İstekli Sıfatı – İtirazen Şikayet – İdare Mahkemesi Kararı – Malzemeli Yemek Alım İhalesi – İhale Danışmanlığı
Karar No : 2019/MK-206
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/598339 İhale Kayıt Numaralı “Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne Bağlı Sağlık Tesislerine Ait 2019-2020 Yılları 4 (Dört) Kısım Malzemeli Yemek Hizmet Alımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/598339 ihale kayıt numaralı “Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne Bağlı Sağlık Tesislerine Ait 2019-2020 Yılları 4 (Dört) Kısım Malzemeli Yemek Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak Trakya Tabldot Top. Yem. Ür. Gıd. Tur. ve Sos. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 27.03.2019 tarihli ve 2019/UH.II-420 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Trakya Tabldot Top. Yem. Ür. Gıd. Tur. ve Sos. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli E:2019/695, K:2019/1321 sayılı kararında “…Uyuşmazlık konusu olayda;
1) Dava konusu Kurul kararının davacının 1 numaralı iddiasının reddi yönünden:
4734 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 55 inci maddesinin hükmünde şikayet ve itirazen şikayete ilişkin kanuni başvuru sürelerine açıkça yer verildiği, buna göre ihale sürecindeki şikâyete konu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihi izleyen günden itibaren anılan Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelere yönelik başvurularda beş gün, diğer hallerde on gün olduğunun bağlayıcı kanun hükmü olduğu, uyuşmazlığa konu ihalede idare tarafından yaklaşık maliyetin açıklanmasına ilişkin tutanağın ihale günü doldurulduğu, anılan tutanaktaki güncellenmiş yaklaşık maliyetin davacı ve diğer istekliler önünde ihale tarihi olan 04.01.2019’da açıklandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının şikayete konu ettiği hususun farkına varması gereken tarihin ihale tarihi olan 04.01.2019 olduğu, davacının bu tarihte tüm istekli ve katılımcıların huzurunda açıklanan yaklaşık maliyete ilişkin şikâyet başvurusunu bu tarihi izleyen 10 gün içinde en geç 14.01.2019 tarihine kadar idareye yapılması gerektiği, bu süre geçtikten sonra 18.02.2019 tarihinde şikayet başvurusunun süresinde olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasının aksine bu hususun ihalenin tüm hüküm ve sonuçlarının doğması ile fark edilebilecek durumlardan olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere kendisi dahil diğer katılımcıların huzurunda yaklaşık maliyetin açıklandığı tarihin 04.01.2019 olduğu ve şikayet süresinin bu tarihe göre hesaplanmasının kanuni zorunluluk olduğu, aksi bir yaklaşımın İhale süreçlerindeki tüm şikayet başvurularının kesinleşen ihale tarihine göre hesaplanması gerektiği sonucunu doğuracağı ve bu durumunda kanuni düzenlemeye aykırılık oluşturacağı hususları dikkate alındığında; dava konusu işlemde davacının yaklaşık maliyete İlişkin itirazen şikayet başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
2) Dava konusu Kurul kararının davacının 2 numaralı iddialarının reddi yönünden;
Davacının ihalenin 1 inci kısmı üzerinde bırakılan Batı Mutfak Ltd. Şti. tarafından sunulan İşletme Kayıt Belgesi ve faaliyet alanına yönelik olarak yapılan itirazların incelenmesi neticesinde; adı geçen şirketin Bornova Kaymakamlığı ilçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından düzenlenen “TR-34-K-016404” kayıt numaralı işletme Kayıt Belgesini sunmuş olduğu, söz konusu belgede işletmenin ticaret unvanının “Batı Mutfak Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti.” ve işletmenin faaliyet konusunun “Depo, Gıda Satış ve Diğer Perakende Faaliyet Gösteren işletmeler” olarak belirtildiği görülmüştür.
Bu itibarla, idari şartnameye göre isteklilerden faaliyet alanına ilişkin tevsik edici belge olarak yalnızca 5996 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenmiş ve ihale tarihinde geçerli olan işletme kayıt belgesinin sunulmasının istenildiği ve başkaca bir bilgi-belgenin talep edilmediği, kesinleşmiş olan idari şartname uyarınca anılan isteklinin sunmuş olduğu belgenin kanuni düzenleme uygun ve yeterli olduğu, bunun yanında gerek şirketin ticaret unvanının gerekse de işletmenin faaliyet alanına ilişkin bilgilerin ihaleye konu işle ilgili olduğunun görüldüğü hususları dikkate alındığında; dava konusu işlemde davacının ihalenin birinci kısmı üzerinde bırakılan Batı Mutfak Ltd. Şti. tarafından sunulan İşletme Kayıt Belgesi ve faaliyet alanına yönelik yapmış olduğu itirazen şikayet başvurusunun reddi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Diğer taraftan, davacının ihalenin 2,3 ve 4’üncü kısımları üzerinde bırakılan Asmaaltı Gıda Ltd. Şti. tarafından sunulan İşletme Kayıt Belgesi’nin faaliyet alanının gıda üretimi olmadığı iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede, davalı idarece “…davacı şirketin ihalenin 2, 3 ve 4’üncü kısımlarına teklif sunmadığı ve istekli sıfatını haiz olmadığı, bu nedenle ihalenin bahse konu kısımlarında herhangi bir hak veya menfaat kaybının bulunmadığı; dolayısıyla anılan kısımlar için tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin idari işlem veya eylemler hakkında başvuruda bulunamayacağı…” şeklinde değerlendirmede bulunularak davacının iddiasının ehliyet yönünden reddedildiği görülmüştür.
Ancak, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “istekli: Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidini”; “İstekli olabilecek: İhale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlilik dokümanı satın almış gerçek veya tüzel kişiyi ya da bunların oluşturdukları ortak girişimi… ifade eder.” şeklinde tanımlanmış, “İhalelere Yönelik Başvurular” başlıklı 54. maddesinde ise, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığım veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday, istekli ve istekli olabileceklerin anılan Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceği, şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunun dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu bir idari başvuru yolu olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, kanuni düzenlemelerde aday, istekli ve istekli olabileceklerin şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceğinin belirtildiği, ihaleye teklif verenlerin istekli kapsamında kabul edildiği, uyuşmazlık konusu ihaleye teklif veren davacı şirketin de istekli olduğunun açık olduğu, bu çerçevede itirazen şikayet başvurusundaki iddialarının esasının incelenerek değerlendirilmesi ve bir karar verilmesi hukuken zorunluluk olduğu, ihalenin yargı kararı veya başkaca bir nedenle yenilenmesi veya tekrarlanması hallerinde davacı şirket veya benzer durumda olanların teklif verebilme ihtimallerinin bulunduğu, bu çerçevede davacının iddialarının esastan incelenerek karara bağlanması gerektiği hususları dikkate alındığında; dava konusu işlemde İhalenin 2, 3 ve 4’üncü kısımlarına teklif sunmadığı ve istekli sıfatını haiz olmadığı gerekçesi ile davacının bu kısımlara yönelik iddialarının ehliyetsizlik nedeniyle reddedilmesi yönünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
3) Dava konusu Kurul kararının davacının 3 numaralı iddialarının reddi yönünden;
Davacının ihalenin Finci kısmı özerinde bırakılan Batı Mutfak Ltd. Şti.’nin mali kriteleri ve ciro kriterini taşımadığına yönelik itirazı yönünden yapılan incelemede adı geçen şirketin tarafından idarece istenilen kriterleri sağladığını göstermek üzere ihale dokümanı kapsamında yer verilen standart forma (Standart From-KİK025.1/H) uygun olarak meslek mensubunca kaşelenerek imzalanmış 2017 yılına ait “Bilanço Bilgileri Tablosu”nun sunulduğu, tabloda anılan isteklinin cari oranının “2,2127”, öz kaynak oranının “0,709” olarak belirtildiği, kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının boş bırakılarak bir oran belirtilmediği, bunun yanında kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranı üzerinde yapılan incelemede, bilanço bilgileri tablosundan 2017 yılı kısa vadeli banka borçlarının tutarına ilişkin bir değerin yer almadığı ayrıca 2017 yılma ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi kapsamında sunulan bilanço incelendiğinde kısa vadeli banka borçlarına ilişkin bir hesap kaleminin bulunmadığı görülmüştür.
Bu itibarla, ihalenin birinci kısmı üzerinde bırakılan şirketin kısa vadeli banka borçları hesap kaleminin değerinin sıfır olduğu, 2017 yılına ait bilanço verilerinden kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara sıfır olan oranının şartnamede aranan 0,5 oranından küçük olduğunun açık olduğu, anılan isteklinin cari oranının ve öz kaynak oranının ihalede istenilen yeterlik kriterlerini karşıladığı, bunun yanında adı geçen şirketin bilançolarının ve diğer ilgili belgelerinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir onaylı belgeler olduğu, 2017 yılma ait meslek mensubunca kaşelenerek imzalanmış gelir tablosunda yer alan ciro tutarı olan 15.719.838,52 TL’nin ihalede istenilen bedel olan 6.595,50 TL’nin {32,975.417,50 x %20 = 6.595.083,50 TL) üzerinde olduğu, bu oranın da şartnamede öngörülen yeterlik kriterini karşıladığı, bu sebeple anılan belgelerin mevzuata uygun olarak düzenlendiği, gerçek durumu yansıttığı ve davacının iddialarının delillendirecek somut veriler ve bilgi-belgeleri sunamamış olduğu hususları dikkate alındığında; dava konusu işlemde davacının ihalenin 1’inci kısmı üzerinde bırakılan Batı Mutfak Ltd. Şti.’nin mali ve ciro kriterleri İle bilanço bilgilerine ilişkin itirazen şikayet başvurusunun reddi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
4) Dava konusu Kurul kararının davacının 4 numaralı iddialarının reddi yönünden;
Davacı şirketin, ihaleye kendileri dışında teklif sunan bütün İsteklilerin zeyilnamede yapılan değişiklikleri dikkate almadan teklif sundukları iddiasına yönelik olarak yapılan incelemede, ihaleyi yapan idare tarafından 24.12.2018 tarihinde zeyilname düzenlendiği ve söz konusu zeyilname ile Teknik Şartname’de yer alan bazı konulara yönelik değişiklikler yapıldığı, zeyilnamenin ihale dokümanını satın alan tüm isteklilere 24.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihaleye ait birim fiyat teklif cetvelinde işin görülmesi sırasında gerekli olan her türlü gideri içerecek şekilde kalem kalem normal kahvaltı, normal yemek, diyet kahvaltı ve diyet yemek olarak öğün başına birim fiyat tekliflerinin hazırlandığı, davacının da teklif vermiş olduğu ihalenin 1 inci kısmına yönelik olarak teklifi geçerli kabul edilen isteklilerin tamamının teklif tutarlarının, sınır değer tutarından yüksek olduğu görülmüştür.
Bu itibarla, ihaleye katılarak teklif sunan isteklilerin teklif ettikleri birim fiyatların, işin yürütülmesi sırasında doğacak giderleri içerecek şekilde oluşturulduğu, dolayısıyla istekliler tarafından ihale dokümanı düzenlemeleri esas alınarak ve buna uygun olarak şekilde teklif oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Bunun yanında, birim fiyat teklif mektuplarının dipnotunda bütün istekliler tarafından “Yukarıda ihale kayıt numarası ve adı yer alan ihaleye ilişkin ihale dokümanım oluşturan tüm belgeler tarafımızdan okunmuş, anlaşılmış ve kabul edilmiştir. Teklif fiyata dahil olduğu belirtilen tüm masraflar ve teklif geçerlilik süresi de dahil olmak üzere ihale dokümanında yer alan tüm düzenlemeleri dikkate alarak teklif verdiğimizi, dokümanda yer alan yükümlülükleri yerine getirmememiz durumunda uygulanacak yaptırımları kabul ettiğimizi beyan ediyoruz. ” şeklinde ifadelere yer verilerek taahhütte bulunulduğu ve bunun istekliler tarafından imzalandığı, zeyilnamenin de ihale dokümanının bir parçası olduğu, isteklilerce zeyilname sonrası edinilen doküman üzerinden teklif verildiği, kaldı ki zeyilname ile yapılan değişiklikle yaklaşık maliyette az da olsa bir artış yapıldığı, bu durumu dikkate almamanın katılımcılar aleyhine bir durum olduğu ve iktisadi hayatın gerçeklerine de aykırılık oluşturduğu hususları dikkate alındığında; dava konusu işlemde davacının ihaleye kendileri dışında teklif sunan bütün İsteklilerin zeyilnamede yapılan değişiklikleri dikkate almadan teklif sundukları iddiasının reddi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin davacının “ihalenin 2, 3 ve 4’üncü kısımları üzerinde bırakılan Asmaaltı Gıda Ltd. Şti. tarafından sunulan İşletme Kayıt Belgesi’nin faaliyet alanının gıda üretimi olmadığı iddiası”nın esasının incelenmeyerek ehliyetsizlik nedeniyle reddedilmesi yönünden iptaline, diğer iddialar yönünden ise reddine,” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 27.03.2019 tarihli ve 2019/UH.II-420 sayılı kararının başvuru sahibinin 2’nci iddiası kapsamında yer alan “İhalenin 2, 3 ve 4’üncü kısımları üzerinde bırakılan Asmaaltı Gıda Ltd. Şti. tarafından sunulan İşletme Kayıt Belgesi’nin faaliyet alanının gıda üretimi olmadığı” iddiası ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 2’nci iddiası kapsamında yer alan “İhalenin 2, 3 ve 4’üncü kısımları üzerinde bırakılan Asmaaltı Gıda Ltd. Şti. tarafından sunulan İşletme Kayıt Belgesi’nin faaliyet alanının gıda üretimi olmadığı” iddiası açısından esasının incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İSTEKLİNİN İTİRAZ VE İTİRAZEN ŞİKAYET HAKKI, İtirazen Şikayet
Tip Sözleşme 26 Nolu Dipnot – İşin Devam Eden Kısımlarında Aykırılıkların Art Arda Veya Aralıklı Kaç Defa Gerçekleşmesi Durumunda Sözleşmenin Feshedileceğine İlişkin Düzenlemenin Yer Almamasının Mevzuata Aykırılık Teşkil Ettiği
Karar No : 2019/MK-205
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2019/66376 İhale Kayıt Numaralı “Bölge Müdürlüğümüz Ve Bağlı Bulunan Ş Urfa İle K Maraş İşleme Bakım Müdürlüğünde Çalıştırılmak Üzere; 28 Adet Genel Temizlik Personeli, 2 Adet Aşçı, 1 Adet Garson İle 2 Adet Sekretarya Olmak Üzere Toplam 33 Adet Personel Hizmet Alım İhalesi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. 12. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2019/66376 ihale kayıt numaralı “Bölge Müdürlüğümüz ve Bağlı Bulunan Ş Urfa İle K Maraş İşleme Bakım Müdürlüğünde Çalıştırılmak Üzere; 28 Adet Genel Temizlik Personeli, 2 Adet Aşçı, 1 Adet Garson İle 2 Adet Sekretarya Olmak Üzere Toplam 33 Adet Personel Hizmet Alım İhalesi” ihalesine ilişkin olarak Akel Hizmet Tem. İnş. Taah. Taş. Otom. Tur. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 10.04.2019 tarihli ve 2019/UH.II-473 sayılı karar ile “ 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Akel Hizmet Tem. İnş. Taah. Taş. Otom. Tur. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 11.İdare Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli E: 2019/869, K:2019/1264 sayılı kararında “Davacı Şirket tarafından ileri sürülen, Sözleşme Tasarısı’nın 16’ncı maddesinin Hizmet Alımlarına Ait Tip Şartname’nin 26 nolu dipnotuna aykırı düzenlendiği, işin devam eden kısımlarında aykırılıkların art arda veya aralıklı kaç defa gerçekleşmesi durumunda sözleşmenin feshedileceğine ilişkin düzenlemenin yer almamasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği” yolundaki iddia bağlamında uyuşmazlık değerlendirildiğinde, ihale dokümanında, hizmetin ifa şeklinde yükleniciden kaynaklanan bir kusurun meydana gelmesi halinde her bir aykırılık hali için belli oranlarda ceza kesileceğine dair düzenleme yer alsa da, bu aykırılıkların ardı ardına veya aralıklı olarak tekrarı ile belli bir sayıya ulaşması durumunda sözleşmenin 4735 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın feshedileceği hususu ile sözleşmenin bu şekilde feshedilebilmesi için gerekli olan aykırılık sayısına ilişkin düzenleme yapılmadığı, bu çerçevede, ihale dokümanında yer alan mevcut düzenlemelerin Hizmet Atımlarına Ait Tip Sözleşmedin 26 numaralı dipnotunda yer verilen açıklamalara uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, söz konusu eksikliğin, idarelerce yapılacak sözleşmelerin “Tip Sözleşme” hükümleri esas alınarak düzenleneceği ve sözleşmelerde sözleşmenin feshine ilişkin şartların belirtilmesinin zorunlu olduğu yönündeki 4735 sayılı Kanun’da yer alan emredici kurallara da aykırı olduğu görülmektedir.
Her ne kadar Kamu İhale Kurulu’nca, anılan düzenlemenin işin yürütülmesi aşamasında işin sözleşmeye uygun olarak uygulanmasında bir engel oluşturmayacağı, bu hâliyle yapılan düzenlemelerin yeterli olduğu, ayrıca bu hususun sözleşmenin yürütülmesi aşamasına ilişkin olduğu ve teklif vermeye bir engel teşkil etmediği, isteklilerden birini diğerine karşı avantajlı duruma getirmediğinden bahisle anılan iddia yerinde görülmemiş ise de; 4734 sayılı Kanun uyarınca, ihale dokümanının parçası olan sözleşme tasarısında mevzuata aykırı hususların tespit edilmesi hâlinde, anılan aykırılıkların teklif vermeye engel teşkil edip etmediği bağımsız olarak işlem tesis edilmesini gerektirmekte olup, aksinin kabulü, dokümana itiraz hakkının işlevsizleştirilmesine sebep olacaktır.
Bu itibarla, 4735 sayılı Kanun ve Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin ekinde yer alan Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme’ye uygun olarak hazırlanmayan sözleşmenin anılan maddesi ile ilgili iddia yönünden itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin davacı şirketin birinci, ikinci ve üçüncü iddialarına ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE, dördüncü iddiaya ilişkin kısmının İPTALİNE” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 10.04.2019 tarihli ve 2019/UH.II-473 sayılı kararının 4’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İHALE DOKÜMANI, İHALE DOKÜMANINI ŞİKAYET
Kısmi Teklife Açık İhalelerde Birim Fiyat Teklif Cetvelinde Yazı ve Rakamın Birbiriyle Uyumsuz Olması
Karar No : 2019/UH.II-311
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/620488 İhale Kayıt Numaralı “Personel Servisi Kiralama (3 Kısımlı)” İhalesi (1. kısım)
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Milli Savunma Bakanlığı 1’inci Ordu Komutanlığı tarafından 08.01.2019 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Personel Servisi Kiralama (3 Kısımlı)” ihalesine ilişkin olarak Elibol Taşımacılık Tur. İnş. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nin 21.01.2019 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 31.01.2019 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 08.02.2019 tarih ve 5936 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 08.02.2019 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2019/173 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, kesinleşen ihale kararı ile idarece tekliflerinin, teklif mektubunda teklif edilen tutarın yazı ve rakamla birbirine uygun olarak yazılmadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı, teklif mektubunda oluşan bu durumun tamamen gayriihtiyari ve sehven oluşan bir durum olduğu, ayrıca söz konusu hususun teklifin esasını değiştirecek ve teklifle ilgili herhangi bir tereddüde yol açabilecek nitelikte olmadığı, diğer yandan uyuşmazlık konusu ihalenin kısmi teklife açık bir ihale olduğu, dolayısıyla birim fiyat teklif cetvelinde 1’inci kısma ilişkin toplam bedelin doğru olarak yazıldığı, netice itibarıyla idarenin bahsi geçen işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığından tekliflerinin değerlendirmeye alınması gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
Başvuru konusu ihalenin 08.01.2019 tarihinde gerçekleştirildiği, söz konusu ihaleye 8 isteklinin katıldığı, 10.01.2019 tarihli ihale komisyonu kararından, idarece yapılan değerlendirme neticesinde başvuru sahibinin teklifinin, teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olmadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı, netice itibarıyla Öz Serhat Turizm İnş. Teks. Gıda ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin ekonomik açıdan en avantajlı teklif, Ese Akaryakıt Turz. Tem. Taş. Nak. ve San. Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tekliflerin hazırlanması ve sunulması” başlıklı 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Teklif mektupları yazılı ve imzalı olarak sunulur. Teklif mektubunda ihale dokümanının tamamen okunup kabul edildiğinin belirtilmesi, teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılması, üzerinde kazıntı, silinti, düzeltme bulunmaması ve teklif mektubunun ad, soyad veya ticaret unvanı yazılmak suretiyle yetkili kişilerce imzalanmış olması zorunludur…” hükmü,
Anılan Kanun’un “Tekliflerin alınması ve açılması” başlıklı 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasında “İsteklilerin belgelerinin eksik olup olmadığı ve teklif mektubu ile geçici teminatlarının usulüne uygun olup olmadığı kontrol edilir. Belgeleri eksik veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmayan istekliler tutanakla tespit edilir. İstekliler ile teklif fiyatları ve yaklaşık maliyet tutarı açıklanır. Bu işlemlere ilişkin hazırlanan tutanak ihale komisyonunca imzalanır. Bu aşamada; hiçbir teklifin reddine veya kabulüne karar verilmez, teklifi oluşturan belgeler düzeltilemez ve tamamlanamaz. Teklifler ihale komisyonunca hemen değerlendirilmek üzere oturum kapatılır.” hükmü,
Aynı Kanun’un “Tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 37’nci maddesinin ikinci fıkrasında “Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı 36’ncı maddeye göre ilk oturumda tespit edilen isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilir …” hükmü,
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Başvuru ve teklif mektuplarının şekli” başlıklı 53’üncü maddesinde “(1) Başvuru ve teklif mektupları bu Yönetmeliğin ekinde yer alan standart formlar esas alınarak hazırlanır.
(2) Teklif mektubunun aşağıdaki şartları taşıması zorunludur:
a) Yazılı olması.
b) İhale dokümanının tamamen okunup kabul edildiğinin belirtilmesi.
c) Teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılması.
ç) Üzerinde kazıntı, silinti, düzeltme bulunmaması.
d) Türk vatandaşı gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, Türkiye’de faaliyet gösteren tüzel kişilerin vergi kimlik numarasının belirtilmesi.
e) Ad ve soyadı veya ticaret unvanı yazılmak suretiyle yetkili kişilerce imzalanmış olması.
…
(5) Teklif mektuplarının şekil ve içerik bakımından yukarıda belirtilen niteliklere ve teklif mektubu standart formuna uygun olmaması teklifin esasını değiştirecek nitelikte bir eksiklik olarak kabul edilir. Taşıması zorunlu hususlardan herhangi birini taşımayan teklif mektuplarının değiştirilmesi, düzeltilmesi veya eksikliklerinin giderilmesi gibi yollara başvurulamaz. Teklif mektubu usulüne uygun olmayan isteklinin teklifi değerlendirme dışı bırakılır.” hükmü yer almaktadır.
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, istekliler tarafından verilen teklif mektuplarının taşıması gereken şartlara sayma suretiyle yer verildiği, bu doğrultuda teklif mektuplarında, teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılması gerektiği, teklif mektuplarının şekil ve içerik bakımından yukarıda belirtilen niteliklere ve teklif mektubu standart formuna uygun olmamasının teklifin esasını değiştirecek nitelikte bir eksiklik olarak kabul edileceği, söz konusu taşıması zorunlu hususlardan herhangi birini taşımayan teklif mektuplarının değiştirilmesi, düzeltilmesi veya eksikliklerinin giderilmesi gibi yollara başvurulamayacağı, teklif mektubu usulüne uygun olmayan isteklilerinin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılacağı anlaşılmıştır.
İnceleme konusu işe ait İdari Şartname’nin “İhale konusu işe ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu hizmetin;
a) Adı: PERSONEL SERVİSİ KİRALAMA (3 KISIMLI)
b) Miktarı ve türü:
1.Kısım; 5 güzergâhta 5 araç ile 320, 3 güzergâhta 3 araç ile 223, 2.Kısım; 6 güzergâhta 6 araç ile 223, 3.Kısım; 1 güzergâhta 1 araç ile 320 sefer, 3 güzergâhta 3 araç ile 223 sefer personel taşıma işi…” düzenlemesi,
Anılan Şartname’nin “Kısmi teklif verilmesi” başlıklı 20’nci maddesinde “20.1. Bu ihalede kısmi teklif verilebilir.
20.2. Kısmi teklife ilişkin açıklamalar
20.2.1.Kısmi teklif verilebilecek kısımların listesi Ek’te belirtilmiştir.
İstekliler, işin tamamına teklif verebileceği gibi bir veya birden fazla kısmı için teklif verilebilecektir. Kısmi teklifler, kısım bütünlüğü bozulmadan kısım bazında verilebilecektir. Verilecek tekliflerin ihale konusu hizmet alımının tamamını mı yoksa bir kısmını mı kapsadığı hususu birim fiyat teklif mektubunda açıkça belirtilecektir. İşin tamamına, bir veya birden fazla kısmına teklif verilmesi halinde Ek’teki örneğe uygun birim fiyat teklif mektubu ve birim fiyat teklif cetveli her kısım için kalem bazında teklif edilen fiyatları da içerecek şekilde verilecektir.
İhale konusu işin tamamı veya birden fazla kısmı bir istekliye ihale edilse dahi her kısım için ayrı ayrı kesin teminat yatırılıp, ayrı ayrı teklif birim fiyat hizmet alımı sözleşmesi imzalanacaktır.” düzenlemesi,
Aynı Şartname’nin “Teklif mektubunun şekli ve içeriği” başlıklı 23’üncü maddesinde “23.1. Teklif mektupları, ekteki form örneğine uygun şekilde yazılı ve imzalı olarak sunulur.
23.2. Teklif Mektubunda;
a) İhale dokümanının tamamen okunup kabul edildiğinin belirtilmesi,
b) Teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılması,
c) Kazıntı, silinti, düzeltme bulunmaması,
ç) Türk vatandaşı gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, Türkiye’de faaliyet gösteren tüzel kişilerin ise vergi kimlik numarasının belirtilmesi,
d) Teklif mektubunun ad, soyadı veya ticaret unvanı yazılmak suretiyle yetkili kişilerce imzalanmış olması,
zorunludur…” düzenlemesi,
“Tekliflerin alınması ve açılması” başlıklı 30’uncu maddesinde “…30.2.3. İhale konusu işin yaklaşık maliyeti açıklandıktan sonra zarflar isteklilerle birlikte hazır bulunanlar önünde alınış sırasına göre açılır. İsteklilerin belgelerinin eksik olup olmadığı ve teklif mektubu ile geçici teminatlarının usulüne uygun olup olmadığı kontrol edilir. Belgeleri eksik olan veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmayan istekliler tutanakla tespit edilir. İstekliler ve teklif bedelleri açıklanarak tutanağa bağlanır. Düzenlenen bu tutanaklar ihale komisyonunca imzalanır ve ihale komisyon başkanı tarafından onaylanmış bir sureti isteyenlere imza karşılığı verilir…” düzenlemesi,
“Tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 31’inci maddesinde “31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilir…” düzenlemesi yer almaktadır.
Söz konusu düzenlemelerden, uyuşmazlık konusu işin üç kısımlı personel servisi kiralama işi olduğu, bahse konu ihalede kısmi teklif verilmesine imkân tanındığı, diğer yandan teklif mektubunun şekli ve içeriğine ilişkin düzenlemelerin aktarılan mevzuat hükümleri ile aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır.
İdarece ihale işlem dosyası kapsamında gönderilen başvuru sahibi Elibol Taşımacılık Tur. İnş. ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait teklif dosyası incelendiğinde,
Başvuru sahibine ait teklif mektubunda teklif edilen bedelin rakam ile 509.957,75 TL, yazı ile “BEŞYÜZDOKUZBİNDOKUZYÜZELLİYEDİBİNYETMİŞBEŞKURUŞ” olarak yazıldığı tespit edilmiştir.
Teklif mektuplarında teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılmasına ilişkin düzenleme ile tekliflerin değerlendirilmesi ve sözleşmelerin imzalanması aşamalarında, istekliler tarafından teklif edilen bedele ilişkin oluşabilecek tereddütlerin giderilmesinin amaçlandığı,
Yapılan incelemede ise anılan istekli tarafından teklif edilen 509.957,75 TL’nin yazı ile “BEŞYÜZDOKUZBİNDOKUZYÜZELLİYEDİLİRAYETMİŞBEŞKURUŞ” şeklinde yazılması gerekirken, “LİRA” yerine tekrardan “BİN” ibaresinin kullanıldığı, aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, istekliler tarafından teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılması zorunluluğunun bulunduğu, ancak başvuru sahibine ait teklif mektubunda yer alan bedelin yazı ile uyumlu bir şekilde ifade edilmediği anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda, idarece başvuru sahibinin teklifinin, teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak yazılmadığı gerekçesiyle değerlendirme dış bırakılması işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Kamu İhale Kurumu” başlıklı 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının (2) numaralı bendinde itirazen şikâyet başvuru bedellerine ilişkin olarak “Yaklaşık maliyeti beş yüz bin Türk Lirasına (Dokuzyüzelliüçbinyediyüzyirmisekiz Türk Lirasına)* kadar olan ihalelerde üç bin Türk Lirası (Beşbinyediyüzondokuz Türk Lirası)*, beş yüz bin Türk Lirasından (Dokuzyüzelliüçbinyediyüzyirmisekiz Türk Lirasından)* iki milyon Türk Lirasına (Üçmilyonsekizyüzondörtbindokuzyüzyirmiiki Türk Lirasına)* kadar olanlarda altı bin Türk Lirası (Onbirbindörtyüzkırkiki Türk Lirası)*, iki milyon Türk Lirasından (Üçmilyonsekizyüzondörtbindokuzyüzyirmiiki Türk Lirasından)* on beş milyon Türk Lirasına (Yirmisekizmilyonaltıyüzonbirbindokuzyüzondokuz Türk Lirasına)* kadar olanlarda dokuz bin Türk Lirası (Onyedibinyüzaltmışüç Türk Lirası)*, on beş milyon Türk Lirası (Yirmisekizmilyonaltıyüzonbirbindokuzyüzondokuz Türk Lirası)* ve üzerinde olanlarda on iki bin Türk Lirası (Yirmiikibinsekizyüzseksenyedi Türk Lirası)* tutarındaki itirazen şikâyet başvuru bedeli.” hükmü,
İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ’in “İtirazen şikâyet başvurularında aranılacak şekil unsurları” başlıklı 11’inci maddesinin altıncı fıkrasında “…Kısmi teklife açık ihalelerde ise tekliflerin verilmesi ile bu aşamadan sonraki işlemlere ilişkin başvurularda, başvuru bedeli toplam yaklaşık maliyet üzerinden yatırılır. Başvuruya konu kısmın yaklaşık maliyetine göre fazla yatırıldığı tespit edilen tutar Kurum tarafından başvuru sahibine iade edilir.” açıklamaları yer almaktadır.
Bu kapsamda, uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin itirazen şikâyet başvurusu bedeli olarak yatırılması gereken tutarın 5.719,00 TL olduğu, bahsi geçen konu ile ilgili belgeler dikkate alındığında, başvuru sahibi tarafından 11.442,00 TL tutarında başvuru bedelinin yatırıldığı, bu doğrultuda fazladan yatırılan 5.723,00 TL’lik kısmının yazılı talebi halinde başvuru sahibine iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1) Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
2) Fazla ödenen başvuru bedelinin başvuru sahibinin yazılı talebi halinde iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in BİRİM FİYAT TEKLİF CETVELİ, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Çevre Düzenlemesi İşi İhalesi – İhale Dokümanına Yönelik Mevzuat Uyarınca İhale Tarihinden Üç İşgünü Öncesine Kadar Şikâyet Başvurusu Yapılması
Karar No : 2019/MK-203
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/692704 İhale Kayıt Numaralı “Eryaman Hizmetevleri Çevre Düzenlemesi Yapılması” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi 2. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/692704 ihale kayıt numaralı “Eryaman Hizmetevleri Çevre Düzenlemesi Yapılması İşi” ihalesine ilişkin olarak, Soykan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 20.03.2019 tarihli ve 2019/UY.II-388 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Ergezen Yapı Ticaret Limited Şirketi tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli E:2019/728, K: 2019/1230 sayılı kararında “…Uyuşmazlıkta, başvuru sahibi Soykan şirketinin itirazen şikayet başvurusunda yaptığı itiraz ve şikayetlerin ihale dokümanına yönelik olduğu, teklif dosyası kapsamında, İnşaat Teknik Şartnamesi’nin 32’nci maddesinde teklif dosyası kapsamında sunulması gerektiği belirtilen belgeleri sunmadığı, söz konusu isteklinin 23.01.2019 tarihinde ihale dokümanını satın aldığı, 24.01.2019 tarihinde ihalesi yapılan işe ilişkin olarak anılan isteklinin ihale dokümanına yönelik mevzuat uyarınca ihale tarihinden üç işgünü öncesine kadar şikâyet başvurusu yapması gerekirken, ihale tarihinden sonra 11.02.2019 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunduğu, ayrıca incelenen İhalede 8 isteklinin İnşaat Şartnamesi’nin 32’nci maddesinde teklif dosyası kapsamında sunulması gerektiği belgeleri sunduğu, 4734 sayılı Kanun çerçevesinde gerçekleştirilen ihalelerde dokümanının hazırlanması aşamasında ortaya çıkan, gerek Kanun gerekse ikincil mevzuat ile çelişen nitelikte olan düzenlemeler sebebiyle, hak kaybına uğrayabileceğini iddia eden kişilerin başvurması gereken yol ve başvuru şartlarının neler olduğunun mevzuatta belirtildiği, kaldı ki İnşaat Teknik Şartnamesi’nin 32’nci maddesinde yer alan düzenlemede teklif dosyası kapsamında istenilen belgelerin sunulması gerekliliğinin açıkça belirtildiği, bu Teknik Şartnameye yönelik olarak, süresinde bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı, dolayısıyla ihale dokümanının mevcut haliyle kesinleştiği, başvuruya konu ihaleye ait idari şartname ve teknik şartnamede yer alan düzenlemeler uyarınca tekliflerin oluşturulması gerektiği dikkate alındığında, ihalenin mevcut doküman üzerinden sonuçlandırılması gerektiğinden düzeltici işlem belirlenmesine yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 20.03.2019 tarihli ve 2019/UY.II-388 sayılı kararının tekliflerin değerlendirilmesi ile ilgili bölümünün iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İHALE DOKÜMANINI ŞİKAYET
Yapım İşi İhalesi – Anahtar Teknik Personel – İşi Yerine Getirmek İçin Yeterli Sayıda Ve Nitelikte Personel Çalıştırılması – Bir Yıl Boyunca Kesintisiz Şekilde Çalışma Şartı
Karar No : 2019/MK-198
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2011/190007 İhale Kayıt Numaralı “Mühendislik Fakültesi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Aksaray Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2011/190007 ihale kayıt numaralı “Mühendislik Fakültesi” ihalesine ilişkin olarak Demars İnş. Turizm Tic. Ltd. Şti. – Metro Mühendislik Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 28.05.2012 tarihli ve 2012/UY.III-2287 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle davacı Osman Acar İnş. Gıda Enerji. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve E:2012/1242 sayılı kararı ile “…Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleriyle davaya konu olay birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından belirlenen anahtar teknik personelin ihale ilan tarihinden geriye doğru bir yıl içinde kesintisiz olarak davacı şirkette çalıştığı, ancak bunun dışında 2011/1,2,3,4,5,6,7,8,9 dönemlerinde her ay iki gün olmak üzere toplam 18 gün U-K Acar Gıda Tem. İnş. Tic. Ltd. Şti.’nde de çalıştığı, başka şirkette yapılan çalışmanın 30 günü geçmemesi nedeniyle bu kesintinin dikkate alınmaması gerektiği, anahtar teknik personelin davacı şirkette çalışması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında geriye dönük bir yıl içerisinde her ay 30 gün olmak üzere bildirim yapıldığının görüldüğü, Yönetmelikte belirtilen “Anahtar teknik personel olarak bildirilenlerden, başvuru veya ihale tarihi itibarıyla aday veya istekli bünyesinde çalışmakta olanlar, aday veya isteklinin bünyesinde görev yaptıkları süre boyunca, başka bir gerçek veya tüzel kişide çalışamazlar.” hükmünün, ihale tarihinden sonraki dönem için ve başvuru veya ihale tarihi itibariyle davacı şirket bünyesi dışında başka şirkette çalışamayacağını ifade ettiği, anılan ifadenin geçmişe dönük olarak uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı şirketin anahtar teknik personel olarak belirlediği Cemal Gemici’nin, ihale ilan tarihinden geriye doğru bir yıl içinde 18 gün U-K Acar Gıda Tem. İnş. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde yaptığı çalışmanın 30 günden az olması nedeniyle dikkate alınmaması gerekeceğinden, mevzuatta belirtilen şartları taşıdığı anlaşılan anahtar teknik personelin mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin davalı kurul kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Kaldı ki, Mahkememizce yapılan 26.09.2012 tarihli ara karar üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, U-K Acar Gıda Tem. İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne yapılan başvuru üzerine düzenlenen 27.06.2012 gün ve 118 sayılı inceleme raporu ile “Cemal Gemici’nin gerçekte çalışmasının olmamasına karşın ilgili firma tarafından sehven bildirimde bulunulduğunun tespit edildiği, bu haliyle yapılan yersiz tescilin iptal edilmesi gerektiğinin” ifade edildiği, anılan rapor doğrultusunda Cemal Gemici’nin 2011 yılı 6, 7, 8 ve 9 dönemlere ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin iptal edildiği görülmektedir.
Davaya konu işlemin uygulanması halinde telafi güç veya imkansız zararlara neden olacağı da açıktır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararının uygulanmasını teminen alınan 20.12.2012 tarihli ve 2012/MK-389 sayılı Kurul kararı ile “1- Kamu İhale Kurulunun 28.05.2012 tarihli ve 2012/UY.III-2287 sayılı kararının Osman Acar İnş. Gıda Enerji. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Osman Acar İnş. Gıda Enerji. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin teklifinin değerlendirmeye alınması hususunda 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.
Daha sonra Ankara 13. İdare Mahkemesinin 29.01.2013 tarih ve E:2012/1242, K:2013/82 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması kararında belirtilen aynı gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararına yönelik yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21.03.2019 tarih ve E:2013/969, K:2019/887 sayılı kararı ile “… “Dairemizin 18.04.2013 tarih ve E:2012/3816 sayılı yürütmenin durdurulması kararıyla anahtar teknik personelin, ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru en az bir yıl boyunca gerçek veya tüzel kişiliğin ticari faaliyette bulunduğu yerde kesintisiz şekilde ve işin niteliğine uygun olarak idarece öngörülen sayıda mühendis veya mimar çalıştırılması ve bu durumun belgelendirilmesi şartını kurala bağlayan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 40 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası ve Kamu İhale Genel Tebliği’nin 37.1.1 inci maddesi ile anahtar teknik personel olarak bildirilenlerin, aday veya isteklinin bünyesinde görev yaptıkları süre boyunca, başka bir gerçek veya tüzel kişide çalışamayacaklarına ilişkin kurala yer veren Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 40 ıncı maddesinin 6 ncı fıkrasının yürütmesi durdurulmuş, 31.12.2015 tarih ve E:2012/3816, K:2015/4884 sayılı kararıyla da söz konusu düzenleyici işlemler iptal edilmiştir.
Aktarılan mevzuat hükümleri ile Dairemizce verilen kararların birlikte değerlendirilmesinden, ihaleye katılacak isteklilerden mesleki ve teknik yeterliğin belirlenmesi için isteklinin organizasyon yapısına ve ihale konusu işi yerine getirmek için yeterli sayıda ve nitelikte personel çalıştırdığına veya çalıştıracağına ilişkin bilgi ve/veya belgelerin istenilebileceği, ancak mevzuatla belirlenen ve yargı kararıyla hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilen isteklinin bünyesinde ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru en az bir yıl boyunca kesintisiz şekilde çalışma şartı ile başka bir gerçek ve tüzel kişide çalışılamayacağına ilişkin şartın aranamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin reddine,
2-Dava konusu işlemin iptali yolundaki Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 29.01.2013 tarih ve E:2012/1242, K:2013/82 sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına,” karar verilmiştir.
Ankara 13. İdare Mahkemesinin 29.01.2013 tarih ve E:2012/1242, K:2013/82 sayılı kararının gerekçesinin Ankara 13. İdare Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve E:2012/1242 sayılı kararın gerekçesi ile aynı olduğu, dolayısıyla bu kararın gereğinin 20.12.2012 tarihli ve 2012/MK-389 sayılı Kurul kararı ile yerine getirilmiş olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21.03.2019 tarih ve E:2013/969, K:2019/887 sayılı kararında farklı bir gerekçeyle anılan Mahkeme kararının sonucunun uygun bulunduğu ve bu gerekçe doğrultusunda Mahkeme kararının onandığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21.03.2019 tarih ve E:2013/969, K:2019/887 sayılı kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda işlem tesis etme gereği hâsıl olmuştur.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 20.12.2012 tarihli ve 2012/MK-389 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 28.05.2012 tarihli ve 2012/UY.III-2287 sayılı kararında Osman Acar İnş. Gıda Enerji. San. ve Tic. Ltd. Şti.ye yönelik yapılan değerlendirmelerin iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, YAPIM İHALESİ
Bayram Tatilinin Son Günün Cuma Gününe Rast Gelmesi Durumunda Cumartesi Günü İşçilere Ödenecek Ücretin Teklif Vermeye Etkisi
Karar No : 2019/MK-200
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/92410 İhale Kayıt Numaralı “Mhrs Ve Diğer Çağrı Hizmetleri Alımı (Faz-10)” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/92410 ihale kayıt numaralı “Mhrs ve Diğer Çağrı Hizmetleri Alımı (Faz-10)” ihalesine ilişkin olarak Elpa Temizlik Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnsan Kaynakları Sağlık Hizmetleri İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 31.05.2018 tarihli ve 2018/UH.II-1078 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Elpa Temizlik Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnsan Kaynakları Sağlık Hizmetleri İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve E:2018/1435, K:2018/1901 sayılı kararında “…Dava konusu ihaleye ait olan Teknik Şartnamenin 4.2.8. maddesinde; “Resmi ve Dini Bayram günleri İçin idare tarafından en az 14 takvim günü öncesinden yükleniciye asgari operatör, takım ve grup lideri sayıları iletilecek, bu günlerde de çağrı karşılama hizmeti kesintisiz sürdürülecektir. Yüklenici ilgili resmi ve dini tatil gününde çalışacak personelleri önceden tespit ederek ilgili vardiya planında onaya sunacaktır. İstenen sayıların altında personelin hizmet vermesi yüklenicinin sorumluluğunda olacak olup çalışması planlanan ancak herhangi bir sebeple hizmet vermeyen/veremeyen personel işe gelmemiş sayılacak olup ödemesi yapılmayacaktır.
Bu günlerde çalıştırılacak personele 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince belirlenecek ücret ödenecektir. Resmi ve Dini Bayram Günlerinde “7,5” net çalışma saati (8,5 saat- l saat mola=7,5 saat) üzerinden vardiya planlaması yapılacak ve onaya sunulacaktır. Hak ediş ödemesi; İlgili tatil günü için vardiya planında istenen “asgari kişi sayısı x 7,5 saat x birim fiyat teklif cetveli” resmi tatil günü ödeme tutan üzerinden yapılacaktır.
7,5 saat net çalışma süresinden fazla çalışmış personele fazla çalıştığı süreler için idare tarafından fazla çalışma ücreti ödenmeyecek olup, yüklenici fazla çalışma süresinden doğan ödemeler yüklenici sorumluluğundadır, (örneğin; personelin net 7,9 saat çalıştığı tespit edilmiş ve birim fiyat teklif cetveline göre saatlik ücret 15 TL. Bu birim fiyata göre ilgili personele 7,9 x 15 TL=118,50 TL’lik ödeme yapması gerekmektedir. İdare bu personel için yükleniciye 7,5 saatlik kısmı (7,5 X 15=112,50 TL) ödeyecektir. Kalan 6 TL’lik farkın personele ödenmesi yüklenicinin yükümlülüğünde olacaktır.)
Hizmet süresince toplam 46,5 gün “Resmi ve Dini Tatil Günleri” bulunmaktadır. Bu günlerde toplamda aşağıdaki tabloda belirtilen sayılarda personel çalışacağı öngörülmektedir. İlgili resmi ve dini tatil günlerinde çalışacak personel sayısı için idare tarafından onaylanan vardiya planlan esas alınarak hizmet vermiş personel sayısı kadar ödeme yapılacaktır. Onaylanan vardiya planındaki sayılarda fazla hizmet vermiş personelin ödemesi yapılmayacaktır. Örnek 1; 1 Ocak 2019 tarihi için İdare tarafından 500 operatör çalıştırılması talep edilerek onaylanan vardiyada 495 operatörün hizmet vermesi durumunda 5 operatör işe gelmemiş sayılarak ödemesi yapılmayarak cezai işlem uygulanacaktır. Aynı onaylanan vardiyada 510 operatörün hizmet vermesi durumunda ise 10 operatör için ödeme yapılmayacaktır.
Toplam Resmi Tatil Gün Sayısı
Operatör
Takım Lideri
Grup Lideri
46,5
30.000
1.200
300
Resmi Tatil Günlerinde Çalıştırılacak Toplam Personel/Gün Sayısı
Hizmet sonuna gelindiğinde; örneğin, toplamda 28.000 operatörlük plan yapılmış olabilecektir. Dolayısı ile hakediş dönemlerinde alman hizmet kadar ödeme yapılmış olacaktır. (SMS ve Dakika kullanım ve ödeme modeline benzer uygulama yapılmış olacaktır.)…” düzenlemesi bulunmaktadır.
2429 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan hükümlerinde, ulusal bayram ve genel tatil günleri ve bunlar gibi sayılacak olan günler belirlenmişken; 4857 sayılı Kanun’un yine yukarıda aktarılan hükümlerinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara ödenecek ücretin oranı düzenlenmiştir. Bu iki Kanun’un birbirinden farklı konuları düzenlediği görüldüğünden, davalı idarenin, diğerinden sonra yürürlüğe giren 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüne itibar edilmemiştir.
Öte yandan; dava konusu ihaleye ait olan Teknik Şartnamede ulusal bayram ve genel tatil günleri ile bu günlerde çalışacak personelin sayısı açık bir şekilde belirlenmiştir. Ancak bu sayısal belirleme yapılırken 2429 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan ve son günü Cuma gününe rastlayan tatil günlerinin ertesi gününün de tatil olarak kabul edildiği düzenlemesi dikkate alınmamıştır. Bu durumun ise sözleşmenin uygulanması esnasında, ihale üzerinde kalan yüklenici aleyhine ek bir mali yük yaratacağı görülmektedir. Bu haliyle, sözleşmenin uygulanması süresince çalışılacak ulusal bayram ve genel tatil günlerinin sayısı Teknik Şartnamede belirlenecekse, bu hususun da dikkate alınarak bir belirleme yapılması gerekmektedir. Bu nedenlerle, aksi yönde olan Teknik Şartname düzenlemesine ilişkin olarak davacı şirketin iddialarının yerinde olduğu görülmüştür.
…
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgelerle, yukanda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin, birim fiyat teklif cetvelinde ulusal bayram ve gene tatil günlerinin ve bu günlerde çalışacak personelin sayı olarak belirlendiği, fakat 2429 sayılı Kanun’a göre ulusal bayram ve genel tatil gününün son gününün Cuma gününe rastlaması halinde ertesi günün de bayram ve tatil günü olduğu, bu günlerde çalışan personelin hakedişlerinin bir buçuk kat fazla olduğu, bu haliyle yüklenici üzerine birim fiyatta belirlenenden daha fazla maliyet yüklendiği ve bu hususun teklif oluşturulması noktasında sağlıklı bir değerlendirme yapılmasına engel teşkil ettiği yolundaki iddiasının yerinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının bu iddia yönünden reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının 4’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline karar verilmiştir.
Mahkeme kararının uygulanmasını teminen Kurul tarafından 01.11.2018 tarihli ve 2018/MK-370 sayılı kararın alındığı ve “1- Kamu İhale Kurulunun 31.05.2018 tarihli ve 2018/UH.II-1078 sayılı kararının 4’üncü iddiası ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Kurum ve Elpa Temizlik Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnsan Kaynakları Sağlık Hizmetleri İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20.02.2019 tarihli E:2018/3833, K:2019/481 sayılı kararının alındığı ve “…1. Temyize konu Mahkeme kararının, davacının itirazen şikâyet başvurusundaki 1.,3. ve 5. iddiaları yönünden itirazen şikâyet başvurusunun reddine yönelik davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Araç Kiralama İhalesi – Birim Fiyat Teklif Cetvelinde İmla Hatası – İhale Danışmanlığı
Karar No : 2019/MK-201
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/683397 İhale Kayıt Numaralı “Rize Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü Araç Kiralama (4 Araç Şoförlü Yakıtsız) (01/02/2019-31/12/2019 Dönemi)” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/683397 ihale kayıt numaralı “Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Araç Kiralama (4 Araç Şoförlü Yakıtsız) (01/02/2019-31/12/2019 Dönemi)” ihalesine ilişkin olarak, Recep Savaş itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 20.02.2019 tarihli ve 2019/UH.II-268 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Recep Savaş tarafından açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 10.05.2019 tarih ve E:2019/604, K:2019/1225 sayılı kararı ile “…Davacının “imzalı ve kaşeli olarak sunulan birim fiyat teklif mektubunda rakam ile 197.637,44-TL tutarının; yazı ile yüz dolsan yedibin altıyüz otuzyedi türk lirası kırkdört kuruş olarak yazılmasının esasa etkili bir sonuç doğurmadığı ve tekliflerinin değerlendirilmeye alınması gerektiği yönündeki 1. İddiası açısından değerlendirme yapıldığında;
…
Bu durumda, davacı tarafından sunulan birim fiyat teklif cetvelinde yazılan toplam tutarın yazı ile yazılması sırasında “doksan” yerine “dolsan” ifadesi yazılmışsa da, söz konusu harf hatasının rakamla ifade edilen miktarın dışında başka bir miktarı içermediği ve teklif edilen bedeli anlaşılmaz kılmadığı, bu durumun tereddüte mahal verecek niteliğinin olmadığı, diğer bir ifadeyle, anılan ifadenin teklif fiyatına ilişkin tereddüt doğuran bir sonuç ortaya çıkarmadığı anlaşıldığından, ihaleyi gerçekleştiren idarece söz konusu isteklinin teklifinin bu gerekçeyle değerlendirmeye alınmamasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve bu durum üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddini müteakiben yapılan itirazen şikayet başvurusunun; “teklif mektubunun mevzuatta yer alan teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile ayrı ayrı ve birbirine uygun olarak açıkça yazılması hükmüne aykırı olduğu ve söz konusu yazım şeklinin teklifin esasını etkileyecek bir durum olduğu” gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin dava konusu Kurul Kararında, davacının bu iddiası yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Vergi Borcu Nedeniyle İhalelere İştirak Edememe – Danıştay Kararı
Karar No : 2019/MK-197
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2011/149277 İhale Kayıt Numaralı “Yemek Hazırlama Ve Dağıtım Hizmetleri” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Maliye Bakanlığı İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 2011/149277 İKN’li “Yemek Hazırlama ve Dağıtım Hizmetleri” ihalesine ilişkin olarak Art Yem. San. Dış Tic. Ltd. Şti. – Fesleğen Tem. Bil. Yem. Gıda Org. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. – Atlas Grup Yem. Turz. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 19.03.2012 tarihli ve 2012/UH.III-1360 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince, başvurunun reddine,” karar verilmiştir.
Davacı Art Yem. San. Dış Tic. Ltd. Şti. – Fesleğen Tem. Bil. Yem. Gıda Org. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. – Atlas Grup Yem. Turz. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 8. İdare Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve E:2012/893, K:2012/1576 sayılı kararı ile “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararı üzerine Kamu İhale Kurulu’nun 08.08.2012 tarihli ve 2012/MK-256 sayılı Kararı ile “1- Kamu İhale Kurulunun 19.03.2012 tarihli ve 2012/UH.III-1360 sayılı Kararının iptaline,
2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Anılan karar üzerine Kurumumuzca yapılan temyiz başvurusu neticesinde Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve E:2013/1081, K:2019/1253 sayılı kararı ile “…Uyuşmazlığın şirket tarafından e-beyanname sistemi üzerinden 25/05/2011 tarihli tahakkuk fişi karşılığında verilmiş olan 2010 hesap dönemine ait kurumlar vergisi düzeltme beyannamesinden kaynaklandığı; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, beyan üzerine alınan vergiler, beyannamenin alınması üzerine bir nüshası mükellefe verilen tahakkuk fişi ile tarh ve tahakkuk ettirilip, ödenmesi gereken bir safhaya geldiğinden, söz konusu vergi borcunun ihale tarihi itibariyle var olduğu ve şirketin ihalelere girilmesine engel teşkil eden tutarda bulunduğu görülmektedir.
Ayrıca, uyuşmazlığa konu vergi borcunun beyana dayalı vergi olması sebebi ile basiretli tacir sıfatına haiz olması beklenen davacı şirketin ihale tarihi itibariyle vergi borcunun bulunup bulunmadığını bilip takip etmesi gerektiği de açıktır.
Bu itibarla, davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile sözleşme tesis edilmeyerek geçici teminatın gelir kaydedilmesine dair işleme karşı yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle “mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine” kesin olarak karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1) Kamu İhale Kurulu’nun 08.08.2012 tarihli ve 2012/MK-256 sayılı kararının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulu’nun 19.03.2012 tarihli ve 2012/UH.III-1360 sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,
Oybirliği ile karar verildi.
- Published in İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
Geçici Teminatın Gelir Kaydedilmesi – İdari Merci Tecavüzü – Başvurunun Süre Yönünden Reddi
Not : Karardaki mevzuat eski tarihli olduğundan başvuru süreleri gözardı edilmelidir ancak karar kavramlar itibariyle geçerliliğini koruduğu için paylaşılmıştır.
Karar No : 2014/UH.IV-1271
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2008/3526 İhale Kayıt Numaralı “01.04.2008-31.03.2009 Tarihli Koruma Ve Güvenlik Hizmeti Alımı.” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Yıldız Teknik Üniversitesitarafından 27.02.2008 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “01.04.2008-31.03.2009 Tarihli Koruma ve Güvenlik Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak başvuru sahibince 17.02.2014tarih ve 5806sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2014/768sayılı şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde ön inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Şikâyet dilekçesi ve ön inceleme raporu incelendi:
Başvuru dilekçesinde özetle, başvuru konusu ihalenin kendileri üzerine bırakıldıktan sonra itirazen şikâyet başvurusu nedeniyle ihale sürecinin uzadığı aşamada teklif geçerlik süresinin uzatılmasına yönelik bir beyanda bulunulmadığı, idarece gönderilen sözleşmeye davet yazısının teklif geçerlik süresinin bitiminden sonra kendilerine ulaştığı, sözleşme imzalamamaları gerekçesiyle haklarında ihalelere katılmaktan 1 yıl süreyle yasaklama kararının verilerek geçici teminatlarının irat kaydedildiği, yasaklamaya ilişkin açtıkları dava üzerine verilen Danıştay kararı ile yasaklamanın kaldırıldığı, Danıştay kararının haklılıklarını ispatladığı, geçici teminatın kendilerine iade edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
17.02.2014 tarihli itirazen şikâyet dilekçesi ve İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nce Kuruma gönderilen E:2013/2078, K:2013/1782 sayılı karar incelendiğinde; başvuru sahibinin yasaklama işlemine karşı açtığı davada ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararın, Danıştay 13. Dairesi’nin 22.04.2011 tarih ve E:2009/5244, K: 2011/1763 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Mevcut incelemeye konu husus ise isteklinin geçici teminatının gelir kaydı işlemine ilişkindir.
Yapılan incelemede, sözleşme imzalamaması nedeniyle başvuru sahibi hakkında idarece yasaklama kararı verildiği ve geçici teminatının gelir kaydedildiği, geçici teminatın gelir kaydına karşı 19.06.2008 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunduğu (İdarenin 21.02.2014 tarih ve 36903431 sayılı yazısı ekinde gönderilen belgelerden, başvuru sahibi tarafından çekilen ve teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin geri alınması gerektiği, idarenin söz konusu işleminin mevzuata aykırı olduğunu ifade eden 18.06.2008 tarihli ihtarnamenin 19.06.2008 tarihinde idareye ulaştığı görülmüş, söz konusu ihtarname idareye yapılmış şikâyet başvurusu olarak değerlendirilmiştir. Anılan ihtarnamede şikâyete konu hususun 18.06.2008 tarihli yazı ile öğrenildiği belirtilmiştir.), aynı gün İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2008 tarih ve E:2008/368, K:2008/794 sayılı görevsizlik kararı üzerine, İstanbul 10. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, İstanbul 10. İdare Mahkemece esastan verilen karar için temyize gidildiği, Danıştay 13. Dairesi’nin 28.01.2013 tarih ve E:2011/1706, K:2013/147 sayılı kararında “…geçici teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle davalı Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne karşı açılan davada; idari merci tecavüzü nedeniyle dosyanın merciine tevdii kararı verilmesi gerekirken, davanın esasının incelenmesi suretiyle verilen İdare Mahkemesi Kararında usule uyguluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;…İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nin 30.11.2010 tarih ve E:2009/1122, K:2010/1764 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine” ifadelerine yer verildiği, Danıştay’ın usulden bozma kararı üzerine İstanbul 10. İdare Mahkemesince alınan E:2013/2078, K:2013/1782 sayılı karar ile dava dilekçesinin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında Kurumumuza gönderildiği, mahkeme kararı ve dava dilekçesinin 20.01.2014 tarihinde Kurum kayıtlarına alındığı ve aynı gün İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 15’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurunun idareye gönderildiği tespit edilmiştir. Bu kez yine geçici teminatın idarece irat kaydedilmesine yönelik işlemin mevzuata aykırı olduğu iddiası ile 17.02.2014 tarihinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
19.06.2008 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Kuruma itirazen şikayet süresi; Kanunda ve bu Yönetmelikte özel süre öngörülmeyen hallerde onbeş gündür. Bu süre, idareye yapılan şikayet üzerine alınan kararın bildirimini veya otuz gün içinde idarece karar verilmemesi halinde bu sürenin bitimini izleyen günden itibaren başlar.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Yönetmelik hükmü uyarınca idareye yapılan şikâyet başvurusu (19.06.2008) üzerine idarenin otuz günlük karar verme süresini izleyen on beş gün içerisinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken bu sürenin bitiminden sonra 17.02.2014 tarihinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.” hükmü aynı Kanun’un 15’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun maddelerinde adli yargı yerlerinde açılmış davanın görev yönünden reddedilmesi halinde, kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin idare mahkemesine başvurma tarihi olarak kabul edileceği, idare mahkemesinin dilekçeyi görevli merciye tevdii halinde ise idare mahkemesine başvuru tarihinin ilgili merciye başvuru tarihi olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2008 tarihli görevsizlik kararı üzerine 23.03.2009 tarihli dava dilekçesi ile İdare Mahkemesi’ne yapılan başvurunun Kanun’un maddesinin aradığı “kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde başvurma” koşulunu sağladığı kabulü yapılarak Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davanın tarihi (19.06.2008) Kuruma başvuru tarihi olarak değerlendirilse dahi, 19.06.2008 tarihinde aynı zamanda şikâyet başvurusunun da yapıldığı, şikâyete idarece verilecek cevap beklenmeksizin Kuruma yapılan başvurunun (İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından Kuruma gönderilen dava dilekçesi) İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 15/2 maddesi uyarınca idareye gönderildiği, Yönetmelik’in aradığı şekil unsurları tamamlanarak yapılan başvurunun ise 17.02.2014 tarihinde Kurum kayıtlarına alındığı, 17.02.2014 tarihli başvurunun ise süre yönünden uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere;
Başvurunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
Yeterlik Kriteri – Değerlendirme Dışı Bırakılma – Teknik Şartname
Karar No : 2019/MK-194
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/540873 İhale Kayıt Numaralı “Beton Ve Betonarme Boru Alımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Serik Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/540873 ihale kayıt numaralı “Beton ve Betonarme Boru Alımı” ihalesine ilişkin olarak Dönmez Beton Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 06.02.2019 tarihli ve 2019/UM.II-202 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Dönmez Beton Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 13.05.2019 tarihli E:2019/414, K:2019/1028 sayılı kararında “… Olayda, dava konusu ihaleye ilişkin idari şartnamede Beton ve betonarme borular için TS 821 EN 1916 belgesinin yeterlilik şartı olarak ön görüldüğü, ancak ihale üzerinde bırakılan şirketçe söz konusu ürünler için Eurogap Belgelendirme ve Özel Eğitim Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen TS 821 EN19I6/AC belgesinin sunulduğu, davalı idarece, “TS821 EN 1916/AC standardının TS821 EN 1916 standardı ile aynı olup olmadığı, anılan standartlar birbirinden farklı ise bu farklılığın neler olduğu” hususunun Türk Standartları Enstitüsünden sorulduğu, Enstitü tarafından “TS 821 EN 1916/AC Beton borular ve bağlantı parçaları-Donatısız, çelik lifli ve donatılı’ standardı, ‘TS 821 EN 1916 Beton borular ve bağlantı parçaları-Donatısız, çelik lifli ve donatılı’ standardının tadili olarak yayımlanmıştır, … TSE 821 EN 1916/AC standardı ise, kapsam olarak TS 821 EN 1916 standardının bazı maddelerinde yapılan değişiklikleri içermektedir şeklinde cevap verildiği görülmektedir.
Ayrıca davalı idare tarafından, TÜRKAK’a gönderilen 24.01.2019 tarihli ve 2019/1905 sayılı Kurum yazısı ile “…Belgelendirme kuruluşları tarafından TS 821 EN 1916 ve TS 821 EN 1916/AC standartlarına ilişkin belgelerin düzenlenebilmesi için özel mevzuatlarında yer alan gerekli şartların neler olduğu, bu kapsamda belgelendirme kuruluşlarının söz konusu ürün standart belgelerini düzenleyebilmek için özel mevzuatları çerçevesinde TÜRKAK’ın akreditasyonuna tabi olma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı, eğer ki TÜRKAK’ın akreditasyonuna tabi olma zorunluluğu bulunmuyor ise belgelendirme kuruluşlarının söz konusu belgeleri düzenleyebilmesinin mevzuatsal dayanaklarının neler olduğu, …” hususunun sorulduğu, TÜRKAK tarafından “… bahsi geçen TS 821 EN 1916 ve TS 821 EN 1916/AC standardına yönelik Kurumumuz tarafından belirlenmiş bir akreditasyon zorunluluğu bulunmamaktadır. Zira 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kurumumuz ile ilgili bölümü olan kırkdördüncü Bölümün 632. Maddesinde belirtilen Kurumumuz görev ve yetkileri arasında bir alanda akreditasyon veya belgelendirmenin zorunlu tutulması yer almamaktadır.” şeklinde cevap verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için Mahkememizin 15.04.2019 tarihli ara kararı ile Türk Standartları Enstitüsünden; “TS 821 EN 1916” standardının ihale tarihi itibariyle (28.11,2018) yürürlükte olup olmadığı, bu tarih itibariyle talep edilmesi halinde “TS 821 EN 1916” standardı için ürün standart belgesi düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı, “TS 821 EN 1916/AC” standardının “TS 821 EN 1916” standardını kapsayıp kapsamadığı, “TS 821 EN 1916/AC” standardına sahip bir ürünün aynı zamanda “TS 821 EN 1916” standardı şartlarını da taşıyıp taşımayacağının sorulduğu, ara karar üzerine Türk Standartları Enstitüsü tarafından gönderilen 30.04.2019 tarih ve E.117351 sayılı cevabi yazıda; “TS 821 EN 1916” standardının halen geçerli olduğu, 28.11.2018 tarihi itibariyle bu standarda uygunluk belgesi düzenlenmesinin mümkün olduğu, TS 821 EN 1916/AC standardının TS 821 EN 1916 standardını tadil eden standart olduğu, tek başına ayrı bir standart olarak kullanılamayacağı, ancak TS 821 EN 1916 standardı ile birlikte kullanılmasının mümkün olduğu, TS 821 EN 1916/AC standardının kabul edildiği 28 Mayıs 2009 tarihinden sonra herhangi bir ürün için düzenlenecek standarda uygunluk belgesinde TS 821 EN 1916 standardı ile birlikte TS 821 EN 1916/AC standardının da birlikte kullanılması gerektiğinin bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu ihaleye ilişkin olarak düzenlenecek TS 821 EN 1916 standardına uygunluk belgesinin yalnızca Türk Standartları Enstitüsü tarafından düzenlenebileceğine veya TÜRKAK tarafından akredite edilmiş bir kuruluş tarafından düzenlenebileceğine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından söz konusu belgenin Eurogap Belgelendirme ve Özel Eğitim Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenmesinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu ihaleye ilişkin düzenlenen idari şartnamede Beton ve betonarme borular için TS 821 EN 1916 belgesinin yeterlilik şartı olarak ön görüldüğü, ihale üzerinde bırakılan şirket tarafından sunulan belgenin ise TS 821 EN 1916/AC standardına uygunluk belgesi olduğu, Türk Standartları Enstitüsü tarafından Mahkememize gönderilen 30.04.2019 tarih ve E.117351 sayılı yazıda; TS 821 EN 1916/AC standardının TS 821 EN 1916 standardını tadil eden standart olduğu, tek başına ayrı bir standart olarak kullanılamayacağı, ancak TS 821 EN 1916 standardı ile birlikte kullanılmasının mümkün olduğunun belirtildiği göz önüne alındığında, ihale üzerinde bırakılan şirketin idari şartnamede ön görülen ve teklif kapsamında sunulması gereken TS 821 EN 1916 standardına dair yeterlilik belgesini sunmamış olduğunun kabulü gerekmekte olup, davalı idarece söz konusu eksikliğe 4734 sayılı Yasa ve ilgili mevzuatta ile bağlanan sonuçlar gözetilerek bir işlem tesis edilmesi gerekirken davacının itirazen şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, …” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 06.02.2019 tarihli ve 2019/UM.II-202 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
