İstekliler Tarafından Akaryakıt Girdisine İlişkin Olarak EPDK Tarafından İl Bazında Günlük Yayımlanan Akaryakıt Fiyatlarının % 90’ının Altında Sunulan Açıklamalar Geçerli Kabul Edilmeyeceği
Karar No : 2019/MK-332
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/545293 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 7(Samsun) Bölge Müdürlüğü Hudutları Dahilinde 75(Samsun), 78(Sinop) Ve 79(Boyabat) Şube Şefliği Yollarında Agrega Temini Ve Üstyapı İşlerinin Yapılması İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/545293 ihale kayıt numaralı “Karayolları 7.(Samsun) Bölge Müdürlüğü Hudutları Dahilinde 75(Samsun), 78(Sinop) ve 79(Boyabat) Şube Şefliği Yollarında Agrega Temini ve Üstyapı İşlerinin Yapılması İşi” ihalesine ilişkin olarak Çağlar Yol Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 06.03.2019 tarihli ve 2019/UY.II-337 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Çağlar Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 01.07.2019 tarihli E:2019/612, K: 2019/1505 sayılı kararı ile anılan Kurul kararının (c) iddiası ile ilgili kısmının iptaline karar verilmiş, 18.07.2019 tarihli ve 2019/MK-218 sayılı karar ile başvuru sahibinin (c) bendinde yer alan iddiasının esasının yeniden incelenmesine geçilmiş, 24.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-846 sayılı karar ile “itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Çağlar Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli E:2019/1585, K:2019/1575 sayılı kararında “…Olayda davacı şirket tarafından adı geçen şirketler ile ilgili olarak 04.02.2019 tarihli itirazen şikayet dilekçesinde ileri sürülen ve dava konusunu teşkil eden (c) bendinde yer alan iddiasına bakıldığında özetle;
“c) EPDK tarafından yayımlanan Petrol piyasası bayi satış fiyatı bülteninde motorin litre fiyatının KDV dahil 5,99701 TL olarak belirlendiği, bu çerçevede akaryakıt girdilerinde bu fiyatın baz alınması gerektiği, anılan istekliler tarafından akaryakıt girdisinin açıklanmasında birim fiyat olarak sunulan fiyatların EPDK tarafından günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarının %90’ının altında kaldığı, örnek birim fiyat ile mazot girdisinin açıklanmasının mevzuat gereği mümkün olmadığı” yer verildiğinin görüldüğü,
Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin 01.07.2019 tarihli ve E.2019/612, K.2019/1505 sayılı kararı ile “…Dava konusu olayda, (c) bendinde yer alan iddia bakımından yapılan incelemede; aşırı düşük teklif açıklamaları kabul edilen adı geçen 3 istekli tarafından da 04.109 poz numaralı mazot girdisine ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yayımlanan 2018 yılı rayiç fiyatının kullanıldığı, EPDK fiyatlarının kullanılmadığı, ancak Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.6’ncı maddesinin, analizlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenerek yayımlanmış rayiçleri kullanan ve söz konusu rayiçleri poz numaralarım da belirtmek suretiyle liste halinde sunan isteklilerin, söz konusu rayiçlere ilişkin olarak 45.1.13’üncü maddesinde belirtilen belgeleri sunmalarına gerek bulunmadığına ilişkin olduğu, diğer bir deyişle hu maddenin bu tür isteklilerin 45.1.13’üncü maddesinde belirtilen belgeleri sunması zorunluluğunun bulunmamasına ilişkin olduğu, bu maddeye göre daha özel ve açık düzenleme olan Tebliğin 45.1.13.14’üncü maddesinde istekliler tarafından akaryakıt girdisine ilişkin olarak EPDK tarafından il bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarının % 90’ının altında sunulan açıklamalar geçerli kabul edilmeyeceğinin belirtildiğinden bu maddeye göre aşırı düşük teklif açıklamasında akaryakıt girdisinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacının bu iddiasının reddine ilişkin Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır” kararının verildiği, kurul tarafından anılan mahkeme kararında belirtilen bu gerekçeler doğrultusunda tekrar yapılan değerlendirme neticesinde alınan dava konusu 24.07.2019 tarih ve 2019/UY.II-846 sayılı kararında özetle; “EPDK tarafından Samsun ilinde ihale ilan tarihi 05.11.2018 ile ihale tarihi arasında yayımlanan günlük motorin birim fiyatları incelendiğinde en düşük motorin litre fiyatının 5.15 TL(ALPET) olduğu, söz konusu fiyatın KDV hariç 4,36 TL(5,15/1,18) olarak hesaplanacağı, litreden kilograma dönüştürme işlemi için motorin yoğunluğu (0.820-0,845kg/lt) ile kg birimine dönüştürülmesi sonucu 5,16 TL/kg (4.36/0,845) olacağı ve bulunan tutarın Kamu ilahe Genel Tebliği’nin “…45.1.13.14. İstekliler tarafından akaryakıt girdisine ilişkin olarak EPDK tarafından il bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarının %90’nın altında sunulan açıklamalar geçerli kabul edilmeyecektir…” açıklamasına binaen %90’ına denk gelen tutarın 4,65TL(5,16*0,90) olacağı, isteklilerin bu tutarın altında teklif sunamayacakları, ihalede aşırı düşük teklif açıklamaları kabul edilen 3 istekli tarafından da 04.109. poz numaralı mazot (motorin) girdisine ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yayımlanan 2018 yılı rayiç fiyatının (5,01) kullanıldığı, dolayısıyla anılan istekliler tarafından mazot (motorin) girdisine ilişkin olarak sunulan fiyatın, EPDK tarafından yayımlanan fiyatın %90’ından daha yüksek bir fiyat olduğu anlaşıldığından başvuru sahibi isteklinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.” açılaması yapılarak, başvuru sahibinin iddiasının yerinde görülmediği kararının verildiğinin görülmektedir.
Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın çözümü amacıyla Mahkeme’mizce alınan 26.09.2019 tarihli Ara Kararı ile davalı idareden özetle; Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından, 28.11.2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ihalede belirtilen işlerin ağırlıklı olarak hangi il’de ifa edileceğinin sorulduğu, davalı idarece gönderilen 11.10.2019 tarih ve E.2019/18449 sayılı cevabi yazı eklerinde gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, “Karayolları 7.(Samsun) Bölge Müdürlüğü Hudutları Dahilinde 75(Samsun) 78(Sinop) ve 79(Boyabat) Şube Şefliği Yollarında Agrega Temini ve Üstyapı İşlerinin Yapılması İşi’ ihalesinin “İl Bazında Yaklaşık Maliyetteki İmalat Oranlarına” bakıldığında Samsun: % 43,98, Sinop: % 56,02 olduğu görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ışığında, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.13.14’üncü maddesinde, istekliler tarafından akaryakıt girdisine İlişkin olarak EPDK tarafından il bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarının % 90’ının altında sunulan açıklamalar geçerli kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, bu kapsamda ihale konusu işin yapılacağı yere en yakın ilin akaryakıt girdileri esas alınması gerektiği, söz konusu ihaleye ilişkin “İl Bazında Yaklaşık Maliyetteki İmalat Oranlarına” bakıldığında bu oranın Samsun ili için %43,98, Sinop ili için ise %56,02 olduğu, dolayısıyla davalı idarece akaryakıt girdisine ilişkin olarak değerlendirme yapılır iken imalat oranı daha yüksek olan Sinop ili esas alınması gerekmekte iken imalat oranı daha düşük olan Samsun ili esas alınarak değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığı görülmüş olup, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 24.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-846 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin (c) alt başlığındaki iddiasının esasının yeniden incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Kamu İhale Mevzuatına Göre Yönetim Faaliyetleri Nedeniyle Alınan Belge Tutarlarının Beşte Bir Oranında Dikkate Alınacağı
Karar No : 2019/MK-334
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2019/135266 İhale Kayıt Numaralı “Kömürhan Tüneli Elektrik Ve Elektromekanik İşleri (Enerji Temini, Havalandırma, Aydınlatma, Haberleşme, Yangın, Scada Ve Diğer Kontrol Sistemlerine İlişkin Elektrik Ve Elektromekanik Vs) Ve Kömürhan Köprüsü Dekoratif Aydınlatma İşlerinin Yapılması” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2019/135266 ihale kayıt numaralı “Kömürhan Tüneli Elektrik ve Elektromekanik İşleri (Enerji Temini, Havalandırma, Aydınlatma, Haberleşme, Yangın, Scada ve Diğer Kontrol Sistemlerine İlişkin Elektrik ve Elektromekanik vs.) ve Kömürhan Köprüsü Dekoratif Aydınlatma İşlerinin Yapılması” ihalesine ilişkin olarak Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 18.07.2019 tarihli ve 2019/UY. II-837 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının kendisiyle ilgili kısmının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Ziver Petrol A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli E: 2019/1492, K: 2019/1929 sayılı kararında “Davacı şirketin sunmuş olduğu iş deneyim belgesinin benzer iş tanımına uygun olmadığı ve iş deneyim tutarlarının sağlanmadığı iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede;
2) Dava dışı Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin ikinci iddiasına ilişkin olarak Kamu İhale Kurulu kararı incelendiğinde, davacı şirket tarafından iş deneyimini tevsik etmek üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen davacı şirketin ortağı Sabri Tekin’e ait 06.12.2018 tarih ve 3349-Y-KD-588-1 sayılı iş yönetme belgesinin (devam eden ve iş artışı olan işlerde) sunulduğu, söz konusu belgeye konu işin “Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dâhil) otoyolu projesinin yap-işlet-devret modeli ile yapılması, işletilmesi ve devri”, uygulanan yapı tekniğinin “… A-V Grubu: Karayolu işleri (Altyapı + üstyapı)” ilgilinin görev unvanı ile ilgili olarak E-1 grubuna (benzer iş) ait olarak hissesine düşen belge tutarının 58.383.631,00 TL olduğu, güncellenmiş belge tutarının 145.120.401,86 TL olduğu, kamu ihale mevzuatına göre yönetim faaliyetleri nedeniyle alınan belge tutarları beşte bir oranında dikkate alınacağı, belge tutarının 145.120.401,86 TL/5= 29.024.080,37 TL olduğu tespit edildiği, bahse konu iş yönetme belgesine konu işin ihale dokümanında belirlenen benzer iş tanımına uygun olduğu değerlendirilen kısmının güncellenmiş tutarının davacı şirketin söz konusu ihalede sağlaması gereken asgari iş deneyim tutarını (53.000.000×0,8=42.400.000 TL) karşılamadığı belirtildiği, ancak davacı tarafından 17.10.2019 tarihli yazıyla dosyaya ibraz edilen Ankara 56. Noterliği ‘nin 17.10.2019 tarihli ve 13891 yevmiye numarası ile onaylanmış olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü İşletmeler Daire Başkanlığı’nın 16.10.2019 tarihli ve E.280456 sayılı yazısına göre, Sabri Tekin için düzenlenen 06.12.2018 tarih ve 3349-Y-KD-588-1 sayılı iş yönetme belgesine konu Gebze-Orhangazi-İzmir (lzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) otoyolu projesinin yap-işlet-devret projesi kapsamında ücret toplama ile tünel işleri kapsamında yapılan Elektrik ve Elektro-Mekanik işlerin toplam tutarının 113.357.515,50-TL olduğunun anlaşıldığı, güncellenmiş belge tutarının ise 281.765.416,93-TL olduğu, kamu ihale mevzuatına göre yönetim faaliyetleri nedeniyle alınan belge tutarları beşte bir oranında dikkate alınacağı, belge tutarının 281.765.416,93 TL/5= 56.353.083,38- TL olduğu, davacı şirketin söz konusu ihalede sağlaması gereken asgari iş deneyim tutarını (53.000.000×0,8=42.400.000 TL) sağlamış olduğunun anlaşılmış olması karşısında Kamu İhale Kurulu kararında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle “1) Dava konusu işlemin benzer iş tutarının sağlanamadığı iddiasına ilişkin kısmın iptaline,
2 ) Davanın, davacı şirketin ihaleye katılamayacağı iddiasına ilişkin kısmı yönünden ise reddine” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 18.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-837 sayılı kararının 2’nci iddiasında yer verilen “…ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi Ziver Petrol A.Ş.nin sunmuş oldukları iş deneyim belgelerinin benzer iş tanımına uygun olmadığı ve iş deneyim tutarlarının idare tarafından istenen miktarı karşılamadığı,” iddiasına ilişkin kısmın iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İş Deneyim Belgesi
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ ODASI ANA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 21/5/2013 tarihli ve 28653 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bilgisayar Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ç) Temsilcilik: Bilgisayar Mühendisleri Odası il ve bölge temsilciliklerini,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5 – (1) Bilgisayar Mühendisleri Odası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 13 üncü maddesine dayanılarak kurulmuştur. Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili bilgisayar, bilgisayar bilimleri, bilgisayar ve enformatik, bilgisayar sistemleri, bilgisayar ve kontrol, yazılım, bilişim sistemleri, yazılım ve bilişim mühendisleri Bilgisayar Mühendisleri Odasının üyesidir ve bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Ankara’dır.” ibaresi “Ankara’dadır.” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Odaya asıl üye olabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak; yurt içinde bilgisayar, bilgisayar bilimleri, bilgisayar ve enformatik, bilgisayar sistemleri, bilgisayar ve kontrol, yazılım, bilişim sistemleri, yazılım ve bilişim mühendisliği eğitimi veren mühendislik fakültelerinden birinden ya da yurt dışındaki aynı eğitimi veren yükseköğretim kurumlarından mezun olmak ve diplomasının denkliği Yükseköğretim Kurulunca onaylanmış olmak gerekir. Yasal olarak mesleğini uygulamaya hak kazanmış bilgisayar, bilgisayar bilimleri, bilgisayar ve enformatik, bilgisayar sistemleri, bilgisayar ve kontrol, yazılım, bilişim sistemleri, yazılım ve bilişim mühendisleri, mühendis unvanı kullanmak ve mesleki faaliyette bulunabilmek için Odaya üye olmak ve üyelik niteliğini korumak zorundadır.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11 – (1) Odaya üye olmak için aşağıdaki belgelerin sağlanması gerekir:
a) Türkiye Cumhuriyeti uyruklular, Türkiye sınırları içinde oda bünyesindeki mühendislik dallarının lisans eğitimini veren kurumlardan verilen diplomaların, diplomayı veren kurum ya da noter tarafından onaylanmış suretini veya aynı kurumlarca onaylanmış geçici mezuniyet belgelerini, Yükseköğretim Kurulundan aldıkları denklik belgelerini ya da bunların Yükseköğretim Kurulu veya noterce onaylı fotokopilerini Odaya verir. Lisans eğitimi diploması ayrıca e-Devlet üzerinden alınan belge ile de doğrulanabilir. Üyelik kaydında Oda tarafından gerçekliği doğrulanmış lisans diploması esastır.
