DENİZ TİCARETİ GÖZETİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; deniz ticaretinin gerektirdiği her türlü gözetim hizmetlerinin yürütülmesine ve gözetim hizmeti sunacak tüzel kişilerin yetkilendirilmesi ile denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, deniz ticaretinin gerektirdiği her türlü gözetim faaliyetini gerçekleştiren tüzel kişileri ve bunların faaliyetleri ile faaliyet alanlarını kapsar.
(2) Bu Yönetmelik;
a) Bayrak devletleri tarafından, uluslararası mevzuat kapsamında gemilerde bulundurulması şart koşulan belgeleri düzenlemek üzere yetkilendirilen kuruluşların yaptığı zorunlu sörvey ve belgelendirme hizmetlerini,
b) İşletmenin diğer kamu kuruluşları tarafından ilgili mevzuata göre yetkilendirilmeleri veya görevlendirilmeleri ya da diğer ülke makamlarınca sevk öncesi inceleme yapmak üzere yetkilendirilmeleri durumunda, yetkilendirildikleri veya görevlendirildikleri alanlardaki faaliyetleri,
c) Sigortacılık işlemlerine ilişkin faaliyetleri,
kapsamaz.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 480 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri ile 481 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakanlık: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını,
b) Deniz gözetim hizmet alanı: 7 nci maddede belirlenen gözetim hizmetinin fiziki, teknik ve ticari niteliklerini gösteren gözetim hizmet alanını,
c) Deniz gözetim hizmeti: Taraflar arasında anlaşmaya konu olan deniz ticareti çerçevesinde ticari ve teknik uzmanlık gerektiren; bağımsız işletmeler marifetiyle denizde, gemide, yükte, yük taşıma birimlerinde, kıyı tesisinde veya bunlar arasındaki ilişkilerde yük ilgilisinin talebi ile yerine getirilen kontrol, nezaret, izleme, ölçüm ve belgelendirme hizmetlerini,
ç) Deniz gözetim işletme yetki belgesi: İdare tarafından, bu Yönetmelikle belirlenen koşulları sağlayan işletmeler adına düzenlenen yetki belgesini,
d) Gözetim raporu: Deniz gözetim hizmeti sonucunda işletme tarafından düzenlenerek, işletmeyi temsil ve ilzama yetkili kişi tarafından imzalanan belgeyi,
e) İdare: Deniz Ticareti Genel Müdürlüğünü,
f) İşletme: Deniz gözetim hizmeti vermek üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş tüzel kişileri,
g) Kıyı tesisi: 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre kıyıda inşa edilmiş liman, kruvaziyer liman, yat limanı, marina, yolcu terminali, iskele, rıhtım, barınak, yanaşma yeri, akaryakıt/sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı, dolfen, platform ve şamandıra sistemleri ve benzeri tesisler ile deniz ulaşımına yönelik diğer üst ve altyapı tesislerini,
ğ) Liman Başkanlığı: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Liman Başkanlıklarını,
h) Tehlikeli yük: 3/3/2015 tarihli ve 29284 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelikte tanımlanan tehlikeli yükleri,
ı) Tehlikeli yük deniz gözetim yetkilisi: Bu Yönetmelik kapsamındaki tehlikeli yüklere ilişkin gözetim hizmetlerini yerine getirmek üzere Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş gerçek kişileri,
i) Tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesi: Tehlikeli yüklerle ilgili gözetim faaliyetinde bulunacak olan işletmelere Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen yetki belgesini,
j) TMKTDGM: Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğünü,
k) Yetki belgesi: Deniz gözetim işletme yetki belgesi ve tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesini,
l) Yük ilgilisi: Yükün göndereni, alıcısı, temsilcisi, taşıyanı ve taşıma işleri organizatörünü,
ifade eder.
(2) Bu Yönetmelikte yer alan, ancak bu maddede yer almayan diğer terimler için ilgili mevzuat ile taraf olduğumuz ilgili uluslararası anlaşmalar ve sözleşmelerde belirtilen tanımlar esas alınır.
İKİNCİ BÖLÜM
Yetki Belgesi, Gözetim Yetkilisi ve Hizmet Alanları
Yetki belgesi
MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında deniz gözetim hizmeti verecek işletmeler İdareden deniz gözetim işletme yetki belgesi almak zorundadır. Deniz gözetim işletme yetki belgesi verilen kuruluşa ilişkin bilgiler İdare tarafından duyurulur.
(2) Deniz gözetim işletme yetki belgesi almak isteyen işletmeler İdare tarafından belirlenen bilgi ve belgeler ile İdareye başvururlar. Başvurular İdare tarafından değerlendirilerek, aşağıdaki şartları sağlayan işletmelere İdarenin belirlediği ücret karşılığında deniz gözetim işletme yetki belgesi düzenlenir. Deniz gözetim işletme yetki belgesi almak için başvuran işletmenin;
a) Deniz Ticaret Odasına üye olması,
b) 31/12/2014 tarihli ve 29222 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Gözetim Şirketi Statüsüne İlişkin Tebliğ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2015/24) hükümleri gereği Ticaret Bakanlığınca verilen uluslararası gözetim şirketi belgesine sahip olması,
c) TS EN ISO/IEC 17021-1 “Uygunluk değerlendirmesi – Yönetim sistemlerinin tetkikini ve belgelendirmesini sağlayan kuruluşlar için şartlar” standardına uygun olarak TS EN ISO 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgelendirmesi konusunda Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilmiş olması veya bu alanda akredite edilmiş kuruluşlar tarafından düzenlenmiş TS EN ISO 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesine sahip olması,
şartları aranır.
(3) İkinci fıkranın (c) bendinde yer alan TS EN ISO 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesine sahip olmayan işletmelerin, deniz gözetim işletme yetki belgesinin verildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde söz konusu belgeyi ibraz etmemeleri halinde deniz gözetim işletme yetki belgeleri iptal edilir.
(4) Kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların deniz gözetim işletme yetki belgesi almak istemeleri halinde Deniz Ticaret Odasına üye olması şartı aranmaz.
(5) Tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesi düzenlenmesi, bu belgeyi düzenlemek amacıyla yapılan denetimlerin şartları, denetim ücreti ve tehlikeli yük gözetim hizmeti verecek işletmelerde aranacak şartlar TMKTDGM tarafından belirlenir.
(6) Yetki belgelerinin geçerlik süresi beş yıldır.
Tehlikeli yük deniz gözetim yetkilisi
MADDE 6 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında tehlikeli yüklerle ilgili tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesine sahip işletmelerde tehlikeli yüklerle ilgili gözetim hizmetinde bulunacak kişilerin TMKTDGM’den yetki almaları zorunludur.
(2) Tehlikeli yük deniz gözetim yetkilisinin eğitimleri, belgelendirilmeleri, görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları TMKTDGM tarafından belirlenir.
Deniz gözetim hizmet alanları
MADDE 7 – (1) Deniz gözetim hizmet alanları aşağıda belirtilmiştir:
a) Gemiye dair gözetim hizmetleri;
1) Gemi alım-satım sürveyi,
2) Geminin kiraya giriş-çıkış sürveyi,
3) Yakıt ve yağ ölçümü sürveyi,
4) Yük miktarı sürveyi,
5) Söküm sürveyi.
b) Yükleme ve boşaltma işlemlerine dair gözetim hizmetleri;
1) Gemi yükleme, boşaltma ve aktarma sürveyi,
2) Liman ve tank sahası sürveyi,
3) Liman sahası ve kıyı tesisinde konteyner stok kontrolü ve istif emniyeti sürveyi,
4) Yükleme öncesi kontrol.
(2) Tehlikeli yüklere ilişkin gözetim hizmeti veren işletmeler ve yük ilgililerinin, görev, yetki ve sorumlulukları ile bu işletmelerin gözetim hizmet alanları TMKTDGM tarafından belirlenir.
