İhale Danışmanlığı - Araç Kiralama - Yemek - Yapım Aşırı Düşük Hazırlama - Kamu İhale Danışmanlığı Ankara

  • ANA SAYFA
  • HİZMETLER
    • AŞIRI DÜŞÜK HİZMETLERİ
      • HİZMET AŞIRI DÜŞÜK
      • YAPIM AŞIRI DÜŞÜK
    • ŞİKAYET HİZMETLERİ
      • ŞİKAYET DİLEKÇESİ HAZIRLAMA
      • İTİRAZEN ŞİKAYET DİLEKÇESİ HAZIRLAMA
    • İDARE UYUŞMAZLIK HİZMETLERİ
      • ADLİ YARGI UYUŞMAZLIKLARI
      • İDARİ YARGI UYUŞMAZLIKLARI
    • DANIŞMANLIK HUKUKİ GÖRÜŞ HİZMETLERİ
  • REFERANSLAR
  • KARARLAR
  • İLETİŞİM

İhale Dokümanına İlişkin Başvuruların Evrakın EKAP’tan İndirilmesinden İtibaren On Gün İçinde Yapılması

Pazar, 27 Ocak 2019 by ihaleuzmani
  • İhale Dokümanını Şikayet
  • Hizmet Alım İhalesi
  • Kamu İhale Kurumu Kararı
  • İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2018/624792 İhale Kayıt Numaralı “Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ek Hizmet Binaları İçin 36 Aylık Yemek Hazırlama, Dağıtım ve Sonrası Hizmet Alımı” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 03.01.2019 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ek Hizmet Binaları İçin 36 Aylık Yemek Hazırlama, Dağıtım ve Sonrası Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak başvuru sahibince 10.01.2019 tarih ve 1492 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunulmuştur.

Başvuruya ilişkin olarak 2019/48 sayılı dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde ön inceleme raporu tanzim edilmiştir.

KARAR:

Ön inceleme raporu ve ekleri incelendi.

Başvuru dilekçesinde özetle; Teknik Şartname’de belirtilen menülerde bazı yemeklere ilişkin gramaj bilgisine yer verilmediğinden işin maliyetinin sağlıklı hesaplanamayacağı, ayrıca Teknik Şartname’de personele verilecek olan ücret tarifeleri ile birim fiyat teklif cetvelinde verilecek olan ücretlerin birbiri ile uyuşmadığı, tüm istekliler tarafından işçilik giderinin eşit olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, Teknik Şartname’de Kamu İhale Genel Tebliği’ne aykırı olarak örnek menünün 7’şer gün üzerinden düzenlendiği, örnek menüde yer alan “meyve” ürünü için çeşit belirtilmediğinden maliyetinin doğru hesaplanamayacağı, rekabet ve eşitliğe aykırı söz konusu düzenlemeler nedeniyle işin maliyetini sağlıklı bir şekilde hesaplayamadıkları için ihaleye katılamadıkları ve ihalenin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.

             4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinin birinci fıkrasında “İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilirler.” hükmü,

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İdareye şikayet başvurusu” başlıklı 55’inci maddesinde “Şikayet başvurusu, ihale sürecindeki işlem veya eylemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen günden itibaren 21 inci maddenin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde beş gün, diğer hallerde ise on gün içinde ve sözleşmenin imzalanmasından önce, ihaleyi yapan idareye yapılır. İlanda yer alan hususlara yönelik başvuruların süresi ilk ilan tarihinden, ön yeterlik veya ihale dokümanının ilana yansımayan diğer hükümlerine yönelik başvuruların süresi ise dokümanın satın alındığı tarihte başlar.

İlan, ön yeterlik veya ihale dokümanına ilişkin şikayetler birinci fıkradaki süreleri aşmamak üzere en geç ihale veya son başvuru tarihinden üç iş günü öncesine kadar yapılabilir. Bu yöndeki başvuruların idarelerce ihale veya son başvuru tarihinden önce sonuçlandırılması esastır…” hükmü,

İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in “Başvuru Süreleri” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) İdareye şikayet süresi; ihale sürecindeki şikayete konu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihi izleyen günden itibaren Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelere yönelik başvurularda beş gün, diğer hallerde on gündür.

(2) Ancak, ilan ile ön yeterlik veya ihale dokümanına yönelik şikayetler, birinci fıkradaki süreleri aşmamak kaydıyla başvuru veya teklif sunulmadan önce en geç ihale veya son başvuru tarihinden üç iş günü öncesine kadar yapılabilir.” hükmü yer almaktadır.

            Yapılan incelemede başvuru sahibinin iddialarının ihale dokümanına ilişkin olduğu, şikâyetçinin 07.12.2018 tarihinde EKAP üzerinden ihale dokümanını indirdiği, şikâyetçinin 4734 sayılı Kanun ve İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in yukarda belirtilen hükümleri gereği şikâyete yol açan durumun farkına varıldığı 07.12.2018 tarihini izleyen on gün içinde 17.12.2018 Pazartesi günü mesai bitimine kadar idareye şikâyet başvurusunda bulunması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 27.12.2018 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

              Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre yönünden reddi gerekmektedir.

 

4734Hizmet İhalesiidareye şikayetİhaleİhale Avukatıİhale Dokümanını Şikayetİhale Komisyon KararıKamu İhale Genel TebliğiKik kararıYaklaşık Maliyet
Read more
  • Published in HİZMET AŞIRI DÜŞÜK, KİK KARARLARI
No Comments

Şikayet Süresi Dolduktan Sonra İdareye Başvurulmasının Süre Yönünden Reddedilmesi

Pazar, 27 Ocak 2019 by ihaleuzmani
  • İdareye Şikayet Başvuru Süresi
  • 10 Günlük Süre Dolduktan Sonra Başvuru Yapılması
  • Süre Yönünden Red

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2018/464662 İhale Kayıt Numaralı “İzmir İli Atık Su Şebeke Hatlarının Temizliği ve Görüntülenmesi İşi” İhalesi 

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İzsu) tarafından 02.11.2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “İzmir İli Atık Su Şebeke Hatlarının Temizliği ve Görüntülenmesi İşi” ihalesine ilişkin olarak başvuru sahibince 04.01.2019 tarih ve 325 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunulmuştur.

Başvuruya ilişkin olarak 2019/14 sayılı dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde ön inceleme raporu tanzim edilmiştir.

KARAR:

Ön inceleme raporu ve ekleri incelendi.

Başvuru dilekçesinde özetle; taraflarına 20.11.2018 tarihinde tebliğ edilen kesinleşen ihale kararında idarece tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığının bildirilmesi üzerine idareye yaptıkları şikâyet başvurusunun haklı bulunarak düzeltici işlem kararı verildiği ve söz konusu kararın 11.12.2018 tarihinde taraflarına tebliğ edildiği, İzmir İli 3. Kısım 2. Bölge İlçelerinde Bulunan Atıksu Şebeke Hatlarının Temizliği ve Görüntülenmesi işine ilişkin düzeltici komisyon kararında aşırı düşük teklif sahibi ihale üzerinde bırakılan Aydemir Altyapı İnşaat Kanal Tem. Gör. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi Nezirhan İnş. Altyapı Taş. Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve aşırı düşük teklif açıklaması sunan diğer firmaların açıklamalarının mevzuata uygun olmadığı, söz konusu firmaların tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılarak ihalenin üzerlerinde bırakılması gerektiği iddialarına yer verilmiştir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinin birinci fıkrasında “İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilirler.” hükmü,

 Anılan Kanun’un 55’inci maddesinde idareye şikâyet süresinin ihale süreci içerisinde şikâyete konu işlem veya işlemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihi izleyen günden itibaren anılan Kanun’un 21’inci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde beş gün, diğer hallerde ise on gün olduğu, idarenin şikâyetin verilmesini izleyen on gün içinde gerekçeli bir karar alması gerektiği, belirtilen süre içinde bir karar alınmaması veya süresinde alınan kararın uygun bulunmaması durumunda karar verme süresinin bitimini veya kararın bildirimini izleyen on gün içinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

  Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabilmesinin ön koşulu, idareye usulüne uygun olarak şikâyet başvurusunda bulunulmasıdır. 

            İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in “ Sürelerle ilgili genel esaslar” başlıklı 7’nci maddesinde “ (1) Süreler;

  1. c) İdarenin işlem veya eylemlerine karşı yapılacak başvurularda şikayete yol açan durumun farkına varıldığı yahut farkına varılmış olması gerektiği tarihi,

ç) Şikayet üzerine idare tarafından verilen kararın bildirildiği veya bildirilmiş sayıldığı tarihi, on gün içerisinde karar alınmaması halinde ise bu sürenin bitimini,

izleyen günden itibaren başlar.” hükmü yer almaktadır.

Başvuru sahibinin, aşırı düşük teklif açıklaması sunan firmaların tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda, şikâyetçinin 4734 sayılı Kanun ve İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in yukarıda belirtilen hükümleri gereği şikâyete yol açan durumun farkına varıldığı 14.11.2018 tarihli ilk kesinleşen ihale kararının tebliğ edildiği tarih olan 20.11.2018 tarihini izleyen 10 (on) gün içinde 30.11.2018 Cuma günü mesai bitimine kadar idareye şikâyet başvurusunda bulunması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 17.12.2018 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunduğu, bu başvuruya idarece verilen cevap üzerine Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre yönünden reddi gerekmektedir.

 

4734Aşırı düşükİhaleİhale Avukatıihale hukukuİhale Komisyon KararıİHALELERE YÖNELİK BAŞVURULARKamu İhale KuruluKamu İhale KurumuKik kararıŞİkayet Süresi Dolduktan SonraSüre Yönünden ReddiYapım Aşırı Düşük
Read more
  • Published in HİZMET AŞIRI DÜŞÜK, KİK KARARLARI
No Comments

İdari Şartname Düzenlemesinin Teknik Şartname Düzenlemesi Haline Getirilemeyeceği

Pazar, 27 Ocak 2019 by ihaleuzmani

KAMU İHALE KURUMU KARARI

  • Idari Şartname Düzenlemesinin Yorum Yoluyla Sözleşme Ya Da Teknik Şartname Düzenlemesi Haline Getirilemeyeceği
  • Sınır Değer
  • Amortisman ve Kiralama Maliyetlerinin Birlikte Açıklanmaması
  • Sınır Değerin Altında Verilen Teklif

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2016/362791 İhale Kayıt Numaralı “2017 Yılı Personel Taşımacılığı” İhalesi

KARAR:

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü İdari İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 12.10.2016 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2016/362791 ihale kayıt numaralı “2017 Yılı Personel Taşımacılığı” ihalesine ilişkin olarak, Ayder Turizm Tic. Ltd. Şti.  tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, 30.11.2016 tarihli ve 2016/UH.I-2944 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Şem-Dem Turizm Oto. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin E:2017/158, K:2017/600 sayılı kararı ile “…Dosyanın incelenmesinden; davaya konu ihalede Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.1’inci maddesi uyarınca sınır değer hesabı yapılarak sınır değerin altında teklif sunduğu tespiti yapılan Şen – Dem Tur. Oto. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin aşırı düşük teklif olarak belirlendiği ve söz konusu istekliden 13.10.2016 tarihli ve 81453 sayılı EKAP üzerinden gönderilen aşırı düşük teklif açıklama talebi konulu yazı ile aşırı düşük teklif açıklaması istendiği, söz konusu yazı ekinde “Sözleşme Giderleri (izin, ruhsat, resim, harç, KİK payı vb. giderler), Personel Gideri (kişi x 12 ay), Hizmete verilecek araçların kiralama olması halinde kira bedeli, Yakıt Gideri (hizmette kullanılan araçların yakıt tüketimi ile ilgili teknik verilerine ilişkin ilgili araçların yetkili satıcıdan, katalog v.b. gibi tevsik edici belge ile açıklanacaktır), Araç Bakım-Onarım ve Servis Giderleri, Yazlık-kışlık araç lastik giderleri, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Muayene bedeli, Egzoz Muayene bedeli, Zorunlu trafik sigortası, Kasko (ferdi kaza Sigortası), Amortisman bedeli (bir aracın kasko bedeli üzerinden yıllık), Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği ekindeki EKİ, EKİ/A ve EK 2 belgeleri için yapılacak giderlerin” önemli maliyet bileşenleri olarak belirlendiği;

Aşırı düşük teklif açıklaması istenen anılan isteklinin 14.10.2016 tarihli şikâyet başvurusu üzerine idarece 17.10.2016 tarihli ve 82686 sayılı aşırı düşük teklif açıklama talebi konulu yazı ile aynı istekliden yeniden aşırı düşük teklif açıklaması istenildiği ve söz konusu yazı ekinde önemli maliyet bileşenlerinin “Sözleşme Giderleri (KİK payı, Sözleşme Damga Vergisi, İhale Karar Pulu giderleri), Personel Gideri (kişi x 12 ay), Hizmete verilecek araçların kiralama olması halinde kira bedeli, Yakıt Gideri (hizmette kullanılan araçların yakıt tüketimi ile ilgili teknik verilerine ilişkin ilgili araçların yetkili satıcıdan, katalog v.b. gibi tevsik edici belge ile açıklanacaktır), Araç Bakım-Onarım ve Servis Giderleri, Yazlık-kışlık araç lastik giderleri, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Muayene bedeli, Egzoz Muayene bedeli, Zorunlu trafik sigortası, Kasko (ferdi kaza Sigortası), Amortisman bedeli (bir aracın kasko bedeli üzerinden yıllık), Özel Servis Aracı izin Belgesi bedeli” şeklinde yeniden belirlendiği ve anılan istekli tarafından söz konusu yazıda istenilen açıklamalara cevaben 20.10.2016 tarihli yazı ve ekleri ile aşırı düşük teklif açıklaması sunulduğu ve söz konusu açıklamanın idarece uygun görülerek Şen – Dem Tur. Oto. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti.nin ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

Ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi Ayder Tur. Tic. Ltd. Şti.nin itirazen şikayet başvurusu kapsamında Kamu İhale Kurumunca yapılan incelemede;

“Kamu ihale mevzuatı kapsamında yapılacak hizmet alımı ihalelerinde yapılacak aşırı düşük teklif sorgulamalarına ilişkin olarak, idarece sınır değerin altında teklif verdiği tespiti yapılan isteklilere önemli maliyet bileşenlerinin belirlendiği aşırı düşük teklif sorgulama yazılarının gönderileceği ve istekliler tarafından ise belirtilen önemli maliyet bileşenlerine uygun açıklamalarını sunmaları gerektiği ve idarece anılan istekliye gönderilen 17.10.2016 tarihli aşırı düşük teklif sorgulama yazısı ve ekinde, hizmete verilecek araçların kiralama olması halinde kira bedelinin ve amortisman (bir aracın kasko bedeli üzerinden) bedelinin ayrı başlıklar altında önemli maliyet bileşeni olarak belirlendiği ancak anılan istekli tarafından tüm araçların kiralama yoluyla temini doğrultusunda açıklama sunulduğu ve amortisman giderlerine ilişkin olarak ise ayrıca bir açıklamanın ise sunulmadığı görülmüştür.

Kendi malı olması istenilen araçlara ilişkin ihale dokümanı düzenlemelerinin yapılabilmesine dayanak olan hükümlere Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 41’inci maddesinde yer verildiği görülmüş olup, söz konusu maddede yer alan hükümler incelendiğinde, işin niteliğinin gerektirdiği hallerde idarece ihale konusu işin yapılabilmesi için adaya veya istekliye ait olmasını gerekli gördüğü makine, teçhizat ve diğer ekipmana ilişkin ilgili belgelerin ihale dokümanı kapsamında yeterlik kriteri olarak belirlenebilmesine imkân tanındığı açıktır.

Başvuruya konu ihalede taşıma işinin 33 adet araç ile gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü ve söz konusu araçlardan 2011 model ve daha üst model olmak üzere; en az 3 adet 29 kişilik ve üstü, 7 adet 27 kişilik ve üstü koltuk kapasitesine sahip toplam 10 adet aracın kendi malı olarak belirlenmesinin ihale dokümanı kapsamında ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak belirlendiği, ayrıca amortisman ve kiralama giderlerinin teklif fiyata dahil giderler arasında belirlendiği, ihale konusu iş kapsamında istenen söz konusu araçlar dışındaki diğer araçlara ilişkin özel bir düzenlemeye ise yer verilmediği ve anılan istekli tarafından bütün araçların kiralama yoluyla temini doğrultusunda açıklama sunulduğu anlaşılmıştır.

İhale dokümanı kapsamında 33 adet aracın çalıştırılmasının ve söz konusu araçlardan en az 10 adet aracın isteklinin kendi malı olması gerektiği yönünde belirlendiği, araçlara ait kiralama ve amortisman giderinin teklif fiyata dahil giderler arasında yer aldığı, anılan istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklamasında esas alınan 17.11.2016 tarihli ve 82686 sayılı aşırı düşük teklif sorgulama yazısı kapsamında araç kiralama giderleri ile birlikte amortisman bedelinin de önemli maliyet bileşeni olarak belirlendiği ve söz konusu tespitler uyarınca araç kiralama yoluyla aşırı düşük teklifin açıklanmasına engel bir durumun bulunmadığı ancak önemli maliyet bileşeni olarak belirlenen amortisman bedeline ilişkin bir açıklamanın ayrıca yapılması gerekeceği değerlendirildiğinden bu doğrultuda 33 adet araç içerisinde yer alan en az 10 adet aracı kendi malı olarak belirlendiği dikkate alındığında, en az belirtilen sayıda kendi malı araca ait amortisman gideri maliyetinin ve çalıştırılması öngörülen diğer araçların ise kiralama veya amortisman bedellerinin ayrı ayrı hesaplanarak aşırı düşük teklif açıklamasının bu şekilde sunulması gerekeceği, anılan istekli tarafından 33 adet araca ilişkin yalnızca kiralama giderlerinin maliyet bileşeni olarak açıklanarak ve teklif fiyata dahil giderler arasında sayılan ve önemli maliyet bileşeni olarak belirlenen amortisman giderlerine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan sunulan söz konusu aşırı düşük teklif açıklamasının bu haliyle kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu; sonuç olarak, yukarıda belirtilen mevzuata aykırılıkların düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edildiğinden, Şen-Dem Tur. Oto. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi yönünde düzeltici işlem belirlenmesine” karar verildiği görülmektedir.

Yukarıda yazılı mevzuat hükümleri ve tarafların iddiaları birlikte değerlendirildiğinde;

İdari şartnamenin 7.5.2. Maddesinde; “İsteklinin 2011 model ve daha üstü model olmak üzere; en az 2 adet 29 kişilik ve üstü, 7 adet 27 kişilik ve üstü koltuk kapasitesine sahip toplam 10 adet araç kendi öz malı olacaktır.” ifadesine yer verildiği ancak bu araçların idarenin hizmet alımında bilfiil kullanılmasının şart koşulmadığı, dolayısıyla yüklenicinin ihale kapsamında sunacağı hizmette kendi araçlarını kullanabileceği gibi araç kiralama yoluna da başvurabileceği, araçları kiralama yoluyla temin etmesi durumunda da amortisman bedeli doğmayacağı ve aşırı düşük teklif açıklamasında böyle bir kalemin belirtilmesinin gerekmeyeceği hususları gözetildiğinde dava konusu Kamu İhale Kurumu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

1- Kamu İhale Kurulunun 30.11.2016 tarihli ve 2016/UH.I-2944 sayılı kararının Şem-Dem Tur. Oto. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti.nin aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında amortisman bedeline ilişkin olarak herhangi bir açıklama sunmaması nedeniyle anılan isteklinin sunmuş olduğu aşırı düşük teklif açıklamasının uygun bulunmamasına ilişkin kısımlarının ve karar sonucunun iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince, itirazen şikâyet başvurusunun reddine,

 

AmortismanAraçların Kiralama Yoluyla TeminiAşırı düşükAşırı düşük teklifDanıştay KararıHizmet İhalesiİhaleİhale Avukatıihale hukukuİhale Komisyon KararıÖnemli Maliyet BileşenleriSınır DeğerYapım Aşırı Düşük
Read more
  • Published in HİZMET AŞIRI DÜŞÜK, KİK KARARLARI
No Comments

Süresi Geçtikten Sonra Yapılan Aşırı Düşük Teklif Açıklamasının Rekabet, Eşit Muamele ve Güvenirlik İlkesine Aykırı Olması

Cumartesi, 26 Ocak 2019 by ihaleuzmani
  •   Süresi Geçtikten Sonra Yapılan Aşırı Düşük Teklif Açıklaması
  •   Aşırı Düşük Teklif Açıklamasının Rekabet, Eşit Muamele Ve Güvenirlik İlkesine Aykırı Olması

     KAMU İHALE KURUL KARARI

Toplantı No        : 2019/003

Gündem No      : 43

Karar Tarihi         : 09.01.2019

Karar No              : 2019/MK-15

BAŞVURU SAHİBİ:

Yapı Sts İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi-Güven İnş Turz Madentaş San Tic Ltdşti

İHALEYİ YAPAN İDARE:

Bölge Müdürlüğü-1.Bölge İstanbul Diğer Özel Bütçeli Kuruluşlar Karayolları Genel Müdürlüğü

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2018/283076 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 11 (Lüleburgaz), 12 (Mimarsinan) Ve 15 (Kırklareli) Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Onarım İle Kar Ve Buz Mücadelesi” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Karayolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan  2018/283076 ihale kayıt numaralı “Karayolları 11 (Lüleburgaz), 12 (Mimarsinan) ve 15 (Kırklareli) Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Onarım ile Kar ve Buz Mücadelesi” ihalesine ilişkin olarak, Yapı Sts İnş. Taah. Mad. San. ve Tic. A.Ş.-Güven İnş. Turz. Madentaş San. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 21.09.2018tarihli ve 2018/UY.I-1748 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Yapı Sts İnş. Taah. Mad. San. ve Tic. A.Ş.- Güven İnş. Turz. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin E:2018/2333 sayılı kararında “…Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketler tarafından iş ortaklığı olarak katıldıkları “Karayolları 11 (Lüleburgaz), 12 (Mimarsinan) ve 15 (Kırklareli) Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Onarım ile Kar ve Buz Mücadelesi” ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

1- Davacı şirketlerin ihale üzerinde bırakılan İş Ortaklığının süresi geçtikten sonra yapılan aşırı düşük teklif açıklamasının rekabet, eşit muamele ve güvenirlik ilkesine aykırı olarak kabul edildiği iddiasına ilişkin olarak;

İşin bir kısmı için anahtar teslimi götürü bedel, diğer kısmı için birim fiyat teklif olmak üzere karma teklif verileceği düzenlenen dava konusu ihalede, teklifin birim fiyatlı kısmının 1331 km, anahtar teslim götürü bedel kısmın ise 870 km olarak düzenlendiği, ihale üzerinde bırakılan iş ortaklığı tarafından ihale konusu işin anahtar teslim götürü bedel olarak yapılması öngörülen kısmına 19.000.000,00 TL teklif verildiği, 30.07.2018 tarihinde idareye sunulan aşırı düşük teklif açıklamasında, anahtar teslim götürü bedel kısma ilişkin KGM/BAKIM (Muhtelif bakım ve trafik güvenliği işlerinin yapılması) iş kaleminin açıklamasında, 19.000.000,00 TL teklif fiyatının 1331 km’ye bölünerek 14.274,98 TL/Km toplam analiz fiyatının (Kar ve genel gider dahil) belirlendiği (19.000.000,00 TL/ 1331 km= 14.274,98 TL(toplam: 6.374,28; kar ve genel giderler:7.900,70; analizin toplam teklif bedeli; 14.274,98 TL), bu açıklamadan anahtar teslim götürü bedel kısma ilişkin açıklamanın 1331 km üzerinden yapıldığı, verilen süre geçtikten sonra yapılan ikinci açıklamada bu hususun düzeltildiği, ancak verilen süre içerisinde yapılan açıklamanın daha sonra başka bir açıklamayla düzeltilmesinin rekabet, eşit muamele ve güvenirlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu kararda bu iddia yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

2- Davacı şirketlerin aşırı düşük teklif açıklamasında bazı analiz girdi miktarlarının idare tarafından verilen analiz formatına aykırı olarak boş bırakıldığı iddiasına ilişkin olarak;

İdarece ihale üzerinde bırakılan istekliye Ekap üzerinden gönderilen 24.07.2018 tarihli aşırı düşük teklif sorgulama yazısı ekinde yer alan 8 iş kalemi ile ilgili açıklama istenilecek/istenilmeyecek analiz girdilerinin belirtildiği sıralı analiz girdileri tablosunda;

1 sıra nolu KGM/BAKIM (muhtelif bakım ve trafik güvenliği işlerinin yapılması) (kilometre) iş kaleminin içerisinde yer alan açıklama istenmeyen 03.004 ve 03.070 no’Iu analiz girdisi,

3 sıra nolu KGM/SERİM (Her cins kaplamalı yolda Finişer ile temel malzemesi veya bitümlü sıcak karışım serimi yapılması (nakliye dahil)( Agrega ve BSK idare malı)) (Ton) iş kaleminin içerisinde yer alan açıklama istenmeyen 03.054 no’lu ve 03.045/4 no’lu analiz girdisi,

10 sıra nolu KGM/AGREGA (Agrega temini ve nakli) (Ton) iş kaleminin içerisinde yer alan açıklama istenmeyen 03.004 no’lu analiz girdisi,

2 sıra no’lu KGM/YAMA (Her cins kaplamalı yolda elle ve greyder ile temel malzemesi veya bitümlü sıcak karışım serimi yapılması (nakliye dahil) (Agrega ve BSK idare malı)) (Ton) iş kaleminin içerisinde yer alan açıklama istenmeyen 03.054 ve 03.045/4 no’lu analiz girdilerine ait miktar kısmının “0,000000” olduğu,

İdarece daha sonra söz konusu analizlerin yeniden düzenlenerek (KGM/BAKIM iş kaleminde yer alan 03.004 no’lu analiz girdisi İçin 0,000000060000000; 03.070 no’lu analiz girdisi için 0,0000046000000; KGM/SERİM iş kaleminde yer alan 03.054 nolu analiz girdisi için 0,0000037000000; 03.045/4 no’Iu analiz girdisi için 0,00000320000000; KGM/AGREGA iş kaleminde yer alan 03.004 no’lu analiz girdisi için 0,000000420000000; KGM/YAMA iş kaleminde yer alan 03.054 analiz girdisi için 0,00000370000000; 03.045/4 no’lu analiz girdisi için 0,00000320000000 şeklinde yaklaşık maliyet bileşenleri ile uyumlu hale getirilerek) 30.07.2018 tarihli yazı ekinde Ekaptan tekrar gönderildiği ve açıklamaların idareye verilmesi ile ilgili ek süre verilmeyeceğinin ifade edildiği, anılan iş ortaklığı tarafından, 30/07/2018 tarihinde sunulan KGM/BAKIM pozuna ilişkin açıklamada 03.004 ve 03.070 nolu analiz girdilerine, KGM/AGREGA pozuna ilişkin 03.004 no’Iu analiz girdisine, KGM/YAMA pozuna ilişkin 03.054 no’lu analiz girdisine ve KGM/SERİM pozuna ilişkin 03.054 ve 03.045/4 no’lu analiz girdilerine ait miktar kısmının, idarece verilen düzeltilmiş analiz formatında farklı miktarlar düzenlenmekle birlikte “0,000000” olarak gösterildiği, analiz formatında analiz girdilerine ait miktar kısmının değiştirilemeyeceği, bu nedenle Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.8. maddesi uyarınca teklifin reddedilmesi gerektiği, dolayısıyla dava konusu kararda bu yönden de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

3- Davacı şirketlerin ihale üzerinde bırakılan İş Ortaklığının aşırı düşük teklif açıklamasında motorinin litreden kilograma dönüştürülmesinde kullanılan katsayının mevzuata aykırı olduğu iddiasına ilişkin olarak;

“İhale üzerinde bırakılan İş Ortaklığı tarafından analizlerde yer alan motorin birim fiyatının 4,64 TL/kg öngörüldüğü, söz konusu tutarı tevsik etmek amacıyla EPDK tarafından il bazında yayınlanmış fiyat listesinin ve motorin kg birim fiyat hesabının sunulduğu, buna göre İstanbul ili Avrupa yakasında ilan tarihi ile ihale tarihi arasında (11.06.2018-09.07.2018) gerçekleşen en düşük motorin fiyatının 5,13 TL/litre olduğu, %18 KDV hariç fiyatının 4,35 TL olduğu, motorinin litre/kg yoğunluğunun 0,845 alınarak kg fiyatının (4,35/0,845) 5,15 TL olarak belirlendiği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.13.14’üncü maddesinde yer alan “… İstekliler tarafından akaryakıt girdisine ilişkin olarak EPDK tarafından il bazında günlük yayımlanan akaryakıt fiyatlarının %90’ının altında sunulan açıklamalar geçerli kabul edilmeyecektir. ” açıklaması uyarınca 5,15 x 0,90= 4,64 TL tutarına ulaşıldığı anlaşılmış olup, motorin fiyatına ilişkin açıklamalarda bir aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan anılan İş Ortaklığı tarafından motorin fiyatının kg biriminden tevsik edildiği ve motorin yoğunluğunun 0.845 litre/kg olarak alındığı görülmüş olup, motorinin litreden kilograma dönüşümünde kullanılan katsayıların 0.820 kg/l ~ 0.845 kg/l arasında değiştiği ve anılan iş ortaklığı tarafından kullanılan katsayının belirlenen aralık içinde olduğu anlaşıldığından, 0.845 katsayısının kullanılarak hesaplama yapılmasında mevzuata bir aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle reddedildiği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.13.14’üncü maddesi uyarınca yapılan hesaplamanın uygun olduğu, dolayısıyla dava konusu kararda bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacı tarafın iki iddiası yönünden hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin uygulanması halinde ihaleye ilişkin iş ve işlemler devam edeceğinden, telafisi güç zararlar doğabileceği açıktır…” gerekçesiyle davacı tarafın 1. ve 2. iddiası yönünden açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabileceği sonucuna varılan dava konusu kararın, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, 3. iddia yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 21.09.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1748 sayılı kararının 1’inci ve 2’nci iddialara ilişkin kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda Alpyol İnş. Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş.- Özceylan Dayanıklı Tüketim Mad. Otomotiv Petrol İnş. Nak. ve Taah. San. Tic. A.Ş. İş Ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına yönelik 4734 sayılı Kanunun 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,

   Oybirliği ile karar verildi.

 

4734Aşırı düşükAşırı düşük teklifEşit MuameleGüvenirlikİhaleİhale Avukatıihale hukukuİhale Komisyon KararıKik kararıRekabetSüresinden Sonra Yapılan Aşırı Düşük Teklif SavunmasıYapım Aşırı Düşük
Read more
  • Published in KİK KARARLARI, YAPIM AŞIRI DÜŞÜK
No Comments

Yedek Aracın Birim Fiyat Teklif Cetvelinde Yer Alması Gerektiği

Cumartesi, 26 Ocak 2019 by ihaleuzmani
  • AŞIRI DÜŞÜK SORGULAMA YAZISI
  • HİZMET AŞIRI DÜŞÜK
  • YEDEK ARACIN BİRİM FİYAT TEKLİF CETVELİNDE GÖSTERİLMESİ

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2015/46317 İhale Kayıt Numaralı “109 Kişi Ve 12 Ay Süre İle Aile Yaşam Merkezleri, 54 Kişi Ve 11 Ay Süre İle Belmek Kursları, 63 Kişi Ve 9 Ay Süre İle Hanım Lokalleri Genel Temizlik İşi” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 08.06.2015 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2015/46317 ihale kayıt numaralı “109 Kişi ve 12 Ay Süre ile Aile Yaşam Merkezleri, 54 Kişi ve 11 Ay Süre ile Belmek Kursları, 63 Kişi ve 9 Ay Süre ile Hanım Lokalleri Genel Temizlik İşi” ihalesine ilişkin olarak Özkaynak Sosyal Hizm. Bilg. Sağlık Tem. Hizm. Yem. İnş. Taş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 02.06.2015 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 04.06.2015 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibi 11.06.2015 tarih ve 49517 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 11.06.2015 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 12.08.2015 tarihli ve 2015/UH.I-2201 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Özkaynak Sosyal Hizm. Bilg. Sağlık Tem. Hizm. Yemek İnş. Taş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve E:2015/2257, K:2015/1379 sayılı kararında “…Davacı şirketin birinci iddiasına ilişkin olarak;

…Şartnamelerde yer alan düzenlemeler incelendiğinde; halı ve perdeler ile dış cam temizliği konusundaki hizmetlerin temizlik malzemeleri listesinde yer alan malzemelerle ihale konusu iş kapsamında görev alacak personel marifetiyle yerine getirileceği dikkate alındığında, söz konusu hizmetlerin birim fiyat teklif cetvelinde ayrı bir iş kalemi olarak yer almasına gerek olmadığı, bahse konu düzenlemelerin isteklilerin sağlıklı teklif oluşturmasına engel teşkil etmediği, dolayısıyla bu giderlere İdari Şartnamenin “Teklif fiyata dahil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde yer verilmesine ve bu giderlere ilişkin birim fiyat teklif cetvelinde ayrı bir satır açılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, davacı şirketin bu iddiası yerinde bulunmamaktadır.

Ancak; Teknik Şartnamede yer alan, yüklenicinin, idarenin her türlü denetim ve kontrolleri için; günlük azami 100 km yol yapacak en az 1550cc motor hacimli, dizel motor, en az 2013 model veya üzeri 1 adet hafif ticari 4+1 koltuklu aracı idarenin emrine vermekle yükümlü olduğu ve aracın yakıt, şoför, tamir, bakım, onarım, yedek parça, trafik kazası, trafik cezası, zorunlu trafik sigortası ve kasko sigortası tüm giderlerinin yükleniciye ait olacağı, aracın kullanılmayacak hallerde yerine aynı gün içerisinde yedek araç yüklenici tarafından temin edileceği yolundaki düzenlemeye konu günlük azami 100 km yapacak, belirli özelliklere sahip, şoförü ve yakıt dahil tüm masrafları yükleniciye ait aracın önemli bir gider kalemi oluşturduğu açık olduğundan idari şartnamede teklif fiyata dahil giderler arasında gösterilmesi ve birim fiyat teklif cetvelinde ayrı bir iş kalemi olarak yer alması gerektiği, mevcut birim fiyat teklif cetvelinin temizlik personeli ve temizlik malzemeleri iş kalemlerinden oluştuğu dikkate alındığında bu gider kalemini karşılamadığı, İdari Şartname’nin “25.3.4. Diğer giderler: Teknik Şartname’de belirtilen tüm giderler” kapsamı içinde değerlendirilmesinin isteklilerin sağlıklı teklif oluşturmasına engel teşkil edeceği sonucuna varıldığından, bu yönden dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Davacı şirketin ikinci iddiasına gelince;

…Dolayısıyla yüklenici tarafından belli bir süre boyunca devamlı olarak verilecek bir hizmet niteliğinde olan ihale konusu işin bedelinin dönemler halinde ödenmeden yaptırılacağına yönelik ihale dokümanında bir düzenleme bulunmadığı gibi yapılan düzenlemeler, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nde yer alan “…Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa otuz gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır” şeklindeki düzenlemesine aykırı olmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin bu konudaki iddialarının yerinde olmadığı, dolayısıyla dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Davacı şirketin üçüncü iddiasına gelince;

…Olayda: Kurulca, 6552 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet işlerinde kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ödeneceği düzenlendiğinden, bu tazminatın teklif fiyata dahil bir maliyet olarak değerlendirilmesi gerektiği, ihbar tazminatı konusunda yüklenicinin sorumluluğu devam ediyorsa da olası ihbar tazminatı giderlerinin %4 sözleşme giderleri ve genel giderlere yansıtılmak suretiyle teklif fiyatının oluşturmasının mümkün olduğu gerekçesiyle söz konusu iddia yerinde görülmemiş ise de; 6552 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle 4857 sayılı Kanun’un 112’nci maddesine eklenen fıkralara göre, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet işlerinde kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin yükümlülükler ilgili kurum ve kuruluşlara ait olup, Teknik Şartname’de aksi yönde getirilen düzenleme ile bu yükümlülüğün yüklenicilere verilmesinin anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil edeceği gibi, iş hukukunun genel ilkeleri uyarınca asıl işveren-alt işveren hukuki sorumluluk kuralları çerçevesi dışına çıkılması ve bu durumun işçi aleyhine neticeler doğurması sonuçlarına varabileceği, ihbar tazminatının da Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.30’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan genel giderler kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, zira anılan bentte yapılan değişiklik ile “kıdem ve ihbar tazminatları” ibaresinin metinden çıkarıldığı, dolayısıyla bu belirsizlik ve anılan Kanun’a aykırılık karşısında Teknik Şartname’de yer alan söz konusu düzenlemenin başvuruya konu ihalede isteklilerin ihaleye katılma ve tekliflerini hazırlama davranışları üzerinde olumsuz etkiler doğurarak ihalede rekabet, saydamlık ve güvenirlik ilkelerini zedeleyeceği açık olduğundan, bu hususa yönelik itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararının davacı şirketin 1’inci iddiasının araç teminin önemli bir gider kalemi olduğuna dair kısmı ile 3’üncü iddiasına yönelik kısmının iptaline, davacı şirketin diğer iddialarına yönelik kısmı hakkında davanın reddine” şeklinde karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

1- Kamu İhale Kurulunun 12.08.2015 tarihli ve 2015/UH.I-2201 sayılı kararının başvuru sahibinin 1’inci iddiasının araç temini giderine İdari Şartname’de yer verilmesi ve birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması gerektiğine yönelik kısmı ile 3’üncü iddiasına yönelik kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,

   Oybirliği ile karar verildi.

 

47344735Aşırı Düşük Sorgulama YazısıBirim Fiyat Teklif Cetvelihasta taşıma hizmet alımıHizmet İhalesiidareye şikayetİhaleİhale Avukatıihale hukukuİhale Komisyon Kararıitirazen şikayetKik kararı
Read more
  • Published in HİZMET AŞIRI DÜŞÜK, KİK KARARLARI
No Comments

Yüklenicinin Ölümü Halinde Sözleşmenin Feshi ve Tasfiye Hakedişinin Hesaplanması

Cuma, 25 Ocak 2019 by ihaleuzmani
  • Yargıtay 15 Hukuk Dairesi    2016/3351 E.  ,  2017/1921 K.
  • Yüklenicinin Ölümü Halinde Sözleşmenin Feshi
  • Tasfiye Hakedişinin Hesaplanması