b) Üyelik için başvuranlar Türkiye Cumhuriyeti resmi kurumlarınca verilen Kimlik Kartı fotokopilerini veya e-Devlet üzerinden alınan nüfus kayıt örneği belgelerini, bir adet fotoğraf ve Oda Üyelik Kayıt Formlarını Odaya verir.
c) Geçici üye olarak kayıt yaptıracak yabancı uyruklu bilgisayar mühendisleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 34 üncü ve 35 inci maddelerine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen belgelere ek olarak yetkili bakanlıktan almış oldukları onay belgesi ve çalışma iznini Odaya vermek zorundadır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen koşulları yerine getirerek Odaya üye olanlara Üye Kimlik Kartı verilir.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “ücretsiz izin” ibaresinden önce gelmek üzere “üyenin” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(2) Oda Genel Kurulu, delege tam sayısının çoğunluğu ile toplanır. Birinci toplantıda çoğunluk sağlanamaması halinde, ikinci toplantı için çoğunluk aranmaz. Ancak ikinci toplantıya katılan delege sayısı; Oda Yönetim, Onur ve Denetleme Kurulu asıl ve yedek üyeleri, Oda temsilcisi TMMOB Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeleri, Yüksek Onur ve Denetleme Kurulu aday sayısının altında olamaz.”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18 – (1) Oda Genel Kurulu, delege sistemine göre, doğal delegeler ile Odaya kayıtlı asıl üyeler arasından seçilecek delegelerden oluşur. Oda Yönetim, Onur ve Denetleme Kurullarının asıl üyeleri ile Birlik Yönetim, Yüksek Onur ve Denetleme Kurullarının Oda mensubu asıl üyeleri, Oda Genel Kurulunun doğal delegeleridir.
(2) Doğal delegeler hariç olmak üzere Oda Genel Kurulu toplam delege sayısı 500’dür. Diğer delegeler şube genel kurullarında, şubelerin dışında kalan illerde ise Oda Yönetim Kurulunun belirleyeceği illerden oluşan seçim bölgelerinde, her seçim bölgesi için yine Oda Yönetim Kurulunun belirleyeceği bir ilde Oda gözlemcisi nezaretinde, Şube Genel Kurulu esaslarına göre yapılacak seçimlerle saptanır.
(3) Her şube veya seçim bölgesinde belirlenecek toplam asıl delege sayısı, söz konusu birimlerin üye sayıları esas alınarak 500 kişilik delege sayısı esasına göre belirlenir. Şube ve seçim bölgelerindeki illerin üye sayılarının Odanın toplam üye sayısı içerisindeki payı esas alınarak ortaya çıkacak oranların 500 ile çarpımından söz konusu şube veya seçim bölgesinin eşit sayıda olmak üzere asıl ve yedek delege sayısı bulunur. Hesaplamalarda yuvarlamalar yukarıya doğru yapılır. Yuvarlamalardan kaynaklanan artışlar 500 kişilik delege sayısına eklenir.
(4) Odanın toplam üye sayısının en az % 4’üne sahip iller Oda Yönetim Kurulu kararına gerek olmadan seçim bölgesidir; %4’ün altında üye sayısına sahip iller seçim bölgesi ilan edilemez.
(5) Oturma ve çalışma yerleri, ayrı şube bölgesinde bulunan üyelerin durumunun saptanmasında, üyelerin yazılı beyanı yoksa ikametgâh adresi esas alınır.”
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “üyelerin” ibaresi “delegelerin” olarak, (c) bendinde yer alan “üye” ibaresi “delege” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “üye” ibaresi “delege” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Üyelerin” ibaresi “Delegelerin” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üye” ibareleri “delege” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) Meslek alanları ile ilgili diğer meslek kuruluşları ile işbirliği yaparak üyelerin hak ve yetkilerini korumak ve bunu sağlamak için teknik ve idari işleyiş ile ilgili yönerge, şartname ve sözleşmeler hazırlamak ve bu konular ile ilgili önerilerini Oda Genel Kurulu ve Birlik Yönetim Kurulu onayına sunmak,”
MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “beş asil ve beş yedek” ibaresi “5 asıl ve 5 yedek” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Oda Yönetim Kurulu, Şube Yönetim Kurulu ve Temsilcilik Kurulunca gündeme getirilen konuları görüşür ve Oda Yönetim Kuruluna tavsiye kararlarını iletir.”
MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ç) Oda Genel Kurulunun, görüşmelere katılan üyelerin 2/3 (üçte iki) çoğunluğu ile şube kurulması kararını alması.”
MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Şube Yönetim Kurulu adayları ile Oda Genel Kurulu asıl ve yedek delege adaylarının belirlenmesi ve duyurulması,”
MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Yönetim Kurulu için 7 asıl, 7 yedek üye ile Oda Genel Kuruluna katılmak üzere Şube üye sayısının Odanın toplam üye sayısı içindeki payının 500 ile çarpımından ortaya çıkan sayıda asıl ve yedek delegeyi seçmek.”
MADDE 19 – Aynı Yönetmeliğin 86 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Temsilcilik Kurulu, temsilciliğe bağlı üye sayısına göre ihtiyaç duyulan kadar tek sayıda üyeden, gerektiğinde eğilim yoklaması yapılarak oda yönetim kurulunca belirlenir. Oda yönetim kurulu, temsilcilik kurulması yolunda aldığı kararı ve Temsilcilik Kurulunu, temsilciliğin bulunduğu il/ilçenin mülki amirine, belediye başkanlığına, cumhuriyet savcılığına ve ilgili kurum ve kuruluşlara yazı ile bildirir. Temsilcilik Kurulunun değişmesi durumunda aynı yöntem izlenir.”
MADDE 20 – Aynı Yönetmeliğin 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “temsilciliği” ibaresi “temsilciliğin” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 21 – Aynı Yönetmeliğin 95 inci maddesinin başlığı “Oda adına gelirlerin toplanması ve giderlerin karşılanması” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 22 – Aynı Yönetmeliğin 104 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “organlar,” ibaresi “organ ve delege seçimleri,” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 23 – Aynı Yönetmeliğin 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 106 – (1) Organ seçimine katılacak asıl ve yedek adayların dilekçeleri, Genel Kurul Başkanlık Divanınca toplanarak görevli İlçe Seçim Kuruluna verilir. Bir göreve, en az o göreve seçilecek sayıda aday gösterilmesi gerekir.”
MADDE 24 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 25 – Bu Yönetmelik hükümlerini Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bilgisayar Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu yürütür.