(3) İdare gerekli gördüğü hallerde birinci fıkrada yer alan hizmet alanlarının alt uzmanlık alanlarını belirler.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sorumluluk ve Yasaklar
Sorumluluk
MADDE 8 – (1) İşletmeler faaliyetlerini yürütürken;
a) Bu Yönetmelik kapsamında alınması gerekli yetki belgelerini almak ve geçerli durumda bulundurmak,
b) İlgili mevzuat ve uluslararası denizcilik kuralları ile Bakanlık tarafından verilen yazılı talimatlara uymak,
c) Bakanlık tarafından istenecek bilgi ve belgeleri belirtilen zamanda sunmak,
ç) Yetki belgesi düzenlenmesine esas bilgi ve belgeler ile adres, irtibat bilgileri değişikliklerini otuz iş günü içerisinde Bakanlığa bildirmek,
d) İstihdam edilen personelden tehlikeli yük gözetimi yapacakların, TMKTDGM tarafından belirlenen eğitim seminerlerine katılımını sağlamak ve bu seminerlere katılanların kayıtlarını tutmak,
e) İstihdam ettikleri personelin her türlü eğitim ve donanıma sahip olmasını sağlamak,
zorundadır.
(2) Her gözetim hizmeti sonucunda gözetim raporu düzenlenir. Bu raporlar, talep edilmesi halinde Bakanlık ve ilgili kurumlara sunulmak üzere en az beş yıl süreyle işletme tarafından saklanır.
(3) İşletmeler, istihdam edilen personelin çalışırken gerçekleştirmiş oldukları iş ve işlemler ile bu iş ve işlemlerden doğan zararlardan doğrudan sorumludurlar.
Yasaklar
MADDE 9 – (1) İşletme faaliyetleri ile ilgili olarak;
a) İşletme, hizmet verilen taraflara bir iş akdi ile bağlı veya ortak olamaz.
b) Yetki belgeleri başkaları tarafından kullanılamaz ve başkasına devredilemez.
c) Tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesine sahip olmayan işletmeler, deniz gözetim işletme yetki belgesine sahip olsalar dahi tehlikeli yüklerle ilgili gözetim hizmeti veremezler.
(2) Kıyı tesisleri;
a) Bu Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş bir işletmede çalıştığını belgeleyemeyen şahısların gözetim amacıyla kıyı tesislerine ve gemilere girişine izin veremez.
b) Bu Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş bir işletmede çalıştığını belgeleyen şahısların kıyı tesisinde faaliyetini ifa edeceği alanlarda çalışmasını engelleyemez.
c) Deniz gözetim hizmeti faaliyeti esnasında gerekli olan bilgi ve belgeyi saklayamaz, paylaşmaktan imtina edemez.
(3) Yükün göndereni veya alıcısının kendi personeli marifetiyle gerçekleştirdiği gözetime yönelik iş ve işlemler bu Yönetmelik kapsamındaki gözetim hizmetleri faaliyeti yerine geçemez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Denetim ve Yaptırımlar
Denetim ve yaptırım
MADDE 10 – (1) Bakanlık, adlarına yetki belgesi düzenlenmiş işletmelerin iş ve işlemlerini denetlemeye veya denetlettirmeye yetkilidir.
(2) Denetimler sonucunda, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı fiilleri tespit edilenler hakkında 11 inci ve 12 nci madde hükümleri kapsamında uyarma, idari para cezası, faaliyetin askıya alınması ve yetki iptali yaptırımları uygulanır.
İdari yaptırımlar
MADDE 11 – (1) 8 inci veya 9 uncu madde hükümlerine aykırı hareket ettiği tespit edilenlere 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince Bakanlık tarafından Ek-1’deki tabloda belirtilen cezalardan eyleme karşılık gelen ceza uygulanır.
(2) İdari para cezaları, Bakanlık veya Bakanlığın görevlendirdiği birim tarafından idari para cezası karar tutanağı düzenlenmek suretiyle gelir kaydedilir.
(3) TMKTDGM tarafından yapılan denetimlerde tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesi gerekliliklerini idame ettirmediği tespit edilen işletmeye, eksikliklerini gidermek üzere üç ay süre verilir. Bu süre sonunda eksikliklerini yerine getirmeyen işletmelerin bu belgeleri askıya alınır ve belgeleri askıya alınan işletmeler tehlikeli yük gözetimi faaliyetinde bulunamazlar.
(4) Faaliyeti askıya alma süresi beş günden kırk beş güne kadar uygulanır.
(5) Verilen idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödenir.
(6) Ödeme süresi içerisinde ödenmeyerek kesinleşen idari para cezaları, kesinleşmesini müteakiben bir hafta içinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmek üzere, borçlu tüzel kişinin kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine, birden fazla vergi dairesi bulunması halinde süreksiz vergileri tahsil ile görevli vergi dairesine gönderilir.
(7) İdari para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Yetki belgesi iptali
MADDE 12 – (1) İşletmelerden;
a) Yetki belgesi üzerinde tahrifat yapanların,
b) Yetki belgesi başvurularında, sunulan belgelerden herhangi birinde belge almasını sağlayacak şekilde yanlış ve yanıltıcı bilgiler beyan ettiği tespit edilenlerin,
c) Yetki belgesi için gereken şartlardan bir veya birkaçının ortadan kalkmasından itibaren altmış gün içinde eksikliklerini tamamlamayanların,
ç) Kendi rızası ile faaliyetine son vereceğini Bakanlığa bildirenlerin,
d) 11 inci madde hükümleri çerçevesinde faaliyeti askıya alınan işletmelerden aynı ihlali tekrar edenlerin,
e) Faaliyeti askıya alınan işletmelerden, askıya alma süresi sonunda eksikliklerini gidermediği tespit edilenlerin,
yetki belgesi iptal edilir.
(2) Yetki belgesi iptal edilen veya faaliyetleri askıya alınanlara ait bilgiler Bakanlık tarafından duyurulur.
Yeniden faaliyet ve belge yenileme
MADDE 13 – (1) 12 nci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri hariç olmak üzere yetki belgeleri iptal edilenlere, üç ay süreyle yeniden yetki belgesi düzenlenmez.
(2) Yetki belgesi iptal edilenlerden, yeniden belge almak isteyenlere ilk defa belge alınmasına ilişkin hükümler uygulanır.
(3) Yetki belgesini yenilemek isteyen işletmeler, belge süresi bitiminden en az doksan gün önce belgelerini yenilemek üzere Bakanlığa başvururlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Gözetim hizmeti
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında deniz gözetim hizmeti almak isteyen tarafların, Bakanlığın yetkilendirdiği işletmelerden hizmet alması zorunludur.
(2) Bu Yönetmelik kapsamında deniz gözetim işletme yetki belgesi alacak işletmelerin, tehlikeli yüklerle ilgili gözetim faaliyetlerinde bulunmak istemeleri halinde, ayrıca TMKTDGM tarafından belirlenen ücret karşılığında tehlikeli yük deniz gözetim yetki belgesi almaları zorunludur.
Ücret
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenen yetki belgeleri ve yapılacak denetimler için alınacak ücretler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı hesabına gelir kaydedilmek üzere yatırılır.
Muafiyet
MADDE 16 – (1) Ülkemizin hizmet sunumu ve iş kurma serbestisi alanlarını kapsayan uluslararası anlaşmalara ve bu anlaşmalara taraf ülkelerin hizmet sunucularına, 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dâhilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanuna aykırılık teşkil etmemek kaydı ile bu Yönetmelik hükümleri uyumlaştırılarak uygulanır.
Sorumlu hizmet birimi
MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında, Bakanlıkça yerine getirilmesi gereken iş ve işlemler ilgisine göre Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü veya Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
Hüküm bulunmayan haller
MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan haller ile uygulamada doğacak tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri yapmaya Bakanlık yetkilidir.
