Tek Geçerli Teklif Olan İhalede İdare Tarafından İhalenin İptal Edilmemiş Olması
Karar No : 2017/MK-502
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2017/322920 İhale Kayıt Numaralı “2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında Lise Öğrenci Taşıma İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Doğubeyazıt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan 2017/322920 ihale kayıt numaralı “2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında Lise Öğrenci Taşıma İşi” ihalesine ilişkin olarak Labos Turizm Geri Dönüşüm Med. İnş. İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 20.09.2017 tarihli ve 2017/UH.I-2536 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Labos Turizm Geri Dönüşüm Med. İnş. İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 20.11.2017 tarihli E:2017/2798, K: 2017/3163 sayılı kararında, “
…
Olayda; davacı tarafından, teklifin yaklaşık maliyete çok yakın olmasının yaklaşık maliyet bedelinin iş ortaklığına sızdırıldığını ortaya koyduğunu ve bu açıdan da 4734 sayılı Kanundaki güvenirlik ve gizlilik ilkelerine aykırı olarak ihalenin gerçekleştirildiği ileri sürülmüşse de, ileri sürülen bu iddiayla ilgili olarak davacının dava dosyasına somut bilgi ve belge sunamadığı, öte yandan ihale dosyasında da bu hususla ilgili bilgi ve belge bulunmadığından davacının bu iddiası yerinde görülmemiş, bu hususla ilgili olarak itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak, 5 adet ihale dokümanı satın alındıktan sonra 4 isteklinin teklif verdiği ve yalnızca 1 adet teklifin geçerli kabul edildiği ihalede, ihalenin üzerinde bırakıldığı iş ortaklığının teklifinin yaklaşık maliyete çok yakın bir tutar olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, 4734 sayılı Kanun uyarınca kamu idareleri tarafından yapılacak ihalelerde gözetilmesi gereken temel ilkelerden olan “rekabetin” oluşmadığı ve “kaynakların verimli kullanılmadığı” sonucuna varıldığından, ihalenin kamu yararı çerçevesinde ihaleyi yapan idarece iptal edilerek yeniden yapılması gerekirken, tek geçerli teklif sahibi üzerinde bırakılmasında ve bu hususla ilgili olarak davacının itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Kamu İhale Kurulunun 20.09.2017 tarihli ve 2017/UH.I-2536 sayılı kararının 3’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Karar No : 2017/MK-466
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2017/114200 İhale Kayıt Numaralı “Muğla Fethiye 24 Derslikli Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Ve 3 Adet Atölye Yapımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Muğla Yatırım İzleme ve Koordinasyon lığı Yatırım İzleme Müdürlüğü tarafından 12.04.2017 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2017/114200 ihale kayıt numaralı “Muğla Fethiye 24 Derslikli Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Ve 3 Adet Atölye Yapımı” ihalesine ilişkin olarak, Udk Mühendislik Müşavirlik İnşaat Nakliye Temizlik İthalat İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi- Süleyman Ergen tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, 06.07.2017 tarihli ve 2017/UY.III-1830 sayılı Kurul kararı ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Udk Mühendislik Müşavirlik İnşaat Nakliye Temizlik İthalat İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi – Süleyman ERGEN Ortak Girişimi tarafından açılan davada, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli ve E:2017/2417, K: 2017/2995 sayılı kararı ile “Dava konusu olayda; yukarıda yer verilen 4734 sayılı Kanun’un 56.maddesinin 2.fikrasındaki hükme göre idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirlenen hususların da incelenmesi gerekte olmasına karşın Kamu İhale Kurulu’nun 06/07/2017 tarih ve 2017/UY.3.-1830 sayılı kararında “başvurucunun idarenin şikayeti başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza sirkülerinin aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneklerinin eklenmemiş olması ve başvuru için özel ortağa başvuru için yetki verildiğine dair belgenin eklenmemesi nedeniyle reddine ilişkin olarak herhangi bir iddiada bulunmaması” hususu gerekçe edilerek başvurunun şekil yönünden reddine karar verilmiştir.
İdarenin başvurucunun şikayet talebini reddine ilişkin olarak ise, başvurucunun diğer ortağın temsile ilişkin yetki verdiğine ilişkin belgeyi sunmamasının şikayetin reddi için yeter gerekçe olmadığı, İş ortaklığını oluşturan kişilerden birisi olması nedeniyle sunulan teklifin değerlendirme dışı bırakılması işlemiyle menfaatinin bulunduğu açık olup bunun yanında imza sirkülerinin ise ihaleye sunulan teklifin değerlendirme dışında bırakılmasında bu hususun gerekçeler arasında yer almaması göz önüne alındığında teklifle birlikte yer aldığının kabulü gerektiği ve yeniden başvurucudan söz konusu belgenin istenmemesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Başvurucunun şikayet ve itirazen şikayet dilekçesinde dile getirdiği ortaklık durum belgesindeki bilginin Ticaret Sicil Gazetesi ile desteklenmemesi nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin olarak; Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 39. maddesi ile isteklilerden seçenek sunularak ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından düzenlenmiş ortaklık durum belgesinin istenildiği, davacı iş ortaklığı tarafından da serbest muhasebeci mali müşavirden alınan ortaklık durum belgesinin ibraz edilmesine rağmen Yönetmelikte öngörülmeyen bir şekilde sadece sermaye artırımını içeren, hisse devrini içermeyen Ticaret Sicil Gazetesi ile denetlenmeye çalışılması Kamu İhale Kanununun amacına uygun düşmemektedir.
Bu durumda; davacı istekli iş ortaklığının itirazen şikayet başvurunun şekil yönünden reddine ilişkin Kamu İhale Kurumu’nun 06.07.2017 tarihli ve 2017/UY.III-1830 sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Kamu İhale Kurulunun 06.07.2017 tarih ve 2017/UY.III-1830 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin iddiasının esasının incelenmesine,
Oybirliği verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Uygun Olmayan Personelin Uzaklaştırılmasına İlişkin Kural – Temizlik Ve Destek Hizmetleri İhalesi
Karar No : 2017/MK-478
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2016/553279 İhale Kayıt Numaralı “Tedaş Genel Müdürlüğü Sorumluluğundaki Tesislerine Ait Hizmet Binaları Ve Açık Alanların Temizlik Ve Destek Hizmetlerinin 408 Personel İle 12 Ay (Oniki Ay) Süreli Karşılanması” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2016/553279 ihale kayıt numaralı “TEDAŞ Genel Müdürlüğü Sorumluluğundaki Tesislerine Ait Hizmet Binaları ve Açık Alanların Temizlik ve Destek Hizmetlerinin 408 Personel ile 12 Ay (Oniki Ay) Süreli Karşılanması” ihalesine ilişkin olarak Akzen Destek Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 01.03.2017 tarihli ve 2017/UH.II-701 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Akzen Destek Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 14.04.2017 tarihli ve E:2017/844, K:2017/1197 sayılı kararında dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen reddine karar verilmiştir. Anılan Mahkeme kararı üzerine 24.05.2017 tarihli ve 2017/MK-199 sayılı Kurul kararıyla “1- Kamu İhale Kurulunun 01.03.2017 tarihli ve 2017/UH.II-701 sayılı kararının 1, 3 ve 4’üncü iddialara ilişkin kısımlar ile karar sonucunun iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.
Kurum tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından alınan 26.09.2017 tarihli ve E:2017/1380, K:2017/2437 sayılı kararda “…Teknik Şartname’nin 7.5. maddesi,8.6. maddesinin 2. ve 3. cümlelerinin incelenmesinden;
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesinin birinci fıkrasında, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21’inci madde hükümlerine göre dava açabilir. ” hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık konusu Teknik Şartname’nin 7.5. maddesinde, “Sözleşme süresi içinde ihtiyaç duyulması halinde, giderleri İdare tarafından karşılanmak üzere İdarenin il içi ve il dışındaki tesislerinde Yüklenici personeli geçici olarak görevlendirecektir.” kuralına 8.6. maddesinde, “Yüklenici; hizmet sunulan binaların tahliyesi veya yeni bir binaya nakledilmesi halinde, İdare yönetiminin isteği ve talebi doğrultusunda aynı hizmeti yeni binada da aynı şekil ve şartlarla yürütmek zorundadır. İdarenin ana binası veya bağlı ek binalarında. İstihdam edilecek çalışanların görev yerlerinin belirlenmesi ve gerektiğinde değişiklik yapılması sadece İdare Yetkilisinin tasarrufundadır. İdare ihtiyaç duyması halinde iş hacminde meydana gelebilecek değişikliklere göre çalışanların bağlı birimler ve üniteler arasındaki dağılımında her zaman değişiklik yapma yetkisine sahip olacaktır.” kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından özetle, Teknik Şartname’nin 7.5. maddesi,8.6. maddesinin 2. ve 3. cümlelerinin İş Kanunu’na aykırı hükümler içerdiği iddiasıyla itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, Kurul kararıyla bu iddia yönünden başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Anılan kurallardan idarenin, çalıştırılacak personelin görevinin değiştirilmesini alt işveren olan yükleniciden talep etmesinin, idarenin yetkisinde olan bir husus olduğu, her görev değişikliğinin çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik olarak sayılamayacağı, kaldı ki yukarıda anılan Kanun hükmünde, çalışma koşullarında olması muhtemel esaslı değişikliklerde işveren tarafından yapılması gereken usule ilişkin işlemlere ve bunların yaptırımlarına yer verildiği; uyuşmazlık konusu Teknik Şartname’nin ilgili maddelerinde çalışma koşullarında esaslı değişiklik olması hâlinde Kanun’da işçi lehine getirilen düzenlemeleri bertaraf edecek nitelikte bir kurala yer verilmediği, söz konusu Kanun maddesinde, asıl veya alt işverenin işçinin görev yerini değiştiremeyeceği veya bu yönde talepte bulunamayacağına yönelik bir ifadenin de bulunmadığı anlaşıldığından, Kanun’a aykırılıktan söz edilemeyeceği, bu durumda davacının bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Teknik Şartname’nin 7.7. maddesinin “Gıda Uzmanı (Diyetisyen/Gıda Mühendisi) görevleri” başlıklı kısmının (f) fıkrasının incelenmesinden;
Teknik Şartname’nin “Yemek Servisi Yapılacak Birimler ve Servis Hizmetleri ile İlgili Ayrıntılar” başlığı altında düzenlenen 7.7. maddesinde, “Gıda Uzmanı (Diyetisyen/Gıda Mühendisi) görevleri”nin sayıldığı, (f) bendinde de “Verilecek diğer görevleri yapmak.” kuralı bulunmaktadır.
Davacı tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Teknik Şartname’nin “Yemek Servisi yapılacak Birimler ve Servis Hizmetleri ile İlgili Ayrıntılar” başlıklı 7.7. maddesinin “Gıda Uzmanı (Diyetisyen/Gıda Mühendisi) görevleri” başlıklı kısmının (f) fıkrasında yer alan “Verilecek diğer görevleri yapmak” kuralının ihale konusu iş kapsamında çalıştırılacak personelin iş tanımının belirsizliğine sebebiyet verdiği, bu nedenle İş Kanunu hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir.
“Gıda Uzmanı” pozisyonunda çalıştırılacak personelin görev tanımıyla ilgili Teknik Şartname’de ayrıntılı düzenlemelerin yapıldığı, Teknik Şartname’de yer alan itirazen şikâyete konu “…f) Verilecek diğer görevleri yapmak.” kuralına yer verildiği, idarelerin ihalelerde fonksiyonelliği, verimliliği gözeterek ihale dokümanlarını hazırlamalarının esas olduğu, dava konusu Teknik Şartname’de yer alan kuralın da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiği, idare tarafından, çalıştırılacak personelin mesleğiyle ilgili olan ve iş akdi kapsamında yer alan diğer görevleri yapmasının isteneceğinin anlaşıldığı, Teknik Şartname’nin 7.7. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde çalıştırılacak personelin mesleği dışında görev tanımıyla ilgisi bulunmayan görevlerin yaptırılabileceği anlamının çıkmayacağı sonucuna ulaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği açıktır.
Teknik Şartname’nin 8.8. maddesinin incelenmesinden;
Davacı tarafından itirazen şikâyet başvurusunda özetle, Teknik Şartname’nin 8.8. maddesinde yer alan, “İdarenin genel kurallarına ya da şartnamede belirtilen kurallara uygun hareket etmeyen yüklenici çalışanları İdare Yetkilisinin yazılı bildirimini müteakip en geç 3 gün içinde uzaklaştırılacaktır.” şeklindeki kuralın İş Kanunu’nun 2. maddesine aykırı biçimde idareye iş akdini sona erdirme yetkisi verdiği iddia edilmiştir.
İş Kanunu’nun 2. maddesinin (a) bendinde, hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere, işe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum ve kuruluşları ve ortaklarına bırakılması yönünde hüküm konulamayacağı kurala bağlanmıştır.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.26. maddesinde, “4857 sayılı Kanunun 2’nci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere; işe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması, hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması yönünde hükümler konulmayacaktır. İdarelerce, çalışan personel açısından denetim, sadece teknik şartnamede istenen kriterlere göre ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde idareye verilen yetki ve sorumluluklar çerçevesinde yapılacak olup, ihale dokümanında, anılan Kanun maddesine ve ilgili mevzuata aykırı şekilde, işe alınacak veya işten çıkarılacak personelin idarece belirleneceğine yönelik düzenlemelere yer verilmeyecektir.” açıklaması yer almaktadır.
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “İdare ve Kontrol Teşkilatının itiraz hakkı” başlıklı 11. maddesinde, “İdare ve kontrol teşkilatı, yükleniciden çalıştırılmasında veya işyerinde bulunmasında engel durumu olduğunu tespit ettiği, uygunsuz davrandığı veya görevlerini yerine getirmekte yetersiz olduğu kanısında olduğu veya işyerinde çalıştırılmasında sakınca gördüğü her kademe ve nitelikteki elemanların (teknik ve idareci personel, hizmetli, işçi ve diğerleri) ve alt yüklenicilerin iş başından veya işyerinden uzaklaştırılmasını talep etme hakkına sahiptir. Yüklenici, bu talebi idare veya kontrol teşkilatı tarafından yapılacak tebligat üzerine ve verilen süre içinde yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin bu yükümlülüğü verilen süre içinde yerine getirmemesi hâlinde, söz konusu kişiler idare veya kontrol teşkilatı tarafından uzaklaştırılır veya uzaklaştırılmaları sağlanır. Uzaklaştırılmaları istenilenler, idarenin veya kontrol teşkilatının izni ve onayı alınmaksızın bir daha işlerde görev alamaz. Yüklenici, uzaklaştırılan kişilerin yerine en kısa zamanda uygun nitelikli başkalarını getirmek zorundadır.” açıklaması yapılmıştır.
Uyuşmazlık konusu Teknik Şartname’nin 8.8. maddesinde, ” İdarenin genel kurallarına ya da şartnamede belirtilen kurallara uygun hareket etmeyen yüklenici çalışanları İdare Yetkilisinin yazılı bildirimini müteakip en geç 3 gün içinde uzaklaştırılacaktır.” kuralı yer almaktadır.
Yukarıda yer alan düzenlemeler ve davacının iddiasının incelenmesinden, idarenin yüklenici tarafından çalıştırılacak personelle ilgili olarak “idarenin genel kurallarına ya da şartnamede belirtilen kurallara uygun hareket etmemesi” durumlarında ilgili personelini idare yetkilisinin yazılı bildirimini müteakip en geç 3 gün içinde uzaklaştırılmasına ilişkin kuralın Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükmü uyarınca idareye verilmiş olan hakkın kullanılmasına yönelik olduğu ve bu kuralın personeli işe almaya veya işten çıkarmaya değil, uygun olmayan personelin uzaklaştırılmasına yönelik bir kural olduğu, bununla işlerin yürütülmesinin ve aksamamasının amaçlandığı, idareye verilen yetki ve sorumluluklar çerçevesinde yapılacak denetim kapsamında idarenin yükleniciden eleman değiştirilmesini talep etme hakkının bulunduğu, personeli işten çıkarma yetkisinin yüklenici tarafından kullanılacağı, bu hususların da İş Kanununa aykırılık taşımadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Teknik Şartname’nin 7.5. maddesi,8.6. maddesinin 2. ve 3. cümleleri, 7.7. maddesinin “Gıda Uzmanı (Diyetisyen/Gıda Mühendisi) görevleri” başlıklı kısmının (f) fıkrası ve 8.8. maddesine ilişkin kısımları yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konuşu işlemin iptali yönündeki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin 14.04.2017 tarih ve E:2017/844, K:2017/1197 sayılı kararının bozulmasına, davanın reddine” ifadelerine yer verilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle,
1- Kamu İhale Kurulunun 24.05.2017 tarihli ve 2017/MK-199 sayılı kararının iptaline,
2-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince, itirazen şikâyet başvurusunun reddine
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanlığı
KÜLTÜR VARLIKLARI İHALE YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDAKİ PARASAL LİMİTLERİN GÜNCELLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2020/1)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 25/7/2013 tarihli ve 28718 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliğinin 26 ncı maddesi uyarınca söz konusu Yönetmelikte yer alan parasal limitlerin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2019 yılının Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranları esas alınarak güncellenmesidir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 25/7/2013 tarihli ve 28718 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliğinin 26 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Güncellenen hususlar
MADDE 3 – (1) Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliğinin 14 üncü, 25 inci ve 27 nci maddelerinde yer alan tutarlar Ek-1’de belirtildiği şekilde güncellenmiştir.
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/2/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak Davası – İhale Danışmanı
15. Hukuk Dairesi 2018/5548 E. , 2019/2245 K.
“İçtihat Metni”
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm yasal süre içerisinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı gecikme cezası ve davalı tarafından yapılan kent güvenlik sisteminin 10 nolu sunucusunun ve sunucu …’in değiştiğinden bahisle alacak talep etmekte, davalı ise işi süresinde, eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim ettiğini, geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapıldığını davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ve raporda belirtilen davacının toplamda 24.277,56 TL tazminat alacağı olduğu tespiti hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiye dosya üzerinden inceleme yaptırılarak hüküm kurulmuş ise de alınan rapor teknik incelemeler içermediğinden hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Yetersiz ve uzmanlık alanı uygun olmayan bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; HMK 266 ve devamı maddelerine uygun seçilecek kent güvenlik sisteminden anlayan elektrik elektronik mühendisi bilirkişi seçilerek, mahallinde keşif yapılmak sureti ile davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine teslim edilen sistemin davacı iş sahibi tarafından tutulan tutanaklarla birlikte değerlendirilerek davaya konu edilen sunucuların değiştirilmesinin gerekip gerekmediği ya da davacı iş sahibi tarafından değiştirilip değiştirilmediğinin belirlenmesi, bu kapsamda davacı tarafından bu kalem talep yönünden alacak miktarının belirlenmesi ve gecikme cezasının da buna göre değerlendirilerek hüküm kurmaktan ibarettir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 13.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanlığı
Düz İşçi Kalemleri İçin Öngörülen Eksik Teklif Tutarının Davacının İradesinden Değil, Davalı İdarenin Resmî Web Sitesinde Yer Alan Modülden Kaynaklandığı
Karar No : 2020/MK-13
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2012/129770 İhale Kayıt Numaralı “Belediye Şehir İçi Parkomat Hizmetinde Çalıştırılmak Üzere Personel Hizmeti Alımı 1.Bölge” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Alanya Belediye Başkanlığı, Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2012/129770 ihale kayıt numaralı “Belediye Şehir İçi Parkomat Hizmetinde Çalıştırılmak Üzere Personel Hizmeti Alımı 1.Bölge” ihalesine ilişkin olarak Satem Sosyal Hizmetler San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 27.12.2012 tarihli ve 2012/UH.III-5004 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Satem Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararının, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından alınan 10.10.2019 tarihli E:2014/1285 K:2019/2973 sayılı kararda “…Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin yapmış olduğu aşırı düşük teklif açıklamasının 4734 sayılı Kanun’un 38. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek teklifinin reddedilmesi ve bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesine karar verildiği, davacının birim fiyat teklif cetvelinde yer alan 6 işçilik kalemine ilişkin öngörmüş olduğu birim birim fiyatların teklif edilmesi gereken asgari tutardan az olmadığı, ancak davacının 3 ve 4 numaralı düz işçi kalemi için öngördüğü tutarların teklif edilmesi gereken asgari tutarları karşılamadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık, asgari işçilik maliyetinin temel unsurlarından olan işveren sigorta prim payı tutarının, KİK işçilik hesaplama modülünün hesaplama yöntemi olan ve işveren sigorta prim paylarının toplamı olan %22 oranı üzerinden hesaplanıp, tek aşamada mı yuvarlama yapılacağı, yoksa her bir sigorta kolu prim oranı üzerinden ayrı ayrı hesaplanıp, bulunacak rakamların yuvarlamasının ayrı aşamalarda mı yapılacağı hususuna ilişkin bulunmaktadır. Aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, asgari işçilik maliyetinin önemli unsurlarından olan işveren sigorta prim payı tutarının hesaplanmasının, her bir sigorta kolu prim oranı üzerinden ayrı ayrı işlemlerle hesaplanıp, yuvarlamanın da her bir işlem sonucu bulunan rakam üzerinden ayrı ayrı yapılacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği, ihale tarihi itibarıyla KİK işçilik hesaplama modülü ile benimsenen yöntemin de bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, Kamu İhale Kurulu’nca, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından, Kuruma gönderilen 07/12/2012 tarih ve 40321 sayılı yazıya itibar edilerek, işveren sigorta prim payının her bir sigorta koluna ait sigorta prim oranına göre ayrı ayrı hesaplanması, yuvarlamanın da her bir işlem sonucunda bulunan rakam üzerinden yapılması gerektiği sonucuna varılmış ise de, uygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla Kurum tarafından yapılacak genel bir düzenlemeye esas olmak üzere, işveren sigorta prim payı hesabının nasıl yapılması gerektiği yolunda yapılan başvuru üzerine verildiği anlaşılan söz konusu yazının, “görüş” mahiyetinde bulunduğu ve henüz bir düzenleme hâline getirilmediği, diğer bir anlatımla, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 16.5.2.1 maddesinde yer alan “idari düzenleme” yani “kural” niteliğinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından, mevzuat ile yönlendirildiği Kamu İhale Kurumu’nun resmî web sitesinde yer alan işçilik hesaplama modülü kullanılmak suretiyle asgari işçilik maliyetinin hesaplandığı, 3 ve 4 numaralı düz işçi kalemleri için öngörülen eksik teklif tutarının davacının iradesinden değil, davalı idarenin resmî web sitesinde yer alan modülden kaynaklandığı görüldüğünden, davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 27.12.2012 tarihli ve 2012/UH.III-5004 sayılı kararının, başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönündeki ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanlığı
Karar No : 2017/MK-261
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2015/182363 İhale Kayıt Numaralı “Giresun-Dereli-Şebinkarahisar (Dokap) Yolu,(Giresun-Espiye ) Ayr-Dereli Devlet Yolu Km:0+000 – 25+100 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Üstyapı İşleri,Köprü İşleri, Tünel İşleri Ve Çeşitli İşler Yapılması İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü tarafından 02.02.2016 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2015/182363 ihale kayıt numaralı “Giresun-Dereli-Şebinkarahisar (Dokap) Yolu, (Giresun-Espiye ) Ayr-Dereli Devlet Yolu Km:0+000 – 25+100 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Üstyapı İşleri, Köprü İşleri, Tünel İşleri ve Çeşitli İşler Yapılması İşi” ihalesine ilişkin olarak, Demce Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, 02.06.2016 tarihli ve 2016/UY.III-1466 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Cetaş Mad. İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 17.11.2016 tarih ve E:2016/2970, K:2016/3768 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmesi üzerine davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay 13’üncü Dairesinin 03.04.2017 tarihli ve E: 2017/49, K: 2017/888 sayılı kararında “Dava konusu ihalenin Karayolları Genel Müdürlüğü’nün taşra teşkilâtı içerisinde yer alan 10. Bölge Müdürlüğü’nce yapılması, ihale üzerinde bırakılan Cetaş Madencilik İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin yarıdan fazla hisseye sahip ortağı Bedri Yılmaz’ın ise, kamu görevinden ayrıldığı tarihten önceki iki yıl içinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’nde merkez teşkilâtı altında yer alan 10 ana hizmet biriminden İşletmeler Daire Başkanlığı’nda yapım şefi olarak ve Sanat Yapıları Daire Başkanlığında yapım şube müdürü olarak farklı daire ve birimde görev yapması sebebiyle, ihaleyi yapan idare adı geçen kişinin kamu görevinden istifa ederek ayrılmadan önce görev yaptığı idare ile aynı idare olarak değerlendirilemeyeceğinden, bu durumun 2531 sayılı Kanun’un 2. maddesi kapsamındaki yasaklılık hâli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, Bedri Yılmaz açısından uyuşmazlık konusu ihaleye katılım yasağı için 2531 sayılı Kanun’da belirtilen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında ise hukukî isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- 02.06.2016 tarih ve 2016/UY.III-1466 sayılı Kurul kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince, itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul, İhale Danışmanlığı
EKAP AKADEMİ FAALİYETE GEÇTİ
Düzenleyici ve denetleyici bir kurum olarak kamu ihale sisteminin ana aktörlerinden biri olan Kamu İhale Kurumu kurulduğu 2002 yılından itibaren faaliyetlerine etkin bir şekilde devam etmektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Kurumu’na verilen görev ve yetkilerin en önemlilerinden biri de ihale mevzuatıyla ilgili eğitim vermektir.
Ülkemizde kamu ihalelerinin yıllık toplam tutarının 200 milyar lirayı aştığı ve 17.636 adet idare tarafından yapılan ihalelere 87.081 adet tekil gerçek/tüzel kişi tarafından katılım sağlandığı göz önüne alındığında, ihale sürecinde yer alan gerek kamu görevlilerin gerekse de ihalelere katılan gerçek ve tüzel kişilerin eğitimi büyük önem arz etmektedir.
Kurumumuz bu doğrultuda kamu ihale mevzuatı eğitimlerini büyük bir ciddiyet ve özveriyle ülke genelinde yürütmektedir. Eğitimin başarılı olmasının en önemli etkenleri, işin uzmanı ve konuya hâkim kişilerce gerçekleştirilmesi yani doğru kaynaktan güvenilir bir eğitim verilmesidir. Kaliteli bir eğitim sayesinde ihale sürecinde yer alan ilgililerin gerekli bilgi düzeyine ulaşmaları sağlanarak ihalelerde yapılması muhtemel hataların önüne geçilmekte ve ihalelerin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması sağlanmaktadır.
Kurumumuz da bu amaç doğrultusunda, eğitim taleplerini mümkün olduğunca karşılamakla beraber, günümüzde teknolojinin gelişimi ile birlikte tüm alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da teknolojinin kullanılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda, eğitimlerin elektronik ortama aktarılması konusunda Kurumumuz tarafından yeni bir adım atılmış ve yüz yüze yapılan klasik eğitimlerde ulaşılabilecek kişi sayısı sınırlı olduğundan dileyen herkesin istediği zaman kolaylıkla ulaşabileceği eğitim materyalleri elektronik ortamda kullanıcılara sunulmuştur.
Kurumumuz tarafından http://www.ekapakademi.kik.gov.tr internet adresi üzerinden faaliyete geçirilen EKAP Akademi uygulamasında konu bazlı olarak görüntülü eğitimler ve uzaktan canlı eğitimler yer aldığı gibi bu eğitimlere yönelik olarak hazırlanan kitapçıklar ile yetkinlik ölçmeye yönelik çevrimiçi sınavlar da yer almaktadır.
Kamu İhale Kurumu’nun uzman personeli tarafından hazırlanan tüm bu uygulamalar ile daha fazla kişiye ihtiyaç duyduğu her anda ulaşılabilmesi, tüm ilgilerin ihale süreçleri hakkında ücretsiz olarak doğru ve güvenilir bir şekilde bilgilendirilmesi ve ihalelerin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması hedeflenmiştir.
- Published in İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanı İstanbul, İhale Danışmanlığı
Kamu İhale Kurumunun İhaleden Yasaklama Kararlarının Hukuka Uygunluğunu Değerlendirme Yetkisinin Olmadığı
Karar No : 2019/MK-52
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2011/167114 İhale Kayıt Numaralı “Oyalı Ayr. – Silopi Yolu Km: 278+000 – 333+000G / 1+200İ – 33+200 Kesiminin (Bağlantı Yolları Dahil) İkmal İnşaatı İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları Genel Müdürlüğü Program ve İzleme Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan 2011/167114 İhale Kayıt Numaralı “Oyalı Ayr. – Silopi Yolu Km: 278+000 – 333+000G / 1+200İ – 33+200 Kesiminin (Bağlantı Yolları Dahil) İkmal İnşaatı İşi” ihalesine ilişkin olarak Erener Müş. Yapı Turz. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.- KLV İnş. Taah. Mad. Tic. ve San. Ltd. Şti. İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 19.03.2012 tarihli ve 2012/UY.I-1373 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Kayaoğlu İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 28.12.2012 tarihli E:2012/1123, K: 2012/3076 sayılı kararında “davanın reddine” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23.10.2018 tarihli E:2013/891, K:2018/2959 sayılı kararında “1. Dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin özel ortağı olduğu Kayaoğlu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. – Yertaş İnş. Turz. San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2. Dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin özel ortağı olduğu Kayaoğlu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. – Yertaş İnş. Turz. San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının geçici teminatının irat kaydedilmesine ilişkin kısmının incelenmesine gelince;
…
Aktarılan mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, ihaleye katılım aşamasında ihale konusu işin niteliğine ve gereklerine göre ihaleye katılan isteklilerin ekonomik ve mali yeterliği ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesinde kullanılacak bilgi ve belgelerin neler olduğunun sayma suretiyle belirtildiği, söz konusu belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceğinin Kurum tarafından belirleneceği, başka bir anlatımla, sadece Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında sayılan söz konusu bilgi ve belgelerden Kurumca belirlenenler hakkında taahhütname sunulabileceği, gerçeğe aykırı taahhütname sunulması veya taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi hâlinde ise, bu durumda bulunan isteklilerin teklifinin değerlendirme dışı bırakılacağı ve geçici teminatlarının irat kaydedileceği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, davacı şirketin özel ortağı olduğu Kayaoğlu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. – Yertaş İnş. Turz. San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının ihaleye katılırken sunmuş olduğu teklif mektubunun 3. maddesinde yer alan, “4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinin (d) bendi gereğince ihale konusu işe kendimiz veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekâleten birden fazla teklif vermediğimizi beyan ederiz.” şeklindeki ifadenin, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında sayılan ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca verilebilecek olan taahhütnameler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, anılan maddenin dördüncü fıkrasında, 17. maddede sayılan yasak fiil ve davranışlarda bulundukları tespit edilen isteklilerin ihale dışı bırakılacağı belirtilerek, bu durumda bulunan isteklilere uygulanacak yaptırım açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinin (d) bendinde öngörülen yasak fiil ve davranışlarda bulunduğundan bahisle davacı şirketin özel ortağı olduğu Kayaoğlu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. – Yertaş İnş. Turz. San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının geçici teminatının irat kaydedilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
3. Dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin kısmının incelenmesine gelince;
…
Kamu İhale Kurumu’na haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilenlerin sicillerini tutmak dışında yasaklama kararlarının bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığına ilişkin şikâyetleri inceleyerek sonuçlandırmak gibi bir görev ve yetki verilmediği, yasaklama kararlarının ihale sürecinde tesis edilen işlemlerden bağımsız olarak tesis edildiği, ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece yapılan işlemlerden kastedilenin ihaleyi yapan idarece yapılan işlemler olduğu, ihaleden yasaklama kararları ise mutlaka ihaleyi yapan idarece alınmadığından ve ihaleyi yapan eğer bir bakanlık değilse ihaleyi yapan idarenin ilgili veya bağlı bulunduğu bakanlıkça, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelere ilişkin olarak ise İçişleri Bakanlığı tarafından ihaleden yasaklama kararı verildiğinden, ihaleden yasaklama işlemlerinin başlatılmasına ilişkin işlemlerin ve ihaleden yasaklama kararlarının hukuka uygunluğunu değerlendirme konusunda Kamu İhale Kurulu’nun herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçeleriyle dava konusu işlemin “Kayaoğlu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. – Yertaş İnş. Turz. San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti. iş Ortaklığının geçici teminatının irat kaydedilmesi ile davacı şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına” ilişkin kısımlarına yönelik olarak anılan Mahkeme kararının bozulmasına ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 19.03.2012 tarihli ve 2012/UY.I-1373 sayılı kararında Yertaş İnş. Turz. San ve Mad. Tic. Ltd. Şti.- Kayaoğlu İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının geçici teminatının gelir kaydedilmesi ve kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanması gerektiğine yönelik yapılan değerlendirmelerin iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı Ankara, İhale Danışmanlığı, Kamu İhale Danışmanı
Kamu İhale Mevzuatına Göre Yönetim Faaliyetleri Nedeniyle Alınan Belge Tutarlarının Beşte Bir Oranında Dikkate Alınacağı
Karar No : 2019/MK-334
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2019/135266 İhale Kayıt Numaralı “Kömürhan Tüneli Elektrik Ve Elektromekanik İşleri (Enerji Temini, Havalandırma, Aydınlatma, Haberleşme, Yangın, Scada Ve Diğer Kontrol Sistemlerine İlişkin Elektrik Ve Elektromekanik Vs) Ve Kömürhan Köprüsü Dekoratif Aydınlatma İşlerinin Yapılması” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2019/135266 ihale kayıt numaralı “Kömürhan Tüneli Elektrik ve Elektromekanik İşleri (Enerji Temini, Havalandırma, Aydınlatma, Haberleşme, Yangın, Scada ve Diğer Kontrol Sistemlerine İlişkin Elektrik ve Elektromekanik vs.) ve Kömürhan Köprüsü Dekoratif Aydınlatma İşlerinin Yapılması” ihalesine ilişkin olarak Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 18.07.2019 tarihli ve 2019/UY. II-837 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının kendisiyle ilgili kısmının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Ziver Petrol A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli E: 2019/1492, K: 2019/1929 sayılı kararında “Davacı şirketin sunmuş olduğu iş deneyim belgesinin benzer iş tanımına uygun olmadığı ve iş deneyim tutarlarının sağlanmadığı iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede;
2) Dava dışı Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin ikinci iddiasına ilişkin olarak Kamu İhale Kurulu kararı incelendiğinde, davacı şirket tarafından iş deneyimini tevsik etmek üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen davacı şirketin ortağı Sabri Tekin’e ait 06.12.2018 tarih ve 3349-Y-KD-588-1 sayılı iş yönetme belgesinin (devam eden ve iş artışı olan işlerde) sunulduğu, söz konusu belgeye konu işin “Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dâhil) otoyolu projesinin yap-işlet-devret modeli ile yapılması, işletilmesi ve devri”, uygulanan yapı tekniğinin “… A-V Grubu: Karayolu işleri (Altyapı + üstyapı)” ilgilinin görev unvanı ile ilgili olarak E-1 grubuna (benzer iş) ait olarak hissesine düşen belge tutarının 58.383.631,00 TL olduğu, güncellenmiş belge tutarının 145.120.401,86 TL olduğu, kamu ihale mevzuatına göre yönetim faaliyetleri nedeniyle alınan belge tutarları beşte bir oranında dikkate alınacağı, belge tutarının 145.120.401,86 TL/5= 29.024.080,37 TL olduğu tespit edildiği, bahse konu iş yönetme belgesine konu işin ihale dokümanında belirlenen benzer iş tanımına uygun olduğu değerlendirilen kısmının güncellenmiş tutarının davacı şirketin söz konusu ihalede sağlaması gereken asgari iş deneyim tutarını (53.000.000×0,8=42.400.000 TL) karşılamadığı belirtildiği, ancak davacı tarafından 17.10.2019 tarihli yazıyla dosyaya ibraz edilen Ankara 56. Noterliği ‘nin 17.10.2019 tarihli ve 13891 yevmiye numarası ile onaylanmış olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü İşletmeler Daire Başkanlığı’nın 16.10.2019 tarihli ve E.280456 sayılı yazısına göre, Sabri Tekin için düzenlenen 06.12.2018 tarih ve 3349-Y-KD-588-1 sayılı iş yönetme belgesine konu Gebze-Orhangazi-İzmir (lzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) otoyolu projesinin yap-işlet-devret projesi kapsamında ücret toplama ile tünel işleri kapsamında yapılan Elektrik ve Elektro-Mekanik işlerin toplam tutarının 113.357.515,50-TL olduğunun anlaşıldığı, güncellenmiş belge tutarının ise 281.765.416,93-TL olduğu, kamu ihale mevzuatına göre yönetim faaliyetleri nedeniyle alınan belge tutarları beşte bir oranında dikkate alınacağı, belge tutarının 281.765.416,93 TL/5= 56.353.083,38- TL olduğu, davacı şirketin söz konusu ihalede sağlaması gereken asgari iş deneyim tutarını (53.000.000×0,8=42.400.000 TL) sağlamış olduğunun anlaşılmış olması karşısında Kamu İhale Kurulu kararında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle “1) Dava konusu işlemin benzer iş tutarının sağlanamadığı iddiasına ilişkin kısmın iptaline,
2 ) Davanın, davacı şirketin ihaleye katılamayacağı iddiasına ilişkin kısmı yönünden ise reddine” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 18.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-837 sayılı kararının 2’nci iddiasında yer verilen “…ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi Ziver Petrol A.Ş.nin sunmuş oldukları iş deneyim belgelerinin benzer iş tanımına uygun olmadığı ve iş deneyim tutarlarının idare tarafından istenen miktarı karşılamadığı,” iddiasına ilişkin kısmın iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İş Deneyim Belgesi