- Published in Genel
Davacı Şirketin İhale Kapsamında Sunduğu OSGB Yetki Belgesinin Kırşehir İlini Kapsamaması Sebebiyle Teklifinin Değerlendirme Dışı Bırakılması
Karar No : 2019/MK-322
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/566820 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 6 Bölge Müdürlüğüne Ait İşyerlerinde (Kayseri,Niğde,Nevşehir,Kırşehir,Yozgat) 12 Ay Boyunca Kısmi Zamanlı İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmet Alımı İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/566820 ihale kayıt numaralı “Karayolları 6 Bölge Müdürlüğüne ait İşyerlerinde (Kayseri, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat) 12 Ay Boyunca Kısmi Zamanlı İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Alımı İşi” ihalesine ilişkin olarak, İris Akademi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Danışmanlık Sağlık İnşaat Gıda Otomotiv Ticaret Limited Şirketi tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 06.03.2019 tarihli ve 2019/UH.II-338 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ege Gökmen İnşaat Araç Kiralama Ortak Sağlık Güvenlik Birimi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli ve E:2019/566, K:2019/1239 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Ankara 13. İdare Mahkemesinin söz konusu kararının uygulanmasını teminen Kurul tarafından alınan 13.06.2019 tarih ve 2019/MK-186 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 06.03.2019 tarihli ve 2019/UH.II-338 sayılı kararının birinci iddia ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Ankara 13. İdare Mahkemesinin 14.05.2019 tarih ve E:2019/566, K:2019/1239 sayılı kararına istinaden Kurum tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olup Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından alınan 24.09.2019 tarihli ve E:2019/2479, K:2019/2698 sayılı karar ile “Uyuşmazlık konusu hizmet alımının, Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanı içerisinde yer alan “Kayseri, Nevşehir, Niğde, Kırşehir ve Yozgat” illerini kapsadığı, isteklilerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) olarak yetkilendirildiklerine dair belgeyi tekliflerinin ekinde sunacağı, isteklilerin İSG hizmeti verebilmeleri için yetki belgelerinin, Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü’nün İller Bazlı Bölge Haritasında illerin her biri için tanımlı olması gerektiği ihale dokümanında açıkça ortaya konulmuştur.
Davacı şirketin, İSG hizmeti verebilmek için teklifi kapsamında Kayseri İline ait OSGB yetki belgesini sunduğu, anılan yetki belgesinin Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü’nün İller Bazlı Bölge Haritasındaki Kayseri, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illeri için tanımlı olmakla birlikte Kayseri İlinin sınır komşusu olmayan Kırşehir İli için tanımlı olmadığı, bu durumda, teklif ekinde sunulan yetki belgesinin ihale dokümanında aranan şartları sağlamadığı, bunun yanında davacı şirketçe ibraz edilen Ankara İline ait OSGB yetki belgesinin ise teklif aşamasında sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirketin ihale kapsamında sunduğu OSGB yetki belgesinin Kırşehir İlini kapsamaması sebebiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılması hususunda düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 14/05/2019 tarih ve E:2019/566, K:2019/1239 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVANIN REDDİNE” şeklinde karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 13.06.2019 tarih ve 2019/MK-186 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 06.03.2019 tarih ve 2019/UH.II-338 sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
Davacının İhaleye Giren Diğer Firmaların Teklif Dosyalarının İçeriğini Bilemeyecek Durumda Bulunması Ve Bu Nedenle Başvuruya Konu İddiaları İle İlgili Detaylı Deliller Sunmasının Mümkün Olamayacağı
Karar No : 2019/MK-321
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2019/164749 İhale Kayıt Numaralı “Mcbü Hafsa Sultan Hastanesi Yemek Hizmet Alımı (18 Aylık)” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi tarafından yapılan 2019/164749 ihale kayıt numaralı “MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Yemek Hizmet Alımı (18 Aylık)” ihalesine ilişkin olarak Uşak Akdağ Gıda Tekstil Turizm İnşaat Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 18.07.2019 tarihli ve 2019/UH.II-826 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Uşak Akdağ Gıda Tekstil Turizm İnşaat Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 18.10.2019 tarihli ve E:2019/1575 sayılı kararında “…Dava, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesince 08/05/2019 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “2019/164749 nolu Yemek Hizmet Alımı İşi” ihalesine katılan davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine yönelik 18/07/2019 tarihli ve 2019/UH.11-826 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından; itirazen şikayet başvurusunda ileri sürülen iddiaların altı iddia altında toplandığı görülmekte olup, her bir iddia yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1. iddia olan, “İhale üzerinde bırakılan Seçsan Gıda Pazarlama Tur. Bil. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.nin aşırı düşük teklif açıklamasının Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79’uncu maddesine aykırı olduğu, aşırı düşük teklif açıklamasının reddedilmesi gerektiği, şöyle ki;
a) Anılan İstekli tarafından Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.6’ncı maddesinde belirtilen Malzemeli Hesap Sunum Cetvelinin (Ek-H.4) hatalı olarak sunulduğu, hesap sunum cetvelinin “A)Ana Girdileri Tablosu’nıun aşırı düşük teklif açıklamasında kullanılan iki haftalık örnek menüde yer alan yemeklerin içeriğindeki ana girdilerin tamamını kapsamadığı, anılan tabloda yer alan ana girdilerin birim fiyatlarının ve açıklama yöntemlerinin hatalı olarak cetvele yansıtıldığı, bazı ürünlerin örnek menüye göre hazırlanan yemek reçetelerinde bulunmasına rağmen “A) Ana Girdileri” tablosunda yer almadığı, ana girdiler ile işçilik maliyeti toplamının, toplam teklif tutarına oranının Tebliğ’de belirtilen oranlar ( 0,80 – 0,95) arasında olmadığı, ilgili oran 0,95’in üzerinde olduğu halde anılan firma tarafından yapılan açıklamanın İdarece uygun bulunduğu öne sürülerek itirazen şikayet yoluna gidildiği görülmektedir.
Davacı tarafından Kamu İhale Kurumu’na yapılan itirazen şikayet başvurusunda birinci iddianın (a) alt başlığı yönünden, başvuru sahibinin söz konusu iddialarının somut bir hukuka aykırılık gerekçesine veya delile dayanmadığı, malzemeli yemek sunumu hesap cetvelinde (Ek-H.4) ve yemek reçetelerinde yer alan girdilerden hangilerinin birim fiyat ve açıklama yöntemlerinde hata yapıldığı ve ihale süresince kullanılacak ana girdilerden hangilerinin hatalı olarak hesap cetveline yansıtıldığı, hangi ürünlerin örnek menüye göre hazırlanan yemek reçetelerinde bulunmasına rağmen ana girdileri tablosunda yer almadığı iddialarına ilişkin dilekçede somut bir belirleme yapılmadığı, iddiaların genel nitelikli hukuka aykırılık ifadeleri içerdiği ve bahse konu iddiaların dolaylı olarak EK-H.4 belgesi ile yemek reçetelerinin baştan sona tamamen yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesi talebini içerdiği ve Kurumun ihale komisyonlarının yerine geçip, resen inceleme yapması sonucunu doğuracak şekilde işlemleri baştan sona yeniden inceleme yetkisi bulunmadığı belirtilerek reddedildiği anlaşılmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde: saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” hükmü yer almış; “İhalelelere yönelik başvurular” başlıklı 54 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının (d) bendinde, başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı deliller şikayet ve itirazen şikayet dilekçelerinde yer verilecek hususlar arasında sayılmış; aynı maddenin 11 inci fıkrasının (c) bendinde, başvurular üzerine ihaleyi, yapan idare veya Kurum tarafından gerekçeli olarak başvurunun süre, usul ve şekil kurallarına uygun olmaması, usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmış olması veya şikayete konu işlemlerde hukuka aykırılığın tespit edilememesi veya itirazen şikayet başvurusuna konu hususun Kurumun görev alanında bulunmaması hallerinde başvurunun reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin “Başvuru ehliyeti” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, isteklilerin; yeterlik başvurularının veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin idari işlem veya eylemler, hakkında başvuruda bulunabileceği hükme bağlanmış; “Başvuruların şekil unsurları” başlıklı 8/2 fıkrasında, “Dilekçelerde aşağıdaki hususlara yer verilir; a) Başvuru sahibinin, varsa vekil ya da temsilcisinin: adı, soyadı veya unvanı ve adresi ile (…)1 faks numarası, b) İhaleyi yapan idarenin ve ihalenin adı veya ihale kayıt numarası, c) Başvuruya konu olan durumun farkına varıldığı veya bildirildiği tarih, ç) Başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı deliller, d) İtirazen şikayet başvurularında ayrıca idareye yapılan şikayetin tarihi ve varsa şikayete ilişkin idare kararının bildirim tarihi.” düzenlemesi yer almış; 15’inci maddesinde. Kuruma yapılan başvuruların, öncelikle 16’ncı madde çerçevesinde inceleneceği. 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin belirtilip belirtilmediğinin inceleneceği, 17’nci maddesinin birinci fıkrasında ise, 16’ncı maddenin birinci fıkrası bakımından bir aykırılığın tespiti üzerine Kurul tarafından başvurunun reddine karar verileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Olayda, davacının ihaleye giren diğer firmaların teklif dosyalarının içeriğini bilemeyecek durumda bulunması ve bu nedenle başvuruya konu iddiaları ile ilgili detaylı deliller sunmasının mümkün olamayacağı, kaldı ki birinci iddianın (a) alt başlığı kapsamındaki pek çok husus bakımından somut bir biçimde başvuru yapıldığı görülmüş olup davacı şirketin itirazen şikayet başvurusunun 1/a kısmında yukarıda yer verilen mevzuatın öngördüğü şekil şartlarının bulunduğu ve esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının belirtilen husus bakımından itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının birinci iddiasının (a) alt başlığı kapsamında itirazen şikayet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu kararın bu kısmının yürütülmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararlara yol açacağı açıktır.
Öte yandan, dava konusu Kamu İhale Kurumu kararının, davacının 1. iddiasının (b, c, d, e, f, g, h, i, j, k ve l) alt başlıkları ile diğer iddialarının reddine ilişkin kısmının iptali istemi bakımından yapılan incelemede 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan açık hukuka aykırılık ve idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması koşullarının birlikte gerçekleşmediği anlaşılmakla bu kısımlara yönelik yürütmenin durdurulması istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle: dava konusu kurul kararının davacının birinci iddiasının (a) alt başlığı kapsamında itirazen şikayet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmının hukuka aykırılığı açık olduğundan ve uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kalan kısım yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine,” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 18.07.2019 tarihli ve 2019/UH.II-826 sayılı kararının 1’inci iddiasının (a) alt başlığındaki kısmın iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 1’inci iddiasının (a) alt başlığındaki kısmın esasının incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
GÜNEŞ ENERJİSİNE DAYALI ELEKTRİK ÜRETİMİ BAŞVURULARININ TEKNİK DEĞERLENDİRMESİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 30/6/2017 tarihli ve 30110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretimi Başvurularının Teknik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun 2 nci, 4 üncü ve 6/C maddelerine, 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 7 nci ve 14 üncü maddelerine ve 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 166 ncı, 169 uncu ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Genel Müdürlük: Enerji İşleri Genel Müdürlüğünü,”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin Ek-2’sinde yer alan LÜY Kapsamında İlgili Şebeke İşletmecisi Tarafından Genel Müdürlüğe Gönderilecek Belgeler bölümünün 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4. Başvuruya konu parsel içinde koordinat değişikliği talebinde bulunulması durumunda Tarım ve Orman Bakanlığı veya söz konusu Bakanlığın il veya ilçe müdürlüklerinden alınan belge.”
MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
İhale Dokümanında Çalıştırılması Gerektiği Belirtilen Asgari Zorunlu Ekiplerin Eksik Çalıştırılması Ve Buna Rağmen Kurum Tarafından Dokümanda Belirtilen Cezai İşlemlerin Uygulanmaması Sonucu Kamu Zararı
Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2017
Dairesi 5
Karar No 384
İlam No 215
Tutanak Tarihi 9.7.2019
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Cezai işlem
………….. A.Ş yüklenimindeki ……………. ihale kayıt numaralı “…….. Yılı …………….Müdürlüğü ………….. İşi” kapsamında ihale dokümanında çalıştırılması gerektiği belirtilen asgari zorunlu ekiplerin eksik çalıştırılması ve buna rağmen kurum tarafından dokümanda belirtilen cezai işlemlerin uygulanmaması suretiyle ……………… TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda söz konusu işe ilişkin Atıksu ve İçmesuyu Hatları Bakım-Onarım İşleri Teknik Şartnamesinin “Yapılacak İşler” başlıklı 2 nci maddesinin “Ekip Bulundurulması” başlıklı dokuzuncu fıkrasında;
“Yüklenici, iş yaptığı bölgede bulunan her bir su kanal ve ruhsat şefliği için gerekli ekip ve ekipman bulundurmak mecburiyetindedir. İdare yükleniciden işi az olan bölgedeki ekiplerden bir kısmını işi yoğun olan su kanal ve ruhsat şefliğine kaydırmasını veya ilave ekipler koymasını isteyebilecektir. Atıksu şebeke hatları, Parsel Bağlantıları, İçmesuyu Şebeke ve Şube Yollarında bulundurulması zorunlu ekip ve ekipmanlar aşağıda belirtilmiştir.”
hükmüne yer verilmiş ve ekiplerin en az kaç kişiden oluşacakları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Bu kapsamda Teknik Şartnamenin; 2.9.1 numaralı maddesinde atık su şebeke hatlarında ve parsel bağlantılarında meydana gelebilecek muhtemel bir arızanın giderilmesi amacıyla çalıştırılacak ekipte; 1 borucu ustası, 1 borucu usta yardımcısı, 1 operatör olmak üzere toplam 3 kişi, 2.9.2 numaralı maddesinde içme suyu şebeke hatlarında ve şube yollarında meydana gelebilecek muhtemel bir arızanın giderilmesi amacıyla çalıştırılacak ekipte; 1 borucu ustası, 1 borucu usta yardımcısı, 1 şoför olmak üzere toplam 3 kişi, 2.9.3 numaralı maddesinde atık su şebeke hatlarında ve parsel bağlantılarında meydana gelebilecek tıkanıklıkların açılmasında çalıştırılacak ekipte; 1 usta, 1 işçi, 1 şoför olmak üzere toplam 3 kişi, 2.9.4 numaralı maddesinde kayıp muayene bacaları ve kayıp parsel bacalarının bulunarak yol üste seviyesine getirilmesinde çalıştırılacak ekipte; 1 erbab işçi, 1 düz işçi, 1 şoför olmak üzere toplam 3 kişi, 2.9.5 numaralı maddesinde kayıp vana ve priz buşaklelerinin bulunarak yol üste seviyesine getirilmesinde çalıştırılacak ekipte; 1 erbab işçi, 1 düz işçi, 1 şoför olmak üzere toplam 3 kişi çalıştırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Mezkûr işe ilişkin Sözleşmenin “Diğer Hususlar” başlıklı 33 üncü maddesinin “Arızaların Giderilmesi ile İlgili Hususlar” başlıklı sekizinci fıkrasının (1) numaralı bendinin;
(a) alt bendinde içmesuyu şebeke hatlarında ve şube yollarında meydana gelebilecek arızaları zamanında gidermek için Teknik Şartnamesinin 2.9.2 nci maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 6 ekibin mesai saatleri içinde her an hazır bulundurulacağı, bulundurulmadığı takdirde günlük 350,00 TL ceza kesileceği,
(b) alt bendinde içmesuyu şebeke hatlarında ve şube yollarında meydana gelebilecek arızaları zamanında gidermek için Teknik Şartnamesinin 2.9.2 nci maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 1 ekibin mesai saatleri dışında (gece) her an hazır bulundurulacağı, bulundurulmadığı takdirde günlük 350,00 TL ceza kesileceği,
(c) alt bendinde kayıp vana ve priz buşaklelerinin bulunarak yol üste seviyesine getirilmesi için Teknik Şartnamesinin 2.9.5 inci maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 1 ekibin mesai saatleri içinde her an hazır bulundurulacağı, bulundurulmadığı takdirde günlük 350,00 TL ceza kesileceği,
Aynı fıkranın (2) numaralı bendinin;
(a) alt bendinde atıksu şebeke hatlarında ve parsel bağlantılarında meydana gelebilecek arızaları zamanında gidermek için Teknik şartnamenin 2.9.1 inci maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 4 ekibin mesai saatleri içinde ve tıkanıkların giderilmesi amacıyla Teknik şartnamenin 2.9.3 üncü maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 3 ekibin mesai saatleri içinde her an hazır bulundurulacağı, aksi takdirde her ekip için günlük 500,00 TL ceza kesileceği,
(b) alt bendinde şebeke hatlarında ve parsel bağlantılarında meydana gelebilecek arızaları zamanında gidermek için Teknik şartnamenin 2.9.3 üncü maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 1 ekibin mesai saatleri dışında (gece) her an hazır bulunduracağı, aksi halde söz konusu ekip için günlük 500,00- TL ceza kesileceği,
(c) alt bendinde kayıp muayene bacaları ve kayıp parsel bacalarının bulunarak yol üste seviyesine getirilmesi için Teknik şartnamenin 2.9.4 üncü maddesinde nitelikleri belirtilen asgari 1 ekibin mesai saatleri içinde her an hazır bulunduracağı aksi halde söz konusu ekip için günlük 500,00- TL ceza kesileceği hüküm altına alınmıştır.