(2) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ilgili mevzuat ve taraf olduğumuz uluslararası anlaşma/sözleşme hükümleri uygulanır.
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
MADDE 19 – (1) 16/12/2016 tarihli ve 29920 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deniz Ticareti Gözetim Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Kazanılmış haklar
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce düzenlenen deniz gözetim işletme yetki belgeleri ve tehlikeli madde gözetim hizmeti uygunluk belgeleri, belge üzerinde belirtilen süre sonuna kadar geçerlidir.
Yürürlük
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 21 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Fiyat Dışı Unsur Uygulanması – Kaynakların Verimli Kullanılması İlkesi – İdare Mahkemesi Kararı
Karar No : 2017/MK-19
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2016/67335 İhale Kayıt Numaralı “2016 Yılında Manisa Büyükşehir Belediyesi Hizmet Sahası İçinde Bulunan Yollarda Astarlı, Astarsız Sathi Kaplama Ve Bsk (Bitumlu Sıcak Karışım) Yapılması İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından 21.04.2016 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2016/67335 ihale kayıt numaralı “2016 Yılında Manisa Büyükşehir Belediyesi Sahası İçinde Bulunan Yollarda Astarlı, Astarsız Sathi Kaplama ve BSK (Bitümlü Sıcak Karışım) Yapılması İşi” ihalesine ilişkin olarak Genç İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 15.06.2016 tarihinde yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, 01.07.2016 tarihli ve 2016/UY.III-1762 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle Genç İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve E:2016/3134, K:2016/2723 sayılı kararında “…Davacının 3. iddiasına ilişkin olarak; ihale kapsamındaki teklifler en yüksekten en düşüğe doğru irdelendiğinde tekliflerin arasındaki farkın diğer teklifler arasındaki farklarla mukayese edilmeyecek oranda yüksek olduğunun görüldüğünün, Yaklaşık maliyetin 97.560.816,95 TL olarak, sınır değerin ise 61.956.897,00 TL olarak belirlendiği, ihale kapsamında sunulan teklifler en düşükten en yükseğe doğru sıralandığında en düşük teklifin 59.552.253,00 TL en yüksek teklifin ise 116.978.262,30 TL olduğu ve bu iki teklif arasında yaklaşık iki kata tekabül eden oldukça yüksek oranda bir fark bulunduğunun açıkça görüleceğinin,
Öte yandan, ihale uhdesinde bırakılan istekli ve yaklaşık maliyetin altında teklif veren istekliler ile idarece belirlenen yaklaşık maliyet arasındaki fark da nazara alındığında bu farkın yaklaşık 10.000.000,00 TL’ye tekabül eden oldukça büyük bir fark teşkil ettiğinin,
İhaleye sunulan teklif bedelleri arasındaki bu fark da nazara alındığında, söz konusu teklif bedellerinin gerçekçi ve sağlıklı bir biçimde hazırlanamadığının, mevcut tekliflerle ihale konusu yapım işinin kamu yararına uygun bir biçimde, fen ve teknik kurallarına göre gerçekleştirilemeyeceğinin de açık olduğu, nitekim Kurulun da birebir aynı konuda tesis etmiş olduğu 16.10.2014 tarihli ve 2014/UY.I-3414 sayılı kararı olduğunun iddia edildiği,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” hükmü bulunduğu,
Davaya konu ihalede, yaklaşık maliyetin 97.560.816,95-TL olarak hesaplandığı, 41 ihale dokümanının satın alındığı ihalede 24 isteklinin ihaleye katıldığı, yaklaşık maliyet ve geçerli tekliflere göre aşırı düşük teklif sınır değerinin idare tarafından 64.638.062,76-TL olarak hesaplandığı, fiyat dışı unsurların uygulanması sonucunda ihalede ekonomik açıdan en avantajlı 2’nci teklif sahibinin teklif tutan 67.361.528,16-TL olmasına karşın, ekonomik açıdan en avantajlı 1’inci teklif sahibinin teklif tutarının 75.737.544,00-TL olduğu, bu itibarla aralarında (75.737.544,00-TL – 67.361.528,16-TL=) 8.376.015,84-TL gibi önemli bir fark olduğu, fiyat dışı unsurlar uygulanmış olsa da neticede ekonomik açıdan en avantajlı 1 ’inci teklif sahibinin teklif tutarının sınır değerin de oldukça üzerinde (75.737.544,00-TL – 64.638.062,76-TL=) 11.099.481,24-TL olduğu, 2’nci iddiaya yönelik olarak idarenin yaptığı “Ayrıca söz konusu işin teklif birim fiyat olmasından dolayı yapılan miktar kadar ödeme yapılacağından miktarın fazla olması durumu herhangi bir önem arz etmemektedir.’’ yönündeki açıklamadan idarenin miktarın fazla olarak belirlenebilmesi ihtimaline karşı yeterince hassas davranmadığı, çünkü “miktarın fazla olması durumu herhangi bir önem arz etmemektedir.” yaklaşımı içinde olduğu, halbuki ilgili iş kalemleri itibariyle miktar fazlalığı söz konusu olduğunda anılan durumun fiyat dışı unsurların uygulandığı ihalede yaklaşık maliyet bileşenlerinin toplam yaklaşık maliyete bölünmesi sonucu bulunacak oranları doğrudan etkileyeceği, bu itibarla gerek yukarıda belirtildiği üzere ekonomik açıdan en avantajlı 1’inci teklif sahibinin teklif tutarının ekonomik açıdan en avantajlı 2’nci teklif sahibinin teklif tutarından 8.376.015,84-TL gibi önemli bir tutarda fazla olması, gerek ekonomik açıdan en avantajlı 1’inci teklif sahibinin teklif tutarının sınır değerin de 11.099.481,24-TL tutarında üzerinde olması, gerekse idarenin iş kalemlerinin hesabında olası fazla miktar tespitlerine yönelik yukarıdaki yaklaşımı birlikte değerlendirildiğinde, başvuruya konu ihalede 4734 sayılı Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesindeki bilhassa “kaynakların verimli kullanılması” ilkesinin sağlanamadığı sonucuna varıldığından, bu yönüyle dava konusu kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- 01.07.2016 tarihli ve 2016/UY.III-1762 sayılı Kurul kararının 3’üncü iddiaya ilişkin kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanunun 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
Tıbbi Sarf Malzeme Alım İhalesi – Ürünlerin Teknik Şartnamede Belirtilen Özelliklere Sahip Olması – İdare Mahkemesi Kararı
Karar No : 2019/MK-310
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/116439 İhale Kayıt Numaralı “2018-2019 Yılları (12 Aylık) Diş Kliniği Tıbbi Sarf Malzeme Alımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/116439 ihale kayıt numaralı “2018-2019 Yılları (12 Aylık) Diş Kliniği Tıbbi Sarf Malzeme Alımı” ihalesine ilişkin olarak, Samet Safi Cankurt itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 08.05.2019 tarihli ve 2019/UM.I-574 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Samet Safi Cankurt’un vekili tarafından açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli E:2019/1265, K:2019/2240 sayılı kararı ile “Davacı tarafından teklif edilen ürünlerin Teknik Şartname’nin 1. maddesini karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesine ilişkin kısım yönünden;
Söz konusu Teknik Şartname’nin 1. maddesinde “Eğeler uç kısmından sap kısmına kadar tek parça NiTi-Nikel Titanyum alaşımlı olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı tarafından teklif edilen Döner Kanal Eğesi Üçlü Sistem adlı ürünün sap kısmının CI metal olduğu, dolayısıyla teklifin Teknik Şartname’nin 1. maddesini karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddedildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından teklif edilen Döner Kanal Eğesi Üçlü Sistem adlı ürünün sap kısmı hariç diğer kısımlarının NiTi-Nikel Titanyum alaşımlı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup, anlaşmazlık sap kısmının da Ni-Ti-Nikel Titanyum alaşımı olmasının zorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Teknik Şartnamede’de açıkça belirtildiği üzere eğelerin uç kısmından sap kısmına kadar Ni-Ti-Nikel Titanyum alaşımlı olması gerektiği, sap kısmı için özellikle bu hususun aranmadığı açıktır. Sonuç olarak davacı tarafından teklif edilen ürün Teknik Şartnamenin 1. maddesini karşılamakta olup karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine dair Kurul Kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı tarafından teklif edilen ürünlerin Teknik Şartnamenin 9. maddesini karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesine ilişkin kısım yönünden;
