle vekâletnamelerin işleme konulmamasına karar verilmesinden önce bu eksikliğin giderilebileceği anlaşılmakla, dava konusu Kurul kararının davacının dilekçesinin şekil yönünden reddedilmesinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır …” gerekçelerine yer verilmek suretiyle “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle, anılan Kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla;
1- Kamu İhale Kurulunun 26.07.2017 tarihli ve 2017/UH.III-2025 sayılı Kurul kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuruya ilişkin olarak gelinen aşamada başkaca bir işlem tesis edilmesine gerek bulunmadığına,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
Gerçekleşen Birleşme Sonrasında, Devrolunan Şirketin Sahip Olduğu İş Deneyim Belgesini Kullanma Hakkının Devralan Şirkete İntikal Edebileceği
Karar No : 2019/MK-340
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2012/1117 İhale Kayıt Numaralı “Bitlis-Mutki-Kavakbaşı İl Yolu (Km:0+000-40+000) Arası Toprak İşleri Sanat Yapıları Ve Üst Yapı İşleri Yapım İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2012/1117 ihale kayıt numaralı “Bitlis-Mutki-Kavakbaşı İl Yolu (Km:0+000-40+000) Arası Toprak İşleri Sanat Yapıları ve Üst Yapı İşleri Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak Sigma İnş. ve Turizm İşletmeleri Tic. A.Ş.-Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 31.05.2012 tarihli ve 2012/UY.II-2336 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.
Davacı Sigma İnş. ve Turz. İşlt. Tic. A.Ş. -Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi tarafından anılan Kurul kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin 02.05.2013 tarihli ve E:2012/1066, K:2013/796 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 27.09.2019 tarihli ve E:2013/3322, K:2019/2747 sayılı kararı ile “… Uyuşmazlık, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı 10. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince, belge sahiplerinin en az bir yıldır tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip oldukları şirketler için kullanabildikleri iş deneyim belgelerinin; hissesine sahip oldukları şirketin, bir başka şirket ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği devralma şeklinde birleşmelerinden sonra %51 hisse şartını koruması durumunda devralan şirket için de kullanılıp kullanılamayacağına ilişkindir.
Olayda, davacı şirketin yer aldığı iş ortaklığının pilot ortağı Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından şirketin ortağı Mustafa YAMAN’a ait iş deneyimini gösteren belgenin sunulduğu, 25/09/2010 tarihinde Mustafa YAMAN’ın Kurumsal İş Yönetim Sistemleri Danışmanlık ve Bilişim A.Ş.’nin %51 oranında hissesini satın aldığı, 17/10/2011 tarihinde Kurumsal İş Yönetim Sistemleri Danışmanlık ve Bilişim A.Ş.’nin birleşme yoluyla Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş.’ye devrolunduğu, devir ile birlikte Mustafa Yaman’ın Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş.’de %51 oranında hisseye sahip olmaya devam ettiği görülmüştür.
Bu durumda, iş deneyim belgesi sahibi Mustafa Yaman, devrolunan Kurumsal İş Yönetim Sistemleri Danışmanlık ve Bilişim A.Ş.’de en az bir yıldır %51 oranında hisseye sahip olduğundan, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 3. fıkrası gereğince iş deneyim belgesi devralan şirket Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından da kullanılabilecektir. Başka bir anlatımla, Mustafa Yaman’ın birleşme sonrasında devralan şirketteki pay oranının da %51’in üzerinde olduğu anlaşıldığından, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak gerçekleşen birleşme sonrasında, devrolunan şirketin sahip olduğu iş deneyim belgesini kullanma hakkının devralan şirkete intikal edebileceğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, birleşmenin Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde değil de Kurumsal İş Yönetim Sistemleri Danışmanlık ve Bilişim A.Ş. bünyesinde gerçekleşmesi durumunda kullanılabilecek iş deneyim belgesinin, birleşmenin davacı şirketlerden Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde gerçekleşmesine dayalı olarak kullanılamayacağı sonucuna varmak, 4734 sayılı Kanunun iş deneyim belgesine yüklediği fonksiyona da aykırı olacaktır.
Bu itibarla, davacı Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından sunulan anılan şirketin ortağı Mustafa Yaman’a ait iş deneyim belgesini gösteren belgenin, iş deneyim belgesi sahibi Mustafa Yaman’ın Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş.’de bir yıl kesintisiz %51 hissesine sahip ortak olmadığı, şirket birleşmelerinde devrolan şirkette geçirilen %51 hisseye sahip dönemin devralan şirkette geçirilen dönemden sayılamayacağından bahisle ön yeterlik başvurusunun yetersiz bulunması işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığına ilişkin dava konusu Kurul kararında ve davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçelerine yer verilerek Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin 02.05.2013 tarihli ve E:2012/1066, K:2013/796 sayılı kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 31.05.2012 tarihli ve 2012/UY.II-2336 sayılı kararının Sigma İnş. ve Turz. İşlt. Tic. A.Ş. -Orak Altyapı San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi’ne ilişkin (A) bölümünün iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ ODASI ANA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 21/5/2013 tarihli ve 28653 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bilgisayar Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ç) Temsilcilik: Bilgisayar Mühendisleri Odası il ve bölge temsilciliklerini,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5 – (1) Bilgisayar Mühendisleri Odası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 13 üncü maddesine dayanılarak kurulmuştur. Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili bilgisayar, bilgisayar bilimleri, bilgisayar ve enformatik, bilgisayar sistemleri, bilgisayar ve kontrol, yazılım, bilişim sistemleri, yazılım ve bilişim mühendisleri Bilgisayar Mühendisleri Odasının üyesidir ve bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Ankara’dır.” ibaresi “Ankara’dadır.” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Odaya asıl üye olabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak; yurt içinde bilgisayar, bilgisayar bilimleri, bilgisayar ve enformatik, bilgisayar sistemleri, bilgisayar ve kontrol, yazılım, bilişim sistemleri, yazılım ve bilişim mühendisliği eğitimi veren mühendislik fakültelerinden birinden ya da yurt dışındaki aynı eğitimi veren yükseköğretim kurumlarından mezun olmak ve diplomasının denkliği Yükseköğretim Kurulunca onaylanmış olmak gerekir. Yasal olarak mesleğini uygulamaya hak kazanmış bilgisayar, bilgisayar bilimleri, bilgisayar ve enformatik, bilgisayar sistemleri, bilgisayar ve kontrol, yazılım, bilişim sistemleri, yazılım ve bilişim mühendisleri, mühendis unvanı kullanmak ve mesleki faaliyette bulunabilmek için Odaya üye olmak ve üyelik niteliğini korumak zorundadır.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11 – (1) Odaya üye olmak için aşağıdaki belgelerin sağlanması gerekir:
a) Türkiye Cumhuriyeti uyruklular, Türkiye sınırları içinde oda bünyesindeki mühendislik dallarının lisans eğitimini veren kurumlardan verilen diplomaların, diplomayı veren kurum ya da noter tarafından onaylanmış suretini veya aynı kurumlarca onaylanmış geçici mezuniyet belgelerini, Yükseköğretim Kurulundan aldıkları denklik belgelerini ya da bunların Yükseköğretim Kurulu veya noterce onaylı fotokopilerini Odaya verir. Lisans eğitimi diploması ayrıca e-Devlet üzerinden alınan belge ile de doğrulanabilir. Üyelik kaydında Oda tarafından gerçekliği doğrulanmış lisans diploması esastır.
b) Üyelik için başvuranlar Türkiye Cumhuriyeti resmi kurumlarınca verilen Kimlik Kartı fotokopilerini veya e-Devlet üzerinden alınan nüfus kayıt örneği belgelerini, bir adet fotoğraf ve Oda Üyelik Kayıt Formlarını Odaya verir.
c) Geçici üye olarak kayıt yaptıracak yabancı uyruklu bilgisayar mühendisleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 34 üncü ve 35 inci maddelerine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen belgelere ek olarak yetkili bakanlıktan almış oldukları onay belgesi ve çalışma iznini Odaya vermek zorundadır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen koşulları yerine getirerek Odaya üye olanlara Üye Kimlik Kartı verilir.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “ücretsiz izin” ibaresinden önce gelmek üzere “üyenin” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(2) Oda Genel Kurulu, delege tam sayısının çoğunluğu ile toplanır. Birinci toplantıda çoğunluk sağlanamaması halinde, ikinci toplantı için çoğunluk aranmaz. Ancak ikinci toplantıya katılan delege sayısı; Oda Yönetim, Onur ve Denetleme Kurulu asıl ve yedek üyeleri, Oda temsilcisi TMMOB Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeleri, Yüksek Onur ve Denetleme Kurulu aday sayısının altında olamaz.”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18 – (1) Oda Genel Kurulu, delege sistemine göre, doğal delegeler ile Odaya kayıtlı asıl üyeler arasından seçilecek delegelerden oluşur. Oda Yönetim, Onur ve Denetleme Kurullarının asıl üyeleri ile Birlik Yönetim, Yüksek Onur ve Denetleme Kurullarının Oda mensubu asıl üyeleri, Oda Genel Kurulunun doğal delegeleridir.
(2) Doğal delegeler hariç olmak üzere Oda Genel Kurulu toplam delege sayısı 500’dür. Diğer delegeler şube genel kurullarında, şubelerin dışında kalan illerde ise Oda Yönetim Kurulunun belirleyeceği illerden oluşan seçim bölgelerinde, her seçim bölgesi için yine Oda Yönetim Kurulunun belirleyeceği bir ilde Oda gözlemcisi nezaretinde, Şube Genel Kurulu esaslarına göre yapılacak seçimlerle saptanır.
(3) Her şube veya seçim bölgesinde belirlenecek toplam asıl delege sayısı, söz konusu birimlerin üye sayıları esas alınarak 500 kişilik delege sayısı esasına göre belirlenir. Şube ve seçim bölgelerindeki illerin üye sayılarının Odanın toplam üye sayısı içerisindeki payı esas alınarak ortaya çıkacak oranların 500 ile çarpımından söz konusu şube veya seçim bölgesinin eşit sayıda olmak üzere asıl ve yedek delege sayısı bulunur. Hesaplamalarda yuvarlamalar yukarıya doğru yapılır. Yuvarlamalardan kaynaklanan artışlar 500 kişilik delege sayısına eklenir.
(4) Odanın toplam üye sayısının en az % 4’üne sahip iller Oda Yönetim Kurulu kararına gerek olmadan seçim bölgesidir; %4’ün altında üye sayısına sahip iller seçim bölgesi ilan edilemez.
(5) Oturma ve çalışma yerleri, ayrı şube bölgesinde bulunan üyelerin durumunun saptanmasında, üyelerin yazılı beyanı yoksa ikametgâh adresi esas alınır.”
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “üyelerin” ibaresi “delegelerin” olarak, (c) bendinde yer alan “üye” ibaresi “delege” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “üye” ibaresi “delege” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Üyelerin” ibaresi “Delegelerin” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üye” ibareleri “delege” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) Meslek alanları ile ilgili diğer meslek kuruluşları ile işbirliği yaparak üyelerin hak ve yetkilerini korumak ve bunu sağlamak için teknik ve idari işleyiş ile ilgili yönerge, şartname ve sözleşmeler hazırlamak ve bu konular ile ilgili önerilerini Oda Genel Kurulu ve Birlik Yönetim Kurulu onayına sunmak,”
MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “beş asil ve beş yedek” ibaresi “5 asıl ve 5 yedek” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Oda Yönetim Kurulu, Şube Yönetim Kurulu ve Temsilcilik Kurulunca gündeme getirilen konuları görüşür ve Oda Yönetim Kuruluna tavsiye kararlarını iletir.”
MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ç) Oda Genel Kurulunun, görüşmelere katılan üyelerin 2/3 (üçte iki) çoğunluğu ile şube kurulması kararını alması.”
MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Şube Yönetim Kurulu adayları ile Oda Genel Kurulu asıl ve yedek delege adaylarının belirlenmesi ve duyurulması,”
MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Yönetim Kurulu için 7 asıl, 7 yedek üye ile Oda Genel Kuruluna katılmak üzere Şube üye sayısının Odanın toplam üye sayısı içindeki payının 500 ile çarpımından ortaya çıkan sayıda asıl ve yedek delegeyi seçmek.”
MADDE 19 – Aynı Yönetmeliğin 86 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Temsilcilik Kurulu, temsilciliğe bağlı üye sayısına göre ihtiyaç duyulan kadar tek sayıda üyeden, gerektiğinde eğilim yoklaması yapılarak oda yönetim kurulunca belirlenir. Oda yönetim kurulu, temsilcilik kurulması yolunda aldığı kararı ve Temsilcilik Kurulunu, temsilciliğin bulunduğu il/ilçenin mülki amirine, belediye başkanlığına, cumhuriyet savcılığına ve ilgili kurum ve kuruluşlara yazı ile bildirir. Temsilcilik Kurulunun değişmesi durumunda aynı yöntem izlenir.”
MADDE 20 – Aynı Yönetmeliğin 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “temsilciliği” ibaresi “temsilciliğin” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 21 – Aynı Yönetmeliğin 95 inci maddesinin başlığı “Oda adına gelirlerin toplanması ve giderlerin karşılanması” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 22 – Aynı Yönetmeliğin 104 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “organlar,” ibaresi “organ ve delege seçimleri,” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 23 – Aynı Yönetmeliğin 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 106 – (1) Organ seçimine katılacak asıl ve yedek adayların dilekçeleri, Genel Kurul Başkanlık Divanınca toplanarak görevli İlçe Seçim Kuruluna verilir. Bir göreve, en az o göreve seçilecek sayıda aday gösterilmesi gerekir.”
MADDE 24 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 25 – Bu Yönetmelik hükümlerini Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bilgisayar Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu yürütür.
- Published in Genel