İhaleye ilişkin Atıksu ve İçmesuyu Hatları Bakım-Onarım İşleri Teknik Şartnamesi ve Sözleşme hükümlerinin beraber değerlendirilmesi sonucunda asgari çalıştırılması gereken ekip ve personel sayılarının; Teknik Şartnamenin 2.9.2. maddesi İçmesuyu ve Şube yolu arıza ekibi Gündüz Zorunlu Ekip Sayısı:6 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 18 kişi, 2.9.2. maddesi İçmesuyu ve Şube yolu arıza ekibi Gece Zorunlu Ekip Sayısı:1 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 3 kişi, Atıksu arıza ekibi (2.9.1). maddesi Atıksu arıza ekibi Zorunlu Ekip Sayısı:4 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 12 kişi,2.9.3. maddesi Atıksu kanal açma ekibi Gündüz Zorunlu Ekip Sayısı:3 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 9 kişi,2.9.3. maddesi Atıksu kanal açma ekibi Gece Zorunlu Ekip Sayısı:1 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 3 kişi,2.9.4. Kayıp Baca Arama Ekibi Zorunlu Ekip Sayısı:1 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 3 kişi,2.9.5. Kayıp Vana Arama Ekibi Zorunlu Ekip Sayısı:1 Ekipteki Kişi Sayısı:3 olmak üzere 3 kişi, olmak üzere ihale kapsamında …..adet ekibin çalıştırılması zorunlu tutulmuştur. Bu ise toplamda en az…….kişinin ihale kapsamında çalışması gerektiği ve SGK’ya da her ay en az ……… (……*………) gün prim yatırılması gerektiği manasına gelmektedir.
İhale aşamasında tüm istekliler asgari bulundurulması gereken ekip ve personel sayısı ile bu personellerin çalıştırılmaması halinde uygulanacak yaptırımları dikkate alarak birim fiyat tekliflerini oluşturmaktadır. İhale dokümanında belirtilen asgari şartların yüklenici firma tarafından uygulanmaması ve Kurum tarafından gerekli cezaların kesilmemesi, asgari çalıştırılacak personel sayısına göre teklif hazırlayan diğer isteklilere karşı haksız bir durum oluşturmakta ve kamu ihalelerinin temel ilkelerinden olan eşit muamele ilkesinin zedelenmesine sebebiyet vermektedir.
Neticeten, ihale dokümanında yüklenici tarafından çalıştırılması gereken asgari ekipler belirtilmiştir. İşlerin yoğunluğuna göre daha fazla istihdam gerçekleşmesi mümkündür. Ancak işlerin yoğunluğu ne kadar düşerse düşsün yüklenici tarafından asgari ekip sayısının altına inilemeyecek ve sözleşmede belirtilen asgari ekipler her an hazır bulundurulacaktır.
Kamu zararı kavramı, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”
şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı madde uyarınca, “Kamu zararının belirlenmesinde;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
… esas alınır.”
denilmektedir.
Bununla birlikte sorumluların yazılı savunmalarından, sorguda iddia olunan kamu zararının tahsil edildiği görülmüştür.
Bu itibarla, ……………. A.Ş yüklenimindeki ………………. ihale kayıt numaralı “……. Yılı ……………Müdürlüğü ………. İşi” kapsamında ihale dokümanında çalıştırılması gerektiği belirtilen asgari zorunlu ekiplerin eksik çalıştırılması ve buna rağmen kurum tarafından dokümanda belirtilen cezai işlemlerin uygulanmaması sonucu oluşan ……………. TL kamu zararı Ahiz ………….. A.Ş’nin ……. nolu hakedişinden kesilerek ………….. tarih ve ………………. yevmiye numaralı muhasebe işlem fişi ile bütçeye gelir kaydedildiğinden ilişilecek husus kalmadığına,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
İhale Mevzuatında Değişiklik
07.12.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN’un 44 ve 45. maddeleriyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda değişiklik yapılmıştır.
Buna göre;
MADDE 44 – 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına (z) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
“aa) Faaliyet ve görev alanı kapsamında yer alan tarımsal ürünlerle ilgili olmak üzere, üretimin yetersiz olması nedeniyle ürün fiyatlarında meydana gelebilecek olağanüstü dalgalanmaların önlenmesi veya ürünlerde fiyat istikrarının sağlanması amacıyla ilgili bakanın onayı ve Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulunun görevlendirmesi ile Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ve buna ilişkin hizmet alımları,”
MADDE 45 – 4734 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesine “yapım işlerinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “; Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Beşinci fıkra kapsamında Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak alımlarda uygulanacak usul ve esaslar Kurum görüşü üzerine Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir. Bu kapsamda yapılacak alımlarda Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen temel ilkelere uyularak, ihaleler en yüksek katılımı sağlayacak şekilde gerçekleştirilir.”