Söz konusu Teknik Şartname’nin 9. maddesinde “Geniş apikal ölçüleri (30-35-40-50 mm) bulunabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı tarafından teklif edilen İ-Race adlı ürünün 15/06, 25/04 ve 30/04 apikal ölçülere sahip olduğu, dolayısıyla teklifin Teknik Şartnamenin 9. maddesini karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddedildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, gerek ihale dosyasında bulunan bilgi ve belgeler gerekse de davacı tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Döner Kanal Eğesi Üçlü Sistem için davacı tarafından teklif edilen İ-Race adlı ürünün apikal ölçülerinin 15/06, 25/04 ve 30/04 olduğu hususunda tereddüt bulunmamakta olup, söz konusu ürünün Teknik Şartname’nin 9. maddesini karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine dair Kurul Kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından İ-Race adlı ürünün Race adlı üründen isimlendirme dışında bir farkı olmadığı ileri sürülmekte ise de, söz konusu ürünler aynı üretici firma tarafından üretilmiş olsa da farklı apikal ölçülere sahip olduğundan bu iddiaya itibar edilmemiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin davacı tarafından teklif edilen ürünlerin Teknik Şartname’nin 1’inci maddesini karşılamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kısım yönünden iptaline, davacı tarafından teklif edilen ürünlerin Teknik Şartname’nin 9’uncu maddesini karşılamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kısım yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 08.05.2019 tarihli ve 2019/UM.I-574 sayılı kararının başvuru sahibi tarafından teklif edilen ürünlerin Teknik Şartname’nin 1’inci maddesini karşılamadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İdare Mahkemesi Kararı, İhale Danışmanı
13.11.2019 Tarihinde Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliğinde Yapılan Değişikliklerle Getirilen Yenilikler
Yönetmeliğin 16. Maddesinde yapılan değişiklikle ihale ve ön yeterlik dokümanlarının EKAP üzerinden indirilmesinde e-imza şartı kaldırılarak ihale sürecinin kolaylaştırılması amaçlandı.
Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde eklenen 4. Fıkrayla ihale sürecinde teknik sorunlar sebebiyle EKAP üzerinden işlem yapılamaması durumunda işlemlerin yürütülebilmesi ve hak kaybının önlenebilmesi için Kamu İhale Kurumunun gerekli tedbirleri almaya yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK022.B/EKAP numaralı Elektronik Eksiltmeye Davet Formunda yer alan 14 numaralı madde değiştirilerek bir önceki madde uyarınca Kamu İhale Kurumunun işlemler yapmaya yetkili olduğu ibaresi getirilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 4.1 inci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisi ile” ibaresi eklenmiş, 4.2 nci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 22.5 inci maddesi değiştirilerek elektronik ihale sürecinde aksaklık olması durumunda Kamu İhale Kurumunun müdahale yetkisi olduğu belirtilmiştir.
Sonuç olarak yapılan değişikliklerle idare tarafından ihale dokümanının indirilmesinde e-imza zorunluluğunu kaldırarak ihale sürecini yalınlaştırma çabasının yanı sıra elektronik ihale sisteminde meydana gelebilecek aksaklıklara ve olası hak kayıplarına anında müdahale etme yetkisinin Kamu İhale Kurumunda olduğu vurgulanmış bulunmaktadır.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
ELEKTRONİK İHALE UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 25/2/2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ve idarenin ilanda belirtilen adresinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, ikinci cümlesinde yer alan “e-imza” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisi” ibaresi, üçüncü cümlesinde yer alan “dokümanı e-imza” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisini” ibaresi eklenmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “e-imza kullanılarak” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(4) İhale sürecinde idareler ve/veya kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerce, teknik sorunlar nedeniyle EKAP üzerinde işlem yapılamaması halinde, ihale sürecine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacına yönelik olarak alternatif sistemleri ve uygulamaları devreye almaya, gerekli hallerde bu ve ilgili işlemleri durdurmaya, ertelemeye, yenilemeye veyahut iptal etmeye yönelik tedbirleri almaya Kurum yetkilidir. Bu durumda EKAP üzerinden gerekli bildirimler yapılır.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK022.B/EKAP numaralı Elektronik Eksiltmeye Davet Formunda yer alan 14 numaralı madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“14) İhale sürecinde idareler ve/veya kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerce, teknik sorunlar nedeniyle EKAP üzerinde işlem yapılamaması halinde, ihale sürecine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacına yönelik olarak alternatif sistemleri ve uygulamaları devreye almaya, gerekli hallerde bu ve ilgili işlemleri durdurmaya, ertelemeye, yenilemeye veyahut iptal etmeye yönelik tedbirleri almaya Kurum yetkilidir. Bu durumda ilgisine göre verilen en son teklifler dikkate alınarak EKAP üzerinden gerekli bildirimler yapılır.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 4.1 inci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Kurumca belirlenecek diğer elektronik yöntemlerden birisi ile” ibaresi eklenmiş, 4.2 nci maddesinde yer alan “e-imza kullanarak” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-3’te yer alan Yeterlik Bilgileri Tablosu Sunulan ve Tekliflerin Elektronik Ortamda Alındığı İhalelerde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 22.5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“22.5. İhale sürecinde idareler ve/veya kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerce, teknik sorunlar nedeniyle EKAP üzerinde işlem yapılamaması halinde, ihale sürecine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacına yönelik olarak alternatif sistemleri ve uygulamaları devreye almaya, gerekli hallerde bu ve ilgili işlemleri durdurmaya, ertelemeye, yenilemeye veyahut iptal etmeye yönelik tedbirleri almaya Kurum yetkilidir. Bu durumda EKAP üzerinden gerekli bildirimler yapılır.”
MADDE 6 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
VERGİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Bakanlığa vergi politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere kurulan Vergi Konseyinin oluşumu, üyelerin seçimi, görevlendirilmesi ve görev süreleri ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 238 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakan: Hazine ve Maliye Bakanını,
b) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını,
c) Başkan: Vergi Konseyi Başkanını,
ç) Genel Kurul: Vergi Konseyi Genel Kurulunu,
d) Genel Sekreter: Vergi Konseyi Genel Sekreterini,
e) Genel Sekreter Yardımcısı: Vergi Konseyi Genel Sekreter Yardımcısını,
f) İcra Kurulu: Vergi Konseyi İcra Kurulunu,
g) Konsey: Vergi Konseyini,
ğ) Onursal Başkan: Hazine ve Maliye Bakanını,
h) Üye: Vergi Konseyi Üyesini,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Konseyin Oluşumu ve Görevleri
İlkeler
MADDE 4 – (1) Konsey, tarafsız bir yaklaşımla ve objektif esaslara göre görüş ve önerilerini oluşturan bir danışma organı olup, uluslararası gelişmeleri ve ülkemiz koşullarını gözeten, katılımcılığa ve ortak akla dayanan uzlaşmayı esas alan, değişimi ve yenilikleri önceden fark ederek, sonuç odaklı çalışma kültürünü benimseyen ve sistemin tüm paydaşlarının güvendiği saygın bir kurum olmayı hedefler.
Konseyin oluşumu
MADDE 5 – (1) Konseyin Onursal Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanıdır. Konsey Başkanı, Bakan tarafından üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir. Doğal üyeler dışındaki üyelerin görev süresi üç yıldır.
