İhale Danışmanlığı - Araç Kiralama - Yemek - Yapım Aşırı Düşük Hazırlama - Kamu İhale Danışmanlığı Ankara

  • ANA SAYFA
  • HİZMETLER
    • AŞIRI DÜŞÜK HİZMETLERİ
      • HİZMET AŞIRI DÜŞÜK
      • YAPIM AŞIRI DÜŞÜK
    • ŞİKAYET HİZMETLERİ
      • ŞİKAYET DİLEKÇESİ HAZIRLAMA
      • İTİRAZEN ŞİKAYET DİLEKÇESİ HAZIRLAMA
    • İDARE UYUŞMAZLIK HİZMETLERİ
      • ADLİ YARGI UYUŞMAZLIKLARI
      • İDARİ YARGI UYUŞMAZLIKLARI
    • DANIŞMANLIK HUKUKİ GÖRÜŞ HİZMETLERİ
  • REFERANSLAR
  • KARARLAR
  • İLETİŞİM

Geçici Teminatın İrat Kaydedilmesi – İtirazen Şikayet Başvurusu – Tebligatın Usulüne Uygun Olmaması

Cuma, 07 Haziran 2019 by ihaleuzmani

Karar No              : 2019/MK-176

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2010/45439 İhale Kayıt Numaralı “BİLİŞİM VE VERİ TEKNOLOJİLERİ MERKEZİ BİNASI İNŞAATI İŞİ” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2010/45439 ihale kayıt numaralı “Bilişim ve Veri Teknolojileri Merkezi Binası İnşaatı İşi” ihalesine ilişkin olarak Mefa İnşaat  İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 28.06.2011 tarihli ve 2011/UY.I-2149 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Mefa İnşaat  İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 15.06.2012 tarihli E:2011/2368, K:2012/983 sayılı kararında davanın reddine karar verilmiştir.

Bu defa davacının söz konusu davayı temyiz talebi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21.12.2018 tarihli E:2012/3592, K:2018/4275 sayılı kararında “… Uyuşmazlık konusu olayda, ihalenin davacı şirket üzerinde bırakılması üzerine 12/10/2010 tarihli sözleşmeye davet yazısının gönderildiği, davacı şirket tarafından usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddiasıyla 12/11/2010 tarihinde şikâyet başvurusunda, 02/12/2010 tarihinde başvurunun reddedilmesi üzerine 26/11/2010 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, 26/01/2011 tarihli Kurul kararıyla itirazen şikâyet başvurusunun tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle reddedildiği, öte yandan şikâyet ve itirazen şikâyet başvuru süreci devam etmekte iken 05/11/2010 tarihinde idarece sözleşmenin bir başka şirket ile imzalandığı, bu arada davalı idarenin 12/01/2011 tarih ve 74.03.00 sayılı iç yazışmasından; 11/01/2011 tarihinde davacı şirketin geçici teminatının nakde çevrilerek idarenin banka hesabına yatırılıp irat kaydedildiği ve davacı şirkete bildirim yapılmadığı, geçici teminatın irat kaydedileceğine ilişkin önceden de davacıya bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu Kurul kararında, geçici teminatın irat kaydı ile ilgili 26/01/2011 tarihli Kurul kararında değerlendirme yapıldığı ve işlemin uygun olduğu belirtilmiş ise de 26/01/2011 tarihli Kurul kararının, bu karara esas şikâyet ve itirazen şikâyet dilekçelerinin gelinmesinden geçici teminatın irat kaydına ilişkin bir iddianın bu dilekçelerde yer almadığı gibi Kurul kararında da bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.

Bu durumda, şikâyet ve itirazen şikâyet süreci tamamlanmadan usule aykırı olarak idarece 05/11/2010 tarihinde bir başka şirket ile sözleşme imzaladığı dikkate alındığında geçici teminatın irat kaydı işleminin usulüne uygun bir biçimde davacıya tebliğ edilmediği ve 26/01/2011 tarihli Kurul kararında bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı gözetilerek davacının geçici teminatının irat kaydı işlemine yönelik iddiasının incelenerek Kurulca bir karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın başvurunun reddi yönünde verilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 28.06.2011 tarihli ve 2011/UY.I-2149 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin geçici teminatın iade edilmesi hususundaki iddiasının esasının incelenmesine geçilmesine,

 Oybirliği ile karar verildi.

GEÇİCİ TEMİNATIN İRAT KAYDEDİLMESİİhale Avukatıihale danıışmanıitirazen şikayet
Read more
  • Published in GEÇİCİ TEMİNAT, GEÇİCİ TEMİNATIN USULÜNE UYGUN OLMAMASI, Geçici Teminatın Gelir Kaydedilmesi, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İTİRAZEN ŞİKAYET, İtirazen Şikayet
No Comments

İş Deneyim Belgesi – Süresinden Sonra Kuruma Başvuru – Kik Kararı – İdare Mahkemesi Kararı – İtirazen Şikayet

Salı, 04 Haziran 2019 by ihaleuzmani

Karar No              : 2019/MK-174

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2017/495930 İhale Kayıt Numaralı “Söylemez Barajı” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar ve HES Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan 2017/495930 ihale kayıt numaralı “Söylemez Barajı” ihalesine ilişkin olarak MSİ Enerji İnşaat San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 10.04.2018 tarihli ve 2018/UY.I-760 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle MSİ Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığı tarafından açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve E:2018/1145, K:2018/2216 sayılı kararı ile “…Olayda, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi Bergiz İnş. A.Ş. tarafından iş deneyimini tevsik etmek amacıyla Eray Eroğlu adına düzenlenmiş “Berke Barajı ve HES İnşaatı” işine ilişkin iş yönetme belgesi sunulduğu, söz konusu belge üzerinde belge düzenlenme tarihinin 22.09.2017, belge sayısının ise 2262-Y-KD-5-1 olduğu, idarece yapılan bir başka ihalede (Çetintepe Barajı İkmali İşi) bahse konu belgenin EKAP’ta düzenlenmiş bir belgeyle eşleşmemesi nedeniyle ihale komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucu Bergiz İnş. A.Ş.nin teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, bunun üzerine anılan istekli tarafından idareye şikâyet başvurusunda bulunulması üzerine, idarece DSİ Hukuk Müşavirliğinden görüş alındığı ve “…Eray Eroğlu’nun tebligatın içeriğinden haberdar olduğunun kabul edilemeyeceği, EÜAŞ tarafından 07.08.2017 tarihli mahkeme ara kararına tavzih talebinde bulunulması ve yine aynı mahkemece açıklama isteminin kabulü ile neticelenen mahkeme kararından da haberdar olmadığının Ankara 8. İdare Mahkemesinin “…açıklama istemli dilekçenin karşı tarafa gönderilmesine gerek duyulmayarak işin gereği düşünüldü” şeklinde başlayan kararından anlaşılmış olduğu bu nedenle geçerli bir iş deneyim belgesi olarak kabul edilmesi ve mahkeme kararı doğrultusunda 08.12.2017 tarihinde düzenlenen yeni iş deneyim belgesinin EKAP üzerinden teyit edilmesi gerektiği” sonucuna ulaşılarak düzeltici işlem tesis edildiği, “Çetintepe Barajı İkmali” işinde yapılan bu uygulama eş zamanlı yürütülen şikâyete konu “Söylemez Barajı” ihalesine de aksettirilerek bu defa yeterlik kapsamında sunulan söz konusu iş deneyim belgesi geçerli kabul edilmiş ve Bergiz İnş. A.Ş. ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirlenmiştir.

Öte yandan, Eray Eroğlu adına düzenlenmiş 22/09/2017 tarih ve 2262-Y-KD-5-1 sayılı İş Deneyim (Yönetme) Belgesi’nin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 4. İdare Mahkemesinin E:2017/3487, K:2018/2212 sayılı kararıyla; “…davalı idarenin, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2017/370 esas numaralı dosyasında verilen 07/08/2017 tarihli yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda davacının adına 22/09/2017 tarih ve 2262-Y-KD-5-1 sayılı İş Deneyim Belgesinin EKAP sistemi üzerinden düzenlenip onaylandığı, aslının ilgilinin adresine gönderildiği, bilahare kararın uygulanmasında tereddüte düşülmesi sebebiyle anılan mahkemeden tavzih talebinde bulunulduğu, Mahkemenin 05/10/2017 tarihli “Açıklama İsteminin Kabulü” kararıyla “iş deneyim belgesinin Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğünce düzenlenip Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca onaylanması gerektiği” gerekçesi dikkate alınarak kararda onay mercii olarak Bakanlığın bildirilmesi nedeniyle onaylanan mezkur iş deneyim belgesinin onay yetkisi bulunmayan bir birim tarafından düzenlenmiş belge durumuna düştüğünden bahisle davaya konu işlemle davacı adına düzenlenen iş deneyim belgesinin 02/11/2017 tarihinde EKAP sistemi üzerinden iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacının Berke Barajı ve HES İnşaatı Yapım İşine ait iş deneyim belgesi verilmesi talebinin reddine dair işlemin iptali istemiyle Ankara 8. İdare Mahkemesinde açtığı davada, 07/08/2017 tarihinde “…davacı adına iş deneyim belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, başvuruda verilen belgeler dışında yapılan işle ilgili olarak idarede bulunan belgelerde dikkate alınarak eksik olan hususlar belirtilmek suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken, iş deneyim belgesi düzenlemek için yeterli bilgi ve belge içeriğine ulaşılamadığından bahisle başvurunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın gerekçesinde davacıya doğrudan iş deneyim belgesi düzenlenmesi gerektiği belirtilmemesine rağmen kararın davalı idare tarafından yanlış yorumlanarak davaya konu iş deneyim belgesi düzenlendiği, bilahare aynı mahkemeden “Açıklama” talebinde bulunulması ve adı geçen mahkeme tarafından talebin kabul edilerek Mahkemece 07/08/2017 tarihinde verilen yürütmeyi durdurma kararının davacıya iş deneyim belgesi verilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece gerekli araştırmaların yapılıp varsa eksik olan hususların belirtilmesi suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği” şeklinde açıklanması üzerine mahkeme karar gerekçesi doğrultusunda davaya konu işlemle davacı hakkında düzenlenen iş deneyim belgesinin EKAP sistemi üzerinden iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalı idarenin Ankara 8. İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı gerekçesini yanlış yorumlamak suretiyle davacı hakkında düzenlediği iş deneyim belgesini yine aynı mahkemenin “açıklama talebinin kabulü” kararıyla karar gerekçesini dikkate almak suretiyle iptal ettiği ve bu mahkeme kararı gerekçesine uygun işlem tesis ettiği anlaşıldığından davaya konu işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

…

Bu durumda, en avantajlı ikinci teklif sahibi Bergiz İnş. A.Ş. tarafından iş deneyimini tevsik etmek amacıyla Eray Eroğlu adına düzenlenmiş 22/09/2017 tarih ve 2262-Y-KD-5-1 sayılı İş Deneyim (Yönetme) Belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 4. İdare Mahkemesinin E:2017/3487, K:2018/2212 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğinden, bu karar uyarınca en avantajlı ikinci teklif sahibi müdahil Bergiz İnş. A.Ş.nin geçerli bir iş deneyim belgesi olmadığı, belgenin düzenleyen idarece ihaleden önce iptal edildiğinin anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anılan kararın icapları yerine getirmek üzere Kamu İhale Kurulu tarafından alınan 27.12.2018 tarihli ve 2018/MK-430 sayılı Kurul kararı ile “1- Kamu İhale Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2018/UY.I-760 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Bergiz İnş. A.Ş.nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.

Ayrıca Bergiz İnş. A.Ş. tarafından da 10.04.2018 tarihli ve 2018/UY.I-760 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle dava açılmış olup, Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin 16.10.2018 tarihli ve E: 2018/2134, K: 2018/1905 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 20.02.2019 tarihli ve E:2018/4117, K:2019/472 sayılı kararı ile “…ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihi izleyen günden itibaren şikâyet başvurusunda bulunulabileceği kabul edilmiştir. İhale sürecindeki hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlem ve eylemlerin “farkına varıldığı tarihin” ise ihalenin bütün hüküm ve sonuçlarının yer aldığı kesinleşen ihale kararının ilgililere tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının incelenebilmesi için, söz konusu itirazen şikâyet başvurusunun temelini oluşturan BRJ İnş. San. ve Tic. A.Ş. – ICC Grup İnş. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının 12.03.2018 tarihinde yapmış olduğu şikâyet başvurusunun süresinde olup olmadığının ve MSI Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığınca, ihale komisyon kararının tebliğinden sonra şikâyet başvurusunda bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, ihale komisyonu tarafından kesinleşen ihale kararının 08.02.2018 tarihinde MSI Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığı dahil olmak üzere teklifi geçerli kabul edilen tüm isteklilere tebliğ edildiği ve söz konusu karara karşı itiraz yollarının da gösterildiği, ancak kesinleşen ihale komisyonu kararına karşı 4734 sayılı Kanun’un aramış olduğu on (10) günlük süre içerisinde MSI Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığı tarafından herhangi bir şikayet başvurusunda bulunulmadığı, ancak on (10) günlük yasal sürenin tamamlanmasından sonra davacı şirketin 19.02.2018 tarihli şikayet başvurusunun idare tarafından 01.03.2018 tarihinde reddi üzerine, BRJ İnş. San. ve Tic. A.Ş. – ICC Grup İnş. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından, dava şirketin 19.02.2018 tarihli şikayet başvurusunun kendilerini hak kaybına uğratabileceği ihtimaline binaen 12.03.2018 tarihinde idareye şikayet başvurusunda bulunulduğu görülmektedir.

MSI Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığı tarafından BRJ İnş. San. ve Tic. A.Ş. – ICC Grup İnş. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının yapmış olduğu 12.03.2018 tarihli şikayet başvurusunun reddi kararının taraflara tebliği üzerine 26.03.2018 tarihinde doğrudan Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikayet başvurusunda bulunmakta ise de, öncesinde bir şikayet başvurusunda bulunmadığı, başvurusuna dayanak teşkil eden BRJ İnş. San. ve Tic. A.Ş. – ICC Grup İnş. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının yapmış olduğu şikayet başvurusu ise süresinde yapılmadığından itirazen şikayet başvurusunun esasının incelenmeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, ihale komisyonu kararının tebliği ile başlayan şikayet süresi içerisinde MSI Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. – Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. İş Ortaklığınca şikayet başvurusunda bulunmadığından ve ihale üzerinde kalan iş ortaklığıda süresinde şikayet başvurusunda bulunmadığından, itirazen şikayet başvurusunun esastan reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır” gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 27.12.2018 tarihli ve 2018/MK-430 sayılı kararının iptaline,

2- Kamu İhale Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2018/UY.I-760 sayılı kararının iptaline,

3- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine,

Oybirliği ile karar verildi.

İHALE DANIŞMANIkamu ihale danışmanıkamu ihale davnışmanlığı
Read more
  • Published in İdare Mahkemesi, İDARE MAHKEMESİ, İDARE MAHKEMESİ KARARI, İdare Mahkemesi Kararı, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İŞ DENEYİM, İş Deneyim Belgesi, İŞ DENEYİMİN TEVSİKİ, İTİRAZEN ŞİKAYET, İtirazen Şikayet
No Comments

Otomasyon Yazılım Hizmet İhalesi – Demonstrasyonun Sonlandırılması – Teknik Konuda Bilirkişi İncelemesi Yaptırılması Gerektiği – İdare Mahkemesi Kararı

Pazartesi, 03 Haziran 2019 by ihaleuzmani

Karar No              : 2019/MK-169

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/378156 ihale kayıt numaralı “İl Sağlık Müdürlüğü ve Bağlı Sağlık Tesislerinin HBYS Tam Otomasyon Yazılım Hizmeti” ihalesine ilişkin olarak Akgün Bilgisayar Prog. ve Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 20.12.2018 tarihli ve 2018/UH.II-2073 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Akgün Bilgisayar Prog. ve Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli E: 2019/294, K: 2019/790 sayılı kararında “…

2 ) Davacı şirketin demonstrasyonunun haksız şekilde sonlandırılmış olduğu ve Teknik Şartname’nin “eklenti çalıştırılması” ile ilgili birçok maddesinin Teknik Şartname’nin 3.7’nci

maddesi ile açıkça çeliştiği iddialarına ilişkin olarak;

a) Davacı şirketin demonstrasyonunun haksız şekilde sonlandırılmış olduğu iddiasına ilişkin olarak;…

Davaya konu ihalede, İdari Şartname’nin “Diğer hususlar” başlıklı 47’nci maddesinde ihale komisyonu tarafından demonstrasyon yapılacağı belirtilmiş olup, söz konusu işlemin ayrıntılarına HBYS Teknik Şartnamesi’nin 13’üncü maddesinde yer verildiği, davacı şirket tarafından teklif edilen HBYS yazılımının Teknik Şartname’de düzenlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı hususunun demonstrasyon yapılmak suretiyle ihale komisyonu üyeleri tarafından incelenerek tutanak altına alındığı, söz konusu tutanak doğrultusunda ihale komisyonunca işlem tesis edildiği, demonstrasyon tutanağının içeriğinin uygunluğuna ve dolayısıyla alınan ihale komisyonu kararı sonucunda alımı yapılacak ürünlerin istenen teknik kriterleri sağlayıp sağlamadığına ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış demonstrasyon işlemlerinde yetki ve sorumluluğun ihale işlemlerini yürütmekle görevli ihale komisyonuna ait olduğu, belgeler üzerinden yapılan itirazen şikayet incelemesinde demonstrasyon sonucunda yapılan tespitlerin, davalı idarece doğruluğunun denetlenmesinin mümkün olmadığı belirtilerek başvuru sahibinin (davacının) bu kısma yönelik itirazının yerinde olmadığına karar verilmiştir.

4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, itirazen şikayetin incelenmesi aşamasında Kamu İhale Kurumu’nca teknik hususlarla ilgili olarak ihtisas sahibi kamu veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurulması zorunlu olmayıp gerekli hallerde bu yola gidilebileceği açıktır. Davacı şirket tarafından demonstrasyonun haksız bir şekilde sonlandırıldığı iddia edilmekte olup, ihaleye konu yazılım hizmetinin teknik ihale dokümanında istenilen şartları karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmeden, gerekmesi halinde bu yönde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde karar verilmesi gerekirken, sorumluluğun, ihaleyi yapan idareye ait olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamıştır.

Nitekim, Danıştay 13. Dairesi’nin 13.03.2018 tarihli ve E:2017/3112, K:2018/967 sayılı kararı da aynı yöndedir…” gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının; davacı şirketin 2/a iddiasına yönelik kısmı yönünden iptaline, davacı şirketin 1, 2/b, ve 3’üncü iddialarına yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 20.12.2018 tarihli ve 2018/UH.II-2073 sayılı kararının başvuru sahibinin 2/a iddiası ile ilgili kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 2/a iddiasının esasının yeniden incelenmesine,

Oybirliği ile karar verildi.

İhale AvukatıİHALE DANIŞMANIihale danışmanlığıkamu ihale danışmanıkamu ihale danışmanlığıteknik bilirkişiyi incelemesi olmaksızın demonstrasyonun sonlandırılması
Read more
  • Published in İDARE MAHKEMESİ KARARI, İdare Mahkemesi Kararı, ihale, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, İHALE DOKÜMANI, KİK KARARI, Kİk Kararı, kik kararı, Teknik Bilirkişi Görüşü, TEKNİK ŞARTNAME
No Comments

Kısmi Teklife Açık Ancak Birim Fiyat Teklifi Almak Suretiyle Gerçekleştirilen İhalelerde Yalnızca Bir Adet Teklif Mektubu Sunulması Gerektiği

Cumartesi, 25 Mayıs 2019 by ihaleuzmani

Karar No              : 2019/MK-158

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2011/179344 İhale Kayıt Numaralı “Ekmek-Süt Ve Süt Ürünleri,Tavuk Eti-Yumurta, Kuru Gıda Bakkaliye, Sebze Meyve,Dana Eti,Balık Ve Hazır Tatlı” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Fethi Bayçın Huzurevi Müdürlüğü tarafından yapılan 2011/179344 ihale kayıt numaralı “Ekmek-Süt ve Süt Ürünleri, Tavuk Eti-Yumurta, Kuru Gıda Bakkaliye, Sebze Meyve, Dana Eti, Balık ve Hazır Tatlı Alımı” ihalesine ilişkin olarak Tuncay Taşlıdere itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 30.01.2012 tarihli ve 2012/UM.III-677 sayılı karar ile “İhalenin 2 nci ve 4 üncü kalemlerine ilişkin olarak anılan Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle, Palme Gıda Paz. Tem. ve Yem. Hizm. Turz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 29.06.2012 tarihli E:2012/728 sayılı kararı ile “…dava konusu işlemin ihalenin 4. kalemindeki “Kuru gıda” kısmına ilişkin davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 27. Maddesi hükmü uyarınca teminat aranmaksızın yürütmesinin durdurulmasına; ihalenin 2. kalemindeki “Süt ve süt ürünleri” kısmına ilişkin davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısım yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine,…”  karar verilmiştir.

Anılan Mahkeme kararının uygulanmasını teminen alınan 29.08.2012 tarihli ve 2012/MK-291 sayılı Kurul kararı ile “1- Kamu İhale Kurulunun 30.01.2012 tarihli ve 2012/UM.III-677 sayılı kararının ihalenin 4. kaleminde davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince, ihalenin 4. kalemine ilişkin olarak itirazen şikâyet başvurusunun reddine,” karar verilmiştir.

Daha sonra Ankara 8. İdare Mahkemesinin 20.12.2012 tarihli ve E:2012/728, K:2012/1984 sayılı kararı ile “…dava konusu işlemin ihalenin 4. kalemindeki “Kuru gıda” kısmına yönelik davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmının iptaline, davanın ihalenin 2. kalemindeki “Süt ve süt ürünleri” kısmına yönelik davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısım yönünden ise reddine,…”  karar verilmiş olup, anılan Mahkeme kararının gereği 29.08.2012 tarihli ve 2012/MK-291 sayılı Kurul kararı ile yerinde getirilmiş olduğundan, bu aşamada herhangi bir işlem yapılmamıştır.

Davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde ise Danıştay Onüçüncü Dairesinin 13.03.2019 tarihli ve E:2013/594, K:2019/754 sayılı kararı ile “…Aktarılan mevzuat hükümleri ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kısmi teklife açık olmakla birlikte, birim fiyat teklifi almak suretiyle gerçekleştirilen ihalelerde yalnızca bir adet teklif mektubu sunulması ve teklif verilen kısımlara ait toplam tutarın birim fiyat teklif mektubunun ve birim fiyat teklif cetvelinin ilgili yerine yazılması gerektiği, davacı tarafından ihalenin 2. ve 4. kalemlerine ayrı ayrı iki adet birim fiyat teklif mektubu ve iki adet birim fiyat teklif cetveli sunulduğu, birim fiyat teklif mektuplarına iki kısmın toplam tutarının değil her bir kısım için teklif edilen tutarların yazıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, teklif mektubunda ve eki fiyat cetvelinde teklif verilen her bir kısma ilişkin tutara ve bunların toplamından oluşan toplam tutara yer verilmesi gerekirken, her bir teklif kalemi için ayrı teklif mektubu ve eki fiyat cetveli hazırlanmasında tekliflerin hazırlanması ve sunulmasına ilişkin usul ve esaslara uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık, bu kısım yönünden işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;

2. Kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 20/12/2012 tarih ve E:2012/728, K2012/1984 sayılı kararının temyize konu dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca bozulmasına,

3. Bozulan kısım yönünden davanın reddine,” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 29.08.2012 tarihli ve 2012/MK-291 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 30.01.2012 tarihli ve 2012/UM.III-677 sayılı Kurul kararının hukuken geçerliğini koruduğuna,

Oybirliği ile karar verildi.

    Read more
    • Published in DANIŞTAY KARARI, DANIŞTAY KARARLARI, Danıştay Kararı, DEĞERLENDİRME DIŞI BIRAKILMA, Değerlendirme Dışı Bırakılma, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, KİK KARARI, Kİk Kararı, kik kararı, KİK KARARLARI
    No Comments

    Değerlendirme Dışı Bırakılma – Mal Alım İhalesinde Teknik Şartnameye Uygunsuzluk – İstenilen Niteliklerin Ürün Kataloğunda Gösterilmemiş Olması

    Perşembe, 23 Mayıs 2019 by ihaleuzmani

    Karar No              : 2019/MK-155

    BAŞVURUYA KONU İHALE:

    2018/342703 İhale Kayıt Numaralı “2 Kalem Diş Üniti” İhalesi

    KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

    KARAR:

    Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2018/342703 ihale kayıt numaralı “2 Kalem Diş Üniti” ihalesine ilişkin olarak, Aypa İç ve Dış Ticaret Paz. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 16.01.2019 tarihli ve 2019/UM.I-80 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

    Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Güloğuz Diş Deposu Tic. ve Paz. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve E:2019/314, K:2019/741 sayılı kararı ile “…Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu işlemin gerekçesi “Teknik Şartname’nin 4.4. maddesinde belirtilen “tek kaynaktan ışık verilebilme özelliğinin teklif kataloğunda ifade edilmemesi sebebiyle yeterlik kriterlerinin sağlanmadığı” şeklinde olup, konu bu çerçevede incelendiğinde; davalı idare tarafından dosyaya sunulan Teknik Şartname’nin 4.4. maddesinde, alımı yapılacak olan diş ünitinin parçası olan reflektör için “reflektör üzerinden tek ışık kaynağından tek hareketle sarı ışık verilebilmelidir.” şartının getirildiği, davacı tarafından ihale makamına sunulan Teknik Şartnameye Uygunluk Belgesinde de aynı şekilde “reflektör üzerinden tek ışık kaynağından tek hareketle beyaz ışık verilebilmelidir.” ibaresinin yer aldığı, müdahil tarafından ihale makamına sunulan Teknik Şartnameye Uygunluk Belgesinde de aynı şekilde “reflektör üzerinden tek ışık kaynağından tek hareketle beyaz ışık verilebilmedir.” ibaresinin yer aldığı, itirazen şikayet başvurusunu yapan diğer şirket tarafından ihale makamına sunulan Teknik Şartnameye Uygunluk Belgesinde de “reflektör üzerinden tek ışık kaynağından tek hareketle sarı ışık verilebilmektedir.” ibaresinin yer aldığı, üç isteklinin hepsinin tekliflerinde de, sarı ışık-beyaz ışık ayrımından bağımsız olarak “tek ışık kaynağından tek hareketle ışık verilebilme” özelliğinin beyan ve taahhüt edildiği, ihale makamı ve/veya davalı idare tarafından davacının teklif ettiği cihazın bu özelliği taşımadığı, gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu, ayıplı malın teklif edildiği yönünde yapılmış somut bir tespitin de bulunmadığı, sadece “tek ışık kaynağından tek hareketle ışık verebilme” özelliğinin katalogda belirtilmediği gerekçesiyle işlem tesis edildiği, söz konusu özellik davacı tarafından usulüne uygun şekilde yazılı olarak beyan ve taahhüt edildiğinden, bu özelliğin mevcut olmadığına dair somut bir tespit olmaksızın sadece katalogda belirtilmediği gerekçe gösterilerek yeterlik kriterlerinin karşılanamadığının kabulüne imkan bulunmadığı, davalı idare tarafından işlem tesisine gösterilen gerekçenin maddi olaya/vakıaya uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

    Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

    Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

    Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

    Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

    Kamu İhale Kurulunun 16.01.2019 tarihli ve sayılı kararının, başvuru sahibinin 1(a) iddiası için yapılan değerlendirmeye ilişkin kısmının iptaline,

    Oybirliği ile karar verildi.

    İhale AvukatıİHALE DANIŞMANIihale danışmanlığıKik kararıMal Alım İhalesiteknik şartnameye uygunsuzluk
    Read more
    • Published in DEĞERLENDİRME DIŞI BIRAKILMA, Değerlendirme Dışı Bırakılma, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, TEKNİK ŞARTNAME
    No Comments

    Terör örgütlerine iltisakı yahut irtibatı bulunduğunun, tahmin ve varsayıma dayalı soyut ifadeler yerine, hukukî denetime elverişli güncel bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği

    Çarşamba, 22 Mayıs 2019 by ihaleuzmani

    Karar No              : 2019/MK-153

    BAŞVURUYA KONU İHALE:

    2018/97249 İhale Kayıt Numaralı “Merkez 12 Derslikli B S M- Merkez 24 Derslikli İhl Ve 300 Öğr Pan -Kağızman Merkez 24 Derslikli Fen Lisesi,200 Öğr Pan Ve Spor Salonu-Susuz Merkez 200 Öğr Pan Ve 4 Daireli Öğrt Konutu-Selim Yuk Damlapınar 4 Derslikli Ek İilkokul Yapım İşleri” İhalesi

    KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

    KARAR:

    Kars İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından yapılan 2018/97249 ihale kayıt numaralı “Merkez 12 Derslikli BSM- Merkez 24 Derslikli İHL ve 300 Öğr. Pan. -Kağızman Merkez 24 Derslikli Fen Lisesi, 200 Öğr. Pan. ve Spor Salonu-Susuz Merkez 200 Öğr. Pan. ve 4 Daireli Öğrt. Konutu-Selim Yuk. Damlapınar 4 Derslikli Ek İlkokul Yapım İşleri” ihalesine ilişkin olarak Murat Kerimoğlu itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 27.06.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1238 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanunun 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

    Davacı Murat Kerimoğlu tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli E:2018/1628, K:2018/2218 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

    Anılan kararın Murat Kerimoğlu tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve E:2018/4059 K:2019/627 sayılı kararında “…4734 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (g) bendinde yer alan “Terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişiler” ifadesi uyarınca haklarında araştırma yapılan gerçek ve tüzel kişilerin, terör örgütleriyle iltisakı yahut irtibatı bulunduğunun, tahmin ve varsayıma dayalı soyut ifadeler yerine, hukukî denetime elverişli güncel bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur.

    Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına neden olan olayın olduğu dönem itibarıyla PKK terör örgütüyle iltisakı ya da irtibatı olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, ancak benzer bir olay nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtayca verilen kararlar çerçevesinde olay değerlendirildiğinde, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına konu olan eylemin 2008 yılında gerçekleştiği, davaya konu ihalenin ise 2018 yılında yapıldığı, aradan yaklaşık 10 yıl gibi bir zamanın geçtiği, davacının ihale tarihi itibarıyla PKK terör örgütü ile iltisakını ya da irtibatını ortaya koyan bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün arşiv kayıtlarında da davacının yargılandığı ceza dosyası dışında PKK terör örgütüyle irtibatını ve iltisakını ortaya koyan başkaca bir verinin bulunmadığı, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen HAGB kararının da ortadan kaldırılarak davanın düşürüldüğü görülmektedir.

    Bu itibarla, davacının ihale dışı bırakılmasında ve bu karara yönelik yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

    Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabulüne, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 02/11/2018 tarih ve E:2018/1628, K:2018/2218 sayılı kararının BOZULMASINA, dava konusu işlemin iptaline, …, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.” karar verilmiştir.

    Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

    Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

    Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

    Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

    1- Kamu İhale Kurulunun 27.06.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1238 sayılı kararının iptaline,

    2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,

    Oybirliği ile karar verildi.

    Danıştay KararıDeğerlendirme Dışı Bırakılmaİhale AvukatıİHALE DANIŞMANIihale danışmanlığıKik kararıTerör Örgütüne İltisak
    Read more
    • Published in DEĞERLENDİRME DIŞI BIRAKILMA, Değerlendirme Dışı Bırakılma, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı, TERÖR ÖRGÜTÜNE İLTİSAK
    No Comments

    Yeterlik Kriteri – Kendi Malı Olma Şartı – Yeterlik Kriteri Belirlemede İdarenin Takdir Yetkisi – Danıştay Kararı

    Çarşamba, 22 Mayıs 2019 by ihaleuzmani

    Karar No              : 2019/MK-152

    BAŞVURUYA KONU İHALE:

    2018/209413 İhale Kayıt Numaralı “Karayolları 18 Bölge Müdürlüğü 181 Ve 183 Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Yapım Ve Onarımı İle Kar Ve Buzla Mücadele İşlerinin Yapılması” İhalesi

    KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

    KARAR:

    Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/209413 ihale kayıt numaralı “Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü 181. ve 183. Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Yapım ve Onarımı ile Kar ve Buzla Mücadele İşlerinin Yapılması” ihalesine ilişkin olarak Varyap Madencilik Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 11.07.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1311 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

    Davacı Varyap Madencilik Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davada, Ankara 11. İdare Mahkemesinin E:2018/1731, K:2018/2169 sayılı kararı ile dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesi üzerine Kurulca alınan 20.12.2018 tarih ve 2018/MK-407 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 11.07.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1311 sayılı kararının “araç üstüne takılan ekipmanlara ait özellikler” ve “isteklinin kendi malı olan makinelerin tevsiki”ne ilişkin iddialar ile ilgili kısımlarının iptaline,

    2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.

    Kurum tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve E:2019/47, K:2019/308 sayılı kararında “Aktarılan mevzuat kurallarının irdelenmesinden, ihale konusu işin yapılabilmesi için gerekli görülen makine, teçhizat ve diğer ekipman için kendi malı olma şartının aranmaması esas olmakla birlikte işin niteliğinin gerektirdiği hâllerde idare tarafından, ihale konusu işin yapılabilmesi için adaya veya istekliye ait olmasının gerekli görüldüğü makine, teçhizat ve diğer ekipmanın yeterlik kriteri olarak belirlenebileceği, işin niteliği dikkate alınmak suretiyle, idarece temini öngörülen makine ve ekipmandan bir kısmının isteklinin kendi malı olmasına yönelik düzenleme yapılmasının idarenin takdirinde olduğu anlaşılmaktadır.

    Uyuşmazlıkta, ihale dokümanını satın alan davacı şirket tarafından gerek şikâyet gerekse Kuruma yapılan itirazen şikâyet başvurusunda yer verilen, “araç üstüne takılan ekipmanlara ait özelliklerin ihaleye katılımı daralttığı, araç üstü ekipmanların araca ait bir özellik olmayıp, gerektiğinde kısa sürede imalatı ve tadilatı yapılabilen özellikler olduğu, ancak araç üstü ekipmana ait özellikler aracın şase numarasına işleneceğinden bir ihaleye göre çöp haznesi uygun olan araç sahibi isteklinin, başka bir idarenin belirleyeceği özelliklere uymayacağı, böylelikle ihaleye katılım ve rekabet engellenerek kaynakların verimli kullanılması ilkesini ortadan kaldıracağı” iddiasına karşı Kurulca, “bazı araçlarda araç üstü ekipmanlar için istenilen kriterlerin ihtiyaçların karşılanması maksadıyla idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebileceği, ayrıca ihaleye 9 isteklinin teklif verdiği göz önüne alındığında kendi malı olması istenilen ekipmanlara ilişkin aranılan özelliklerin mevzuat kuralları uyarınca idarenin ihtiyaçlarını uygun şartlarla ve zamanında sağlama sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” hususu belirtilmek suretiyle davacı şirketin bu iddiasının karşılandığı; ancak Ankara 11. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda, davacı şirketin şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularında açıkça ifade edilmeyen hususlara ilişkin değerlendirme yapılarak davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi “İhale dokümanında isteklilerin kendi malı olması istenilen araçlardan 1 adet vakumlu süpürgenin 6 metreküp çöp kapasiteli olmasının istenildiği; ancak idarece isteklilerin kendi malı olması istenilen araçların teknik özelliklerine yönelik belirlemeler yapılırken asgari ve azami sınırlamaya yer verilmesi, dolayısıyla uyuşmazlığa konu ihalede olduğu gibi (6 metreküp çöp kapasiteli olması) kesin ve net ifadelerden kaçınılması gerektiği, bu nedenle ihale dokümanında yer verilen “6 metreküp çöp kapasiteli olması” ifadesinin ihaleye katılımı daraltacağı veya engelleyeceği, dolayısıyla rekabeti olumsuz etkileyeceği şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.

    Öte yandan, davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunda yer alan İdari Şartname’de kendi malı olan tesis, makine, teçhizat ve diğer ekipmanın tevsiki hususuna ilişkin 7.5.5. maddesinin, Yapım işleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 41. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı düzenlendiği” iddiasına ilişkin olarak ise, idarece ihalede kendi malı olma şartı getirilen araçların tevsik belgeleri ile ilgili İdari Şartname’nin 7.5.5. maddesinde Yapım işleri ihaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 41. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen belgelerden “serbest muhasebeci raporu”na yer verilmediği görülse de, mevzuatta yer almayan yeni ve farklı bir belgenin istenilmediği, isteklilerin anılan Yönetmelik uyarınca kendi malı olan tesis, makine ve teçhizatı sayma suretiyle belirtilen diğer belgeler ile de tevsik edebilecekleri sonucuna varılmıştır.

    Bu itibarla, dava konusu işlemin bu kısımlarının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

    Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

    Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

    Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

    1- Kamu İhale Kurulunun 20.12.2018 tarihli ve 2018/MK-407 sayılı kararının iptaline,

    2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 11.07.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1311 sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,

    Oybirliği ile karar verildi.

    Danıştay Kararıidarenin takdir yetkisiİhale AvukatıİHALE DANIŞMANIKik kararıYeterlik Kriteriyeterlik kriteri belirlemede idarenin takdir yetkisi
    Read more
    • Published in Danıştay Kararı, İdarenin Takdir Yetkisi, İhale Danışmanı, Kendi Malı Olma Şartı, kik kararı, Yeterlik Kriteri
    No Comments

    Belgelerin Sunuluş Şekli – İş Ortaklığının Ortaklık Yapısını Gösterir Belgenin Sunulmaması – Danıştay Kararı – Değerlendirme Dışı Bırakılma

    Çarşamba, 22 Mayıs 2019 by ihaleuzmani

    Karar No              : 2019/MK-151

    BAŞVURUYA KONU İHALE:

    2018/186937 İhale Kayıt Numaralı “Müdürlüğümüze Bağlı Birimler/Sağlık Tesisleri 24 Aylık 3 Kısım Yakıt Hariç Taşıt Kiralama Hizmet Alımı” İhalesi

    KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

    KARAR:

    Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/186937 ihale kayıt numaralı “Müdürlüğümüze Bağlı Birimler/Sağlık Tesisleri 24 Aylık 3 Kısım Yakıt Hariç Taşıt Kiralama Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak Mert Mümessillik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 27.06.2018 tarihli ve 2018/UH.I-1235 sayılı karar ile “ 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

    Davacı Likra Turz. Sey. Tem. Paz. San. Tic. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin E:2018/1625 sayılı kararında “..somut olayda Elif Esra Öztunç’un Boss Ulaşım T.A.Ş adına temsile yetkili tek kişi olduğu gibi aynı zamanda 10/01/2018 tarihli 9491 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre bu şirketin tek ortağı Elif Esra Öztunç olan bir Anonim Şirket olduğu, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Belgelerin Sunuluş Şekli” başlıklı 31. maddesinin 7. fıkrasında 19/06/2018 tarih ve 30453 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yapılan değişikliğe göre davacı iş ortaklığının özel ortağının ortaklık yapısını gösterir Ticaret Sicil Gazetesi’nin ihaleye katılım ve yeterliğe ilişkin olduğu belge içerisindeki bilgi eksikliğinin ise 31. maddenin 7. fıkrası kapsamında Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin internet sayfası üzerinden tamamlanılabilecek nitelikte bir bilgi eksikliği olduğu görüldüğünden davacı iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan dava konusu işlemin ihaleye ilişkin olduğu dikkate alındığında telafisi güç ve imkansız zararlara da yol açabilecek nitelikte olduğu da tabidir…” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

    Anılan Mahkeme kararının uygulanabilmesini teminen Kurulun 19.09.2018 tarih ve 2018/MK-343 sayılı kararında “1- Kamu İhale Kurulunun 27.06.2018 tarihli ve 2018/UH.I-1235 sayılı kararının 3’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline,

    2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,” karar verilmiştir.

    Bu defa temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 21.02.2019 tarih ve E:2018/4070, K:2019/497 sayılı kararı ile “Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ihaleye katılanların tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir belgelerin sunulmasının istendiği; bu kapsamda şirketler, dernekler ve vakıflar arasında ayrıma gidilerek, bunlar arasındaki farkın ortaya konulabilmesi amacıyla “ilgili” kelimesinin vurgulandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, mevcut düzenlemeye göre ihaleye katılan tüzel kişi “şirket” olduğunda ortaklarının “dernek” olduğunda üyelerinin, “vakıf” olması durumunda ise üyelerinin ve kurucularının kimler olduğunu gösterir belgeler ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir belgeler ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesi’nde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tastikli imza sirkülerinin istenilmesine ilişkin düzenlemeyle anılan belgelerin tek seferde teklif dosyası kapsamında sunulmasına önem verildiği, bu hususun ihalelere katılım ve yasak fiil veya davranışlarda bulunulması halinde yaptırım uygulanacak kişilerin tespiti açısından önem arz ettiği görülmektedir. Bununla birlikte Hizmet alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31. maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen düzenlemenin ihaleye katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin sunulması istenen belgeleri teklif ekinde sunma zorunluluğundan isteklileri muaf tutmadığı, söz konusu düzenlemenin belgelerin sunuluş şekline ilişkin şartların aranmamasına yönelik olduğu, bir başka anlatımla, belgelerin sunuluş şekline ilişkin olarak belgenin aslının yahut noter onaylı suretinin sunulması veya “aslı idarece görülmüştür” gibi ibarelere ilişkin şekli şartları ilgilendiren bir düzenleme olduğu anlaşılmaktadır. Davacı İş Ortaklığı tarafından teklif ekinde sunulan 16/01/2018 tarih ve 9495 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde özel ortağın ortaklık yapısına veya ortaklarına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle

    1 ) Davalı ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,

    2 ) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. Maddesi uyarınca Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 08/11/2018 tarih ve E:2018/1625, K:2018/2141 sayılı kararının bozulmasına, …” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

    Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

    Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

    Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

    1- Kamu İhale Kurulunun 19.09.2018 tarih ve 2018/MK-343 sayılı kararının iptaline,

    2-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 27.06.2018 tarihli ve 2018/UH.I-1235 sayılı kararın hukuken geçerliliğini koruduğuna,

    Oybirliği ile karar verildi.

    Belgelerin Sunuluş ŞekliDeğerlendirme Dışı Bırakılmaİhale AvukatıİHALE DANIŞMANIKik kararı
    Read more
    • Published in Belgelerin Sunuluş Şekli, DANIŞTAY KARARI, DANIŞTAY KARARLARI, DEĞERLENDİRME DIŞI BIRAKILMA, Değerlendirme Dışı Bırakılma, İhale Danışmanı, İhale Danışmanlığı
    No Comments
    • 57
    • 58
    • 59

    KİK KARARLARI

    VIEW ALL
    • İhale Kapsamında Tedarik Edilmesi Gereken Maddeler İçin Belli Bir Markaya İşaret Edilmesinin Hukuka Aykırılığı

    • İhalenin İptal Edilmesi – İdarenin Takdir Hakkını İhale Hukukunun Temel İlkeleri Çerçevesinde Kullanmasının Gerektiği – Danıştay Kararı

    HİZMET AŞIRI DÜŞÜK

    VIEW ALL
    • ÖNEMLİ TEKLİF BİLEŞENİ BELİRTİLMEDEN YAPILAN AŞIRI DÜŞÜK SORGULAMALARI MEVZUATA AYKIRIDIR

    • SORGULAMA YAZISINDA AÇIKLAMA İSTENİLEN MALİYET BİLEŞENLERİ NET OLMALIDIR

    YAPIM AŞIRI DÜŞÜK

    VIEW ALL
    • İdareye Süresi İçerisinde Şikayet Başvurusunda Bulunmayan Başvuru Sahibinin İddiası Süre Yönünden Reddedilir

    • İhale Kapsamında Sunulan Faturalarda Birim Fiyat Bilgisi Bulunmayanların Kabul Edilmemesi ve Bulunanların İse İş Deneyim Tutarını Sağlamaması

    DUYURULAR

    VIEW ALL
    • 1 Haziran 2019 İtibariyle İhale Dokümanlarının İdarelerden Satın Alınması Uygulaması Kaldırılıyor

    • Kameder Danışmanlık

    Ankara Web Tasarım © 2015. All rights reserved.

    TOP