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
Türksat A.Ş.nin Genel Hükümlere Tabi Anonim Şirket Sıfatı İle Özel Hukuk Tüzel Kişisi Niteliğine Sahip Olduğu Ve Kamu Kuruluşu Niteliği Taşımadığı Dolayısı İle İş Deneyim Belgesi Düzenleme Yetkisi Bulunmadığından
Karar No : 2019/MK-315
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/543555 İhale Kayıt Numaralı “Gülhane Teknik Hizmetler 6 Kısım Yıllık Bakım Ve Arıza Onarım Hizmet Alımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından yapılan 2018/543555 ihale kayıt numaralı “Gülhane Teknik Hizmetler 6 Kısım Yıllık Bakım ve Arıza Onarım Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak İda Klima Isıtma Soğutma Müh. Otom. Taah. Dan. Enerji İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 08.05.2019 tarihli ve 2019/UH.I-575 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Ekip Sıhhi Isıtma Soğ. ve Klima Tes. İnş. Eml. Tem. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin vekili tarafından açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve E:2019/1291 sayılı kararı ile “Olayda, dava konusu işin “Gülhane Teknik Hizmetler 6 Kısım Yıllık Bakım ve Arıza Onarım Hizmet Alımı” işi olduğu, ihale üzerinde bırakılan davacı tarafından iş deneyimini tevsiken “Türksat A.Ş. tarafından düzenlenen 08.11.2016 tarihli ve 366.702.70 TL tutarlı iş deneyim belgesinin sunulduğu ve iş deneyim belgesinin EKAP kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.nin hisselerinin tamamının Hazine Müsteşarlığına ait olduğu, ancak Türksat A.Ş.’nin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, Türksat A.Ş.’de iş mevzuatına tabi personelin istihdam edildiği, Türksat A.Ş.’nin sermayesinde kamu payı ne oranda olursa olsun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu, 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine ve 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenen kısıtlamalara tabi olmadığı, genel hükümlere tabi anonim şirket sıfatı ile özel hukuk tüzel kişisi olduğu, bu suretle iş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kamu kurum ve kuruluşu niteliği taşımadığı görülmektedir
Bu durumda, Türksat A.Ş.nin genel hükümlere tabi anonim şirket sıfatı ile özel hukuk tüzel kişisi niteliğine sahip olduğu ve kamu kuruluşu niteliği taşımadığı dolayısı ile iş deneyim belgesi düzenleme yetkisi bulunmadığından, uyuşmazlıkta iş deneyim belgesinin EKAP üzerinden düzenlenerek kayıt altına alınması şartının aranamayacağı anlaşılmakla dava konusu işlemin başvurucunun bu hususa ilişkin iddiasının yerinde bulunduğuna ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, kısmen hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu Kamu İhale Kurulu Kararının, başvurucunun 1. iddiasına ilişkin kısmı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, başvurucunun 3. iddiasına ilişkin kısmının EKAP kaydının bulunmasına dair bölümü yönünden ise uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 08.05.2019 tarihli ve 2019/UH.I-575 sayılı kararının 3’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Ekip Sıhhi Isıtma Soğ. ve Klima Tes. İnş. Eml. Tem. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin iş deneyiminin idare tarafından Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 47’nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi yönünde 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul
GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 309)
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Dayanak
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
(2) Bu Tebliğ, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarının 193 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinde düzenlenen Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti yoluyla tespit edilmesine ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.
Dayanak
MADDE 2 – (1) 7186 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle yeniden düzenlenen Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesi aşağıdaki gibidir:
”Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti:
Madde 113 – Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.
Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin;
a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.
b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz.
Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
İKİNCİ BÖLÜM
Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti Uygulaması
Uygulamadan yararlanabilecek mükellefler ve faydalanma şartları
MADDE 3 – (1) Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir (kazançları basit usulde tespit edilenler dâhil) veya kurumlar vergisi mükelleflerinden bu hususta talepte bulunanlar yararlanabileceklerdir.
(2) Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanılabilmesi için;
a) Uygulamadan yararlanmak isteyen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunması,
b) Bu faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın tamamının elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde edilmesi,
c) Gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yazılı olarak talepte bulunulması
şarttır. Bu bağlamda, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamının elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde edilmemesi durumunda, bu uygulamadan faydalanılamayacağı tabiidir.
Örnek 1: Bay (A), özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşıma faaliyetinde bulunmaktadır. Bay (A), bu faaliyetinden kaynaklanan hasılatının bir kısmını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla, diğer kısmını ise yolculardan nakden tahsil etmektedir. Buna göre, şehir içi yolcu taşıma faaliyetinden kaynaklanan hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile elde etmeyen Bay (A)’nın, bu faaliyetine ilişkin olarak hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanması mümkün değildir.
Uygulamadan yararlanmaya ilişkin talepte bulunulması ve bu taleplerin değerlendirilmesi
MADDE 4 – (1) Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmek isteyen mükelleflerin, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile başvurarak bu usule geçme hususunda talepte bulunmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin, başvurularına ilişkin dilekçelerine uygulamadan yararlanma şartlarını sağladıklarına dair bilgi ve belgeleri eklemeleri gerekmektedir.
(2) Vergi dairelerince bu başvurular bir ay içerisinde incelenerek, şartları sağlayıp sağlamadıkları ve taleplerinin kabul edilip edilmediği hususu mükelleflere yazı ile bildirilecektir.
(3) Talepleri kabul edilen mükellefler, söz konusu bildirimin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçeceklerdir. Aralık ayı içerisinde bu hususta başvuruda bulunan mükelleflerden şartları sağlayanlar için vergi dairelerince bir sonraki takvim yılı içerisinde kendilerine yazı ile bildirim yapılanlar, bildirimin yapıldığı takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçeceklerdir.
(4) Yeni işe başlayan mükelleflerden kazançlarını bu usule göre tespit etmek isteyenlerin, işe başlama bildirimiyle birlikte hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmak istediklerini ayrı bir dilekçe ile belirtmeleri gerekmektedir. Bu mükellefler, söz konusu taleplerinin kabul edilmesi halinde işe başlama tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanacaklardır.
Örnek 2: Ticari kazancı basit usulde tespit edilen Bayan (B), özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmakta ve hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde etmektedir. Bayan (B), hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmek için 3/12/2019 tarihinde bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne başvuruda bulunmuştur. Vergi dairesince mükellefin başvurusu incelenerek, şartları taşıdığı tespit edilmiş ve hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçebileceği 19/12/2019 tarihinde kendisine bildirilmiştir. Buna göre, mükellef kendisine yapılan bildirim tarihini takip eden yılın başından, yani 1/1/2020 tarihinden itibaren bu faaliyetinden elde ettiği kazancını hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplayacaktır.
Vergiye tabi kazancın hesaplanması
MADDE 5 – (1) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerden başvuruları vergi dairesi tarafından kabul edilenler, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’unu bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak beyan edeceklerdir.
Örnek 3: Şehir içi yolcu taşıma faaliyetine ilişkin kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen ve bu faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile elde eden Bay (C), 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Vergiye tabi başka bir faaliyeti bulunmayan mükellefin, 2020 takvim yılına ait gayrisafi hasılatı ve giderleri aşağıdaki gibidir.

Buna göre Bay (C), 2020 takvim yılına ilişkin olarak vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği gayrisafi hasılat tutarının %10’u olarak hesapladığı (90.000 * %10) = 9.000 TL’yi vergiye tabi ticari kazanç olarak beyan edecektir. Bay (C), 2020 takvim yılında hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne tabi olduğundan, şehir içi yolcu taşıma faaliyetine ilişkin bu dönemdeki giderlerini ticari kazancının ve gelir vergisi matrahının tespitinde dikkate alamayacaktır.
(2) Hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanan mükelleflerden 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilenler, hasılat esaslı kazancın tespitinde bu faaliyetlerine ilişkin hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarı gayrisafi hasılat tutarı olarak dikkate alacaklardır.
Örnek 4: Münhasıran şehir içi yolcu taşıma faaliyeti ile iştigal eden ve bu faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (A) Ltd. Şti., bu faaliyetine ilişkin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Mükellef kurum, Ocak/2020 döneminden itibaren de Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilmekte olup, 2020 takvim yılında bu faaliyetine ilişkin hesapladığı katma değer vergisi dâhil gayrisafi hasılat tutarı ve giderleri aşağıdaki gibidir.

Buna göre; (A) Ltd. Şti. 2020 hesap dönemine ilişkin olarak vereceği kurumlar vergisi beyannamesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği gayrisafi hasılat tutarının %10’u olarak hesapladığı (767.000 TL * %10) = 76.700 TL’yi vergiye tabi kurum kazancı olarak beyan edecektir.