(2) Konsey, aşağıda belirtilen üyelerden oluşur:
a) Doğal üyeler: Bakanın görevlendireceği Bakan Yardımcısı, Gelir İdaresi Başkanı, Vergi Denetim Kurulu Başkanı ile Genel Sekreter.
b) Temsilci üyeler: Kurumlarınca seçilen veya görevlendirilen vergi, ekonomi, finans, hukuk veya maliye alanlarında birikim ve deneyim sahibi kişilerden oluşmak üzere;
1) Sivil toplum grubu: Bakan tarafından belirlenecek kamu kurumu niteliğindeki meslek birlikleri, esnaf ve sanatkarlar konfederasyonu, işçi ve işveren konfederasyonları, dernek, vakıf ve diğer sivil toplum kuruluşlarınca görevlendirilecek birer temsilci üye,
2) Kamu kesimi grubu: Bakan tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarını temsilen en az genel müdür yardımcısı düzeyinde birer üye.
c) Seçilmiş üyeler: Başkanın önerisi üzerine Bakan tarafından seçilen; vergi, ekonomi, finans, hukuk veya maliye ile ilgili alanlarda uzmanlık ve kariyere sahip kişilerden veya sanayi, işletme, ticaret, finans veya hizmetler alanında temayüz etmiş müteşebbislerden (en az üçte biri üniversitelerden olmak üzere) yeterli sayıda üye.
(3) Temsilci üyeler birden fazla kurum veya kuruluşu temsil edemez. Konsey çalışmalarında bütün üyeler eşit oya sahiptir.
Konseyin görevleri
MADDE 6 – (1) Konseyin, vergi ve diğer mali yükümlülüklerle ilgili konulardaki araştırma ve çalışmalarını, toplumun çeşitli kesimleri ve gelir politikalarını belirleyen kurumlarla paylaşmak, uluslararası gelişmelerin ışığında ekonomi ile uyumlu, adil, etkin, hukukun üstünlüğüne ve toplumsal uzlaşmaya dayalı çağdaş bir vergi sisteminin oluşturulmasına katkı yapmak üzere, başlıca görevleri şunlardır:
a) Türk vergi sisteminin, vergi idaresinin ve vergi denetim işlevinin geliştirilmesi ile ilgili görüş ve önerilerde bulunmak ve gerektiğinde bu öneriler doğrultusunda mevzuatla ilgili çeşitli taslaklar hazırlamak, sistemde aksayan ve uygulamada sorun yaratan konularda toplumun çeşitli kesimlerinin beklentilerini de tespit etmek suretiyle, çözüm önerileri getirmek ve bunları ilgili birimlere aktarmak.
b) Vergi hukuku, vergi politikası ve vergi teorisine ilişkin çağdaş ve uluslararası gelişmelerle ve yargı kararlarını izleyerek bu maddede belirlenen amaçlara uygun bir vergi sistemi oluşturulması için önerilerde bulunmak, bu amaçla ulusal ve uluslararası panel ve benzeri toplantılar ve yarışmalar düzenlemek, üniversitelerle işbirliği içinde ortak projeler geliştirmek, ilgili kuruluşlar ile işbirliği yapmak suretiyle vergi araştırmaları ile ilgili organizasyonlar oluşturmak.
c) Bakan tarafından incelenmesi istenilen kanun teklifleri ile diğer düzenleyici işlemlere ilişkin çalışma, araştırma ve incelemelerde bulunarak görüş bildirmek.
ç) Talep edildiği takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilgili komisyonlarında görüş bildirmek.
d) Yukarıdaki hususlarda belirlenen görüş ve önerileriyle ilgili olarak yapılan çalışmaları izlemek, sonuçlarını değerlendirmek, kamuoyunu bilgilendirmek ve gerektiğinde yaptığı çalışmaları yayımlamak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Konseyin Organları ve Çalışma Usulü
Konseyin organları ve görevleri
MADDE 7 – (1) Konseyin organları ve görevleri şunlardır:
a) Genel Kurul: Genel Kurul, Vergi Konseyi üyelerinden oluşur. Genel Kurul, 6 ncı maddede belirtilen görevleri doğrultusunda;
1) Yıllık çalışma programını görüşür ve Bakanın onayına sunulmak üzere kabul eder.
2) Toplantı gündeminde belirlenen konularda veya hazırlanan raporlarla ilgili görüş bildirir.
3) Gündeme alınması gereken konularda önerilerde bulunur.
b) Konsey Başkanı: Başkan, Konseyi yönetir ve temsil eder. Başkan, Konseyin etkin ve verimli çalışmasını sağlar ve toplantılara başkanlık eder. Başkanın yokluğunda Konseye Genel Sekreter başkanlık eder. Başkanın görevleri şunlardır:
1) Konseyi temsil sıfatıyla, gerektiğinde konsey faaliyetleri ile ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmek ve gerekli açıklamaları yapmak.
2) Konsey çalışmalarının gündeme uygun olarak verimli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak.
3) Genel Kurul toplantılarına başkanlık etmek.
4) Konseyin toplanma gündemi, tarihi ve yerini gerektiğinde üyelerin de görüşünü alarak tespit etmek ve üyeleri toplantıya davet etmek.
5) İhtiyaç halinde çeşitli konularda çalışma grupları ve komisyonları oluşturmak ve bunların çalışmalarını sağlamak.
6) Konsey Genel Kurulu gündeminde bulunan konuların hangi komisyonlarda görüşüleceğini tespit etmek.
7) İcra Kuruluna başkanlık etmek.
8) İcra Kurulunun ve komisyonların faaliyetlerini izlemek.
9) Genel Kurul tarafından kabul edilen yıllık çalışma programını Bakanın onayına sunmak.
10) 11 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılacak ödemeler için görevlendirme yapmak.
c) İcra Kurulu: İcra Kurulu, Konseyin yürütme organıdır. Bakan tarafından, bir yıl süre için Konsey amaçlarını gerçekleştirmek, çalışmalarını yönetmek, koordine etmek, Bakanlık ve diğer kuruluşlarla ilişkileri yürütmek, çalışma programları hazırlamak üzere, ihtiyaca göre en fazla 11 kişilik bir İcra Kurulu oluşturulur. Konsey Başkanı, İcra Kurulunun da başkanıdır. Başkanın yokluğunda İcra Kuruluna Genel Sekreter başkanlık eder. Başkan, İcra Kurulu üyeleri arasında görev bölümü yapar. Genel Sekreter de Kurulun üyesidir. İcra Kurulunun görevleri şunlardır:
1) Konseyin yıllık çalışma programını hazırlamak ve Bakan onayından sonra uygulamaya koymak.
2) Komisyon raporlarını incelemek, görüşmek ve gerektiğinde Genel Kurula sunmak.
3) Konsey çalışmaları ve görev konusuyla ilgili olarak Bakanlık ve diğer kuruluşlarla ilişkileri yürütmek ve bilgi akışını sağlamak.
4) İcra Kurulunun görüş ve önerilerini Başkan vasıtasıyla Genel Kurula sunmak.
5) Yapılan çalışmaları yıl sonunda raporlayarak kamuoyuna sunmak.
ç) Genel Sekreterlik: Konseyin çalışmalarının sürekli ve düzenli olarak yürütülebilmesi amacıyla, Konsey bünyesinde Genel Sekreterlik oluşturulur. Genel Sekreter vergi hukuku uygulamaları alanında bilgi, birikim ve tecrübe sahibi kişiler arasından Başkanın önerisi ile Bakan tarafından görevlendirilir. Görevlerin yürütülmesinde Genel Sekretere yardımcı olmak üzere yeterli sayıda genel sekreter yardımcısı Bakan onayıyla görevlendirilebilir. Genel sekreter yardımcıları, Başkan ve Genel Sekreter tarafından verilen görevleri yerine getirirler. Genel Sekreterin görevleri şunlardır:
1) Konseyin çalışmalarına esas olacak ön hazırlıkları yapmak.
2) Konseyin raportörlük, dosyalama, evrak giriş-çıkış işlemlerini ve arşiv faaliyetlerini yürütmek.
3) Genel Kurul ve İcra Kurulu toplantılarının organizasyonlarını yapmak, Konseyin toplanma tarihi ile yer ve gündemini Konsey Başkanının onayıyla üyelere bildirmek, çalışma grupları ile komisyon üyelerine gerekli çağrıda bulunmak ve bunların çalışmalarıyla ilgili gündemlerini takip etmek.
4) Başkan adına Konsey çalışmalarına ait tutanak, rapor ve diğer dokümantasyonun düzenlenmesi, üyeler ile ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmesini veya dağıtımını, dosyalanmasını ve arşivlenmesini sağlamak.
5) İlgili kurum ve kuruluşlarla iletişimi sağlamak.
6) Konseyin görevleri arasında sayılan organizasyonları, Başkanın onayı ve bilgisi dahilinde yapmak.
7) İcra Kurulu ile çalışma grupları ve komisyonların çalışmalarıyla ilgili diğer işleri yapmak.
8) Başkanın yetkisini devrettiği görevleri veya uygun göreceği diğer görevleri yapmak.
d) Çalışma grupları ve komisyonlar: Konsey, kendi üyeleri arasından veya dışarıdan belirleyeceği kişilerden oluşmak üzere çalışma grupları ve komisyonlar kurabilir. Bunlar, Konsey tarafından kendilerine verilecek olan görev kapsamında, görüş ve önerileri ile gerektiğinde bu öneriler doğrultusunda mevzuat taslakları hazırlar, çalışmaları yürütür ve sonuçlandırarak raporlarını İcra Kuruluna sunar. Çalışma grupları veya komisyonlara, Başkanın belirleyeceği çalışma grubu veya komisyon üyesi başkanlık eder. Bu kişilerin görev süreleri, çalışma grupları ve komisyonlarının çalışma süresi ile sınırlıdır. Bunlar, belirlenen sürede görevlerini tamamlayarak hazırlayacakları raporları değerlendirilmek üzere Başkana sunarlar. Çalışma grupları ve komisyon üyeleri, konularının Konseyde görüşüldüğü toplantılara çağrılabilirler. Çalışma grupları ve komisyonların çalışmalarında, oylama yerine uzlaşma esası geçerli olmakla birlikte, bunların başkanları gerektiğinde oylama yapabilir. Oylama sırasında çalışma grupları ve komisyonda bulunanların salt çoğunluğuyla karar alınır.
Genel Kurulun çalışma usulü
MADDE 8 – (1) Genel Kurulun toplantı ve çalışma usulü aşağıdaki gibidir:
a) Genel Kurul yılda en az dört defa olağan toplantısını yapar. Genel Kurul, ayrıca Başkanın çağrısı üzerine her zaman olağanüstü toplanabilir. Olağanüstü toplantıların yeri ve tarihleri ile gündeme ilişkin bilgi dosyaları üyelere toplantı gününden en az beş gün önce Genel Sekreterlik tarafından bildirilir.
b) Toplantı yeri ve gerekli ihtiyaçlar Bakanlıkça sağlanır. Toplantıların gündemi, İcra Kurulu ile çalışma grubu ve komisyon başkanlarından gelen bilgi ve görüşler değerlendirilerek, Başkan tarafından belirlenir.
c) Toplantı nisabı, üye tam sayısının salt çoğunluğudur. Üyeler, haklı bir mazeretleri olmadıkça bütün toplantılara katılmakla yükümlüdürler. Ayrıca, toplantılara gündeme göre Bakanlık birimlerinden belirlenecek yetkililer de katılabilir. Genel Kurul toplantılarına Başkan veya Genel Sekreter tarafından kamu veya özel sektörden kişiler de davet edilebilir.
ç) Konsey Genel Kurulunun kararlarında, ortak akıl ve uzlaşma esastır. Konsey, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla karar alır. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Konsey çalışmaları ve tartışmalarında ileri sürülen görüşler, toplantı tutanağıyla tespit olunur. Çoğunluk görüşüne katılmayan üyeler, kendi görüşlerini tutanağa yazdırabilirler veya talepleri halinde, toplantıyı izleyen iki gün içerisinde yazılı olarak görüşlerini Başkana gönderebilirler. Toplantı tutanaklarının birer örneği, ayrıca tüm üyelere Genel Sekreter tarafından gönderilir. Toplantı tutanakları ve raporları, Başkanın onayı ile Genel Sekreter tarafından Bakanlığa gönderilir ve gerekli görülenler Konseyin resmi web sayfasında yayımlanır. Konsey raporları, gerektiğinde üyelerin temsil ettikleri kurum ve kuruluşlara da Başkanın onayıyla Genel Sekreterlik tarafından gönderilebilir.
İcra Kurulunun çalışma usulü
MADDE 9 – (1) İcra Kurulu toplantı ve çalışma usulü aşağıdaki gibidir:
a) İcra Kurulu toplantıları, ayda iki defa yapılır. Başkan gerekli gördüğü hallerde İcra Kurulunu ayrıca toplantıya çağırabilir. İcra Kurulunun gündemi, Genel Kurul gündemi esas alınarak belirlenir. Kurul üyelerinden gündeme eklenmesi istenen maddeler de, Başkan tarafından öncelikleri değerlendirilerek dahil edilebilir.
b) İcra Kurulu toplantı nisabı, üye tam sayısının salt çoğunluğudur. İcra Kurulu, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla karar alır. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Kurul üyeleri bütün toplantılara katılmakla yükümlüdürler. Mazeretsiz olarak üst üste üç toplantıya katılmayan üyeler, Başkan tarafından görev sürelerinin bitimi beklenmeden değiştirilebilir.
Çalışma grubu ve komisyonların çalışma usulü
MADDE 10 – (1) Çalışma grubu ve komisyonların çalışmasıyla ilgili usuller, İcra Kurulu ile çalışma grubu ve komisyon başkanları tarafından belirlenir. Bunların çalışmalarıyla ilgili toplantıların sonuçları bir tutanakla tespit edilir, bu tutanaklar ve düzenlenen raporlar İcra Kuruluna sunulur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Huzur hakkı ve giderler
MADDE 11 – (1) Konsey Başkanı ve üyelerine bu görevleri sebebiyle, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 238 inci maddesi hükmü uyarınca; uhdesinde kamu görevi bulunanlara (2000), bulunmayanlara (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ve ayda dört toplantıyı geçmemek üzere, her toplantı için damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın Bakanlık bütçesinden huzur hakkı ödenir. Konsey üyelerinden temsilcisi bulundukları kurum ve kuruluşlarca yol ve konaklama giderleri karşılanmayanların bu giderleri, Harcırah Kanunu hükümlerine göre Bakanlık bütçesinden karşılanır.
(2) Konseyin çalışmalarıyla ilgili personel, araç gereç ve donanım ile her türlü cari giderleri Bakanlık bütçesinden karşılanır.
(3) Ayrıca, Konsey çalışmaları çerçevesinde yapılacak ulusal ve uluslararası alandaki etkinliklere, İcra Kurulu kararıyla Konseyde temsilcisi bulunan kurum veya kuruluşlardan yardım ve destek alınabilir.
Konsey üyeliğinin sona ermesi
MADDE 12 – (1) Vergi Konseyi üyeliği aşağıdaki durumlarda sona erer:
a) Doğal üyeliklerde, bağlı bulunulan makam ve görevlerden ayrılma.
b) Temsilci üyeliklerde, üyenin temsil ettiği kurumdan ayrılması veya temsil edilen kurumun üyesini değiştirmesi veya görev süresinin dolması veya temsil edilen kurumun Konseye üye görevlendirme hakkının sona ermesi.
c) Temsilci veya seçilmiş üyeliklerde;
1) Konsey toplantılarına yazılı olarak bildirilecek haklı mazeretler dışında bir yıl içerisinde beş kez veya peş peşe üç defa katılmama halinde kendiliğinden,
2) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerince ve diğer mali kanunlardan herhangi birine aykırı davranış dolayısıyla hapis cezası ile cezalandırılmış olma veya 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre Devlet memuru olmaya engel suçlardan biri ile mahkum olma hallerinde kendiliğinden (Bu hallerde, dava açılmasından sonuçlanmasına kadar Konsey üyeliği, Konsey kararı ile askıya alınabilir),
3) İcra Kurulunca belirlenen ve Genel Kurulca onaylanan etik kurallara uyulmaması hâlinde Başkanın önerisi ve Bakanın onayıyla,
sona erer.
(2) Başkanın ve üyelerin seçimlerinde izlenen usullerle her zaman görevleri sona erdirilebilir. Başkanlığın, temsilci veya seçilmiş üyeliklerden birinin boşalması halinde aynı usulle seçim yapılır.
(3) Görev süresi sona eren Başkanın ve üyenin yeniden seçilmesi mümkündür.
(4) Çalışma dinamiğinin temini ve yeni fikirlerin Konseyde temsili amacıyla, her yıl üye sayısının en fazla 1/3’üne kadar üye değişimi yapılabilir.
Bilgi ve yardım isteme
MADDE 13 – (1) Başkan, Konsey çalışmaları ile ilgili olarak, gerektiğinde kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi ve yardım alabilir. Kamu kurum ve kuruluşları bu çerçevede talep edilen bilgi ve yardımı sağlarlar.
Yetki
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerinin yürütülmesinde oluşacak tereddütlerin giderilmesi bakımından uygulanacak usul ve esasları belirlemeye Bakan yetkilidir.
Yürürlükten kaldırma
MADDE 15 – (1) 22/3/2005 tarihli ve 25763 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Konseyi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
GÜMRÜK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 7190 Kabul Tarihi: 24/10/2019
MADDE 1 – 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 52 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52 – Türkiye Gümrük Bölgesinde bir yerden diğer bir yere transit rejimi kapsamında taşınarak varış gümrük idaresine sunulan serbest dolaşımda olmayan eşyaya 41 ila 50 nci madde hükümleri uygulanır.”
MADDE 2 – 4458 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“3. 183 ve 184 üncü maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlu, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumludur. 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususu dikkate alınır.”
MADDE 3 – 4458 sayılı Kanunun 167 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine “Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Savunma Sanayii Başkanlığı,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 4 – 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“l) 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen eşya ile 237 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen eşya,”
MADDE 5 – 4458 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü paragrafı ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, yukarıdaki taleplerin kabulü, söz konusu eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %1’i, bu uygulamadan ikinci kez yararlanmak istenmesi hâlinde ise CIF değerinin %3’ü oranında bir tutarın ödenmesine bağlıdır. Başvurunun, eşyanın ihale ilanı yayımlandıktan veya perakende satış kararı alındıktan sonra ve satışının gerçekleşmesinden önce yapılması hâlinde bu taleplerin kabulü söz konusu eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %10’u oranında bir tutarın ödenmesine bağlıdır. Bunun dışındaki başvurular kabul edilmez.
2. 177 nci maddenin birinci fıkrasının (c), (d), (ı), (l) ve (m) bentleri ile ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen eşya için birinci fıkra hükmü uygulanmaz.”
MADDE 6 – 4458 sayılı Kanunun 180 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“6. Bu madde kapsamında emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvurular kabul edilir.”
MADDE 7 – 4458 sayılı Kanunun 202 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük vergilerinin ve diğer amme alacaklarının ödenmesini sağlamak üzere bir teminat verilmesi gereken hâllerde, bu teminat söz konusu vergiler ve diğer amme alacakları tutarı kadar yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verilir.”
MADDE 8 – 4458 sayılı Kanunun 216 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 216 – 1. Gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ödenir.
2. Geri verme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde idarece söz konusu kararın uygulanmaması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine, tebliğ tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ödenir.”
MADDE 9 – 4458 sayılı Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; affa uğramış olsalar dahi, ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis ya da kaçakçılık, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, dolanlı iflas, yalan yere şahadet, suç tasnii, iftira gibi yüz kızartıcı suçlar ile resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörün finansmanı, Devlet sırlarını açığa vurma, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçları ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamı suçlar ile örgütlü suçlardan hüküm giymemiş olmak,”
MADDE 10 – 4458 sayılı Kanunun 231 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“3. Gümrük vergilerine ilişkin idari yaptırım kararları ve bu kararlara yönelik itirazlar hakkında bu Kısım ve Onikinci Kısım hükümleri uygulanır.
4. Mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilen eşyanın bulunamaması hâlinde kaim değer olarak eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. Gümrük idaresi tarafından yükümlüye yazı ile yanlış izahat verilmiş olması hâlinde bu Kısım hükümlerine göre idari para cezası ve faiz uygulanmaz.”
MADDE 11 – 4458 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onbeş” ibaresi “on” şeklinde değiştirilmiştir.
“2. Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda vergi farkının yarısı tutarında idari para cezası verilir.”
MADDE 12 – 4458 sayılı Kanunun 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (e) bendi eklenmiş, ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (c) bendi eklenmiş, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“a) Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı idari para cezası verilir.”
“c) Eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.”
“e) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.”
“b) Eşyanın ihracı, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin onda biri kadar idari para cezası verilir.”
“c) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b) bendinde belirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.”
“4. Cezai hükümler saklı kalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuz gün içinde mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan üçüncü ülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veya üçüncü ülkeye transit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
b) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d) bentleri uyarınca işlem yapılır. Bu fıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamında değerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile bu durumların tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.
c) Beyana göre eksik olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) Beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazla çıkan eşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.”
“6. Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.”
MADDE 13 – 4458 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“5. Eşyanın gümrük antrepo rejimine tabi tutulmasına ilişkin beyanının kontrolü veya muayenesi neticesinde antrepo beyannamesinde beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde;
a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.”
MADDE 14 – 4458 sayılı Kanunun 238 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
“1. 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç;
a) Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı,
b) Tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri,
c) Dahilde işleme rejimi ve gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin hükümler ihlal edilmekle birlikte, rejim kapsamı ithal eşyasının işleme faaliyetindeki hâli veya işlem görmüş ürün hâli de dahil olmak üzere, gümrük gözetiminden mevzuata aykırı olarak çıkarılmamış olduğunun tespiti hâlinde, ithal eşyasının gümrük vergileri ile ilgili rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar,
d) (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar,
idari para cezası verilir.”
“2. Birinci fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verilir.”
MADDE 15 – 4458 sayılı Kanunun 241 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendi yürürlükten kaldırılmış ve altıncı fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) 11 inci madde hükmüne göre yazılı olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile 13 üncü madde hükmü uyarınca beş yıl süreyle saklanması gereken belgelerin gümrük kontrolü sırasında ibraz edilmemesi.”
MADDE 16 – 4458 sayılı Kanunun 244 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Gümrük idarelerince düzenlenen ek tahakkuk ve ceza kararı muhteviyatı alacaklar için yükümlü veya ceza muhatabı tarafından uzlaşma başvurusu yapılabilir. Uzlaşmanın kapsamına;
a) Beyan ile gümrük idaresi tarafından yapılan tespit sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları,
b) Gümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları,
c) Bu Kanun ve ilgili diğer kanunlar uyarınca gümrük idaresi tarafından düzenlenen idari para cezaları,
girer. Uzlaşma talebi, henüz itiraz başvurusu yapılmamış veya itiraz edilmiş olmakla birlikte itirazı henüz sonuçlandırılmamış gümrük vergileri ve idari para cezaları için, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde yapılır. Uzlaşma talebinde bulunulması hâlinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hâlinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar, ancak sürenin bitimine beş günden az kalmış olması hâlinde süre beş güne tamamlanır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hâlinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
2. Gümrük vergileri ve cezalarına ilişkin fiilin, 5607 sayılı Kanunda yer alan kaçakçılık suçları ile ilişkili olması hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.
3. Bu madde kapsamında yapılan uzlaşma talepleri, gümrük uzlaşma komisyonları tarafından değerlendirilir. Gümrük uzlaşma komisyonlarının kurulması, çalışması ile bu madde kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
4. Gümrük uzlaşma komisyonlarının çalışmaları gizlidir. Uzlaşma tutanakları kesin olup gereği idarece derhal yerine getirilir. Vergi yükümlüsü veya ceza muhatabı, üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz.
5. Uzlaşılan gümrük vergileri ve cezalar, uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Uzlaşılan vergilere ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hâlinde, genel hükümlere göre işlem yapılır.”
MADDE 17 – 4458 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“9. Bu Kanuna ve gümrüklerde uygulanan mevzuat hükümlerine aykırı hareketleri görülen gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcılarının izin belgeleri Bakanlık müfettişleri ve gümrük ve dış ticaret bölge müdürleri tarafından gerek görülmesi hâlinde tedbir mahiyetinde en fazla altı ay süre ile geçici olarak alınır ve gümrüklerde iş takip etmelerine izin verilmez. Bu durum, gerekçesiyle birlikte izin belgesinin alınmasını izleyen günde Bakanlığa bildirilir. Bu şekilde izin belgeleri alınanlar hakkında geçici mesleki faaliyetten alıkoyma cezası verilmesi hâlinde, tedbir mahiyetinde izin belgelerinin alındığı süre verilen cezadan mahsup edilir. 3713 sayılı Kanun kapsamında haklarında kovuşturma başlatılanların izin belgeleri kovuşturma sonuçlanıncaya kadar tedbiren geri alınır.”
MADDE 18 – 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7 – Ateşli silahları ancak;
1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,
2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,
3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,
4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,
B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,
a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,
b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,
c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,
d) MİT hizmetleri mensuplarından,
e) Büyükelçi unvanlarından,
f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,
g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,
ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,
h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden,
emekli olanlar.
5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,
6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,
7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,
taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.
Birinci fıkranın (4) numaralı bendinin (A) alt bendinden istifade edenler ilgili Kuvvet Komutanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen belgelere işlenmek şartıyla ateşli silah taşıyabilirler veya bulundurabilirler. Bu şekilde düzenlenen belgeler, taşıma veya bulundurma izin belgesi yerine geçer.
Birinci fıkranın (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılan kişilere ait silahların, (6) ve (7) numaralı bentlerde sayılan kişilerin edinecekleri en fazla bir adet silahın, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna, 23/4/1981 tarihli ve 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna, 18/12/1981 tarihli ve 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanununa, 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklâl Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatanî Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanuna ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre aylık bağlananlara ait silahların, barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanmasına yönelik her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında veya bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileri ile hayatlarını kaybedenler ve silah ruhsatı alamayacak derecede malul olanların ana, baba, eş ve çocuklarına bu kişilerden intikal eden ateşli silahlar ile yukarıda sayılan kanunlara göre aylık bağlanmamış olsa bile bu şekilde yaralananlara ait ateşli silahların taşınmasına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla yürütülen her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle vefat edenlerden (şehit, er, erbaş ve malûl gaziler dahil) intikal eden silah bulunmaması durumunda; bunların ana, baba, eş ve çocuklarından sadece birinin, bir ateşli silahla sınırlı olmak kaydıyla, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.
8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir kararı süresince ateşli silahları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların ruhsata bağlanmış silahları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır.”
MADDE 19 – 6136 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Cumhurbaşkanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğündeki koruma personeline ve bunların amirlerine; Milli Savunma Bakanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subay, astsubay ve uzman erbaşlara; Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler, kendi bünyelerindeki subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara; Emniyet Genel Müdürlüğünce temin edilen tabanca ve mermiler, emniyet hizmetleri sınıfı personeline; Ticaret Bakanlığınca satın alınan tabanca ve mermiler, Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında silah taşıma yetkisini haiz personele, görevlerinde kullanmak üzere bedeli mukabili zati demirbaş silah olarak satılır.”
MADDE 20 – 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDDE 1 – 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere, tedbir kararı süresince bu Kanun kapsamındaki yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfek ve tabancaları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların bu Kanun kapsamında ellerinde bulunan yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfek ve tabancaları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır.”
MADDE 21 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 22 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara
Yeni birim fiyat tespiti yapılırken hangi yıl ve ayın rayiçlerinin esas alınması gerekmektedir
YİGŞ’nin “Sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının tespiti” başlıklı 22 nci maddesine göre, yeni birim fiyatın oluşturulan analize dayalı olarak tespit edilmesi gerekmekte olup, analizde yer alan girdilerin uygulama ayına ait rayiçlerinin esas alınması, dolayısıyla tespit edilecek yeni birim fiyatın da uygulama ayına ait birim fiyat olarak itibar edilmesi gerekmektedir.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
İhaleyi Kazanan Firmanın Da Şikayet – İtirazen Şikayet Başvuru Hakkının Bulunduğu
Karar No : 2019/MK-304
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2019/180036 İhale Kayıt Numaralı “Silindir İş Makinesi, Kren, Çekici Araç, Orman Yangın Söndürme Aracı Ve Yangın Personel Eskort Aracı Alımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Milli Savunma Bakanlığı İzmir Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından yapılan 2019/180036 ihale kayıt numaralı “Silindir İş Makinesi, Kren, Çekici Araç, Orman Yangın Söndürme Aracı ve Yangın Personel Eskort Aracı Alımı” ihalesine ilişkin olarak Timsan Traktör Üretim Montaj San. ve Tic. A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 01.08.2019 tarihli ve 2019/UM.IV-858 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Timsan Traktör Üretim Montaj San. ve Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ve E:2019/1649, K:2019/1885 sayılı kararında “…Uyuşmazlıkta, yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday, istekli veya istekli olabileceklerin şikâyet veya itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri, ihaleye teklif veren gerçek ve tüzel kişilerin istekli statüsünde bulundukları ve ihalenin üzerlerinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın şikâyet veya itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri açıktır. Bu çerçevede; istekli statüsünde olan ve ihale üzerinde kalan davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine davacının iddiaları incelenerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı şirketin ihaleyi kazanmış olduğundan bahisle hukuken korunması gereken bir hakkının ve dolayısıyla başvuru ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazen şikâyet başvurusunun usul yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta Danıştay 13. Dairesi’nin 24.11.2016 tarih ve E:2016/4220, K:2016/3858 sayılı kararı da bu yöndedir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Fazla ödenen başvuru bedelinin iadesine ilişkin kısımlar hariç olmak üzere, Kamu İhale Kurulunun 01.08.2019 tarihli ve 2019/UM.IV-858 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, işin esasının incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İtirazen Şikayet
YAPIM İŞLERİ İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 45 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Kamu kurum ve kuruluşlarınca verilen üretim, işletme, dağıtım ve benzeri lisanslar ile kamu özel işbirliği projeleri kapsamında gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim belgesi düzenlenmesi için yapılacak başvurularda, sunulacak sözleşmenin noter onaylı olması şartı aranmaz.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“İstanbul Atatürk Kültür Merkezi ile ilgili ihaleler
GEÇİCİ MADDE 24 – (1) İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin yeniden inşası kapsamında yapılacak sahne mekaniği ve profesyonel sistemleri ile ilgili ihaleler, bu Yönetmeliğin ek 2 nci maddesindeki esaslar çerçevesinde yapılabilir.”
MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara