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların murisi … … ile davalı idare arasında ……..2010 tarihinde … …. Lojman İnşaatının yapımı konusunda KDV hariç 669.000,00 TL götürü bedelle sözleşme akdedilmiştir. İşin devamı sırasında yüklenici … …’in 30.05.2011 tarihinde vefat ettiği, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/1062 Esas ve 03.06.2011 Tarihli veraset ilâmı ile muris … …’in mirasçılarının annesi … ile babası …’in olduğu ve iş bu kişiler tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacılar, davalı idareye yönelik ….06.2011 tarihinde verdikleri dilekçe ile vefat nedeniyle sözleşmenin feshini, teminatın iadesini ve yapılan iş bedelinin tahsilini talep etmişler, davalı idare de aynı gün aldığı kararla sözleşmenin 27. maddesi ile atıfta bulunulan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun …. ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 50. maddesi gereğince sözleşmenin feshine, kesin teminat mektubunun iadesine, yüklenici tarafından yapılan işlerin hakedişin düzenlenerek ödemelerin yapılmasına karar verdiği, ….06.2011 tarihinde de tasfiye hakedişin düzenlendiği ve yükleniciye ödenecek tutar olarak kesintilerin düşülmesi ve KDV’nin eklenmesi ile ….062,79 TL’nin bulunduğu ancak davacıların tasfiye hakedişini kabul etmeyerek mevcut davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 365. maddesi uyarınca götürü bedel eser sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Götürü bedelle yapımı üstlenilen işlerde yüklenicinin hakettiği iş bedelinin, gerçekleşen imalâtın yapılması gereken tüm imalâta göre fiziki oranının bulunması ve bu oranın götürü bedele uygulanması suretiyle hesaplanması gerekir. Davadan önce yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporu, yargılama sırasında alınan birinci, ikinci ve üçüncü bilirkişi raporları belirtilen şekilde iş bedelini hesaplamadıkları için

hüküm tesis etmeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, hükme esas alınan son bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen şekilde iş bedelinin hesaplanması için ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmelidir.
Dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen … ….’in karar başlığında adının gösterilmemiş olması da doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren … gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Murislerin Sözleşmenin Feshi TalebiTasfiye HakedişiYargıtay KararıYüklenicinin ÖlümüYüklenicinin Ölümü Halinde Sözleşmenin Feshi
Read more
  • Published in YARGITAY KARARLARI
No Comments

1 Şubat İtibariyle Geçerli Olacak Parasal Limitler ve Eşik Değerler Yayımlandı

Cuma, 25 Ocak 2019 by ihaleuzmani

TEBLİĞ

Kamu İhale Kurumundan:

KAMU İHALE TEBLİĞİ

(TEBLİĞ NO: 2019/1)

 

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda belirtilen eşik değerlerin ve parasal limitlerin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2018 yılı Aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık değişim oranında (%33,64) arttırılarak güncellenmesidir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4734 sayılı Kanunun 67 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Güncellenen hususlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ ile 1/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4734 sayılı Kanunun;

  1. a) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen 10.369.344,-TL (Onmilyonüçyüzaltmışdokuzbinüçyüzkırkdört Türk Lirası) 13.857.591,-TL (Onüçmilyonsekizyüzelliyedibinbeşyüzdoksanbir Türk Lirası),

  1. b) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının;

1) (a) bendinde belirtilen 1.239.599,-TL (Birmilyonikiyüzotuzdokuzbinbeşyüzdoksandokuz Türk Lirası) 1.656.600,-TL (Birmilyonaltıyüzellialtıbinaltıyüz Türk Lirası),

2) (b) bendinde belirtilen 2.066.004,-TL (İkimilyonaltmışaltıbindört Türk Lirası) 2.761.007,-TL (İkimilyonyediyüzaltmışbirbinyedi Türk Lirası),

3) (c) bendinde belirtilen 45.452.363,-TL (Kırkbeşmilyondörtyüzelliikibinüçyüzaltmışüç Türk Lirası) 60.742.537,-TL (Altmışmilyonyediyüzkırkikibinbeşyüzotuzyedi Türk Lirası),

  1. c) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin;

1) (1) numaralı alt bendinde belirtilen 135.238,-TL (Yüzotuzbeşbinikiyüzotuzsekiz Türk Lirası) 180.732,-TL (Yüzseksenbinyediyüzotuziki Türk Lirası), 270.489,-TL (İkiyüzyetmişbindörtyüzseksendokuz Türk Lirası) 361.481,-TL (Üçyüzaltmışbirbindörtyüzseksenbir Türk Lirası),

2) (2) numaralı alt bendinde belirtilen, 135.238,-TL (Yüzotuzbeşbinikiyüzotuzsekiz Türk Lirası) 180.732,-TL (Yüzseksenbinyediyüzotuziki Türk Lirası), 270.489,-TL (İkiyüzyetmişbindörtyüzseksendokuz Türk Lirası) 361.481,-TL (Üçyüzaltmışbirbindörtyüzseksenbir Türk Lirası), 2.254.192,-TL (İkimilyonikiyüzellidörtbinyüzdoksaniki Türk Lirası) 3.012.502,-TL (Üçmilyononikibinbeşyüziki Türk Lirası),

3) (3) numaralı alt bendinde belirtilen 270.489,-TL (İkiyüzyetmişbindörtyüzseksendokuz Türk Lirası), 361.481,-TL (Üçyüzaltmışbirbindörtyüzseksenbir Türk Lirası), 2.254.192,-TL (İkimilyonikiyüzellidörtbinyüzdoksaniki Türk Lirası) 3.012.502,-TL (Üçmilyononikibinbeşyüziki Türk Lirası),

ç) 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen 225.403,-TL (İkiyüzyirmibeşbindörtyüzüç Türk Lirası) 301.228,-TL (Üçyüzbirbinikiyüzyirmisekiz Türk Lirası),

  1. d) 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen 67.613,-TL (Altmışyedibinaltıyüzonüç Türk Lirası) 90.358,-TL (Doksanbinüçyüzellisekiz Türk Lirası), 22.524,-TL (Yirmiikibinbeşyüzyirmidört Türk Lirası) 30.101,-TL (Otuzbinyüzbir Türk Lirası),

  1. e) 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin;

1) (1) numaralı alt bendinde belirtilen 450.823,-TL (Dörtyüzellibinsekizyüzyirmiüç Türk Lirası) 602.479,-TL (Altıyüzikibindörtyüzyetmişdokuz Türk Lirası),

2) (2) numaralı alt bendinde belirtilen 713.655,-TL (Yediyüzonüçbinaltıyüzellibeş Türk Lirası) 953.728,-TL (Dokuzyüzelliüçbinyediyüzyirmisekiz Türk Lirası), 4.280,-TL (Dörtbinikiyüzseksen Türk Lirası) 5.719,-TL (Beşbinyediyüzondokuz Türk Lirası), 2.854.626,-TL (İkimilyonsekizyüzellidörtbinaltıyüzyirmialtı Türk Lirası) 3.814.922,-TL (Üçmilyonsekizyüzondörtbindokuzyüzyirmiiki Türk Lirası), 8.562,-TL (Sekizbinbeşyüzaltmışiki Türk Lirası) 11.442,-TL (Onbirbindörtyüzkırkiki Türk Lirası), 21.409.697,-TL (Yirmibirmilyondörtyüzdokuzbinaltıyüzdoksanyedi Türk Lirası) 28.611.919,-TL (Yirmisekizmilyonaltıyüzonbirbindokuzyüzondokuz Türk Lirası), 12.843,-TL (Onikibinsekizyüzkırküç Türk Lirası) 17.163,-TL (Onyedibinyüzaltmışüç Türk Lirası), 17.126,-TL (Onyedibinyüzyirmialtı Türk Lirası) 22.887,-TL (Yirmiikibinsekizyüzseksenyedi Türk Lirası),

  1. f) 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde belirtilen 250.201,-TL (İkiyüzellibinikiyüzbir Türk Lirası) 334.368,-TL (Üçyüzotuzdörtbinüçyüzaltmışsekiz Türk Lirası),

olarak güncellenmiştir.

(2) Yukarıda belirtilen eşik değerler ve parasal limitlere ilişkin olarak, bir önceki dönem ile karşılaştırmalı değerler, ayrıca tablo halinde ekte yer almaktadır.

Önceki bütçe statüleri

MADDE 4 – (1) İdarelerin tabi oldukları eşik değerler ve parasal limitlerin belirlenmesinde 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun yürürlüğe girmesinden önceki bütçe statüleri göz önünde bulundurulur.

Yürürlük

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ 1/2/2019 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.

1 ŞubatEşik DeğerlerKamu İhale KurumuKamu İhale Kurumu TebliğiParasal Limitler
Read more
  • Published in Genel
No Comments

Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Fesihte Görevli Yargı Yolu Adli Yargıdır

Cuma, 25 Ocak 2019 by ihaleuzmani

   T.C.

         UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ         

   HUKUK BÖLÜMÜ  

  • 4734 sayılı Yasa’ya göre ihale edilerek sözleşmeye bağlanan “Personel Taşıma” işinde, yüklenici tarafından servis hizmeti taşımacılığı hizmetindeki aksaklıkların yapılan uyarılara rağmen giderilmediği gerekçesiyle sözleşmenin feshine ilişkin davalı idare işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
  •   ESAS NO      : 2015 / 707         KARAR NO             : 2015 / 762        KARAR TR  : 30.11.2015     

          

O L A Y         : Davacı vekili dava dilekçesinde; “Davalı idare tarafından 2013/51186 ihale kayıt numaralı “Personel Taşıma” işine ait ihale 30.05.2013 tarihinde gerçekleştirilmiş olup müvekkil şirket tarafından ihaleye sunulan teklif en avantajlı teklif olarak belirlenmiş ve 28.06.2013 tarihinde müvekkil şirket ile sözleşme imzalanmıştır. Bu aşamadan sonra ise davalı İdare tarafından yasal dayanaktan yoksun gerekçelerle sözleşme hükümlerinde yer almayan hususlarda müvekkil şirket tarafından ifa edilen hizmet işiyle ilgili cezai işlemler ve hakediş kesintileri uygulanmış, 17.01.2014 tarihinde de sözleşme tek taraflı olarak feshedilerek 167.000,00 TL tutarındaki kesin teminat irat kaydedilmiş, müvekkil şirket hakkında ihalelerden 1 yıl süre ile yasaklama kararı verilmiştir. Davalı idarenin sözkonusu işlemi nedeni ile müvekkil şirket ciddi anlamda zarara uğradığı gibi ticari itibarı da zedelenmiştir.

Müvekkil şirket tarafından davalı idareye yapılan 07.08.2014 tarihli başvuru ile; davalı idare ile sözleşme imzalama aşamasında müvekkil şirketin 13.256,72.-TL tutarında vergi borcu olduğu Mithatpaşa Vergi Dairesinin 24.06.2013 tarihli yazısı (Ek-3) ile de sabitken davalı idare tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve mevzuatına aykırı olarak müvekkil şirket ile sözleşme imzalandığı, vergi borcuna ilişkin belgelerin davalı İdareye ibraz edilmesine rağmen müvekkil şirket yetkililerine sözleşme imzalanmadığı takdirde teminatın irat kaydedileceği belirtilerek müvekkil şirket ile davalı idare arasında kanuna aykırı bir sözleşme imzalandığı, daha sonra ise sorumluluğu müvekkil şirkete yüklenmesi mümkün olmayan sebeplere dayalı olarak sözleşmenin feshedildiği, fesih işlemi nedeni ile de aslında yok hükmünde olan bir sözleşmeye dayalı olarak 63.000,00.-TL ceza bedeli tahsil edildiği ve 167.000,00.-TL tutarında olan kesin teminatımızın irat kaydedildiği ve müvekkil şirket hakkında ihalelerden 1 yıl süre ile yasaklama kararı verildiği belirtilerek usule ve kanuna aykırı imzalanmış olan ve aslında yok hükmünde olan bir sözleşme nedeniyle müvekkil şirketin ödemek durumunda kaldığı irat kaydedilen 167.000,00.-TL teminatın ve davalı idareye ödenen 63.000,00.-TL tutarındaki ceza bedelinin ve 15.849,50.-TL tutarındaki sözleşme damga vergisi bedelinin iadesi ve ilgililer hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması talep edilmiş; davalı idare tarafından da sözleşme imzalandığı tarihte toplam vergi borcunun 3.393,83 TL olduğu, Kamu İhale Kanunu Genel Tebliği uyarınca toplam 5.000,00TL altındaki borçların vergi borcu olarak kabul edilemeyeceği, hu nedenle sözleşme imzalandığı, sözleşmenin feshine ilişkin olarak da müvekkil şirkete yazılan yazılarla teknik şartname ve sözleşmeye aykırı hususların giderilmesinin talep edilmesine rağmen hizmette aksaklıkların düzeltilmesi hususunda herhangi bir iyileşme olmadığından 14.01.2014 tarihinde sözleşmenin feshedildiği belirtilerek müvekkil şirket talepleri ile ilgili yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı idare işlemi açıkça hukuka aykırı olmakla iptali gerekmektedir. Şöyle ki;

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10. maddesinin son fıkrasının (d) bendinde kesinleşmiş vergi borcu olan isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hüküm altına alınmıştır.

Davalı İdare ile müvekkil şirket arasında sözleşme imzalanması aşamasında davalı idareye de ibraz edilen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 24.06.2013 tarihli yazısı içeriğinden müvekkil şirketin 30.05.2013 tarihi itibarı ile Kamu İhale Mevzuatı kapsamında vadesi geçmiş toplam 13.256,82 TL vergi borcu bulunduğu açıkça belirlenmektedir.

Davalı İdare tarafından tarafımızca iptal davasına konu edilen 29.08.2014           tarihli yazıda gerekçe gösterilen 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Kamu İhale Genel Tebliği’nde açıkça toplam 5.000,00 TL’yi aşan tutarlardaki borçların vergi borcu kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu çerçevede müvekkil şirketin vergi borcu olduğu ve bu borç tutarının da Kamu İhale Genel Tebliğinde belirlenmiş olan 5.000,00.-TL’nin üzerinde olduğu son derece açık ve belirlenebilir iken davalı İdarenin mevzuatta öngörüldüğü gibi ihalenin iptal edilmesi gerekirken, müvekkil şirket ile mevzuata aykırı bir şekilde sözleşme imzalanmıştır. Müvekkil şirket ile imzalanan sözleşme yok hükmünde bir sözleşme olmakla daha sonra bu sözleşmeye dayalı olarak sözleşme feshedilmek suretiyle, müvekkil şirketin kesin teminatının irat kaydedilmesi, müvekkil şirkete ceza bedeli ödetilmesi ve müvekkil hukuka aykırıdır.

Davalı İdare tarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen nedenler de hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen kötü niyetlidir. Davalı idare tarafından 17.01.2014 tarihinde personel servis hizmeti taşımacılığı hizmetinde aksaklıklar meydana geldiği ve yapılan uyarılara rağmen bu aksaklıkların giderilmediği gerekçesi ile müvekkil şirket ile imzalanan hukuka aykırı sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirerek müvekkil şirket tarafından yatırılan kesin teminatın irat kaydedilmesine karar verilmişse de; davalı İdare tarafından müvekkil şirkete gönderilen 21.11.2013 tarihli ihtarnameye cevaben gönderilen 06.12.2013 tarihli ihtarnamede de belirtildiği üzere müvekkil şirkete gönderilen ihtarnamede belirtilen servis saatlerinde yaşanan gecikmelere ilişkin aksaklıkların çoğu Kurum personelinden kaynaklanmakta olup karşılaşılan sorunlar defalarca sözlü ve yazılı olarak davalı İdareye bildirilmiş olmasına karşın bu aksaklıkların giderilmesi için davalı İdare tarafından hiçbir girişimde bulunulmamıştır.

Görüldüğü üzere davalı İdare hukuka aykırı olarak imzaladığı ve aslında yok hükmünde olan sözleşme hükümlerini de tek taraflı ve müvekkil şirket zararına olacak şekilde yorumlamıştır. Kaldı ki müvekkil şirket hakkında tutulan kayıtlar da taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 20. maddesine aykırı şekilde yapılmıştır.

Davalı idare tarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilmiş olan tutanaklar incelendiğinde de; muayene ve kabul komisyonlarının ve kontrol teşkilatlarının sağlıklı oluşturulmadığı, afaki kişiler tarafından düzenlenen ve standart formlara içerik olarak benzemeyen tutanakların düzenlendiği, bu tutanaklarda müvekkil şirket veya yetkililerinin imzalarının bulunmadığı açık olup davalı İdare 4735 sayılı Kanunun 4. ve 11. maddelerine aykırı davrandığı da kuşkusuzdur.

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu gereğince imzalanan sözleşmeler özel hukuk sözleşmeleri kapsamında olmakla taraflar eşit olarak kabul edilmektedir. Nitekim 4735 sayılı Kanununun 4. maddesinde de bu kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin taraflarının sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğu, kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensibin gözönünde bulundurulacağı hükme bağlanmış olmasına karşın davalı İdare kanuna aykırı olarak imzalanmış sözleşme hükümlerini yine kanuna aykırı bir şekilde yorumlayarak sözleşmeyi fesih yoluna gitmiş ve müvekkil şirketin mağduriyetine neden olmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idarenin müvekkil şirket talebini reddine dair işlemi hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir.

Davalı idarenin dava konusu işlemi açıkça hukuka aykırı olup davalı idarenin işlemleri nedeniyle müvekkil şirketin ticari itibarı zedelendiği gibi müvekkil şirket açısından maddi açıdan telafisi imkansız zararlar da doğmuş bulunmaktadır. Bu nedenle Sayın Mahkemenizce öncelikle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen ele alınacak nedenlerle; Müvekkil şirketin 07.08.2014 tarihli müvekkil şirket ile usulsüz sözleşme imzalanmış olması nedeni ile 26.406,54.-TL tutarındaki sözleşme damga vergisi bedeli, 15.849,50.-TL tutarındaki karar pulu bedeli, 63.000,00.-TL tutarındaki ceza bedeli ile irat kaydedilen 167.000,00.-TL kesin teminat bedelinin iadesi ile ilgililer hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılması talebinin reddine ilişkin davalı İdarenin 29.08.2014 tarih ve 46856605-802-31044 sayılı işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve sonuçta iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.” demek suretiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.

Davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunmuştur.

Ankara 2.İdare Mahkemesi: 19.12.2014 gün ve E:2014/1724 sayı ile özetle, “(…) dava konusu edilen işlem sözleşme imzalandıktan sonra tesis edilse dahi, idarenin kamu gücüne dayalı olarak ve tek taraflı iradesiyle sözleşmeyi feshetmesinden kaynaklandığı görülen zararın tazmini istemiyle açılan bu davaya bakmakla idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görev alanına girdiğinden, davalı idarenin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerlerine ait olduğunu belirterek yaptığı görev itirazının reddine” şeklinde karar vermiştir.

Davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin, adli yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı bir örneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı: “Dava dosyasının incelenmesinde; Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 30/05/2013 tarihinde personel taşımacılığı hizmet alımı için yapılan ihale sonucunda davacı şirket ile imzalanan 28/06/2013 tarihli sözleşmenin 17/01/2014 tarihinde davalı idarece feshedilmesinin ardından, 26.406,54 TL tutarındaki sözleşme damga vergisi, 15.849,50 TL tutarındaki karar pulu ve 63.000.00 TL tutarındaki ceza bedeli ile irat kaydedilen 167.000,00 TL kesin teminat bedelinin yasal faizi ile birlikte iadesi talebinin reddine ilişkin 29/08/2014 tarih ve 31044 sayılı işlemin iptali istemiyle Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne karşı açılan davada, davalı idarenin görev itirazının mahkemece reddi üzerine görev uyuşmazlığı çıkarılması talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

Bilindiği gibi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlığını taşıyan 2. maddesinin 1. numaralı bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmıştır.

Kamu kumrularınca alman idari kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek açılan ve 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarının amacı, idari işlemlerin idari yargı organlarınca denetlenerek, idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasıdır.

Öte yandan; 04.01.2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1 .maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tabi olan ve kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.” denilmiştir.

“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde ise; “Aşağıda belirtilen idarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göre yürütülür:

  1. a)         Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üst kuruluşları hariç), tüzel kişiler,
  2. b)         Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri,
  3. c)         Sosyal güvenlik kuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar (mesleki kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumlan hariç) ile bağımsız bütçeli kuruluşlar,
  4. d)        (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler,
  5. e)         4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları şirketlerin yapım ihaleleri.

Ancak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine kısmen ya da tamamen sahip olduğu bankalar, 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ve bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları şirketler ((e) bendinde belirtilen yapım ihaleleri hariç) 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi gayrimenkul yatırını ortaklıkları ile enerji, su, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren teşebbüs, işletme ve şirketler bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükümlerine yer verilmiştir.

05.01.2002 tarih ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanun, Kamu İhale Kanununa tabi kurum ve kuruluşlar tarafından söz konusu Kanun hükümlerine göre yapılan ihaleler sonucunda düzenlenen sözleşmeleri kapsar.” denilmiş, “ilkeler” başlıklı 4.maddenin 3fıkrasında; “…Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur.” hükmü yer almaktadır.

Konu ile ilgili olarak Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 29/12/2014 tarihli ve 2014/1097 Esas, 2014/1145 sayılı kararında “Belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, 4734 sayılı Kamu ihale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu ihale Sözleşmeleri Kanunu’nun kamu hukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği idari işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bu nitelikteki idari işlemler nedeniyle doğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların da idari yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır, idari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hak ve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettikleri sözleşmelerin ise; idari sözleşme niteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlendiği kuşkusuzdur. Öte yandan, idarelerce mal veya hizmet alımı için ihaleye çıkılması safhasında ihalenin sonuçlanıp kesinleşmesine kadar geçen aşamada tesis edilen işlemlerin idari nitelikte olduğu kabul edilmekte ve bu aşamada ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünün idari yargı yerler ine,ihalenin kesinleşmesi ve sözleşmenin akdedilmesinden sonraki aşamada idare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerine ait olduğunda kuşku bulunmamaktadır. ” hususları vurgulanmıştır.

Yine, Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer nitelikteki 13/10/2014 tarih ve 2014/671 Esas-2014/890 Karar; 04/06/2013 tarih ve 2013/394 Esas-2013/881 Karar; 16/06/2003 tarih ve 2003/47 Esas-2003/51 Karar sayılı kararlarında da; sözleşme aşamasına kadar kanuna dayanılarak idarece alman karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerinde görülmesi gerektiği hususu genel kabul görmektedir.

Somut olayda, personel taşımacılığı ihalesini kazanan davacı şirketin hizmet alımına ait sözleşmeye aykırı olarak yüklendiği işi süresinde yerine getirmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davacı şirketin ise hukuka aykırılığını ileri sürdüğü bu işlemin iptalini talep ettiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.” demek suretiyle, 2247 sayılı Yasa’nın 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısı’nın da yazılı düşüncesi istenilmiştir.

Danıştay Başsavcısı: “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2/1 maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmıştır.

Görüldüğü üzere, İdare Hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar sebebiyle açılan davaların görüm ve çözümü İdari Yargının görev alanında bulunmaktadır.

Öte yandan, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatlarına göre; ihale sonrası sözleşme imzalanıncaya kadar meydana gelen uyuşmazlıkların idari yargıda, sözleşmenin imzalanmasından sonra ve sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda çözümü gerekmektedir.

Somut olayda, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünce Personel Taşımacılığı Hizmet Alımı için yapılan ihale sonucunda davacı şirket tarafından vergi borcu olduğu halde taraflar arasında en baştan usule aykırı olarak sözleşme imzalandığından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açılmışsa da, ihaleyi kazanan davacı şirketin yüklendiği işi, hizmet alımına ait sözleşme hükümlerine aykırı olarak yerine getirmediği gerekçesiyle ihale sözleşmesi feshedilmiş olup, davacı şirket tarafından da sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istenmektedir.

Bu durumda, kesinleşen ihale sonrasında taraflar arasında imzalanan ihaleye konu işin yapımına ilişkin sözleşmenin uygulanması aşamasında ortaya çıkan uyuşmazlıklardan kaynaklanan ve anılan sözleşmenin idarece feshedilmesinden sonra davacı şirketin uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan bu davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulünün uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde yazılı düşünce vermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 30.11.2015 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin anılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü açısından 2247 sayılı Yasa’nın 10 ve 13.maddelerinde öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 30/05/2013 tarihinde personel taşımacılığı hizmet alımı için yapılan ihale sonucunda davacı şirket ile imzalanan 28/06/2013 tarihli sözleşmenin 17/01/2014 tarihinde davalı idarece feshedilmesinin ardından, 26.406,54 TL tutarındaki sözleşme damga vergisi, 15.849,50 TL tutarındaki karar pulu ve 63.000.00 TL tutarındaki ceza bedeli ile irat kaydedilen 167.000,00 TL kesin teminat bedelinin yasal faizi ile birlikte iadesi talebinin reddine ilişkin 29/08/2014 tarih ve 31044 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dosya kapsamında yapılan incelemede; Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından “Personel Taşımacılığı Hizmet Alımı” için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açılan ihaleyi kazanan davacı RE-DA-PA Tur. Rek. Dağ. Paz. Tur. Nak. İnş. Mak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı idare arasında 4735 sayılı Kamu ihale Sözleşme Kanunu çerçevesinde işin yapımı için sözleşme ve eki şartname imzalanarak işin yapımı aşamasına geçildiği, sonrasında davalı idare tarafından ihale kapsamındaki işin süresinde gerçekleştirilmediğinden bahisle 14/01/2014 tarihli ve 1571 sayılı Makam Olur’u ile sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesine karar verildiği, davacı şirket tarafından bu işlemin iptali istemi ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

04.01.2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ”Amaç” başlıklı 1.maddesinde; ”Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.” denilmiştir.

“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de; “Aşağıda belirtilen idarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göre yürütülür:

  1. a)Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üst kuruluşları hariç), tüzel kişiler,
  2. b)Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri,
  3. c) Sosyal güvenlik kuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar (mesleki kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) ile bağımsız bütçeli kuruluşlar,
  4. d) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler,
  5. e)4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları şirketlerin yapım ihaleleri

Ancak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine kısmen ya da tamamen sahip olduğu bankalar, 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ve bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları şirketler ( (e) bendinde belirtilen yapım ihaleleri hariç) 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi gayrimenkul yatırım ortaklıkları ile enerji, su, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren teşebbüs, işletme ve şirketler bu Kanun kapsamı dışındadır.”  denilmiştir.

05.01.2002 tarih ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun ”Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; ”Bu Kanun, Kamu İhale Kanununa tabi kurum ve kuruluşlar tarafından söz konusu Kanun hükümlerine göre yapılan ihaleler sonucunda düzenlenen sözleşmeleri kapsar.” denilmiş, ”İlkeler” başlıklı 4.maddenin 3.fıkrasında; ”…Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur.”  denilmiştir.

Belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun kamu hukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bu nitelikteki idarî işlemler nedeniyle doğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların da idarî yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır.

 İdari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hak ve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettikleri sözleşmelerin ise; idari sözleşme niteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlendiği kuşkusuzdur.

Öte yandan, idarelerce mal veya hizmet alımı için ihaleye çıkılması safhasında ihalenin sonuçlanıp kesinleşmesine kadar geçen aşamada tesis edilen işlemlerin idari nitelikte olduğu kabul edilmekte ve bu aşamada ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünün idari yargı yerlerine, ihalenin kesinleşmesi ve sözleşmenin akdedilmesinden sonraki aşamada idare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerine ait olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

 Somut olayda, ihaleyi kazanan davacı şirketin, sözleşmeye aykırı olarak yüklendiği işi süresinde yerine getirmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davacı şirketin ise, hukuka aykırılığını öne sürdüğü bu işlemin iptalini talep ettiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun kabulü ile, davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerekmiştir.

SONUÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen 19.12.2014 gün ve E:2014/1724 sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

47344735Görevli Yargı Yoluİhaleİhale Avukatıihale hukukuKamu İhale KurumuSözleşmenin FeshiUyuşmazlık Mahkemesi
Read more
  • Published in UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
No Comments

İhale Dökümanı Satın Alanların da İtiraz ve İtirazen Şikayet Yoluna Başvurabileceği

Cuma, 25 Ocak 2019 by ihaleuzmani
  • İhale Dökümanı Satın Alanların da İtiraz ve İtirazen Şikayet Yoluna Başvurabileceği
  • KARAR NO      : 2017/MK-118
  • BAŞVURUYA KONU İHALE: 2016/53690 İhale Kayıt Numaralı “8 Bölge Müdürlüğü, 12 Ay Ve 7 Ay Süreli Şoförlü Ve Şoförsüz Taşıma Hizmeti Alımı” İhalesi

DSİ Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğü tarafından 30.03.2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “8. Bölge Müdürlüğü, 12 Ay ve 7 Ay Süreli Şoförlü ve Şoförsüz Taşıma Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak Gök-Er Taşımacılık Sın. Tic. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 11.04.2016 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 13.04.2016 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 22.04.2016 tarih ve 25132 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 22.04.2016 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 11.05.2016 tarihli ve 2016/UH.I-1259 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Gök-Er Taşımacılık Sın. Tic. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 05.08.2016 tarih ve E:2016/2639, K:2016/2171 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmiş, anılan karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bu kez Danıştay 13. Dairesi tarafından verilen 24.11.2016 tarihli ve E:2016/4184, K:20163871 sayılı kararında, “Dava; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğü tarafından 30.03.2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “8. Bölge Müdürlüğü, 12 ay ve 7 ay süreli Şoförlü ve Şoförsüz Taşıma Hizmeti Alımı İhalesi”ne ilişkin olarak davacı firmanın itirazen şikâyet başvurusunun ihalenin davacının teklif verdiği 1. ve 4. kısımlarına dair itirazlar yönünden reddine, ihalenin davacının teklif vermediği 2. ve 3. kısımlarına ilişkin itirazlar yönünden ehliyet bakımından reddine ilişkin 11.05.2016 tarih ve 2016/UH.I-1259 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi’nce; başvuru sahibi tarafından 1. ve 4. kısma teklif verildiği, ihalenin 1. kısmının birinci ara toplamı 281.016,00-TL+109.284,00-TL =390.300,00-TL olması gerekirken ara toplama 309.300,00-TL yazılmak suretiyle aritmetik hata yapıldığı, bu durumda idarece ihalenin 1. kısmı için teklifin aritmetik hata yapıldığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmasının mevzuata aykırı olmadığı, birim fiyat teklif cetvelinde yazılı genel toplam tutar ile birim fiyat teklif mektubundaki tutarın uyumlu olması gerektiği, başvuru sahibine ait birim fiyat teklif mektubunda yazılı tutarla, ekindeki birim fiyat teklif cetvelinde yazılı toplam tutarın karşılaştırılamadığı, zira, cetvelde teklif verilen kısımlara ilişkin genel toplamın yazıldığı satır ve sütunun bulunmadığı, dolayısıyla idare tarafından teklifinin değerlendirme dışı bırakılması işleminin mevzuata uygun olduğu, .davacının ihalenin 2. ve 3. kısımlarına ilişkin itirazlarının ise, davacı tarafından bu kısımlara teklif verilmemiş olması sebebiyle “ihalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik”in 5. maddesi gereği şikâyet hakkı sadece isteklilere tanınmış olduğundan bu hususta şikâyet hakkının olmadığının sabit olduğu, ihale dokümanındaki düzenlemelerin Kanun ve Yönetmeliklere aykırı olduğu iddiasına ilişkin ise, İdari Şartnamenin şikâyete konu hükümlerinin ihaleye de yansıyan hükümler olduğu, şikâyete konu edilen durumun farkına varılmış olması gereken tarihin ilk ilan tarihi olan 02.03.2016 tarihi olduğu, ilk ilan yayımlandıktan sonraki 10 gün içinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken, 11.04.2016 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunan davacının süresi içinde başvuru yapmadığı, ayrıca ilan ve ihale dokümanına yönelik şikâyet başvurularının mevzuat hükümleri gereği’ ihale tarihinden üç iş günü öncesine kadar yapılması gerektiği, oysa başvuru sahibi tarafından bu süre geçirilerek kesinleşen ihale kararının 01.04.2016 tarihinde EKAP üzerinden kendisine bildirimi üzerine 11.04.2016 tarihinde idareye şikâyet ve devamında itirazen şikâyet’ başvurusunda bulunduğu görüldüğünden, itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı şirket tarafından temyiz edilmiştir.

 

Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ile ihale dokümanındaki düzenlemelerin Kanun ve Yönetmeliklere aykırı olduğu iddiasına ilişkin bölümleri yönünden davanın reddine yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmamaktadır.

 

İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin davacının ihalenin 2. ve 3. kısımlarına ilişkin iddialarına dair bölümleri yönünden davanın reddine yönelik kısmına gelince;

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhalelere Yönelik Başvurular” başlıklı 54. maddesinde; “ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanun’da belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilirler. Şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır.” kuralına yer verilmiştir.

 

Anılan Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ise; aday, ön yeterlik için başvuran gerçek veya tüzel kişiler veya bunların oluşturdukları ortak girişimler; istekli, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidi; istekli olabilecek ise, ihale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlik dokümanı satın almış gerçek veya tüzel kişi ya da bunların oluşturdukları ortak girişim olarak tanımlanmıştır.

 

İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin “Başvuru Ehliyeti” başlıklı 5. maddesinde ise;

 

“(1) İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden;

 

  1. a) İstekli olabilecekler; ön yeterlik ve/veya ihale dokümanının verilmesi, ön yeterlik ve/veya ihale ilanında veya ön yeterlik ve/veya ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler ve/veya bu düzenlemeler ile idari uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar,

 

  1. b) Adaylar; belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan ihalelerde ön yeterlik başvurularının sunulması, değerlendirmesi ve sonuçlandırılmasına ilişkin idari işlem ve eylemler; belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan danışmanlık hizmet alımı ihalelerinde ise kısa listeye alınmış olmaları kaydıyla ayrıca ihale daveti ve/veya ihale dokümanının gönderilmesi, ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler ve/veya bu düzenlemeler ile idari uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar,

 

  1. c) İstekliler; yeterlik başvurularının veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin idari ‘işlem veya eylemler hakkında başvuruda bulunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

 

Aktarılan kurallara göre, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya isteklilerin yanında, doküman satın almak suretiyle ihale sürecine katılma istek ve iradesini ortaya koymuş olan istekli olabileceklerin de ihalelere yönelik başvuru yollarını kullanma hakları bulunduğu açıktır.

 

Bu durumda, ihale dokümanını satın alıp, anılan ihaleye kısmi teklif veren davacı şirketin teklif vermediği kısımlar yönünden de şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceği kabul edilerek, itirazen şikâyet başvurusunun ihalenin davacı şirketin teklif vermediği 2. ve 3. kısımlarına yönelik bölümünün esasının incelenmesi gerekirken, başvurunun bu bölümlerinin ehliyet yönünden reddinde hukuka uygunluk, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin itirazen şikâyet başvurusunun ehliyet yönünden reddine dair bölümü bakımından davanın reddine ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

 

Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin 05.08.2016 tarih ve E:2016/2639, K.2016/2171 sayılı kararının; dava konusu işlemin itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin bölümü yönünden davanın reddine dair kısmının onanmasına, temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın dava konusu işlemin itirazen şikâyet başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin bölümü bakımından davanın reddine dair kısmının bozulmasına ve dava konusu işlemin bu kısmının iptaline” denilmek suretiyle Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin 05.08.2016 tarih ve E:2016/2639, K.2016/2171 sayılı kararının kısmen kabul/kısmen reddine karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle,

1) Kamu İhale Kurulunun 11.05.2016 tarihli ve 2016/UH.I-1259 sayılı kararının ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının iptaline,

2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda başvuru sahibinin incelemeye konu ihalenin teklif vermediği 2 ve 3’üncü kısımlarına yönelik iddiaları için esasının incelenmesine geçilmesine,

Oybirliği ile karar verildi.

 

Danıştay Kararıİhaleİhale Avukatıİhale dokümanıihale dokümanı satın alanihale hukukuİhale Komisyon KararıİHALELERE YÖNELİK BAŞVURULARitirazitirazen şikayetKamu İhale KurumuKik kararı
Read more
  • Published in KİK KARARLARI
No Comments

İtirazen Şikayet Yoluyla Kuruma Başvurulması Yerine İdareye Şikayet Yoluna Gidilmesi

Cuma, 25 Ocak 2019 by ihaleuzmani

 

  • KİK KARARI NO          : 2018/MK-330
  • İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 14/3 Maddesi
  • İtirazen Şikayet Yoluyla Kuruma Başvurulması Yerine İdareye Şikayet Yoluna Gidilmesi

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2012/117202 İhale Kayıt Numaralı “Hatay Merkez İlçe Dursunlu Beldesi Fevvar Deresi Islahı İnşaatı” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Adana 6. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2012/117202 ihale kayıt numaralı “Hatay Merkez İlçe Dursunlu Beldesi Fevvar Deresi Islahı İnşaatı” ihalesine ilişkin Tesir İnşaat Orman Ürünleri Taahhüt Hafriyat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 18.02.2013 tarihli ve 2013/UY.II-1025 sayılı karar ile “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

Emirli İnşaat Yatırım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından 18.02.2013 tarihli ve 2013/UY.II-1025 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada,  Ankara 5. İdare Mahkemesinin 25.10.2013 tarihli ve E: 2013/401, K: 2013/1593 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmiştir.

Emirli İnşaat Yatırım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından temyiz yoluna başvurulmuş olup, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04.05.2018 tarihli ve E: 2014/848, K: 2018/1628 sayılı kararında “…Dava konusu ihaleye yönelik şikâyet sürecinin 30.10.2012 tarihinde başladığı, idarece 19.11.2012 tarihli düzeltici işlem sonrasında, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Tesir İnşaat Orman Ürünleri Taahhüt Hafriyat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. tarafından doğrudan Kurum’a itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken, 30.11.2012 tarihinde idareye yeniden şikâyet başvurusunda bulunulduğu ve Kurum tarafından hazırlanan esas inceleme raporunda da bu tarihin şikâyet sürecinin başlangıç tarihi olarak değerlendirildiği görülmektedir.

Bu durumda, Tesir İnşaat Orman Ürünleri Taahhüt Hafriyat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun 4734 sayılı Kanun’un 55. maddesine ve İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesinin 1. fıkrasına göre süre aşımı yönünden reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır…” gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 18.02.2013 tarihli ve 2013/UY.II-1025 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun reddine,

   Oybirliği ile karar verildi.

 

14/3Danıştay Kararıidareye şikayetİhaleİhale Avukatıihale hukukuİhale Komisyon KararıİHALELERE YÖNELİK BAŞVURULARİhalelere yönelik başvurular hakkında yönetmelikitirazen şikayetİtirazen Şikayet Yerine ŞİkayetKamu İhale Genel TebliğiKamu İhale KuruluKamu İhale KurumuKik kararı
Read more
  • Published in KİK KARARLARI
No Comments
  • 103
  • 104
  • 105
  • 106
  • 107

KİK KARARLARI

VIEW ALL
  • İhale Kapsamında Tedarik Edilmesi Gereken Maddeler İçin Belli Bir Markaya İşaret Edilmesinin Hukuka Aykırılığı

  • İhalenin İptal Edilmesi – İdarenin Takdir Hakkını İhale Hukukunun Temel İlkeleri Çerçevesinde Kullanmasının Gerektiği – Danıştay Kararı

HİZMET AŞIRI DÜŞÜK

VIEW ALL
  • ÖNEMLİ TEKLİF BİLEŞENİ BELİRTİLMEDEN YAPILAN AŞIRI DÜŞÜK SORGULAMALARI MEVZUATA AYKIRIDIR

  • SORGULAMA YAZISINDA AÇIKLAMA İSTENİLEN MALİYET BİLEŞENLERİ NET OLMALIDIR

YAPIM AŞIRI DÜŞÜK

VIEW ALL
  • İdareye Süresi İçerisinde Şikayet Başvurusunda Bulunmayan Başvuru Sahibinin İddiası Süre Yönünden Reddedilir

  • İhale Kapsamında Sunulan Faturalarda Birim Fiyat Bilgisi Bulunmayanların Kabul Edilmemesi ve Bulunanların İse İş Deneyim Tutarını Sağlamaması

DUYURULAR

VIEW ALL
  • 1 Haziran 2019 İtibariyle İhale Dokümanlarının İdarelerden Satın Alınması Uygulaması Kaldırılıyor

  • Kameder Danışmanlık

Ankara Web Tasarım © 2015. All rights reserved.

TOP