(3) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin vergiye tabi kazancın hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanmasında, bu faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu usule göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır.
Örnek 5: Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti dolayısıyla adına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilen 28 yaşındaki Bay (Ç), bu faaliyetine 1/4/2020 tarihinde başlamış olup, vergi dairesine vermiş olduğu işe başlama bildirimi ekinde yer alan dilekçesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmak istediğini belirtmiştir. Bay (Ç), şehir içi yolcu taşıma faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde etmektedir. Bay (Ç), 5/7/2020 tarihinde bağlı bulunduğu vergi dairesine vermiş olduğu dilekçede, 1/7/2020 tarihinden itibaren konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine de başladığını bildirmiştir. Bay (Ç)’nin 2020 takvim yılında söz konusu faaliyetlerinden elde ettiği gelirler ile maliyetlerine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.

Buna göre Bay (Ç)’nin;
a) 1/4/2020-31/12/2020 tarihleri arasında şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancı (300.000 TL*%10) = 30.000 TL’dir.
b) 1/7/2020-31/12/2020 tarihleri arasında konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine ilişkin kazancı (530.000 TL– 480.000 TL) = 50.000 TL’dir.
Bay (Ç)’nin, 2020 takvim yılına ilişkin vergiye tabi ticari kazancı toplamı (Konfeksiyon ürünlerinin satışından elde ettiği kazanç + hasılat esaslı kazanç)=(50.000 TL + 30.000 TL) = 80.000 TL olarak hesaplanacaktır.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasına ilişkin tüm şartları taşıyan Bay (Ç), 20/8/2020 tarihinde kamuya yararlı bir derneğe 5.000 TL tutarında nakdi bağış yapmıştır.
Buna göre Bay (Ç), sadece konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği 50.000 TL için Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanabilecek, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancı olan 30.000 TL, söz konusu istisnaya konu edilemeyecektir. Dolayısıyla Bay (Ç)’nin 2020 yılına ilişkin gelir vergisi matrahının tespitinde, konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği kazancı genç girişimci kazanç istisnası tutarının altında kaldığından dikkate alınmayacak, sadece şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden elde ettiği ticari kazancı dikkate alınacaktır.
Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hesaplanan kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanamayacağından ve Bay (Ç)’nin konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği kazancının tamamı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasına konu edildiğinden, beyana tabi başkaca geliri bulunmayan Bay (Ç)’nin, kamuya yararlı derneğe yapmış olduğu nakdi bağışı beyanname üzerinde indirim konusu yapması mümkün değildir.
(4) Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetlerinin veya kazanç ya da iratlarının bulunması halinde, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetlerini, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate almaları mümkün değildir. Bu mükellefler, diğer faaliyetlerinden dolayı elde ettikleri kazanç veya iratları nedeniyle 193 sayılı Kanunun 113 üncü maddesi hükmünden de faydalanamayacaklardır.
(5) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin toplam maliyetler içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım sonucunda müşterek genel giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve gelir ya da kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacaktır.
Örnek 6: (B) A.Ş., şehir içi yolcu taşıma faaliyetinin yanında otel işletmeciliği faaliyetinde de bulunmaktadır. Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti kapsamında hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (B) A.Ş., 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. (B) A.Ş.’nin 2020 yılında söz konusu faaliyetlerine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.

(B) A.Ş., şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işleri birlikte yaptığı için şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin gider veya maliyetini ve müşterek giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen payı vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate almayacak ve hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulamayacaktır.
Buna göre; (B) A.Ş.’nin;
a) 2020 yılında otel işletmeciliği faaliyetine ilişkin;
– hasılat toplamı 750.000 TL,
– müşterek genel giderlerden otel işletmeciliği faaliyetine düşen pay tutarı, [50.000 TL * (580.000 TL / (420.000 TL + 580.000 TL))]= 29.000 TL dâhil maliyet toplamı, (580.000 TL + 29.000 TL) = 609.000 TL ve
b) 2020 yılında şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancı (500.000 TL * %10) = 50.000 TL’dir.
(B) A.Ş.’nin, 2020 hesap dönemine ilişkin kurum kazancı (hasılat toplamı– maliyet toplamı) + hasılat esaslı kazanç = [(750.000 TL– 609.000 TL) + 50.000 TL] = 191.000 TL olarak hesaplanacaktır.
Müşterek genel giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen [50.000 TL * (420.000 TL / (420.000 TL + 580.000 TL))] = 21.000 TL pay tutarının kurum kazancının ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınması mümkün değildir.
Mükellefin hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancına herhangi bir indirim ve istisna uygulanmayacak ve bu tutar kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurum kazancından beyanname üzerinde indirilebilecek tutarların hesabında da dikkate alınmayacaktır.
(6) Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçen ve şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetleri de bulunan mükelleflerce, söz konusu uygulama kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, uygulama kapsamındaki faaliyete ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.
Uygulamadan çıkış
MADDE 6 – (1) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin kazançları hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan mükellefler, bu usule geçtikleri tarihten itibaren iki yıl geçmeden bu usulden çıkamayacaklardır.
(2) Bu usulden çıkmak isteyen mükellefler, iki yıllık sürenin tamamlanması kaydıyla, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine verecekleri dilekçelerine istinaden, takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden çıkabileceklerdir.
Örnek 7: Şehir içi yolcu taşıma faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile elde eden Bay (D), 1/1/2020 tarihi itibariyle hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Buna göre; Bay (D) 1/1/2022 tarihinden önce söz konusu usulden çıkamayacaktır.
Bay (D), 15/7/2022 tarihinde bağlı bulunduğu vergi dairesine verdiği dilekçede takip eden yılın başından itibaren bu usulden çıkmak istediğini belirtmiştir. Buna göre Bay (D), 1/1/2023 tarihinden itibaren vergiye tabi kazancının tespitinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünü uygulamayacaktır.
Uygulamaya ilişkin şartların kaybedilmesi
MADDE 7 – (1) Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanan mükellefler hakkında, bu uygulamadan yararlandıkları dönemlerle sınırlı olmak üzere, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca bir takvim yılı içerisinde iki kez ceza kesilmesi halinde, bu mükellefler cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılı boyunca bu uygulamadan yararlanamazlar. Söz konusu mükellefler anılan fıkralar uyarınca ikinci cezanın kesildiği takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından çıkarlar.
Örnek 8: Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti ile iştigal eden ve hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (C) Ltd. Şti., 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. (C) Ltd. Şti.’ye bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından 25/10/2019, 2/1/2020 ve 5/2/2020 tarihlerinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Buna göre, uygulamadan yararlanılmaya başlanılan takvim yılından önce kesilen söz konusu ceza, (C) Ltd. Şti.’nin bu uygulamadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir.
Öte yandan, (C) Ltd. Şti. hakkında hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçtiği 1/1/2020 tarihinden sonra, bir takvim yılı içerisinde Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci veya ikinci fıkraları uyarınca iki kez özel usulsüzlük cezası kesilmesi nedeniyle mükellef kurum, 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanamayacak olup, cezaların kesildiği yılı takip eden iki takvim yılı boyunca da bu uygulamadan yararlanamayacaktır.
(2) Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanan mükelleflerin bu faaliyete ilişkin hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde etmemeleri halinde, bu mükellefler söz konusu durumların gerçekleştiği yılın başından itibaren bu uygulamadan çıkarlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara






