Kamu İhale Kurulu Tarafından Başvuru Sahibinin İtirazen Şikâyet Başvurusundaki İddialarının, Şikâyet Aşamasında Öne Sürülüp Sürülmediğine Bakılmaksızın İncelenmesi Gerektiği
Karar No : 2019/MK-126
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/425224 İhale Kayıt Numaralı “60000 M2 Kilitparke Taş Ve 20000Mt 50*20*10 Cm’Lik Bordür Döşenmesi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Alpu Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 2018/425224 ihale kayıt numaralı “60000 m² Kilitparke Taş ve 20000 mt 50*20*10 cm’lik Bordür Döşenmesi” ihalesine ilişkin olarak, Abdullah Turhan itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 01.11.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1921 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Abdullah Turhan tarafından açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli E:2019/195 sayılı kararında “…Davacının dava dilekçesi ve itirazen şikayet başvurusunda ileri sürdüğü 4. iddiası yönünden;…
4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin lafzından, başvuru sahibinin iddialarından sadece şikâyette yer alan iddiaların anlaşılamayacağı, Kanun’da böyle bir sınırlama yapılmadığı, Kamu İhale Kurulu tarafından başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusundaki iddialarının, şikâyet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’da öngörülen şekil ve usul kurallarına uygun olarak davacı tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu açık olup, şikayetçi olan davacının dördüncü iddiasının da esastan değerlendirilmesi gerekirken şekil yönünden reddine dair dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç ya da imkansız zararlar doğacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin davacının dava dilekçesi ve itirazen şikayet başvurusunda ileri sürdüğü üçüncü ve beşinci iddiaların yerinde görülmemesine ilişkin kısmı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, davacının dördüncü iddiasının yerinde görülmemesine ilişkin kısmı yönünden ise yürütmenin durdurulmasına, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2/e fıkrası uyarınca itiraz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 08/03/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 01.11.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1921 sayılı kararının 4’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 4’üncü iddiasının esasının incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.

- Published in İtirazen Şikayet, İTİRAZEN ŞİKAYET, KİK KARARI, Kİk Kararı, KİK KARARLARI
İhale Dokümanını Satın Alan Ve İhale Konusu Alanda Faaliyette Bulunan Kişinin İhale Sürecine İlişkin Hukuka Aykırı İşlemlere Karşı Şikayet Hakkı Bulunduğu
Karar No : 2019/MK-125
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/342703 İhale Kayıt Numaralı “2 Kalem Diş Üniti” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2018/342703 ihale kayıt numaralı “2 Kalem Diş Üniti” ihalesine ilişkin olarak Aypa İç ve Dış Tic. Paz. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 16.01.2019 tarihli ve 2019/UM.I-80 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Aypa İç ve Dış Tic. Paz. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli E:2019/168, K: 2019/590 sayılı kararında “…Dava konusu Kurul kararının başvurunun ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı ele alındığında;
…
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinde; ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem ve eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday ve istekli olabileceklerin Kanun’da belirtilen usullere uygun olacak şekilde şikâyet ve itirazen şikâyet yoluna başvurabilecekleri hüküm altına alınmış olup, isteklilerin teklif fiyatı kendi teklif fiyatından yüksek olan istekliler aleyhine bu yola başvuramayacakları yönünde bir kısıtlama getirilmemiştir. Ayrıca dava konusu ihalenin 2’nci kısmı için teklif sunmamakla birlikte, ihale dokümanını satın alan ve ihale konusu alanda faaliyette bulunan davacı şirketin istekli olabilecekler arasında bulunduğu, doküman satın alarak ihale sürecine katılma istek ve iradesini ortaya koymuş olan davacı şirketin ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia ederek ihalelere yönelik başvuru yollarını kullanma hakkının bulunduğu açıktır. Dolayısıyla bu tür durumlarda şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunan isteklilerin gerçekten bir zarara ya da hak kaybına uğrayıp uğramadığının incelenip karara bağlanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu Kurul kararının davacı şirketin başvurusunun ehliyet yönünden reddedilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu Kurul kararının davacı şirketinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmı ele alındığında ise;
…
Uyuşmazlıkta, İdari Şartname’nin 7.5.6’ncı maddesinde, istekliler tarafından, ihalede teklif etmiş oldukları malların Teknik Şartname’ye uygun olduğunu gösteren katalogların teklif dosyasında sunulması gerektiği düzenlenmiş olup; Teknik Şartname’de istenilen tüm özelliklerin söz konusu kataloglar üzerinden tespitinin yapılabilmesi gerektiği, bunun mümkün olmaması durumunda ise, bahse konu özelliklerin gösterilmeme gerekçesinin teklif dosyasında sunulmasının bir yeterlik kriteri olarak düzenlendiği, tüm yeterlik kriterlerini sağlayan isteklilerin teklif etmiş oldukları ürünlerin kataloglarda belirtilen özellikleri sağlayıp sağlamadığının tespiti için ise idare tarafından demonstrasyon işlemi yapılabileceği, davacı şirket tarafından teklif dosyasında sunulan “Teknik Şartname’ye Uygunluk Belgesi”nin “Reflektör” başlıklı 4’üncü maddesinde “4.4.Teklif ürünümüzdeki reflektör tek ışık kaynağından tek hareketle sarı ışık verebilmektedir…” ifadelerine yer verildiği ve teklif dosyasında sunulan kataloğun 6’ncı sayfasında işaretlendiği, anılan özelliğin kataloğun 6’ncı sayfasında “Fotoselli yapı, tek hareketle ışık gücü verme…” ifadelerinin yer aldığı bölümde işaretlendiği, her ne kadar bahse konu ifadeler tek ışık kaynağından ışık verilebilme özelliğini belirtmese de kataloğun 6’ncı sayfasında yer verilen görselden reflektörün tek kaynaktan ışık verdiğinin anlaşılabildiği, Teknik Şartname’de istenilen tüm özelliklerin söz konusu kataloglar üzerinde tespitinin yapılabilmesi gerekliliğine yer verilmesi karşısında katalogda yer verilen ifadeler yanında görsellerin de teklif edilen malın özelliklerinin tespitinde dikkate alınabileceği, bu bakımdan davacı şirket tarafından teklif edilen reflektörün özelliklerine katalogda yazılı ve görsel olarak yer verildiği, nitekim ihale komisyonu tarafından 13.11.2018 tarihinde yapılan ve tutanak altına alınan demonstrasyonda da davacı şirket tarafından teklif edilen reflektörün tek ışık kaynağından tek hareketle sarı ışık veya beyaz ışık verme özelliğini taşıdığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu Kurul kararının davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 16.01.2019 tarihli ve 2019/UM.I-80 sayılı kararının, başvuru sahibinin 2’nci iddiası ile 1(a) iddiası için B bölümünde yapılan değerlendirmeye ilişkin kısımlarının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 2’nci iddiasının incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.

- Published in İSTEKLİ, İSTEKLİNİN İTİRAZ VE İTİRAZEN ŞİKAYET HAKKI, KİK KARARI, Kİk Kararı, KİK KARARLARI
Düzeltici İşlem Kararları Sonucunda Yeni Komisyon Kararları Alınarak Kesinleşen İhale Kararının Tebliğ Edildiği Tarihin Şikayet Süresinin Başlangıcı Olarak Kabul Edilmesi
Karar No : 2018/MK-410
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2016/326463 İhale Kayıt Numaralı “Mudanya-(Bursa- Gemlik) Ayr Yolu Km: 2+740-24+136 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Üst Yapı (Bsk) Ve Köprü İşleri İkmal İnşaatı İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2016/326463 ihale kayıt numaralı “Mudanya-(Bursa- Gemlik) Ayr Yolu Km: 2+740-24+136 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Üst Yapı (Bsk) Ve Köprü İşleri İkmal İnşaatı İşi” ihalesine ilişkin olarak Sintaş Taahhüt Tic. A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 14.02.2018 tarihli ve 2018/UY.I-416 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Sintaş Taahhüt Ticaret A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli E: 2018/2159 K: 2018/2451 sayılı kararında “ …Dava dilekçesinde iptali talep edilen Kamu İhale Kurulu kararı, Heltaş İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Heltaş) ve B. Ergünler Yol Yapı İnş. Taah. Mad. Nak. San. ve Tic. A.Ş.’nin (B. Ergünler) aşın düşük teklif açıklamalarının mevzuata uygun olmadığına ilişkin iddiaların değerlendirilmesine ilişkin olmakla birlikte, dava dilekçesi içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alındığında, Kurul kararının, B. Ergünler yönünden reddine ilişkin kısmıyla sınırlı olarak işin esasının incelenmesine geçildi.
…
Dava dosyasının incelenmesinden; Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü tarafından 27/09/2016 tarihinde gerçekleştirilen “Mudanya-(Bursa-Gemlik) Ayr Yolu Km:2+740+24+136 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapılan, Üst Yapı (Bsk), ve Köprü İşleri İkmal İnşaatı İşi” ihalesine ilişkin olarak, şikayet ve itirazen şikayetler ile bu kararlara ilişkin yargı kararları doğrultusunda en avantajlı ve ikinci avantajlı teklif sahibinin değiştiği, gelinen aşamada, 21.08.2017 tarihli 4 no.lu ihale komisyon kararı ile ihalede en avantajlı teklif sahibinin Heltaş, en avantajlı ikinci teklif sahibinin B. Ergünler olarak belirlendiği, bu aşamada, B. Ergünler tarafından, 05.09.2017 tarihinde idareye yapılan şikayet başvurusunun reddi üzerine yapılan itirazen şikayet başvurusunun Kamu İhale Kurulu’nun 25.10.2017 tarih ve 2017/UY.I-2890 sayılı kararıyla reddedildiği, yine, davacı tarafından 05.09.2017 tarihli idareye yapılan şikayet başvurusunun reddi üzerine yapılan itirazen şikayet başvurusunun Kamu İhale Kurulu’nun 25.10.2017 tarih ve 2017/UY.I-2891 sayılı kararıyla reddedildiği, bu süreçte, 16.01.2018 tarihli 5. no.lu ihale komisyon kararı ile Heltaş’ın en avantajlı teklif sahibi, B. Ergünler’in de ikinci en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendiği, kesinleşen ihale kararının davacıya 18.01.2018 tarihinde bildirildiği, davacı tarafından, 23.01.2018 tarihli başvuru ile şikayet başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun reddi üzerine yapılan itirazen şikayet başvurusunun dava konusu işlemle görev ve süre yönünden reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Başvurunun görev yönünden reddi kısmına ilişkin olarak;
Uyuşmazlık konusu Kurul kararında, davacı tarafından itirazen şikayet başvurusuna konu edilen itirazlarının (1., 2., 3. iddialar) 25.10.2017 tarih ve 2017/UY.I-2890 ve 2891 sayılı Kurul kararına itiraz niteliğinde olduğu, bu iddialara yönelik olarak daha önce yapılan itirazen şikayet başvuruları sonucunda esas incelemesi yapılarak 2890 ve 2891 sayılı Kurul kararlarının alındığından bahisle bu iddialara yönelik başvurunun görev yönünden reddi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
25.10.2017 tarih ve 2017/UY.I-2890 sayılı Kurul kararında, başvuru sahibinin B. Ergünler olduğu ve ihale üzerinde kalan Heltaş’ın ihale belgeleri ve aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata aykırı olduğuna itiraz edildiği, Kurul tarafından da Heltaş’ın teklifinin (idari belgeler, aşın düşük teklif açıklaması vs) incelenmek ve değerlendirmek suretiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.
25.10.2017 tarih ve 2017/UY.I-2891 sayılı Kurul kararında, başvuru sahibinin davacı olduğu ve başvuruda ihalenin B. Ergünler’de bırakılmaya çalışıldığı İleri sürülse de bu firmanın aşın düşük teklif açıklamasının yetersizliğine ilişkin iddialara yer verilmediği, B. Ergünler ile ilgili olmayan diğer itiraz konuları ile birlikte ihale üzerinde kalan Heltaş’ın aşın düşük teklif açıklamasının mevzuata uygun olmadığına ilişkin iddialara yer verildiği, Kurul tarafından da, Heltaş’ın teklifinin incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine karar verildiği, kararda B. Ergünler’in aşırı düşük teklif açıklamasının yeterliliğine/yetersizliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmadığı görülmektedir.
Dava konusu işleme konu itirazen şikâyet başvurusu incelendiğinde ise, davacı tarafından, Heltaş ve B. Ergünler’in aşırı düşük teklif açıklamasının yetersizliğinin ileri sürüldüğü, dava konusu Kurul kararında ise B. Ergünler’in aşırı düşük teklif açıklamasının incelenip değerlendirilmeksizin bu itirazların yukarıda belirtilen 2890 ve 2891 sayılı Kurul kararlarında esastan incelenerek karar verildiği, başvurunun bu kararlara itiraz niteliğinde olduğundan bahisle başvurunun görev yönünden reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan 2890 ve 2891 sayılı Kurul kararlarında ihale üzerinde kalan Heltaş’ın teklifine yönelik itirazların değerlendirilerek, Heltaş’ın teklifinin geçerliliğine ilişkin inceleme yapılmak suretiyle başvurunun reddine karar verildiği, Kurul kararlarında B. Ergünler’in aşırı düşük teklif açıklamasına ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, dava konusu Kurul kararının başvurunun görev yönünden reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Başvurunun süre yönünden reddi kısmına ilişkin olarak;
Dava konusu işlemde; davacının 4. iddiasının B. Ergünler’in aşırı düşük teklif açıklamasındaki amortisman hesabının mevzuata uygun olmadığına ilişkin olduğu, B. Ergünler’in aşırı düşük teklif açıklamasının idarece uygun görüldüğüne ilişkin 23.01.2017 tarihli ihale komisyon kararının (2 no.lu komisyon kararı) davacıya tebliğ edilen 26.01.2017 tarihini izleyen günden itibaren 10 gün içinde idareye şikayet başvurusunda bulunması gerekirken bu süre geçirildikten sonra şikayet başvurusunda bulunulduğundan bahisle, bu kısım yönünden başvurunun süre yönünden reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda anılan mevzuat gereği; ihale surecindeki hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlem ve eylemlerin farkına varıldığı tarihin, ihalenin bütün hüküm ve sonuçlarının yer aldığı kesinleşen ihale kararının ilgililere tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, Kamu ihale Kurulu’nun düzeltici işlem kararları sonucunda yeni komisyon kararları alınarak nihayetinde 16.01.2018 tarihli 5 no.lu ihale komisyon kararının alındığı ve kesinleşen ihale kararının 18.01.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu durumda ihale sürecindeki hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlem ve eylemin farkına varıldığı tarihin 18.01.2018 olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davacı tarafından 23.01.2018 tarihinde yapılan şikayet başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla, itirazen şikayet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin kısmında da hukuka uygunluk görülmemiştir…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 14.02.2018 tarihli ve 2018/UY.I-416 sayılı kararının, B. Ergünler Yol Yapı İnş. Taah. Mad. Nak. San. ve Tic. A.Ş.ye yönelik değerlendirmelerin iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin B. Ergünler Yol Yapı İnş. Taah. Mad. Nak. San. ve Tic. A.Ş.ye yönelik iddialarının esasının incelenmesine geçilmesine, Oybirliği ile karar verildi.

İstekli İkinci İhale Kararıyla Değerlendirme Dışı Bırakıldığından, Şikâyet Süresinin Kesinleşen İkinci İhale Kararının Tebliğ Edildiği Tarihten İtibaren Hesaplanması Gerektiği
Karar No : 2019/MK-122
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/317754 İhale Kayıt Numaralı “Şoförlü Araç Kiralama” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/317754 ihale kayıt numaralı “Şoförlü Araç Kiralama” ihalesine ilişkin olarak, DND Turizm Taşımacılık A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 09.01.2019 tarihli ve 2019/UH.IV-27 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı DND Turizm Taşımacılık A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve E: 2019/194 sayılı kararında “Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü tarafından açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Şoförlü Araç Kiralama” ihalesinin, 20.09.2018 tarihinde onaylanan ihale komisyonu kararı üzerine ihalenin davacı şirket üzerinde kaldığı, söz konusu ihalede en avantajlı ikinci teklif sahibi olan Manisa Birlik Seyahat Otomotiv İnşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti. (şikâyetçi şirket) tarafından 01.10.2018 tarihinde yapılan şikâyet başvurusunun reddi üzerine, 17.10.2018 tarihinde yine şikâyetçi şirket tarafından Kamu İhale Kurumu’na yapılan şikâyet başvurusunda bulunulduğu, Kamu İhale Kurulu’nun 13.11.2018 tarih ve 2018/UH.II-1950 sayılı kararı ile davacı şirketin aşırı düşük teklif açıklamasının hatalı olduğu ve teklifin reddedilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu karar üzerine ihaleyi yapan idare tarafından düzeltici işlem tesis edilerek kesinleşen ihale kararının verildiği, bu kararın davacı şirkete EKAP üzerinden 07.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirketin ikinci ihale kararı ile ihale dışı bırakılması üzerine hak kaybına uğradığı ve yaklaşık maliyet ve sınır değer yanlış hesaplandığından aşırı düşük teklif sorgulamasının da hatalı olduğunu belirterek 12.12.2018 tarihinde ihaleyi yapan idareye başvurduğu, ihaleyi yapan idarenin bu başvuruyu reddettiğini davacının EKAP üzerinden 18.12.2018 tarihinde öğrendikten sonra 27.12.2018 tarihinde de davalı idareye, ihaleyi yapan idare tarafından yaklaşık maliyetin yanlış hesaplandığını, eğer yanlış hesaplanmasaydı aşırı düşük teklif sorgusundan geçmeyeceğini belirterek itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, Kurul tarafından alınan dava konusu 09.01.2019 tarih ve 2019/UH.IV-27 sayılı karar ile davacının 27.12.2018 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan dilekçesinde esas olarak idarece yaklaşık maliyetin ve sınır değerin mevzuata uygun olarak hesaplanmamasına yönelik iddialara yer verildiği, bu yönüyle şikâyete konu işlemin farkına varıldığı tarihin esasen ihale tarihi olan 03.09.2018 olduğu, anılan mevzuat uyarınca bu tarihi izleyen günden itibaren 10 gün içinde idareye şikayet başvurusunda bulunulması gerektiği, diğer taraftan şikâyete konu işlemin farkına varıldığı tarih olarak, başvuru sahibinden aşırı düşük teklif açıklaması istenilen 05.09.2018 tarihi dikkate alınsa dahi yine bu tarihi izleyen 10 gün içinde idareye başvurulması gerektiği, ancak anılan hususa ilişkin idareye şikayet başvurusunun 12.12.2018 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından idareye şikâyet başvurusunun süre yönünden uygun olmadığı sonucuna varıldığının belirtilerek, itirazen şikâyetin süre yönünden reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, yukarıda belirtilen Danıştay kararlarında da ifade edildiği üzere, şikâyet süresinin, kesinleşen ikinci ihale kararının tebliğ edildiği tarih olan 17.12.2018 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, zira davacının ikinci ihale kararı ile ihale dışı bırakıldığı, öncesinde ihale üzerinde kaldığından herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 55. maddesine göre de hak kaybına uğranılması hâlinde şikâyet başvurusunda bulunulabileceğinin açık olduğu, dolayısıyla yasal süresi içinde şikâyet yoluna başvuru yapıldığı gözetilmeksizin, itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine dair dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 09.01.2019 tarihli ve 2019/UH.IV-27 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.

Değerlendirme Dışı Bırakılma – İş Deneyimi Tevsik Amacıyla Sunulan Faturanın Tarihinin Uyumsuz Olması
Karar No : 2019/MK-102
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/312667 İhale Kayıt Numaralı “Hazır Yemek Alımı Ve Sonrası İşlerin Yürütülmesi İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksek Okulu tarafından yapılan 2018/312667 ihale kayıt numaralı “Hazır Yemek Alımı ve Sonrası İşlerin Yürütülmesi İşi” ihalesine ilişkin olarak Baysan Toplu Yemek Hayvancılık Gıda Temizlik İnşaat Emlak Bilişim San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 21.11.2018 tarihli ve 2018/UH.II-1977 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Mutfak Yeme İçme ve İkram Hiz. End. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve E:2018/2635, K:2019/82 sayılı kararında “… Öncelikle, her ne kadar dava dilekçesinde; “dava konusu ihaleye tarafınca 5.082.070,00 TL teklif verildiği, kendisinden sonra en düşük teklifi veren şirketin 5.625.100,00 TL teklifte bulunduğu, ihale dışında bırakılması durumunda kamunun 543.030,00 TL zarara uğrayacağı” ileri sürülmekte ise de; 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılan ihalelerde istekliler tarafından sunulan tekliflerin ihale dokümanı ve ilgili mevzuata uygun olarak değerlendirilmesinin ve uygun olmayan tekliflerin değerlendirme dışı bırakılmasının yasal bir zorunluluk olduğu, davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması nedeniyle ihalenin daha yüksek teklif sahibi üzerinde bırakılacağı ve bu durumun da kamu zararına neden olacağı iddialarının yasal bir dayanağının bulunmadığı açıktır.
Bu nedenle dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının dava dışı isteklinin yerinde görülen iddialarının sırasıyla incelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının, dava dışı isteklinin 1.a iddiasının yerinde görülmesi yönünden;
Davacı şirket tarafından teklif dosyası kapsamında iş deneyimini tevsik amacıyla 31.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında düzenlenmiş toplam 2.266.098,43 TL tutarında 42 adet faturanın ve sözleşmenin sunulduğu, sözleşme tarihinin 01.07.2015 olduğu ve Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile Mutfak Yeme İçme ve İkram Hizmetleri Endüstri Tic. Ltd. Şti. arasında imzalandığı, sözleşmenin “Sözleşmenin süresi ve yenileme” başlıklı 15’inci maddesinde “Bu sözleşme 01.07.2015 tarihinde imzalanmış olup, 31.12.2017 tarihine kadar geçerlidir. Sözleşme süre sonunda kendiliğinden sona erer. Taraflar yazılı olarak anlaşarak sözleşmeyi yenileyebilir.” düzenlemesinin yer aldığı, anılan sözleşmenin “Hizmet bedeli ve geçerlilik süresi” başlıklı 5’inci maddesinde “5.1. Yemek bedelleri, Ek-1’deki fiyat tablosunda belirtilmiştir. Fiyatlar yıllık olarak belirlenecek olup, 31.12.2015 tarihine kadar Ek-1’deki fiyat tablosu geçerlidir. Bundan sonra mevcut fiyat 1 yıllık dönemler halinde; (TÜİK TÜFE + TÜİK ÜFE + TÛİK TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER/3=YENİ FİYAT) formülü ile hesaplanarak yapılacaktır. Dönem ay ortalama oranlarının toplamı baz alınarak tespit olunan rakam üzerinden yürürlüğe girecektir.’’ düzenlemesinin yer aldığı, ayrıca sözleşmenin ekinde öğün birim fiyatlarının belirtildiği bir tabloya yer verildiği görülmektedir.
Öte yandan, davalı idare tarafından ihaleyi gerçekleştiren idareye gönderilen 05.11.2018 tarihli ve 27168 sayılı yazıya istinaden idarece ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklif dosyasında sunduğu faturaların yanı sıra toplam 2.021.192,14 TL tutarında 38 adet faturanın daha davalı idareye gönderildiği görülmekle birlikte, tekliflerin isteklilerin teklif zarfları kapsamında sundukları belgeler üzerinden yapılmasının esas olduğu göz önüne alındığında teklif dosyası kapsamında sunulmayan faturaların teklif değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı açıktır.
Olayda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Fatura nizamı” başlıklı 231’inci maddesinin 5’inci fıkrasında; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükmüne yer verilmekle birlikte, “bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır” hükmüyle sonradan düzenlenen faturaların geçersiz olacağının kastedilmediği, faturaların sonradan düzenlenmesinin ceza kesilmesine engel olmayacağının kastedildiği, nitekim 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesinde “Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanun’un 227’nci ve 231’inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir” hükmüne yer verilmek suretiyle faturanın geç düzenlenmesinin yaptırıma bağlandığı, kaldı ki faturaların geç düzenlenmesi üzerine geçersiz sayılması bir yana, yerleşik Danıştay içtihatları gereğince faturanın geç düzenlenmesinin tek başına 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca yaptırım uygulanmasına dahi yeterli olmadığı, nitekim “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353’üncü maddesinin 1’inci fıkrası gereğince özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için fıkrada yazılı belgelerin verilmediğinin, alınmadığının ve düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin hukuken geçerli biçimde tespit edilmiş olmasının zorunlu olduğu, dava konusu olayda ise, yasal süresi geçtikten sonra da olsa faturanın düzenlendiği, kanunun aradığı anlamda düzenlememe fiilinin oluşmadığı, sadece geç düzenleme durumu bulunduğundan, fatura düzenlememe nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle” verilen Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 19.6.2009 gün ve E:2009/235, K:2009/388 sayılı kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin 20.12.2010 tarih ve E:2009/5760 K:2010/4078 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.
Bu durumda, her ne kadar dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında; “Yapılan inceleme sonucunda ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından iş deneyimini tevsiken sunulan sözleşmenin imzalandığı tarihin 01.07.2015 olduğu, sözleşmenin 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olduğu, ancak teklif dosyası kapsamında bu işe ilişkin sunulan ilk faturanın tarihinin 31.01.2017 olduğu (sözleşme tarihinden 19 ay sonra) görülmüştür. Söz konusu sözleşmeye konu işin süreklilik arz eden bir iş olduğu dikkate alındığında, fatura tarihleri ile sözleşmedeki ödemeye ilişkin madde arasında açık bir uyumsuzluk olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen tespitler doğrultusunda ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklif dosyasında sunulan sözleşmeye konu işin süresi ile teklif kapsamında sunulan faturaların tarihinin uyumlu olmadığı anlaşıldığından başvuru sahibi isteklinin iddiasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.” gerekçesiyle dava dışı isteklinin iddiası yerinde görülmüş ise de; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Fatura nizamı” başlıklı 231’inci maddesinin 5’inci fıkrasında “bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır” hükmüyle sonradan düzenlenen faturaların geçersiz olacağının kastedilmediği, faturaların sonradan düzenlenmesinin ceza kesilmesine engel olmayacağının kastedildiği, kaldı ki faturaların geç düzenlenmesi üzerine geçersiz sayılması bir yana, yerleşik Danıştay içtihatları gereğince faturanın geç düzenlenmesinin tek başına 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca yaptırım uygulanmasına dahi yeterli olmadığı, ayrıca davacı şirket tarafından sunulan faturaların sahte olduğuna yönelik yapılmış bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, sunulan faturaların söz konusu sözleşmeye istinaden düzenlenmediğine dair hiçbir tespit olmaksızın salt ilk faturanın tarihinin sözleşme tarihinden 19 ay sonra olduğundan bahisle, dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının dava dışı isteklinin bu iddiasının yerinde görülmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
…
Açıklanan nedenlerle; dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının dava dışı isteklinin 1.a iddiasının yerinde görülmesine ilişkin kısmının İPTALİNE, dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının dava dışı isteklinin 1.c iddiasının yerinde görülmesine ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE…” gerekçesiyle dava konusu işlemin 1.a iddiasının iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 21.11.2018 tarihli ve 2018/UH.II-1977 sayılı kararının 1.a iddiası ile ilgili kısmının iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.

Geçici Teminatın Gelir Kaydedilmesi – Anayasa Madde 40 – Hangi Kanun Yollarına Başvurulacağının Gösterilmemiş Olması
Karar No : 2019/MK-110
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2011/57136 İhale Kayıt Numaralı “Açık Öğretim Lisesi Ders Notu Baskısı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
Milli Eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü tarafından yapılan 2011/57136 ihale kayıt numaralı “Açık Öğretim Lisesi Ders Notu Baskısı” ihalesine ilişkin olarak Milsan Basın Sanayi A.Ş. tarafından açılan davada, İdare Mahkemesince verilen merciine tevdi kararı neticesinde dava dilekçesi Kuruma gönderilmiş, yapılan inceleme sonucunda Kurulca alınan 09.04.2012 tarihli ve 2012/UH.III-1601 sayılı karar ile “..İdarece şikâyete ilişkin olarak alınan kararın en geç 24.02.2012 tarihinde şikâyetçiye bildirildiğinin anılan mahkeme kararından anlaşıldığı, mahkeme kararı ve ekinde yer alan dava dilekçesinin 27.03.2012 tarih ve 12186 sayı ile Kurum kayıtlarına alındığı, dolayısıyla itirazen şikâyet başvuru süresi geçtikten sonra Kuruma başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, şikâyet dilekçesine başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza sirkülerinin aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneğinin (Av. Muhammet Akif Demirezen’e ait onaylı vekaletname örneğinin) ve 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi (j) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca şikâyette bulunanlarca yatırılması zorunlu olan başvuru bedelinin Kurum hesaplarına yatırıldığına dair banka dekontunun eklenmediği hususları tespit edilmiştir.
…
Başvurunun süre ve şekil yönünden reddine” karar verilmiştir.
Davacı Milsan Basın Sanayi A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 17. İdare Mahkemesinin 06.08.2012 tarih ve E:2012/815 sayılı yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasını teminen alınan 19.09.2012 tarih ve 2012/MK-310 sayılı Kurul kararı ile “1) Kamu İhale Kurulunun 09.04.2012 tarih ve 2012/UH.III-1601 sayılı kararının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda 06.09.2012 tarih ve 30501 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan eksiklik tamamlama dilekçesi ile birlikte başvurunun ön inceleme konuları bakımından yeniden incelenmesine, eksiklik tespit edilmesi halinde eksikliklerin süresi içinde tamamlanmasını teminen Kurumun internet sitesinde yayınlanmasına, ayrıca Mahkeme kararı çerçevesinde eksikliklerin yazılı olarak bildirilmesine, başvuru sahibi tarafından eksikliklerin giderilmesi halinde esasın incelenmesine geçilmesine” kararı verilmiştir.
Başvuruya ilişkin olarak esasın incelenmesine geçildiği; ancak bu esnada Kurum tarafından Ankara Bölge İdare Mahkemesine yürütmenin durdurulması kararına itiraz başvurusunda bulunulduğu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından alınan 18.09.2012 tarih ve Y.D. İtiraz No:2012/4385 sayılı karar ile “… Ankara 17. İdare Mahkemesinin 06.08.2012 tarih ve E:2012/815 sayılı yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması ve yürütmesinin durdurulması isteminin reddine” kararı verildiği, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin bu kararının uygulanmasını teminen alınan 14.11.2012 tarih ve 2012/MK-343 sayılı Kurul kararı ile “1) Kamu İhale Kurulunun 19.09.2012 tarih ve 2012/MK-310 sayılı kararının iptaline,
2) Anılan Bölge İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda 09/04/2012 tarih ve 2012/UH.III-1601 sayılı Kurul kararı gereği 4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre ve şekil yönünden reddine” karar verilmiştir.
Davacı Milsan Basın Sanayi A.Ş. tarafından 09.04.2012 tarihli ve 2012/UH.III-1601 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 17. İdare Mahkemesinin 14.03.2013 tarih ve E:2012/815, K:2013/319 sayılı kararı ile davanın reddine kararı verilmesi üzerine, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay 13. Dairesinin 10.01.2019 tarih ve E:2013/1648, K:2019/73 sayılı kararında “…Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve merciilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtilmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bu itibarla, davacının uhdesinde kalan ihalede geçici teminatının gelir kaydedilmesine ilişkin işlem ve idareye yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde Anayasa’nın 40. maddesine uygun olarak hangi kanun yolları ve merciilere başvurulabileceği ve süreleri belirtilmediğinden, itirazen şikayet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava açma amacı ile Mahkemeye müracaat eden davacılardan, dava dilekçesi ile birlikte Kamu İhale Kurumu’na yapacak itirazen şikâyete ilişkin başvuru ücretini ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri sunmasının beklenemeyeceği, 4734 sayılı Kanun’da Mahkemelerce merciine tevdi kararı verilerek Kamu İhale Kurumu’na gönderilerek dosyalardaki başvuru usul ve esaslarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, bu şekilde merciine tevdi kararı ile davalı Kuruma gelen dosyadaki itirazen şikayet usulünün özel bir durum oluşturduğunun açık olması karşısında, Mahkemece merciine tevdi kararı verilip verilmeyeceğinin davacılar tarafından davanın açılması aşamasında bilinemeyecek olması nedeniyle, dava dilekçesi ile birlikte sunulması beklenemeyecek olan itirazen şikayet başvurusu bedelini Kurum hesaplarına yatırmak ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri sunmak üzere davalı idarece davacıya süre verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, itirazen şikâyet başvurusunun süre ve şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu idare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle Ankara 17. İdare Mahkemesinin 14.03.2013 tarih ve E:2012/815, K:2013/319 sayılı kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 17. İdare Mahkemesinin 06.08.2012 tarih ve E:2012/815 sayılı yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda alınan 19.09.2012 tarih ve 2012/MK-310 sayılı karar ile başvuruya ilişkin eksikliklerin giderildiği anlaşıldığından başvuru sahibine eksiklik bildirimi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulu’nun 09.04.2012 tarihli ve 2012/UH.III-1601 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler uyarınca başvurunun esasının incelenmesine, Oybirliği ile karar verildi.

Sözleşmeye Davet Tarihi – Sözleşmenin Son İmzalanacağı Tarihin İdare Tarafından Yanlış Belirtilmiş Olması
Karar No : 2019/MK-108
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2011/88132 İhale Kayıt Numaralı “Eğitici Ve Kursiyer Ders Kitapları Basımı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 19.07.2011 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Eğitici ve Kursiyer Ders Kitapları Basımı” ihalesine ilişkin olarak Gökçe Ofset Matbaacılık Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 17.10.2011 tarihli ve 2011/UH.I-3432 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Gökçe Ofset Matbaacılık Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 13.02.2013 tarih ve E:2011/2807, K:2013/116 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14.01.2019 tarihli E:2013/2099, K: 2019/106 sayılı kararında “Uyuşmazlık, davacının süresi içinde ihale sözleşmesini imzalamak için ihaleyi yapan idareye başvurup başvurmadığı ile anılan süre içinde üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır.
İhale sözleşmesinin imzalanması için son tarihin tespitine yönelik olarak yapılan değerlendirme:
Sözleşmeye davet yazısının tebliği ile ihale sözleşmesinin taraflarca imzalanarak noterlikçe onaylanması aşamasına kadarki süreç, sözleşme öncesi aşama olarak adlandırılmaktadır. Bu aşamada henüz taraflar arasında akdedilen bir sözleşme olmamakla birlikte, sözleşme yapma niyetinde olan her iki tarafın bu aşamada dürüstlük kuralı gereğince özenli şekilde birbirlerine bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır….Bu yükümlülük, yanlış ve eksik bilgi vermekten kaçınmayı da gerektirir.
Davacı, ihale sözleşmesinin imzalanması için son tarihin ihaleyi yapan idarenin yanlış bilgilendirmesi sonucu 22/08/2011 olarak kabul edilmesi gerektiğini iddia ederken, davalı ise sözleşmeye davet yazısının fiili tebliğ tarihi olan 09/08/2011 tarihi esas alınarak 19/08/2011 tarihi olduğunu savunmaktadır.
Bu bağlamda, ihaleyi yapan idarece sözleşme taslağının notere onaylatılması için davacıya 22/08/2011 tarihinde verilmiş olması ve 26/08/2011 tarih ve 175079 sayılı yazısı karşısında, ihaleyi yapan idarenin davacıyı sözleşmeyi imzalamak için son tarihin 22/08/2011 olduğu konusunda yanlış bilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple, uyuşmazlıkta sözleşmeyi imzalama hususundaki son tarihin 22/08/2011 olarak kabul edilmesi zorunludur.
Davacının sözleşmeyi imzalama noktasında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine yönelik olarak yapılan değerlendirme:
Davacı, ihale sözleşmesini imzalamak amacıyla 22/08/2011 tarihinde notere başvurmuş olmasına karşın, sözleşme taslağında eksiklik olduğu için sözleşme bu tarihte noter tarafından onaylanmamıştır. Ankara 59. Noterliği’nin 26/08/2011 tarih ve 413 sayılı yazısında, anılan eksiklik, sözleşmeyi imzalayacak idare yetkilisinin yetki belgesinin dosya içinde bulunmaması olarak gösterilmiştir.
Bu durumda, sözleşmenin noter tarafından onaylanmaması noktasındaki eksikliğin davacıdan değil, ihaleyi yapan idareden kaynaklandığı anlaşıldığından, davacı şirket tarafından, idarece sözleşme imzalanmaması üzerine yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 17.10.2011 tarihli ve 2011/UH.I-3432 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.

İhalenin İdarece Re’sen İptal Edilmiş Olması Nedeniyle Doğrudan KİK’e Başvurulamayacağı
Karar No : 2018/UH.IV-1825
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2018/365465 İhale Kayıt Numaralı “Mardin İl ve İlçeleri Kgys Şartlı Parçalı Bakım ve Onarım Hizmet Alım İşi” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Mardin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından 23.07.2018 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilen “Mardin İl ve İlçeleri Kgys Şartlı Parçalı Bakım ve Onarım Hizmet Alım İşi” ihalesine ilişkin olarak başvuru sahibince 08.10.2018 tarih ve 49855 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2018/1556 sayılı dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde ön inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Ön inceleme raporu ve ekleri incelendi.
Başvuru dilekçesinde özetle; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesinin (c) bendine göre yapılan ihalede tek teklif oldukları, idarece 4734 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesi uyarınca gerekli rekabet şartları oluşmadığından ihalenin iptal edildiği, yaklaşık maliyete göre % 20 oranında tenzilat yapılarak teklif verdiklerini, yaklaşık maliyetin hazırlandığı dönemdeki döviz kuru, işçilik, yakıt, ekip, ekipman giderleri dikkate alındığında vermiş oldukları tekliflin maliyetin hazırlandığı döneme kıyasla % 40 gerilediği, ülkede yaşanan suni döviz dalgalanmaları nedeniyle % 20 tenzilat gibi görünen tekliflerinin aslında % 60 olduğu, bu hususlar dikkate alınarak ihalenin tekrar gözden geçirilmesi ve düzeltici işlem yapılarak ihalenin taraflarına verilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhalelere yönelik başvurular” başlıklı 54’üncü maddesinin ilk fıkrasında, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabileceklerin, anılan Kanun’da belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 56’ncı maddesinin birinci fıkrasında ise ihalenin idarece iptaline ilişkin kararlardan, sadece şikâyet ve itirazen şikâyet üzerine alınanların itirazen şikâyete konu edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Başvuru sahibi tarafından sunulan 08.10.2018 tarihli başvuru dilekçesi, dilekçe ekleri ve idarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, başvuruya konu ihalede 4 isteklinin davet edildiği, ihaleye sadece başvuru sahibi isteklinin teklif verdiği ve bu teklifin geçerli teklif olarak belirlendiği, idarece ihaleye katılımın bir firma ile sınırlı olduğu görülmüş olup, söz konusu ihale için kamu yararı göz önüne alındığında rekabet ortamının oluşmadığı gerekçesiyle ihalenin iptal edildiği, idarenin Kuruma gönderdiği 08.10.2018 tarihli ve 15289 sayılı yazıdan, iptal işleminden önce idareye bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı ve iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmadığı tespit edildiğinden başvuru konusu hususun Kurumun görev alanında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun görev yönünden reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Başvurunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.

- Published in İHALENİN İPTALİ, İhalenin İptali, İtirazen Şikayet, İTİRAZEN ŞİKAYET, KİK KARARI, Kİk Kararı, KİK KARARLARI
Değerlendirme Dışı Bırakılma – Özel Pozun Proforma Fatura İle Tevsiki
Karar No : 2014/UH.II-3484
BAŞVURUYA KONU İHALE:
İKN 2014/58173 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü İşletmeler Başmühendisliği Sorumluluğundaki Kemerhisar-Pozantı Otoyolu Km: 280+000-312+000 Arasında Yer Alan Fidan ve Çalıların Arazöz ile Sulanması, Çapalanması ve Yabani Otların Temizlenmesi İşi” İhalesi
KURUMCA YAPILAN İNCELEME:
Bölge Müdürlüğü-6.Bölge Kayseri Diğer Özel Bütçeli Kuruluşlar Karayolları Genel Müdürlüğüa> tarafından 01.07.2014a açık ihale usulüa> ile yapılan “Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü İşletmeler Başmühendisliği Sorumluluğundaki Kemerhisar-Pozantı Otoyolu Km: 280+000-312+000 Arasında Yer Alan Fidan ve Çalıların Arazöz ile Sulanması, Çapalanması ve Yabani Otların Temizlenmesi İşi” ihalesine ilişkin olarak Ladin İnşaat Peyzaj San. Tic. Ltd. Şti. nin 05.09.2014 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 17.09.2014 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 26.09.2014tarih ve 32799sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 26.09.2014tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, idare tarafından firmalarından “KGM/15.047/K-2-A Yolların yarma ve dolgu şevlerinde arazöz ile fidan ve çalıların sulanması (Su nakli dahil ortalama M=15 km)” pozuyla ilgili aşırı düşük teklif açıklaması istendiği, açıklamaların 17.07.2014 tarihinde idareye sunulduğu ve idarece reddedildiği, reddedilme gerekçesi olarak; bahse konu iş kaleminin maliyetinde kâr ve genel gider hariç 1 ton su için 5,00 TL fiyat öngörülen Kiriş Yapı Tic. A.Ş.den alınmış proforma fatura üzerinde analizde belirtilen suyun temini, arazöz, düz işçi ve suyun yüklenmesi, iş başına nakli ve boşaltılması giderlerinin teklif fiyata dahil olduğunun belirtilmediği, sadece “Yolların yarma ve dolgu şevlerinde arazöz ile fidan ve çalıların sulanması (15 km nakliye ve su bedeli dahil)” ifadesinin yer aldığı, sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarında KGM/15.047/K-2-A iş kaleminde araç, işçilik, malzeme ve nakliye birim fiyat ve miktarlarının ayrı ayrı gösterilmediği, dolayısıyla araç, ve işçilik kalemlerinin nelerden oluştuğunun ayrıntılı olarak gösterilmeksizin düzenlenen belgelerin kamu ihale mevzuatına uygun bir analiz niteliğinde olmadığının anlaşıldığı, söz konusu poz için öngörülen bedeli oluşturan bileşenlerin ayrı ayrı gösterilerek tevsik edilmesi gerektiği, proforma faturadan her şeyin fiyata dahil olduğunun anlaşıldığı, suyun temini, nakliyesi, yakıt gideri ile aracın kullanım giderinin bir arada fiyat teklifine konu edilemeyeceği, arazöz kiralanması işinin bir hizmet niteliğinde olduğu, söz konusu hizmetin maliyet bileşenlerinin mal alımlarından farklı olduğu, bu nedenle aşırı düşük teklif açıklamasının ağırlıklı ortalama birim maliyete dayalı açıklamayı içeren proforma fatura ile değil, toplam birim maliyete dayalı açıklamayı içeren fiyat teklifi ile yapılması gerektiği, proforma fatura üzerinde yapılan incelemede proforma fatura düzenleme esaslarına uyulmadığı, hizmetin teslim şekli ve ödeme şekli bulunması gerekirken bu bilgilere rastlanılmadığının ifade edildiği,
KGM/15.047/K-2-A pozuna ilişkin alınan proforma faturada “Arazöz-su-işçilik-yakıt-nakliye dahil fiyatıdır.” ibaresinin birim fiyata dahil olan masraflar içerisinde “Yakıt, şoför ve her türlü bakım, onarım, sigorta, su, işçilik, nakliye, sulama, tonajdan ve yasaktan dolayı kesilen trafik cezaları, genel giderler ve müteahhit kârı dahil fiyatıdır.” şeklinde açıkça yazılı bulunduğu, firmalarının aşırı düşük savunmasının bu sebepten ötürü uygun bulunmayarak reddedilmesinin yerinde olmadığı, firmalarının herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunun pozunu kullanmadığı, idarenin arazöz ile sulama imalatı için Karayolları Genel Müdürlüğü’nün pozlarını baz alarak değerlendirme yapmasından dolayı açıklamalarının yetersiz bulunduğu,
Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş.den alınan proforma faturanın geçerli olup olmadığının anlaşılması için firmanın SMMM’den gerekli belgelerin ve defter kayıtlarının istenmesinin talep edildiği, idarece firmanın SMMM’den 08.09.2014 tarih ve 153653 sayılı yazı ile gerekli bilgilerin istendiği, SMMM’nin 11.09.2014 tarih ve 166808 sayılı cevap yazısı ekinde istenen belgeler olan Ek.O-6 belgesinin ve Kiriş Yapı Tic. A.Ş.nin daha önce yapmış olduğu benzer bir işe ait fatura örneğinin idareye verildiği, idarece yapılan incelemede sunulan faturanın LDN Yapı ve Tic. A.Ş. adına düzenlendiği, fakat 20.02.2013 tarih ve 8262 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nden firmanın yeni ticaret unvanının Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. olarak değiştirildiğinin anlaşılabileceği, idareye sunulan faturada LDN Yapı ve Tic. A.Ş. isminin ve adres bilgilerinin üzerine Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. firmasının bilgilerinin etiket yapıştırılmak suretiyle düzenlenmiş olduğu, kullanılmamış belgeler üzerindeki bilgilerin ne şekilde yenisiyle düzeltileceğine ilişkin uygulama usulünün Vergi Usul Kanunu’nun 240 sıra nolu Tebliği’nin A/2 maddesinde “Mükelleflerce halen kullanılmakta olan ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi ve kullanılması zorunlu belgeler üzerinde yer alan eski sicil numaraları, okunaklı bir şekilde çizilerek bu belgeler; yeni vergi numarası elle yazılmak veya kaşeyle ya da bilgisayarla basılmak suretiyle kullanılmaya devam edilecektir.” açıklamaları ile belirlendiği, idarece, kullanılmamış faturalarda yer alan eski unvanın üzerine etiket yapıştırarak silmek ya da yok etmek suretiyle iptalinin mümkün bulunmadığı, eski bilgiler okunacak şekilde üstü çizilerek eski unvanın iptali ve yeni unvanın kaşeyle, elle veya bilgisayarla basılarak faturaların kullanılmasının mümkün olduğu, bu nedenle SMMM’nin göndermiş olduğu faturanın uygun görülmediğinin ifade edildiği ve faturanın geçersiz sayıldığı, sonuç olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre mersis numarası uygulaması çerçevesinde ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 240 sıra nolu Tebliğ çerçevesinde firmalarının düzenlemiş faturalarda uyguladığı bilgi değişikliği ile ilgili bilgisayarla (sticker) uygulayarak faturaların üzerine derc edilen uygulamada Kanun’a ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, eski faturanın üzerine bilgisayarla (sticker) uygulayarak kullanılmaya devam edilmesinde sakınca bulunmadığı iddialarına yer verilmiştir.
- A) Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
Başvuruya konu ihaleye ait İdari Şartnamenin 2.1.(a) maddesinde ihale konusu işin adının “Karayolları 6 Bölge Müdürlüğü İşletmeler Başmühendisliği Sorumluluğundaki Kemerhisar-Pozantı Otoyolu Km:280+000-312+000 Arasında Yer Alan Fidan ve Çalıların Arazöz ile Sulanması, Çapalanması ve Yabani Otların Temizlenmesi İşi” ihalesi olarak belirtildiği görülmüştür.
İdarece alınan ihale komisyonu kararı incelendiğinde, bahse konu ihaleye toplam 10 teklif verildiği, Tuğrul Balkaya Ort., İskender Murat Koloğlu’nun geçici teminat mektubunun süresinin yetersiz olmasından, ciro belgelerinin sunulmamasından ve iş deneyim belgesinin geçersiz olmasından dolayı, Balkaya Tarım Hayvancılık Veteriner Hizmetleri Tarımsal ve Hayvansal Ürünler İlaçlar ve Ekipmanlar İç Ticaret İnşaat Taahhüt ve Turizm Ltd. Şti.nin geçici teminat mektubunun geçerlilik süresinin yetersiz olmasından dolayı, Bmd Peyzaj Personel Destek Hizmetleri Temizlik İnşaat Taahhüt Turizm Nakliye Taşımacılık Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin teklif mektubunda teklifin yazı ve rakamla uyumsuz yazılmasından dolayı değerendirme dışı bırakıldığı, teklif fiyatı aşırı düşük bulunan 6 istekliden (Denkyol İnşaat Elektrik Yol Yapım ve Bakım Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Park Yıldız Sosyal Hizmetler Gıda İnşaat Temizlik ve Madencilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Meşe Ormancılık İnş. Nak. Hayv. Peyzaj Tic. ve San. Ltd. Şti., Ladin İnşaat Peyzaj San. Tic. Ltd. Şti., Koloğlu Nakliyat Petrol Temizlik ve İnşaat Orman ve Orman Ürünleri Peyzaj ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Denge İnşaat Turizm Otomotiv Nakliye Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.) aşırı düşük teklif açıklaması istendiği,
İdarenin aşırı düşük teklif açıklama istemi yazısı ve ekleri incelendiğinde, 3 poza ilişkin (KGM/37.010/K-5, KGM/37.088/K ve KGM/15.047/K-2-A) açıklama istendiği, açıklama istemi yazısının ekinde aşırı düşük savunması istenen iş kalemlerine ait alt analizlerin verildiği,
İdareye aşırı düşük savunması sunmayan Denkyol İnşaat Elektrik Yol Yapım ve Bakım Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Park Yıldız Sosyal Hizmetler Gıda İnşaat Temizlik ve Madencilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve Meşe Ormancılık İnş. Nak. Hayv. Peyzaj Tic. ve San. Ltd. Şti. ile idare tarafından yapılan değerlendirme sonucunda aşırı düşük teklif açıklamaları uygun bulunamayan başvuru sahibi Ladin İnşaat Peyzaj San. Tic. Ltd. Şti., Koloğlu Nakliyat Petrol Temizlik ve İnşaat Orman ve Orman Ürünleri Peyzaj ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Denge İnşaat Turizm Otomotiv Nakliye Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.nin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, ihalenin Altyapı Temizlik Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. üzerinde bırakıldığı anlaşılmıştır.
…
Başvuru sahibi Ladin İnşaat Peyzaj San. Tic. Ltd. Şti.nin aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında idareye sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde, iddia konusu “KGM/15.047/K-2-A Yolların yarma ve dolgu şevlerinde arazöz ile fidan ve çalıların sulanması (Su nakli dahil ortalama M=15 km)” pozuna ilişkin başvuru sahibi tarafından Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş.den alınan proforma faturanın sunulduğu görülmüştür. Sunulan proforma fatura incelendiğinde, proforma faturaların taşıması gereken şekil unsurlarını (ilgili ibare, SMMM imza ve kaşesi, belgeyi düzenleyen firmanın imza ve kaşesi) taşıdığı görülmektedir. Sunulan bahse konu proforma faturada anılan iş kalemi satışlar üzerinden açıklandığından, söz konusu proforma faturanın fiyat teklifi niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Ladin İnşaat Peyzaj San. Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması işleminin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, idarece, başvuru sahibi tarafından aşırı düşük savunmada teklif edilen “Yolların yarma ve dolgu şevlerinde arazöz ile fidan ve çalıların sulanması (su bedeli, 15 km nakliye ve işçilik)” iş kalemine ilişkin teklif edilen 5,00 TL/ton fiyat bedelinin ticari hayatın olağan durumu ve ekonomik verilerle uyumlu olmadığı düşünülerek, belgeyi düzenleyen SMMM Muhtesim Gencer’den 08.09.2014 tarih ve 60243646-934.99/153653 sayılı yazı ile kendisi tarafından tanzim edilen EK-O.6 belgesinin aslı, proforma faturada beyan edilen fiyatı tevsik edecek (ihale tarihi itibariyle son vergi dönemine ait) proforma fatura içeriği olan 1 m3 su bedeli olan arazöz çalıştırılması, düz işçi çalıştırılması ve suyun 15 km’ye nakliye bedelini kapsayacak Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. firması tarafından tanzim edilen benzer fatura örneklerinin tasdikli suretinin istendiği görülmüştür.
Muhtesim Gencer tarafından idareye gönderilen belgeler incelendiğinde, bahse konu proforma faturaya ait maliyet/satış tutarı tespit tutanağının ve maliyet/satış tutarı tespit tutanağına dayanak teşkil eden Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan bir işe ait fatura örneğinin gönderildiği, gönderilen maliyet/satış tutarı tespit tutanağında yer alan ağırlıklı ortalama birim satış tutarının anılan proforma fatura ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ancak idare tarafından Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş.ye ait olan ve SMMM Muhtesim Gencer tarafından gönderilen faturanın detaylı incelemesi sonucunda, bahse konu faturanın LDN Yapı ve Tic. A.Ş. adına düzenlendiği, fakat 20.02.2013 tarih ve 8262 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nden firmanın yeni ticaret unvanının Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. olarak değiştirildiğinin anlaşıldığı, idareye sunulan faturada LDN Yapı ve Tic. A.Ş. isminin ve adres bilgilerinin üzerine Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. firmasının bilgilerinin etiket yapıştırılmak suretiyle düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, kullanılmamış belgeler üzerindeki bilgilerin ne şekilde yenisiyle düzeltileceğine ilişkin uygulama usulünün Vergi Usul Kanunu’nun 240 sıra nolu Tebliği’nin A/2 maddesinde “Mükelleflerce halen kullanılmakta olan ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi ve kullanılması zorunlu belgeler üzerinde yer alan eski sicil numaraları, okunaklı bir şekilde çizilerek bu belgeler; yeni vergi numarası elle yazılmak veya kaşeyle ya da bilgisayarla basılmak suretiyle kullanılmaya devam edilecektir.” açıklaması ile belirlendiği, kullanılmamış faturalarda yer alan eski unvanın üzerine etiket yapıştırarak silmek ya da yok etmek suretiyle iptalinin mümkün bulunmadığı, eski bilgiler okunacak şekilde üstü çizilerek eski unvanın iptali ve yeni unvanın kaşeyle, elle veya bilgisayarla basılarak faturaların kullanılmasının mümkün olduğu, bu nedenle SMMM’nin göndermiş olduğu faturanın uygun görülmediğinin ifade edildiği ve faturanın geçersiz sayıldığı belirtilmiştir.
Anılan Tebliğ’in 79.4.2.15’inci ve 79.4.2.18’inci maddeleri gereğince proforma fatura ile maliyet/satış tutarı tespit tutanakları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, dolayısıyla aşırı düşük teklif açıklamalarında söz konusu işlemin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre şekil ve usul anlamında değil Kamu İhale Genel Tebliği’ne göre değerlendirilmesi gerektiği, eğer idarece maliyet/satış tutarı tespit tutanağındaki bilgiler ile ilgili tereddüt duyulması halinde tutanaklara done oluşturan faturaların yevmiye defterine gelir olarak kaydedilip kaydedilmediğine ilişkin bilgilere bakmasının uygun olacağı, çünkü bu sayede aşırı düşük teklif açıklamasında verilen proforma faturadaki birim fiyatın yasal defterlerle uyumunun veya uyumsuzluğunun görülebileceği, dolayısıyla Ticaret Sicil Gazetesi ile LDN Yapı ve Tic. A.Ş. isminin Kiriş Yapı ve Tic. A.Ş. olarak değiştirilmesi sonucunda, bahse konu fatura üzerine etiket yapıştırılmak suretiyle isim değişikliği yapılmasının, ihale sürecini olumsuz yönde etkileyebilecek bir husus olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılığı belirlenen ihale işlemlerinin düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, Ladin İnşaat Peyzaj San. Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin değerlendirmeye alınması ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.


